bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı12
- kolye142
- usualsuspects'in ayağı6
- misafir gelince odaya kacmak4
- usualsuspects aslan parçası4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi2
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması2
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- türk esnafı2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- peynir dolgulu jalapeno5
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ford mondeo vs volkswagen passat2
- hacker saldırısı gazileri8
- cep telefonu22
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- fransa9
- nokia20
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- olmadık yerde kalkan penis2
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- futbol19
- kalktı2
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- süper lig8
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- göztepe8
- kocaelispor2
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak4
- türkiye20
- semih kılıçsoy4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- cami2
- arkadaşınızın sizi övmesi3
aşk...
hiç inanmazdım, cidden inanmazdım aşk olduğuna...
bir insanın, başka bir insanı bu kadar arzu edeceğini hiç tahmin etmezdim. yemin ederim tahmin etmezdim...
şu an saat 10 a geliyor. dün akşamdan beri hiç bişey yemedim.yiyemiyorum. midem bulanıyor çünkü. başım dönüyor, arada titreme nöbetleri geliyor, en önemlisi de kalbim sıkışıyor, nefes alamıyorum...
az önce excel de fiyat listesi hazırlıyordum.dalmış gitmişim bir baktım her yerde aynı yazı:
f... b....
f... b....
yatıyorum, uyumaya çalışıyorum ama nafile... gözlerim uykusuzluktan kan çanağına dönüyor, yatağa yatalı tam üç saat olmuş ama hala gözlerim açık, kendimdeyim...
en sonunda yorgunluktan bitkin düşüyor ve uyuyorum...
bir ara sarsılarak uyanıyorum. allah'ım ne oluyor diye kendi kendime soruyorum.çıldırıyorum.alıp bağrıma basmak istiyorum onu ama bir bakıyorum etrafıma, kocaman yatakta tek başımayım.bir kedi gibi yatağın bir köşesine kıvrılmışım.
ağladığımı farkediyorum...
peki neden?
neden bu kadar işkence?neden bu kadar acı, ızdırap, keder?
anlayamıyorum. düşünüyorum, beynim patlayana kadar düşünüyorum aklımda sadece iki kelime var:
f.... b......
içinizden diyorsunuz: deli misin arkadaşım git konuş, dök içini...
sonra acı gerçeği görüyorsunuz: (bkz: insanın dostuna aşık olması)
ee ne olmuş diyorsunuz. ne var ki bunda, herkesin başına gelebilir dostuna aşık olmak diyorsunuz ve işte asıl acı gerçek: (bkz: o insanın aynı zamanda en yakın arkadaşının eski sevgilisi olması)
bunlar aklıma geldikçe sanki kafama koca bir balyoz iniyor.içimde kocaman bir boşluk var. uçsuz bucaksız. anlatamıyorum derdimi kimseye anlamıyorlar.
haykırıyorum; allah'ım çok seviyorum, n'olur rabbim onu bana bağışla!!!
ve sonra birden duruluyorum. camdan dışarı bakıyorum, yağmur yağıyor. dışarı atıyorum kendimi. yağmur olanca hızıyla ıslatıyor toprakları, ama ben ıslanmıyorum, üşümüyorum da. hiçbir şey düşünmüyorum. sadece yürüyorum, yürüyorum...
ona ulaşmak için, onun güzel yüzünü görmek, tatlı sesini duymak için yürüyorum. ona yürüyorum...
ve anlıyorum ki aşk yolun sonunun olmadığını bildiğin halde o'na yürümektir.
yürüyorum...
hiç inanmazdım, cidden inanmazdım aşk olduğuna...
bir insanın, başka bir insanı bu kadar arzu edeceğini hiç tahmin etmezdim. yemin ederim tahmin etmezdim...
şu an saat 10 a geliyor. dün akşamdan beri hiç bişey yemedim.yiyemiyorum. midem bulanıyor çünkü. başım dönüyor, arada titreme nöbetleri geliyor, en önemlisi de kalbim sıkışıyor, nefes alamıyorum...
az önce excel de fiyat listesi hazırlıyordum.dalmış gitmişim bir baktım her yerde aynı yazı:
f... b....
f... b....
yatıyorum, uyumaya çalışıyorum ama nafile... gözlerim uykusuzluktan kan çanağına dönüyor, yatağa yatalı tam üç saat olmuş ama hala gözlerim açık, kendimdeyim...
en sonunda yorgunluktan bitkin düşüyor ve uyuyorum...
bir ara sarsılarak uyanıyorum. allah'ım ne oluyor diye kendi kendime soruyorum.çıldırıyorum.alıp bağrıma basmak istiyorum onu ama bir bakıyorum etrafıma, kocaman yatakta tek başımayım.bir kedi gibi yatağın bir köşesine kıvrılmışım.
ağladığımı farkediyorum...
peki neden?
neden bu kadar işkence?neden bu kadar acı, ızdırap, keder?
anlayamıyorum. düşünüyorum, beynim patlayana kadar düşünüyorum aklımda sadece iki kelime var:
f.... b......
içinizden diyorsunuz: deli misin arkadaşım git konuş, dök içini...
sonra acı gerçeği görüyorsunuz: (bkz: insanın dostuna aşık olması)
ee ne olmuş diyorsunuz. ne var ki bunda, herkesin başına gelebilir dostuna aşık olmak diyorsunuz ve işte asıl acı gerçek: (bkz: o insanın aynı zamanda en yakın arkadaşının eski sevgilisi olması)
bunlar aklıma geldikçe sanki kafama koca bir balyoz iniyor.içimde kocaman bir boşluk var. uçsuz bucaksız. anlatamıyorum derdimi kimseye anlamıyorlar.
haykırıyorum; allah'ım çok seviyorum, n'olur rabbim onu bana bağışla!!!
ve sonra birden duruluyorum. camdan dışarı bakıyorum, yağmur yağıyor. dışarı atıyorum kendimi. yağmur olanca hızıyla ıslatıyor toprakları, ama ben ıslanmıyorum, üşümüyorum da. hiçbir şey düşünmüyorum. sadece yürüyorum, yürüyorum...
ona ulaşmak için, onun güzel yüzünü görmek, tatlı sesini duymak için yürüyorum. ona yürüyorum...
ve anlıyorum ki aşk yolun sonunun olmadığını bildiğin halde o'na yürümektir.
yürüyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar