bugün
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- bardak ticareti7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı5
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- kale3112'nin gece de artılaması5
- çerçeve yasa31
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- nervio4
- türbede dua etmenin şirk olması13
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- hikayenin kötü adamı olmak4
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- g i l d e d l i l y10
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- tomşak dudaklı kezo4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- yurt dışı çıkış harcı8
- sokakta öpüşmek7
- perseid göktaşı yağmuru3
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- ekşi sözlük referans19
- acıktım lan3
- kitap okuma alışkanlığı4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- özgür özel15
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- memleketime şiir3
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- engelleyen insan kibri6
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- fingirdek erkek2
- ben bir ceviz agacıyım6
7.4 lük sarsıntı.
(bkz: eğer)
beni hep yanıltan bir duygu. aşık olduğum hatunların da bana olan aşklarını dile getirmelerinin ardından ayrılmalarımız yanıldığımın göstergesi. ben mi şansızım yoksa gerçekten bu kelimeyi kullanınca ilişkilerin büyüsü bozuluyor mu anlamış değilim.
penceresi olmayan bir saraydır belki de.
akşam yatınca birden boynuna atılıp dudaklarını dudaklarına yapıştırır aşk.
tartışmanın ortasında aniden gülerseniz eğer o da gülüyorsa gerçek aşktan söz edilebilir..
uyutmayan.
iki rüya arasında huzursuz eden.
bu hisleri beslediğiniz insanın yanındaykense çok enteresandır ki salaklaşırsınız. aptal aptal konuşursunuz, gözlerinin içine bakamazsınız bir de. ya da bana öyle oluyor. niye bana öyle oluyor? olmasın.
iki rüya arasında huzursuz eden.
bu hisleri beslediğiniz insanın yanındaykense çok enteresandır ki salaklaşırsınız. aptal aptal konuşursunuz, gözlerinin içine bakamazsınız bir de. ya da bana öyle oluyor. niye bana öyle oluyor? olmasın.
var olmasıyla insanı bir anda güzelleştiren histir. değerini bilmek gerekir.
imla klavuzundaki yazım yanlışıdır...
ulan kural belirtirken kural hatası yapılır mı!
yaptırır aşk...
ulan kural belirtirken kural hatası yapılır mı!
yaptırır aşk...
dibini bilemediğin kadar güzel olan şeydir.
olmak isteyeni daha olmadan uçuracak şeydir.
olduğunda sana yakışan şeydir.
olmadığında içindeki en büyük eksikliktir.
olmak isteyeni daha olmadan uçuracak şeydir.
olduğunda sana yakışan şeydir.
olmadığında içindeki en büyük eksikliktir.
aşk sevilen için bir hiç ise de, seven için heptir.
bir puzzle'ın en önemli parçasıdır. doğru yere doğru şekilde yerleştirirseniz mükemmel bir manzarayla karşılaşırsınız. aksi taktirde karmakarışık bir şeydir gördüğünüz.
elde edenen kadardır. acı ama gerçek. elde etmek olmadı galiba kavuşana kadardır diyelim ona. * kavuştuktan sonraki adı sevgidir.
Yıllar yılı gülmedi yüzüm,
Buralara doğmadı güneş,
Ben hep güzüm,
Baş edemedim,
Ben aşksız edemedim.
Medet umdum hep fani para puldan,
Anladım yalan dünya malı,
Yalnız edemedim,
Ben aşksız edemedim,
Hey...
Ama seni gördüm göreli,
Ateşine düştüm düşeli,
Gün doğdu sabahlarıma.
Hey...
Seni gördüm göreli,
Gözlerimiz sevişeli,
Gün doğdu rüyalarıma...
Sen o bildiğim, bütün aşk bahçelerinin, en nadide çiçeğisin.
Ta ilk bakışta vurdum mühürü kalbime,
Sen ezelden vazgeçilmezimsin...
budur. aşık oldum sözlük, çok seviyorum...
Buralara doğmadı güneş,
Ben hep güzüm,
Baş edemedim,
Ben aşksız edemedim.
Medet umdum hep fani para puldan,
Anladım yalan dünya malı,
Yalnız edemedim,
Ben aşksız edemedim,
Hey...
Ama seni gördüm göreli,
Ateşine düştüm düşeli,
Gün doğdu sabahlarıma.
Hey...
Seni gördüm göreli,
Gözlerimiz sevişeli,
Gün doğdu rüyalarıma...
Sen o bildiğim, bütün aşk bahçelerinin, en nadide çiçeğisin.
Ta ilk bakışta vurdum mühürü kalbime,
Sen ezelden vazgeçilmezimsin...
budur. aşık oldum sözlük, çok seviyorum...
günümüzde var olmayandır... nasıl ki bundan yıllar önce babil'in asma bahçeleri, antik efes kenti tüm görkemi ile dünyada yer almış ve günümüzde biri mit, diğeri ise harabe halini almışsa aşk da bu iki eşsiz yapı ile aynı kaderi paylaşmaktadır. eskiden tüm heybeti ile var olan, şimdi ise yerinde harabelerin bulunduğu ve nesilden nesile bir mit gibi anlatılan bir duygudur.
aşk başkalarına anlatılan bir ütopya dır sadece ..
Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler,
Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.
içinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir?
Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?
Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı?
içinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz?
Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez?
Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz?
Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:
'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.'
Yiğit bir genç karşılık verdi:
'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.'
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir.
Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.'
Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki:
'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.'
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.'
Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.'
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir;
yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.'
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.'
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.'
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.'
Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak.
O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.'
Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim:
'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap...
Tanrım beni kutsal ateşine at...'
(bkz: Halil Cibran)
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler,
Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.
içinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir?
Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?
Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı?
içinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz?
Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez?
Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz?
Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:
'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.'
Yiğit bir genç karşılık verdi:
'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.'
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir.
Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.'
Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki:
'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.'
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.'
Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.'
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir;
yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.'
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.'
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.'
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.'
Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak.
O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.'
Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim:
'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap...
Tanrım beni kutsal ateşine at...'
(bkz: Halil Cibran)
Hayal kurma yetisi.
hayaller gerceğe dönüşmediğinde bir süre sonra bitecek olan yeri geldiğinde ızdırabını sktiğmiz yeri geldiğinde ise meyvelerinden istifade ettiğimiz gecici şey, ney.
hayaller gerceğe dönüşmediğinde bir süre sonra bitecek olan yeri geldiğinde ızdırabını sktiğmiz yeri geldiğinde ise meyvelerinden istifade ettiğimiz gecici şey, ney.
aşktan ne kadar çok söz edersek edelim, aynı ölüm gibi, aşka da hiçbirimiz hazır olamıyoruz, onunla karşılaştığımızda ilk büyük titreyiş ve coşkuyla birlikte tedirginliği, şaşkınlığı, zaman zaman dehşeti, acıyı, endişeyi, incinmeyi, bir başkasını kendisinden çok sevmeyi şiddetle yadırgayıp ayaklanan gururu da hissediyoruz, o depremde en iyi tanıdığımız, en güvendiğimiz ve kaybetmekten en çok korktuğumuza, kendimize sarılıyoruz..
bir aşkın içinden, kendine sarılıp da örselenmeden, lekelenmeden, daha sonra pişman olacağı şeyler yapmadan çıkabilen çok az insan vardır..
ama kaçımız, asla kaybetmeye dayanamayacağımız, hayran olduğumuz, beğendiğimiz, eksikliğinin hayatımızı aşk bittiğinde bile eksik bırakacağını hissettiğimiz, sadece onu sevmeyi ve onun tarafından sevilmeyi değil, onun hayatının bir parçası olup onu hayatınızın bir parçası yapmak istediğimiz, bütün bu hayatı onun varlığıyla tartabileceğimize inandığımız birine aşık olabiliriz, kaçımız bu muhteşem şansa ulaşabilir?
ne yazık ki bunun acıklı bir cevabı var:
çok azımız..
bir aşkın içinden, kendine sarılıp da örselenmeden, lekelenmeden, daha sonra pişman olacağı şeyler yapmadan çıkabilen çok az insan vardır..
ama kaçımız, asla kaybetmeye dayanamayacağımız, hayran olduğumuz, beğendiğimiz, eksikliğinin hayatımızı aşk bittiğinde bile eksik bırakacağını hissettiğimiz, sadece onu sevmeyi ve onun tarafından sevilmeyi değil, onun hayatının bir parçası olup onu hayatınızın bir parçası yapmak istediğimiz, bütün bu hayatı onun varlığıyla tartabileceğimize inandığımız birine aşık olabiliriz, kaçımız bu muhteşem şansa ulaşabilir?
ne yazık ki bunun acıklı bir cevabı var:
çok azımız..
ama eminim tanrı var bugun.. dedirtir insana.
--spoiler--
"belki de aşk sadece buydu, sabah uyandığında, gözünü bile açmadan, bir kisiyi düşünmek. belki de aşk bu denli basit bir şeydi işte. sabah uyandığında onu düşünmek aşktı, sabah uyandığında o aklına gelmiyorsa, aşk bitmiş demekti... peki o kişi her an yanında uyanıyorsa? nasıl anlayacaktın onu düşünüp düşünmediğini... yani aşkın bitip bitmediğini ?"
--spoiler--
duygu asena
"belki de aşk sadece buydu, sabah uyandığında, gözünü bile açmadan, bir kisiyi düşünmek. belki de aşk bu denli basit bir şeydi işte. sabah uyandığında onu düşünmek aşktı, sabah uyandığında o aklına gelmiyorsa, aşk bitmiş demekti... peki o kişi her an yanında uyanıyorsa? nasıl anlayacaktın onu düşünüp düşünmediğini... yani aşkın bitip bitmediğini ?"
--spoiler--
duygu asena
bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en karışık ve en özel duygudur.
karşılık beklemeden tüm kalbinle sevmektir...
bazen çok acı veren.
sevgiyi bir çıkar olarak kullanan birisinde tadar insan.
bazen tarifi imkansız mutluluk yaşatır insana aşk.
bazen çok acı veren.
sevgiyi bir çıkar olarak kullanan birisinde tadar insan.
bazen tarifi imkansız mutluluk yaşatır insana aşk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar