bugün
- asla dolandırılmayan insanların sırrı11
- marmaris datça yolu8
- seni onaracağım diyen kadın6
- penis boyu takıntısı7
- her şeye sarımsak koyan insan5
- seks'in icadı3
- türk kızlarının keko adam sevmesi8
- geri zekalı demek hakaret mi12
- bu devirde evlenen enayi erkek3
- plasebo etkisi3
- evlenmek için para biriktirmek5
- ağırlık çalışmak4
- sözlüğün ayık kafayla çekilmemesi3
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi14
- şişman kızla sevgili olan erkek12
- eski sevgilinin yüzünün silikleşmesi4
- 11 temmuz 2026 türkiye japonya vnl maçı3
- 11 temmuz 20263
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği3
- srebrenica soykırımı7
- tr'deki starbucks ta trenta boy kahve olmaması3
- eksilenince evdeki her şeyi kırıp balkondan atmak2
- honda accord2
- hayat kalitesini düşüren şeyler8
- starbucks ta venti boy kahve içmek4
- barok kız4
- saraca10
- beşar esad3
- arkadaşlar sapık mısınız4
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak3
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak4
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız26
- aktroll avı3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- nitro cold brew2
- saraca finch house32
- partili cumhurbaşkanı olmaz2
- dünya spor tarihinin en büyük ismi3
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak2
- ilişkilerinde strateji kaygısı gütmeyen insan3
- menemen11
- trt 22
- 11 temmuz 2026 türkiye japonya voleybol maçı2
- cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden7
- anın görüntüsü14
- boşnak kızları4
- tuba büyüküstün4
- arjantin milli futbol takımı3
- 11 temmuz 2026 çankaya belediyesi operasyonu5
tatmadan göçmem umarım. hayırlısıysa.
Hücrelere kadar işleyen tarifsiz duygu.
En güzel duyguları yaşatan sonra da en hüzünlü günlerin yasanmasiyla son bulan muazzam bişey.Ne diyordu şair ; aşk,aşk öyle bişey ki ne onunla ne de onsuz olmuyor
aşk sevgiliye eza etmemek ve sevgiliden gelen ezaya razı olmaktır.
Ben olmayandır. Çok zor yani.
aşk, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir.
Ben seviyorum lan aşkı. Sevdiğim kızı üzmemeyi, baştacım yapmayı, onu anlamayı, kucaklamayı, yokluğunda özlemeyi, süresiz dinlemeyi. Aşık olunca farklı boyuta geçiyorum. Normalde öküz gibiyimdir aşık olunca bambaşka bi adam oluveriyorum.
Birine çok aşık olmanız beyninizin kimyasal yapısını değiştirir. Bu değişim iki yıla kadar sürebilir.
nerde nerde ilk baş çizgi nerde, nerde nerde derdim nerde?
Bitmeye mahkum olan duygudur. Yerini sevgi alırsa mutluluk kapıdadır. Yok sadece aşkı yaşarım gerisine karışmam dersen acı çekmeye hazırlıklı ol. Çünkü bitişi her iki taraf için de sancılı olmaktadır. Günümüzde ise gerçek aşkın olduğuna da inanmayanlardanım. Sadece kitaplarda ve filmlerde yaşayan bir duygu olduğunu düşünüyorum.
hiç deneyimlemediğim. ayrıca çok abartıldığını düşünüyorum filmler şarkılar hep aşk üzerine biraz değişin arkadaşım sanki aşktan başka bir şey kalmamış gibi.
çok aşık oldum...
hem de çok.
tanıdğım 3 kadının ikisine aşık oldum dostlar. çok sevdim. bunların bir kısmı bilinir bir kısmı bilinmez. kimilerine söyledim istemediler, kimine söylemedim, gizli gizli sevdim, başkalarıyla gittiler.
kimisi güzeldi, kimisi çirkin, kimisi de sıradandı bu kadınların.
siz aşk öyle kendiliğinden ortaya çıkar sanıyorsunuz. birisini görünce sizi yakıp kavurur sanıyorsunuz.
aşk nedir bilir misiniz? aşk insanın gizli saklı bir duygusudur, her insanda olan, ortaya çıkmayı bekleyen bir duygudur.
derinlerde bir yerde saklıdır bu duygu, onu ortaya çıkarmak sizin elinizdedir, onu beslemeniz gerekir, onun besini sevgilidir, güzel çirkin, kim olduğu önemsiz karşı cinstir onun besini.
şunu iyi bilmelisiniz ki, bu duygu siz ona sevgiliyi, onun istediği şekilde gösterirseniz, düşünürseniz büyüyüp kök salacaktır.
bazen hiç farkında olmadan aşık olursunuz ya, işte aslında sizde saklı olan bu duygunun karşılığını sevgili sergilemiştir zaten, bu nedenle bu duygu kendiliğinden kök salmış ve sizi büsbütün yakmaya başlamıştır.
işte böyle bir durumda nasıl aşık olduğunuzu iyice anlayın, bu duygunun büyümesi için gereken sevgilinin nasıl olduğunu anlayın.
bundan sonra bu duygu tekrar gizlenecektir, tıpkı kullanılmayan kasların erimesi gibi, gizlenip bir köşeye çekilecektir. tekrar büyümeyi bekleyecektir.
tanıştığınız kadının çirkin taraflarını göstermeyin ona, istediği şeyleri gösterin, seveceği şeyleri, yine o sevgiliyi gösterin, hiç olmayan birinedir aşk aslında, hiçbir limiti yoktur bu sevginin, o an karşınızdaki kişiye aşık olursunuz ancak, aslında bu duygunun hasretle beklediği kişi hiç olmayan birisidir, işte bu nedenle mecnun leylayı çölde görünce tanıyamamıştır,
hem de çok.
tanıdğım 3 kadının ikisine aşık oldum dostlar. çok sevdim. bunların bir kısmı bilinir bir kısmı bilinmez. kimilerine söyledim istemediler, kimine söylemedim, gizli gizli sevdim, başkalarıyla gittiler.
kimisi güzeldi, kimisi çirkin, kimisi de sıradandı bu kadınların.
siz aşk öyle kendiliğinden ortaya çıkar sanıyorsunuz. birisini görünce sizi yakıp kavurur sanıyorsunuz.
aşk nedir bilir misiniz? aşk insanın gizli saklı bir duygusudur, her insanda olan, ortaya çıkmayı bekleyen bir duygudur.
derinlerde bir yerde saklıdır bu duygu, onu ortaya çıkarmak sizin elinizdedir, onu beslemeniz gerekir, onun besini sevgilidir, güzel çirkin, kim olduğu önemsiz karşı cinstir onun besini.
şunu iyi bilmelisiniz ki, bu duygu siz ona sevgiliyi, onun istediği şekilde gösterirseniz, düşünürseniz büyüyüp kök salacaktır.
bazen hiç farkında olmadan aşık olursunuz ya, işte aslında sizde saklı olan bu duygunun karşılığını sevgili sergilemiştir zaten, bu nedenle bu duygu kendiliğinden kök salmış ve sizi büsbütün yakmaya başlamıştır.
işte böyle bir durumda nasıl aşık olduğunuzu iyice anlayın, bu duygunun büyümesi için gereken sevgilinin nasıl olduğunu anlayın.
bundan sonra bu duygu tekrar gizlenecektir, tıpkı kullanılmayan kasların erimesi gibi, gizlenip bir köşeye çekilecektir. tekrar büyümeyi bekleyecektir.
tanıştığınız kadının çirkin taraflarını göstermeyin ona, istediği şeyleri gösterin, seveceği şeyleri, yine o sevgiliyi gösterin, hiç olmayan birinedir aşk aslında, hiçbir limiti yoktur bu sevginin, o an karşınızdaki kişiye aşık olursunuz ancak, aslında bu duygunun hasretle beklediği kişi hiç olmayan birisidir, işte bu nedenle mecnun leylayı çölde görünce tanıyamamıştır,
Mutlu Aşk Yoktur
insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı Bu silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
içimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da
louis aragon.
insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı Bu silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
içimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da
louis aragon.
Üç harf... tek kelime.
iki insan.. tek his.
iki insan.. tek his.
aşk çok kuvvetli bir duygudur, kişiyi değiştirir ve dönüştürür.
sıcak leblebi kokusu gibi bir şey. ağzına attığında bütün şevkin kaçıyor. en güzeli uzaktan.
Aşk nedir aşk emektir yeri geldiğinde sevdiceğiniz için meclis tv izlemektir fox haftasonu izlemektir. Onlar kavgalı diye sizin de hulusi akara küsmenizdir. Aşk hayal kurmaktır mutlu olmaktır. Aşk özgür özeldir. Özgür özel aşktır.
(img:#1809696)
(img:#1809696)
böyle bi nesilde çok başka, saçma bir şey. bir de eski aşklara bakın. özenilesi. bu devir için konuşuyorum. saçma duygu. ayrıca:
Flaubert'in aşk tanımı:
Merak. Birine karşı, ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşka en uzak gelen cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur.
Flaubert'in aşk tanımı:
Merak. Birine karşı, ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşka en uzak gelen cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur.
cirkinlerin bilmedigi bir seydir, evet.
Karşılıklı olduğunda güzel olan duygudur.Tek başına yaşamak acı verir,üzer.
"Love doesn't just sit there,
like a stone,
it has to be made
Like bread;
remade all the time,
made new."
(bkz: güzel ama ingiliççe)
like a stone,
it has to be made
Like bread;
remade all the time,
made new."
(bkz: güzel ama ingiliççe)
Dışarıdan her ilişki mükemmeldir. çünkü hiçbirimiz, ne yaptığımızı bilmediğimizi itiraf edemeyiz. Çocuklar her şeyin dışarıdan kusursuz göründüğü bu aşk dünyasında büyüyünce 18 yıl sonra gençliklerinde ilk kez bir yetişkin olduklarında korkarlar, yine de yetişkin olmak için bazıları yanlış kişiyi (yanlış parçayı) alıp yapbozu tamamlamaya çalışırken uymadıklarını kabul etmez.
'Bu parçalar çıksın, bu hobi, bu fikir gereksiz, annem mi? Memeli kaltak! Bana artık ne faydası var?'
Bu kişiyi hayatımıza zorla sokarız çünkü elimizin boş kalmasından iyidir. Beş yıl sonra, tanımadığın bu yapboza bakıp dersin ki
bu sürtüğün burada ne işi var?
Belki mükemmel insanı bulursun. Tanışırsınız, çıkarsınız. seni güldürür, onu güldürürsün. Elbet gülüşüne bayılırsın. Aynı şeyleri seversiniz, tuhaflıklardan hoşlanır. Harikadır. Seni tamamlar!
3 ay boyunca. Her ilişki üç ay boyunca mükemmeldir. Sebebi de şu: 3 ay sonra anlarsın ki, kimse bir yapboz parçası değildir. Dünyadaki herkes, sizin kadar derin ve karmaşık bir bireydir. Yani o da hayatının son 20 yılını, kendi yapbozuyla geçirmiştir. Tıpkı senin gibi. Yapbozuna uyması için aniden elde ettiği her şeyden vazgeçmesini bekleyemezsiniz. Tıpkı, onunkine uyman için her şeyden vazgeçmeni istese sinirleneceğin gibi. Ama şimdi, birbirinizi sevdiğiniz ve ilgi duyduğunuz için, birlikte yapboz yaparsınız. Hepimiz bunun sinir bozucu olduğunu biliyoruz. Ama yaparsın çünkü aşıksındır ve ilgi duyarsın. Belki birkaç yıl harika geçer, 'sen bu parçamı seviyorsun, ben senin bu parçanı.' aynı şeyi seviyoruz, evet!
Ama zaman eşittir başarı demek değildir. Biriyle beş yıldan fazla süre geçirip tüm eğlencenin ardından, yapboza baktığında farklı resimler için çalıştığınız görebilirsiniz. Farklı şeyler istediğinizi anlarsınız. Ve o anda kendine sorman gereken çok zor bir soru vardır.
1) Hayatımın son beş yılını boşa harcadığımı itiraf edebilecek miyim?
2) Hayatımın geri kalanını boşa harcayacak mıyım?
Evliliklerin yüzde 55'i boşanma ile sona eriyor. 30 yaşından önce başlayan ilişkilerde yüzde 80'i bulabiliyor. Bunlar ameliyat istatistiği olsa kimse bu riske girmezdi. Ama bu aşk ve ahmakça, bu yüzden ameliyat masasına yatıp, 'belki bu kez için için ölmem' deriz.
Benim kuşağım, yaşamlarının sonraki aşamasına geçmeye o kadar takmış ki, şu anki hayatlarından vazgeçmeye razılar. Romantizm fikrini romantikleştirdik ve bir kansere dönüştü. insanlar, aşkın kendisine; beraber oldukları kişiden daha aşıklar.
Aşkı bulmak imkansızdır, demiyorum. tek söylediğim istatistiksel olarak bulamadığımız.
görsel
(bkz: daniel sloss/#41084004)
'Bu parçalar çıksın, bu hobi, bu fikir gereksiz, annem mi? Memeli kaltak! Bana artık ne faydası var?'
Bu kişiyi hayatımıza zorla sokarız çünkü elimizin boş kalmasından iyidir. Beş yıl sonra, tanımadığın bu yapboza bakıp dersin ki
bu sürtüğün burada ne işi var?
Belki mükemmel insanı bulursun. Tanışırsınız, çıkarsınız. seni güldürür, onu güldürürsün. Elbet gülüşüne bayılırsın. Aynı şeyleri seversiniz, tuhaflıklardan hoşlanır. Harikadır. Seni tamamlar!
3 ay boyunca. Her ilişki üç ay boyunca mükemmeldir. Sebebi de şu: 3 ay sonra anlarsın ki, kimse bir yapboz parçası değildir. Dünyadaki herkes, sizin kadar derin ve karmaşık bir bireydir. Yani o da hayatının son 20 yılını, kendi yapbozuyla geçirmiştir. Tıpkı senin gibi. Yapbozuna uyması için aniden elde ettiği her şeyden vazgeçmesini bekleyemezsiniz. Tıpkı, onunkine uyman için her şeyden vazgeçmeni istese sinirleneceğin gibi. Ama şimdi, birbirinizi sevdiğiniz ve ilgi duyduğunuz için, birlikte yapboz yaparsınız. Hepimiz bunun sinir bozucu olduğunu biliyoruz. Ama yaparsın çünkü aşıksındır ve ilgi duyarsın. Belki birkaç yıl harika geçer, 'sen bu parçamı seviyorsun, ben senin bu parçanı.' aynı şeyi seviyoruz, evet!
Ama zaman eşittir başarı demek değildir. Biriyle beş yıldan fazla süre geçirip tüm eğlencenin ardından, yapboza baktığında farklı resimler için çalıştığınız görebilirsiniz. Farklı şeyler istediğinizi anlarsınız. Ve o anda kendine sorman gereken çok zor bir soru vardır.
1) Hayatımın son beş yılını boşa harcadığımı itiraf edebilecek miyim?
2) Hayatımın geri kalanını boşa harcayacak mıyım?
Evliliklerin yüzde 55'i boşanma ile sona eriyor. 30 yaşından önce başlayan ilişkilerde yüzde 80'i bulabiliyor. Bunlar ameliyat istatistiği olsa kimse bu riske girmezdi. Ama bu aşk ve ahmakça, bu yüzden ameliyat masasına yatıp, 'belki bu kez için için ölmem' deriz.
Benim kuşağım, yaşamlarının sonraki aşamasına geçmeye o kadar takmış ki, şu anki hayatlarından vazgeçmeye razılar. Romantizm fikrini romantikleştirdik ve bir kansere dönüştü. insanlar, aşkın kendisine; beraber oldukları kişiden daha aşıklar.
Aşkı bulmak imkansızdır, demiyorum. tek söylediğim istatistiksel olarak bulamadığımız.
görsel
(bkz: daniel sloss/#41084004)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar