bugün

/636
dünyanın en zeki insanının uydurduğu bir yalana, diğer bütün insaların inanıp kendini kandırmasıdır .
güzeldi aşk...

pişman olunmayandı. ağlatandı sabahlara kadar. hıçkıra hıçkıra. üstelik elinden şekeri alınan bir çocuk kadar da masumdum. utanılmayandı ama. uyku desen, o geldiği zaman gitmişti. zaten sevmezdim ya iyiden iyiye düşman olduk. aldatılandı. her gece yeni bir paket sigarayla aldatmıştım onu. yalan olmasın bazen de yeni rakı girmişti günahıma. tek suçum da buydu ona karşı. bir de geceler vardı. tek şahidim allahtan başka. onu ne kadar sevdiğimi bilen, derdimi dinleyen. sigaramın dumanını ve gözyaşlarımı gizleyen...

ama güzeldi aşk... onca çektiğim acıya rağmen, saniyelik gülüşü için güzeldi, bir tek canım kelimesi için güzeldi. verdiğim çiçeğe değer verip koklaması güzeldi. aşkına içtiğim rakı güzeldi. senin için seni aldattığım sigara güzeldi. sana asılanı dövmek, dayak yemek de güzeldi. senin yaptığın, rakıdan daha acı kahve, elinle yaptığın menemen güzeldi. biri seni sorunca, bizim çocukların ''yengemiz'' demeleri güzeldi.

kapkara kocaman gözlerin güzeldi be ruhum. sen güzeldin...

aşk güzeldi...
bir yerlerde bir parçanın yaşadığını bilmek ve gülümsemek..
pasiflorayı fondiplemek gibi bişeydir aşk.
aşk bir sudur.iç iç kudur.aşk bir vişne,ye ye kişne!!!
aslen şehvet dürtüsünün "legalleşmiş" halidir. karşındakini sevmek, sadece ve sadece kendin içindir(kendi yararına olacağına inanmasan sevmezsin). aşk da bu sevginin "kendi soyunu devam ettirme gerekliliği" güdüsüyle oluşmasıdır.

realist antikahraman soul forged sin'den bir acımasız gerçek daha...**
seni yeniden oldurebilmek icin hayat opucugu verendir.
kendini aratandır.
arayıp aşık olunmaz, ama aşk aranır. *
üç harflidir. söylemeyin sakın, gelir.
özlemi kamçılayan yegane duygudur. alışkanlık değildir henüz yeşermiş aşkı büyüten. hoşa gitmesidir aşık olunanın bir göz kırpışının, bir kelimesinin, nefes alırken göğsündeki ufak bir sarsıntının... omzuna yaslanmayı istemektir, doyamamaktır... her şeye rağmen beyninin en büyük hissedarıdır, inkar edilemeyen, vazgeçilemeyendir...
gerçekten insansa dünyaya gelen şahsiyet hissetmelidir derinden, acımalıdır gerekirse tüm hücreleri ağlamalıdır uğruna... ve coşmalı her bakışında sevgilinin, kaktüse dönmelidir vücudunu kaplayan her zerre... kavuşamamalıdır belki de ya da sonsuzluğun başlangıcı olmalıdır...
aşk öyle bir hastalıktır ki iki kişiyi birden yatağa düşürür...*
(bkz: iğrenç espriler)
Yasami ve olumu birlikte sunan,ayni anda hem zevki hem aciyi tattiran duygu.Dert sen derman sen durumu.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik...

(bkz: Cemal Süreya)
ing. sormak ***
Aşk
Bağlanmış kökler gibi
Hayat veren toprak gibi
Tüm anneler gibi güçlü olsun
Camdan sızan güneş gibi
Gökte yıldızlar gibi
Dolu hayatlar gibi sonsuz olsun
Sonsuz olsun
(bkz: şebnem ferah)
karanlik dehlizlerde aciyi bulup, dansa kaldirmaktir.
dans ederken karanlık dehlizlere düşüp acıyı tatmak ve her dans edişte tekrar o acıyı hatırlayıp tekrar acı çekmektir.
dans etmektir. o dansın verdiği acıyla karanlıklara düşmektir.
karanlikta dans ederken acinin ayagina basmaktir.
karanlıklara dans ederken acının tam ortasına düşmektir.
karanlıkta, önünü görmeden acıyla dans etmektir.
karanlıktaki nasırdır..
karanlıkta dans ı acı ile izlemektir.
dansa kalktıktan sonra farkedilen karanlığın etkisiyle acı duymaktır. ve inadına yine de dansa devam etmektir.
Tanrı'nın insanlara Bahşettiği bir rüyadır.
© copyright 2005 - 2026