bugün
- incil vahiy9
- eksilemeyi hobi haline getirmek4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı29
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı7
- zihin okuma mümkün mü4
- 30 ağustos zafer bayramı16
- türklerin türkiye de asimile olması6
- nervio hamferdi9
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı5
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- sarapci koala68
- tai lung44
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- rafael leao34
- 0 0 713
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- mustafa kemal atatürk7
- galatasaray9
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- almanya4
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- sözlüğün en bohem yazarı5
- anın görüntüsü18
- cem yılmaz7
- beklenti2
- zihin kontrolü2
- şarap2
- baldız baldan tatlıdır3
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- aleksey batrakov11
- ekt2
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- tarihsizlik3
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- tom holland5
- gelin promosyonu2
- diamond bey birader elmas beydir2
- abd greko roma ve juda sentezini temel alır2
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- kadir mısıroğlu'nun dedelerini denize döktük2
- menzil cemaati ne üretiyor9
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı2
- fenerbahçe24
- muhabbeti sarmayan kız3
- rafael leao victor osimhen leroy sane9
- galatasaray korkusu2
- amerika birleşik devletleri2
- futbol10
Aşk, acısıyla tatlısıyla yaşadığımız.
Bir insanın hayatında, yaşadığı eski acılardan daha fazla canını ne yakabilir ki? öyle şeyler vardır ki, canını yakmaktan öte gider. Sevdiğin kişinin, aşık olduğun, uğruna herşeyi feda etmeye hazır olduğun, her şeyi göze aldığın sevdiğinin, aşkının, senden ayrılıp, bir başkasıyla çıkmaya başlayıp, birlikte olduğunu bilmek. Sanırım aşık olduğun kişinin, başkasıyla birlikte olması kadar hiç bir şey canını yakmaz insanın. Sen herşeyi uğruna feda etmekte kararlıyken, tüm dünyanı, tüm düzenini uğruna yıkmaya, her günahı kabul etmeye hazırken, onun bunu yapamaması, gidip bir başkasıyla olması kadar kötüsü yoktur sanırım. Canın yansa ne ki? sanırım ölümden bile beter bir acı bu.
Hayat işte böyle acı oyunlar oynuyor insana. insanın kendinden nefret edesi geliyor. Yaşasam mı,yaşamasammı da kalıyor. Ama biliyorsun, belkide uğruna çok acılar çekti. Bir çok şeye katlandı, ama düzenini yıkmaya cesaret edemedi. Zamanında verilen sözler, bir bir havada kaldı. şimdi elinde ne var? Hiçbirşey. Uğruna dünyayı yıkmaya kara verdiğin kadın nerede? Artık o da yok. Ne olacak peki? Kendine kızsan ne olacak, ona hiç kızamıyorsun. Ne olursa olsun, sonuçta ona hala aşık olduğunu biliyorsun. Kıyamıyorsun, toz konduramıyorsun. Onun açısından bakmaya çalışıyorsun. Cesaret edemedi diyorsun kendi kendine. Anlıyorum diyorsun. Ama aslında anladığın hiçbirşey yok. Kendini teselli etmekten başka bir şey yapmıyorsun aslında. Ya içindeki derin yara, o geçecekmi böyle düşününce. Elbetteki hayır. Hergün daha da derinleşip, bir gün gelip yüreğini delip geçecek.
Hayatın oyunları bunlar hep. Suçu kadere yüklemek saçmalık. Kimse tercih etmediği bir hayatı yaşamaz genelde. insanın karşısına seçenekler çıkar ve insan tercihini yapar. Kader böyleymiş demek, işin kolayı. Soru çok önemli, hayat mı acı olan, yoksa yapılan tercihler mi?
Ey aşk, sen değilmisin Ferhat'a dağları deldiren, Mecnun'u çöllerde gezdiren. Böyle bir aşkı buldummu bırakmamak lazım. Ama bazen istesen de elinden gidiyor. Sana ne kalıyor peki? Ömrünce sevip bekleyeceğin, yüreğinde her gün daha çok acıtan bir aşk yarası. Soruyor ondan sonra insan kendine "böyle mi olmalıydı?".
Yaşananları unutabilir mi insan? Sevgilinin elleriyle hazırladığı yemekleri, kendi elleriyle hazırladığı kahvaltıyı, hatta elleriyle bir şeyler yedirmesini? Unutamaz tabiiki. Nasıl unutsun ki? Onun elleri değmiş, elleriyle yemekler, kahvaltılar hazırlamış. insan zehir olsa yer. Onların değeri hiçbirşeye değişilmez. Unutulmaz hiçbirisi. Hatırlandıkça hüzünlendirir insanı ve hep sorar bir gün döner mi, yine yaşarmıyız bunları diye. Ama bilirsin ki dönmeyecek geri. Hiçbirisi yaşanmayacak tekrar. Hep acıyacak canı insanın, üzülecek, kahrolacak.
Diyorum ya insan soruyor kendi kendine "böyle mi olmalıydı".
Bir insanın hayatında, yaşadığı eski acılardan daha fazla canını ne yakabilir ki? öyle şeyler vardır ki, canını yakmaktan öte gider. Sevdiğin kişinin, aşık olduğun, uğruna herşeyi feda etmeye hazır olduğun, her şeyi göze aldığın sevdiğinin, aşkının, senden ayrılıp, bir başkasıyla çıkmaya başlayıp, birlikte olduğunu bilmek. Sanırım aşık olduğun kişinin, başkasıyla birlikte olması kadar hiç bir şey canını yakmaz insanın. Sen herşeyi uğruna feda etmekte kararlıyken, tüm dünyanı, tüm düzenini uğruna yıkmaya, her günahı kabul etmeye hazırken, onun bunu yapamaması, gidip bir başkasıyla olması kadar kötüsü yoktur sanırım. Canın yansa ne ki? sanırım ölümden bile beter bir acı bu.
Hayat işte böyle acı oyunlar oynuyor insana. insanın kendinden nefret edesi geliyor. Yaşasam mı,yaşamasammı da kalıyor. Ama biliyorsun, belkide uğruna çok acılar çekti. Bir çok şeye katlandı, ama düzenini yıkmaya cesaret edemedi. Zamanında verilen sözler, bir bir havada kaldı. şimdi elinde ne var? Hiçbirşey. Uğruna dünyayı yıkmaya kara verdiğin kadın nerede? Artık o da yok. Ne olacak peki? Kendine kızsan ne olacak, ona hiç kızamıyorsun. Ne olursa olsun, sonuçta ona hala aşık olduğunu biliyorsun. Kıyamıyorsun, toz konduramıyorsun. Onun açısından bakmaya çalışıyorsun. Cesaret edemedi diyorsun kendi kendine. Anlıyorum diyorsun. Ama aslında anladığın hiçbirşey yok. Kendini teselli etmekten başka bir şey yapmıyorsun aslında. Ya içindeki derin yara, o geçecekmi böyle düşününce. Elbetteki hayır. Hergün daha da derinleşip, bir gün gelip yüreğini delip geçecek.
Hayatın oyunları bunlar hep. Suçu kadere yüklemek saçmalık. Kimse tercih etmediği bir hayatı yaşamaz genelde. insanın karşısına seçenekler çıkar ve insan tercihini yapar. Kader böyleymiş demek, işin kolayı. Soru çok önemli, hayat mı acı olan, yoksa yapılan tercihler mi?
Ey aşk, sen değilmisin Ferhat'a dağları deldiren, Mecnun'u çöllerde gezdiren. Böyle bir aşkı buldummu bırakmamak lazım. Ama bazen istesen de elinden gidiyor. Sana ne kalıyor peki? Ömrünce sevip bekleyeceğin, yüreğinde her gün daha çok acıtan bir aşk yarası. Soruyor ondan sonra insan kendine "böyle mi olmalıydı?".
Yaşananları unutabilir mi insan? Sevgilinin elleriyle hazırladığı yemekleri, kendi elleriyle hazırladığı kahvaltıyı, hatta elleriyle bir şeyler yedirmesini? Unutamaz tabiiki. Nasıl unutsun ki? Onun elleri değmiş, elleriyle yemekler, kahvaltılar hazırlamış. insan zehir olsa yer. Onların değeri hiçbirşeye değişilmez. Unutulmaz hiçbirisi. Hatırlandıkça hüzünlendirir insanı ve hep sorar bir gün döner mi, yine yaşarmıyız bunları diye. Ama bilirsin ki dönmeyecek geri. Hiçbirisi yaşanmayacak tekrar. Hep acıyacak canı insanın, üzülecek, kahrolacak.
Diyorum ya insan soruyor kendi kendine "böyle mi olmalıydı".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar