bugün
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- tai lung44
- 0 0 713
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- türklerin türkiye de asimile olması3
- 30 ağustos zafer bayramı13
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek8
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- rafael leao33
- tarihsizlik3
- sözlüğün en bohem yazarı4
- baldız baldan tatlıdır2
- kadınlardaki sahiplenilme isteği6
- cem yılmaz7
- galatasaray korkusu2
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- aleksey batrakov11
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı26
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- mustafa kemal atatürk6
- muhabbeti sarmayan kız3
- tom holland5
- fenerbahçe24
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- futbol10
- ne kadar şanslı birisin2
- menzil cemaati ne üretiyor9
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı2
- 30 ağustos 20262
- süper lig6
- junko furuta2
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- yeğen2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
- sarapci koala73
- ingilizler5
- s'i l v'e r m'i s t5
- arkadaşlar hesabı silicem14
- sözlük yazarlarının nahları9
- türk hava yolları2
- spider man brand new day2
- ben geldim naneler8
- günün sözü23
- antipanik12
- gebze fm3
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
iskender pala'nın kitabından;
"Gam, bir âşıkın en kadim ve vefalı dostudur. Kim sadık bir dosttan vazgeçmek ister ki?!. Yüreğinde bir gam taşıyan âşık(ister sufiyane,ister beşeri aşkın gamı olsun),o gamdan güç alır,bir gün bitivermesinden korkar. Çünkü kalpteki gam devamlı sevgiliyi düşünmek ister. Oysa bir âşık,sevgiliyi düşünmediği bir vakit nefessiz kalacaktır. Üstelik bu gamın sonunda mükafat da vardır: Vuslat!.."
"Gam, bir âşıkın en kadim ve vefalı dostudur. Kim sadık bir dosttan vazgeçmek ister ki?!. Yüreğinde bir gam taşıyan âşık(ister sufiyane,ister beşeri aşkın gamı olsun),o gamdan güç alır,bir gün bitivermesinden korkar. Çünkü kalpteki gam devamlı sevgiliyi düşünmek ister. Oysa bir âşık,sevgiliyi düşünmediği bir vakit nefessiz kalacaktır. Üstelik bu gamın sonunda mükafat da vardır: Vuslat!.."
susuz kalmışken kana kana içmektir aşk. Yüreğinde hazırlanmış en güzel cümlelerdir.
aşk aşkla yanan bir yürekte güzeldir. ve yaşam aşkın manâsını arayıp, bulunca güzelleşecektir.
Aşk, acısıyla tatlısıyla yaşadığımız.
Bir insanın hayatında, yaşadığı eski acılardan daha fazla canını ne yakabilir ki? öyle şeyler vardır ki, canını yakmaktan öte gider. Sevdiğin kişinin, aşık olduğun, uğruna herşeyi feda etmeye hazır olduğun, her şeyi göze aldığın sevdiğinin, aşkının, senden ayrılıp, bir başkasıyla çıkmaya başlayıp, birlikte olduğunu bilmek. Sanırım aşık olduğun kişinin, başkasıyla birlikte olması kadar hiç bir şey canını yakmaz insanın. Sen herşeyi uğruna feda etmekte kararlıyken, tüm dünyanı, tüm düzenini uğruna yıkmaya, her günahı kabul etmeye hazırken, onun bunu yapamaması, gidip bir başkasıyla olması kadar kötüsü yoktur sanırım. Canın yansa ne ki? sanırım ölümden bile beter bir acı bu.
Hayat işte böyle acı oyunlar oynuyor insana. insanın kendinden nefret edesi geliyor. Yaşasam mı,yaşamasammı da kalıyor. Ama biliyorsun, belkide uğruna çok acılar çekti. Bir çok şeye katlandı, ama düzenini yıkmaya cesaret edemedi. Zamanında verilen sözler, bir bir havada kaldı. şimdi elinde ne var? Hiçbirşey. Uğruna dünyayı yıkmaya kara verdiğin kadın nerede? Artık o da yok. Ne olacak peki? Kendine kızsan ne olacak, ona hiç kızamıyorsun. Ne olursa olsun, sonuçta ona hala aşık olduğunu biliyorsun. Kıyamıyorsun, toz konduramıyorsun. Onun açısından bakmaya çalışıyorsun. Cesaret edemedi diyorsun kendi kendine. Anlıyorum diyorsun. Ama aslında anladığın hiçbirşey yok. Kendini teselli etmekten başka bir şey yapmıyorsun aslında. Ya içindeki derin yara, o geçecekmi böyle düşününce. Elbetteki hayır. Hergün daha da derinleşip, bir gün gelip yüreğini delip geçecek.
Hayatın oyunları bunlar hep. Suçu kadere yüklemek saçmalık. Kimse tercih etmediği bir hayatı yaşamaz genelde. insanın karşısına seçenekler çıkar ve insan tercihini yapar. Kader böyleymiş demek, işin kolayı. Soru çok önemli, hayat mı acı olan, yoksa yapılan tercihler mi?
Ey aşk, sen değilmisin Ferhat'a dağları deldiren, Mecnun'u çöllerde gezdiren. Böyle bir aşkı buldummu bırakmamak lazım. Ama bazen istesen de elinden gidiyor. Sana ne kalıyor peki? Ömrünce sevip bekleyeceğin, yüreğinde her gün daha çok acıtan bir aşk yarası. Soruyor ondan sonra insan kendine "böyle mi olmalıydı?".
Yaşananları unutabilir mi insan? Sevgilinin elleriyle hazırladığı yemekleri, kendi elleriyle hazırladığı kahvaltıyı, hatta elleriyle bir şeyler yedirmesini? Unutamaz tabiiki. Nasıl unutsun ki? Onun elleri değmiş, elleriyle yemekler, kahvaltılar hazırlamış. insan zehir olsa yer. Onların değeri hiçbirşeye değişilmez. Unutulmaz hiçbirisi. Hatırlandıkça hüzünlendirir insanı ve hep sorar bir gün döner mi, yine yaşarmıyız bunları diye. Ama bilirsin ki dönmeyecek geri. Hiçbirisi yaşanmayacak tekrar. Hep acıyacak canı insanın, üzülecek, kahrolacak.
Diyorum ya insan soruyor kendi kendine "böyle mi olmalıydı".
Bir insanın hayatında, yaşadığı eski acılardan daha fazla canını ne yakabilir ki? öyle şeyler vardır ki, canını yakmaktan öte gider. Sevdiğin kişinin, aşık olduğun, uğruna herşeyi feda etmeye hazır olduğun, her şeyi göze aldığın sevdiğinin, aşkının, senden ayrılıp, bir başkasıyla çıkmaya başlayıp, birlikte olduğunu bilmek. Sanırım aşık olduğun kişinin, başkasıyla birlikte olması kadar hiç bir şey canını yakmaz insanın. Sen herşeyi uğruna feda etmekte kararlıyken, tüm dünyanı, tüm düzenini uğruna yıkmaya, her günahı kabul etmeye hazırken, onun bunu yapamaması, gidip bir başkasıyla olması kadar kötüsü yoktur sanırım. Canın yansa ne ki? sanırım ölümden bile beter bir acı bu.
Hayat işte böyle acı oyunlar oynuyor insana. insanın kendinden nefret edesi geliyor. Yaşasam mı,yaşamasammı da kalıyor. Ama biliyorsun, belkide uğruna çok acılar çekti. Bir çok şeye katlandı, ama düzenini yıkmaya cesaret edemedi. Zamanında verilen sözler, bir bir havada kaldı. şimdi elinde ne var? Hiçbirşey. Uğruna dünyayı yıkmaya kara verdiğin kadın nerede? Artık o da yok. Ne olacak peki? Kendine kızsan ne olacak, ona hiç kızamıyorsun. Ne olursa olsun, sonuçta ona hala aşık olduğunu biliyorsun. Kıyamıyorsun, toz konduramıyorsun. Onun açısından bakmaya çalışıyorsun. Cesaret edemedi diyorsun kendi kendine. Anlıyorum diyorsun. Ama aslında anladığın hiçbirşey yok. Kendini teselli etmekten başka bir şey yapmıyorsun aslında. Ya içindeki derin yara, o geçecekmi böyle düşününce. Elbetteki hayır. Hergün daha da derinleşip, bir gün gelip yüreğini delip geçecek.
Hayatın oyunları bunlar hep. Suçu kadere yüklemek saçmalık. Kimse tercih etmediği bir hayatı yaşamaz genelde. insanın karşısına seçenekler çıkar ve insan tercihini yapar. Kader böyleymiş demek, işin kolayı. Soru çok önemli, hayat mı acı olan, yoksa yapılan tercihler mi?
Ey aşk, sen değilmisin Ferhat'a dağları deldiren, Mecnun'u çöllerde gezdiren. Böyle bir aşkı buldummu bırakmamak lazım. Ama bazen istesen de elinden gidiyor. Sana ne kalıyor peki? Ömrünce sevip bekleyeceğin, yüreğinde her gün daha çok acıtan bir aşk yarası. Soruyor ondan sonra insan kendine "böyle mi olmalıydı?".
Yaşananları unutabilir mi insan? Sevgilinin elleriyle hazırladığı yemekleri, kendi elleriyle hazırladığı kahvaltıyı, hatta elleriyle bir şeyler yedirmesini? Unutamaz tabiiki. Nasıl unutsun ki? Onun elleri değmiş, elleriyle yemekler, kahvaltılar hazırlamış. insan zehir olsa yer. Onların değeri hiçbirşeye değişilmez. Unutulmaz hiçbirisi. Hatırlandıkça hüzünlendirir insanı ve hep sorar bir gün döner mi, yine yaşarmıyız bunları diye. Ama bilirsin ki dönmeyecek geri. Hiçbirisi yaşanmayacak tekrar. Hep acıyacak canı insanın, üzülecek, kahrolacak.
Diyorum ya insan soruyor kendi kendine "böyle mi olmalıydı".
Çok özledim;
Öpüşürken kütleyen çenesini,
Sevişirken sırtının gerilişini,
Ağlarken kocaman açıp gözlerini Off! çekişini,
En çokta gözlerime bakıp içimi eritişini..
Bir fahişenin karnında ki bebek kadar masumdu aşk, ama orospu çocuğuydu işte.
Öpüşürken kütleyen çenesini,
Sevişirken sırtının gerilişini,
Ağlarken kocaman açıp gözlerini Off! çekişini,
En çokta gözlerime bakıp içimi eritişini..
Bir fahişenin karnında ki bebek kadar masumdu aşk, ama orospu çocuğuydu işte.
flört'ün acıtan aptal şarkılarından biridir.
ya hiç olmamış olsaydın?
karşıma hiç çıkmasaydın?
Orhan Veli o şiiri yazmazdı.
ne anlamı kalırdı şu hayatın?
fotoğrafını kaç kez öptüm?
cüzdanımın ön gözünde...
uzun uzun bakarken gülümsedin.
ve cenneti keşfettim gözlerinde...
ya hiç olmamış olsaydın?
karşıma hiç çıkmasaydın?
Orhan Veli o şiiri yazmazdı.
ne anlamı kalırdı şu hayatın?
fotoğrafını kaç kez öptüm?
cüzdanımın ön gözünde...
uzun uzun bakarken gülümsedin.
ve cenneti keşfettim gözlerinde...
zahiri bir bedbahlık bu ahvalimin çıtası,
ram eyler gönlü perişan beyhude yanar çırası,
görür ölmeden erbab olursa ahir,
sikerim yalan dolan hepsi yazılmış şeylerin aşka dair.
şiirime burada son verirkene.. seni ne kadar çok sevdiğimi söylemek isterim..
ram eyler gönlü perişan beyhude yanar çırası,
görür ölmeden erbab olursa ahir,
sikerim yalan dolan hepsi yazılmış şeylerin aşka dair.
şiirime burada son verirkene.. seni ne kadar çok sevdiğimi söylemek isterim..
flört şarkısı.
acaba beni öldürsem mi? bir flört efsanesi, bugün değilse yarın olacak.
https://www.youtube.com/watch?v=L8eXjkmrP7I
https://www.youtube.com/watch?v=L8eXjkmrP7I
aşka dair ne varsa al giderken
işime yaramaz, bana yaramaz
Çünkü artık çok zor aşık olmak.
Dizelerini pek bi güzel söyler Özlem Tekin.
işime yaramaz, bana yaramaz
Çünkü artık çok zor aşık olmak.
Dizelerini pek bi güzel söyler Özlem Tekin.
Kendini sevmeni sağlayan bir değişimin başladığı noktadır . Herhangi bir konuda aşka ulaşırsan ,aşkı hissedersen fark ediyorsun ki önceye göre kendini de sevmeye başlıyorsun . Hiçbir zaman sevildiğine emin olamadığın dipsiz bir kuyunun tepesindeki güneş güneş ışığıdır aşk .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar