bugün

/636
ingilizcede sormak, istemek, hatta ve hatta rica etmek anlamında bile kullanılan kelimedir.* nitekim bu kelimeyi, türkçede "aşk" olarak* ele aldığımızda, insanların istedikleri, istekleri doğrultusunda sordukları, hatta ve hatta dolu dolu yaşamak için biraz da sınırlarını zorlayarak karşısındakine rica bile ettikleri karmaşık duygudur.
aşk, sensizlik zehrini yudum yudum içip, hayata gülücükler saçarak sonlanmaktır.
aşk en mutsuz anınızda aşık olduğunuz kişi mutluysa onun mutluluğunu,
en mutlu anınızda ise karşınızdaki mutsuz ise onun mutsuzluğunu paylaşmandır.
hiçbir şey almadan vermek demek aşk demek.
insanın ruhunun, gözlerindeki yansımasıdır.
sürekli haytanlık duymakla karıştırılan zor duygu.
kimin mecnun kimin leyla olduğunu ayıramamaktır.
birleşmektir...
nedensiz sevmekmiş.
hala neden ve kim için uğraşıyorsak..
bir şiir;

Aşk!
Tapınağının kapılarını arala bana
Cesaretim yok sanıp sakın ola yanılma
Atlayacağım uçurumların arasından o kapıya
Ne de çok şey vaat ediyorsun aynı anda

Aşk!
iyi ki çıktın karşıma yenilmeye hazırım
Sen gaddarsındır her halinden anlarım
Ben hiç kaçmadım
Biliyorsun her seferinde gönüllü yaralanırım

Kadın Kadınım!
Nasılda kaybederken buluşuyoruz
Ne zaman gözlerimle gözlerine değsem
Tutku gözyaşı oldu, ürkmüşüz içimize akıtıyoruz?

Aşk!
Nankörsün! aldırmadım, aldırmıyorum
Seni benim olduğun için değil,
Sen olduğun için seviyorum

Aşk!
Gizli bir kod adın olmalı
Magribin ezgilerinde, Rio nun varoşlarında saklı
Düz yazıya sığınma sakın, adını akrostişle yazmalı
Hiç yoktun dün, bugün ne çoksun!!!
yarının yok zaten, adımı çok çabuk unutursun

Aşk!
Bir kumarsın, çok gaddarsın, hainsin, çok kaybettim
Savaş meydanlarında neden hep ben yenildim
Bedeli yalnızlıksa tahmininden çok çektim
Bak yine adını andım, aldandım, kazandım sanıyorum
Neonlara ismini, bilmeyenlerin inadına 'AŞK' yazıyorum

Sen!
Sessiz, vâdkar, çaresizken
Beklenen bir depremle dile geleceksen
Keşke beklemeden teninle tüm sırlarını ele versen
iki günaha tapan elma, gökten izinsiz düşen
Boni ile Calyde olsun ingilizcesi
üç nokta ile cüneyt diyelim istersen tercümesi

Ben!
Aşkta hep kaybeden, ben...
Ne söyleyip de seni ikna etsem
Tapularını istemiyorum, tabularını yıkalım diyorum
Aklımı rehin aldın bu yüzden mi işkence çekiyorum
Kaçsam, kurtulsam, demedim ,diyemiyorum
Tehlikeli sularda çok boğuldum
Sanırım bu sefer kumarda kaybediyorum

Aşk!
Sus!, sus nolursun
Ne desem eksik,
Anlamıyorsun,
olsun, olsunnn, olsunnnnn...
insanının kimyasını, fiziğini,tarihini, gelmişini,geçmişini altüst eden vazgeçilmez hede.
bazen sayfalar bazense tek kelıme yeter aslında aşkı anlatmaya.. kımı tek basınadır kımısı ıse yoldasıyla... genelde yalnızların yanında olur.. onlarınkı okadar farklıdır kı,karsılıklı bır asktan daha destansıdır daha etkılıyıcıdır.. kımı daha sanslıdır sesıne ses verebılıcek bı es bulmustur.. onlar ıcın soylenıcek soz yoktur uzaktan ızlemek bıle ınsanı duygulandırabılır.en kotuyu ıyı,en cırkını guzel yapar ask.. dagı bıle erıttıgı solenır.. yasanılması guzel ama acısı en kotu seydır...
aşk kişinin beyninde iki bölümü aktif hale geçirir. bunlardan birincisi mutluluk hormonu salgılamamızı sağlayan bölümdür. gayet normaldir. ancak ikincisi son derece düşündürücüdür. bu bölüm mantıklı düşünmemizi ortadan kaldırır. yani aşkın gözü kördür dedikleri budur efendim. o yuzden kimse bıdı bıdı yapmasın. kendini pişman hissetmesin niye böyle davrandım diye. mantıklı düşünme ortadan kalkınca mantıksız hareketler sonucu aşkın bitmesi gayet doğaldır. peki burdan gerçek aşk bitmeye mahkumdur diyebilirmiyiz; deriz. zaten aşk en fazla iki sene sürüyormuş. sonrası acı.
aşk beni kendi yaşayışımın üzerlerine kurulmuş olduğu çıkarları ve yararları, bütün çıkarlarımı feda etmeye yönelten, hatta yaşamımı ve kendi imekimi, başkalarının imek i ,benim aşık olduğum ülkü uğruna feda etmeye çağıran ve benim olumlu cevaplandırdığım güçtür... ali şeriati
boktan bedeninizin içinde yer aLan boktan ruhunuzun boktan soyutLuğuna boktan bir soyutLuk daha katmak istemektir.. kısacası boktan bir durumdur..
en umutsuz anda bile yüzdeki tebessüm, içteki kıpırtı, yürekteki sıcaklık. kan fokur fokur kaynarken ve bünye her türlü çılgınlığa hazırken bile duyulan huzur, dinginlik..
ş harfini görmediğim için, ask ingilizce soru demek. aşk olsaydı da yine benim için hep soru olarak kalacak.
yaralilari, gelmis gecmis butun savaslarin yaralilarindan daha cok. savas degil ama yaralanmayani yok.
doğmak gibi, elinde olmayan
ölmek gibi, çaresiz bir duygudur.
aşk bu...

http://www.youtube.com/watch?v=v5aNNVdYbFo
aşk dediğin laftır, sakın kanma bunlara, yalnız sevilmekle kalma birde sevmeyi ara.. (bkz: deniz seki)
(bkz: pygmalionizm)
acımasızca materyalist, ona dokundukça var, ve dünle beraber gitti, artık tüm tövbeler boşa... *
insanoğlunun başına sarılmış en büyük bela.
herkesin hakkında soyleyecek bi kaç seyi olan duygu bütünü belki de.
ama bazıları için de saatler boyunca cep telefonuyla konuşmak, beyinde ur çıkma riskine rağmen.her saniye mesaj ,her dakika telefonda konuşma. günümüzde böyle mi olmalı bu? bu çemberden çıkış yolu yok mu?

çok muhabbet tez ayrılık getirir...
eğitici öğretici bir şey.
yaralayan şeyler öğreticidir.
(bkz: quae nocent docent)
şehvetin şaircesi.
© copyright 2005 - 2026