bugün
- gece gece kokoreç gömmek7
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- hamile fotoğrafı5
- ilhan irem dinleyen erkek6
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi4
- geçmişe götüren şarkılar5
- sinek as'ın sözlüğe vedası19
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek9
- açlıktan bayılmak4
- emevileri güzelleyen türk3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak8
- ayağı şiir kokan kadın2
- evrende hareket nasıl oluyor5
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- salçalı makarna10
- bir günde 1500 kalori almak2
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı2
- moralin çok bozuk olması2
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- ümit kocasakal4
- fırında tavuk4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- 1 milyon liralık soru2
- uzun yola çıkmak2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- hareket edebilen canlılar4
- dünya5
- dabbe 7 el nazar2
- azad baran miran firaz şervan civan ferzan şiyar2
- turkcell2
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- yuzırların yumrukları3
- beyoğlu2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- soyak goztepe sitesi3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- yazılımcının flört algoritması2
- devletin galatasaray a stad yapması5
- taylanda damat gitmek3
- balık yanına en yakışan çorba9
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- karısını aldatmayan tırcı3
sizi olduğunuz gibi sevmeyen sevgiliye sevgili denir mi diye soran birkaç satır yazıyı okuyunca yazmak istedim. Deniyor elbet, hepimiz diyoruz.
Siz hiç dağınık saçlarınızla ekmek almaya gider gibi çıktınız mı sokağa? Ve ayaklarınız sizi sevdiğinize götürdü mü o anda mesela?
Ve o... Öyle samimi, öyle içten ve öylesine kendi gibi karşılayıp da sizi kabul etti mi hayatına? Yani yanında “yalınayak” hissedebileceğiniz kimseniz oldu mu sizin?
Bu soruların cevabı evetse eğer, şanslısınız.
Bizler, unvanlarımızdan, gelir düzeyimizden, kıyafetlerimizden, yaşadığımız bu hayattan sıyrılamıyoruz ilişkilerimizde, buna izin verilmiyor. Ve hayat deniz kumu misali, parmaklarımızı ne kadar sıkı kaparsak kapayalım bir boşluk buluyor, hiçbir hatayı telafi etmemizi beklemeden akıp gidiyor avuçlarımızdan.
Hayal bile kuramıyor, yanlış yapmaktan korkan sıradan bir ömrün orta yerinde tekdüze alışkanlıklarınız ve tekdüze hayatımızla kalakalıyoruz.
iki sene öncesi... bir mezar taşına sarılıp ağlıyorum. Dünyanın en mutsuz insanı olduğuma kendimi inandırdığım, dertleşmek için bir avuç toprağı, soğuk mermer taşlarını seçtiğim bir an. Telefonum çalıyor. Açmam ya, açıyorum bu sefer. Eski zaman aşk mektuplarının naifliğinde bir ses tonuyla halimi hatrımı soruyor.
Ben mi? Ben, güneşin altında bir mezar taşına oturmuş beni bu hayatta yalnız bırakıp gittiğine kızarak ağlıyorum. O mu? O, o mezar taşını buluyor. Başucuna bir ağaç dikiyor. Yaklaşık bir sene sonrası,ağacı onun diktiğini, bir sene boyunca suladığını öğreniyorum. güneşte kalmama dahi tahammülü olmayacak kadar çok seven birinin varlığı şaşırtıyor beni. Sonrası mı? Sonrası bana kalsın...
Siz hiç dağınık saçlarınızla ekmek almaya gider gibi çıktınız mı sokağa? Ve ayaklarınız sizi sevdiğinize götürdü mü o anda mesela?
Ve o... Öyle samimi, öyle içten ve öylesine kendi gibi karşılayıp da sizi kabul etti mi hayatına? Yani yanında “yalınayak” hissedebileceğiniz kimseniz oldu mu sizin?
Bu soruların cevabı evetse eğer, şanslısınız.
Bizler, unvanlarımızdan, gelir düzeyimizden, kıyafetlerimizden, yaşadığımız bu hayattan sıyrılamıyoruz ilişkilerimizde, buna izin verilmiyor. Ve hayat deniz kumu misali, parmaklarımızı ne kadar sıkı kaparsak kapayalım bir boşluk buluyor, hiçbir hatayı telafi etmemizi beklemeden akıp gidiyor avuçlarımızdan.
Hayal bile kuramıyor, yanlış yapmaktan korkan sıradan bir ömrün orta yerinde tekdüze alışkanlıklarınız ve tekdüze hayatımızla kalakalıyoruz.
iki sene öncesi... bir mezar taşına sarılıp ağlıyorum. Dünyanın en mutsuz insanı olduğuma kendimi inandırdığım, dertleşmek için bir avuç toprağı, soğuk mermer taşlarını seçtiğim bir an. Telefonum çalıyor. Açmam ya, açıyorum bu sefer. Eski zaman aşk mektuplarının naifliğinde bir ses tonuyla halimi hatrımı soruyor.
Ben mi? Ben, güneşin altında bir mezar taşına oturmuş beni bu hayatta yalnız bırakıp gittiğine kızarak ağlıyorum. O mu? O, o mezar taşını buluyor. Başucuna bir ağaç dikiyor. Yaklaşık bir sene sonrası,ağacı onun diktiğini, bir sene boyunca suladığını öğreniyorum. güneşte kalmama dahi tahammülü olmayacak kadar çok seven birinin varlığı şaşırtıyor beni. Sonrası mı? Sonrası bana kalsın...
çok afedersiniz burada bir özeleştiri yapmak istiyorum ki rosalinda gibi pembe dizileri izleye izleye aşkın bir bok olduğunu sanmaya başladık. kendimizce hayatımızın fernandosunu aradık durduk. sonra karşımıza bünyaminler çıktı gerçek hayatta.hayaller karaya oturdu. tabi biz şok.
aslında çok boş olan bir duygudur. sadece biz fazla büyütüyoruz.
bütün insanlar mutlu mesut murat olurlar ama birbirlerii buluyorlar ama bunuyorlar.
buğuz ediyorlar. içleri haset fesat olursa tabi ki yaşayamazlar.
buğuz ediyorlar. içleri haset fesat olursa tabi ki yaşayamazlar.
Ben aşka inanmıyorum. Çunku ask aslında bizim uydurdugumunz karsi cinse duyulan asiri sevgiye verilen ad. Fakat aslinda bu asiri sevgi erkekler de koruma ve ureme ic gudus kadinlar da ise korunma ve ureme ic gudusunun bir tezahürüdür. Yani siz suana kadar dizilerden filmlerden okudugunuz nice ask kitabindan kendinizi soyutlarsaniz aska aslinda gereginden cok fazla anlam yuklendigini ve askin merkezinde koruma/korunma ve urem icgidusunun yattigini rahatlikla farkedebilirsiniz.
Geçici bir sarhoşluk halidir. Etkisindeyken lütfen önemli kararlar almayınız.
gelip geçici hevestir o.
"tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız." charles bukowski
"tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız." charles bukowski
Asosyal bir insandım,Aşktan falan hiç anlamazdım dalga geçeredim sevgili olanları görünce.Doğduğum yere gittim almanya'ya 1 aylığına tatil gibi ,dedim belki karı kız bulurum eğlenirim falan fıstık.internetten bir kızla tanıştım arkadaşlarım aracılığı ile izmirde oturuyormuş.konuştuk ısınmaya başladım.sonra bana up uzun bir mesaj yazdı ve seni seviyorum dedi.hayatımda ilk defa birisi beni karşılıksız sevmişti.Aylar geçti buluştuk.ilk buluşmamızda bile sanki 2-3 yıldır birbirini tanıyan insanlar gibiydik hiç utanmadık birbirimizden.birlikte olduk her buluştuğumuzda ayrılınca ağlıyordu.özlüyorduk birbirimizi.Farklı şehirde yaşadığımızdan dolayı toplam 3-4 defa görüştük.son görüşmemizde ise kavga ettik ayrı ayrı yerlerde yattık sonra kalktım haklı olmama rağmen özür dileyip yanıma getirdim.gece masustan yorganı attım üzerimden ne yapacak diye..üzerimi örtüp ağlayıp seni seviyorum dedi sarıldı ve uyuduk.O An yaşadığım mutluluğun tarifi yoktu.aylar geçti ve hayatının yalan olduğunu bana ihanet ettiğini öğrendim.ayrıldık, ayrıldıktan 2 gün sonra başka bir adama seni seviyorum dedi.işte onu diyene kadar aşk buydu sanırım.Aşk benim için izmirde alsancakta el ele onla gezerken yaşadığım şeydi.Erkek olmama rağmen onun için döktüğüm göz yaşıydı.Kalbimde umutlarımda izmirde onun yanında kaldı.aşk mı bilmiyorum nerede acaba..
onu tanıyana kadar aşk nedir bilmezdim.
aşkı da sevmeyide o kadından öğrendim.
onu tanıyana kadar aşk nedir bilmezdim.
aşkı da sevmeyide o kadından öğrendim.
takıntılı olma durumu. yani en çok başak burçlarını ilgilendirir.
Duyguların en güzeli.
Ya inat edip başlar ya inat edip biter. Aşk hak edenlere yakışır.
Bir varlığı tutkuyla ve nâmütenâhî bir ozlemle sevme. Ayaklarını yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştuysan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz sevda.
"penisi olmadığı için sikme eylemini gerçekleştiremeyen kadının; dolaylı yoldan erkeği sikme olayına verilen isim." cevabının sorusu olan; başlık.
bir çeşit akıl hastalığı işte. ya da diğer tabiriyle ruh hastalığı. bir kapıldın mı gitti tüm işlevsellik...
olmayan bir şeydir.
aşkın olmadığını daha kabullenmediniz mi ? sene olmuş 2019.
aşkın olmadığını daha kabullenmediniz mi ? sene olmuş 2019.
mantığın geçici olarak dumura uğraması sonunda kişinin yüzüne gelen salakça mutluluk ifadesi.
Ulan 8000 tane bilim adamı çözememiş siz bir başlık altında mı çözeceksiniz mevzusudur.
ha ne olduğuna gelince;
zamanında köyün birinde ağaç dalında sallanan bir armut varmış, gün geçtikçe bu armut eskimiş çürümüş. bununla kalmayıp 'r' 'u' 't' harfleri silinmiş. diğer harfler gidince dımdızlak ortada kalan 'am' çok geçmeden köydeki eşek sever kardeşlerimiz tarafından farkedilmiş. Ağaç çok uzun ve ulaşılması güç bir yerde olduğu için kimse bir türlü 'am' a ulaşamıyormuş.
Köyün ileri gelenleri tarafından inşaa edilen merdivenler bile kimseyi 'am' a ulaştıramamış. 'am' gün geçtikçe herkes tarafından arzulanır olmuş. köylüler o kadar kendilerini kaybetmişler ki 30 kişi birden ağacın altında yatar olmuşlar. sonra bir gece köyün ileri gelenlerinden Berkecan Dede onları oracıkta bir güzel becermiş ve alayı ibne olmuş.
onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.
ha ne olduğuna gelince;
zamanında köyün birinde ağaç dalında sallanan bir armut varmış, gün geçtikçe bu armut eskimiş çürümüş. bununla kalmayıp 'r' 'u' 't' harfleri silinmiş. diğer harfler gidince dımdızlak ortada kalan 'am' çok geçmeden köydeki eşek sever kardeşlerimiz tarafından farkedilmiş. Ağaç çok uzun ve ulaşılması güç bir yerde olduğu için kimse bir türlü 'am' a ulaşamıyormuş.
Köyün ileri gelenleri tarafından inşaa edilen merdivenler bile kimseyi 'am' a ulaştıramamış. 'am' gün geçtikçe herkes tarafından arzulanır olmuş. köylüler o kadar kendilerini kaybetmişler ki 30 kişi birden ağacın altında yatar olmuşlar. sonra bir gece köyün ileri gelenlerinden Berkecan Dede onları oracıkta bir güzel becermiş ve alayı ibne olmuş.
onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.
aşk
1. bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu.
"Ondaki yurt aşkı, sonsuzdu"
2. iki ayrı cinsin birbirine karşı duydukları bedensel ve ruhsal güçlü duygu, sevgi ilişkisi.
"Ona olan aşkını dile getiremiyordu" eş anlamlısı: sevi
3. sevgili. Sen arkadaşımın aşkısın
4. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duyarak harekete geçmek.
5. heyecanlanmak, coşmak.
1. bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu.
"Ondaki yurt aşkı, sonsuzdu"
2. iki ayrı cinsin birbirine karşı duydukları bedensel ve ruhsal güçlü duygu, sevgi ilişkisi.
"Ona olan aşkını dile getiremiyordu" eş anlamlısı: sevi
3. sevgili. Sen arkadaşımın aşkısın
4. bir şeyi yapmak için büyük bir istek duyarak harekete geçmek.
5. heyecanlanmak, coşmak.
Koca bir zaman kaybı. Delilik hali. insana acayip bir cesaret geliyor. Acıtıyor çoğu zaman ama yaşadığını anlıyorsun. Değer.
tatmadan göçmem umarım. hayırlısıysa.
Hücrelere kadar işleyen tarifsiz duygu.
En güzel duyguları yaşatan sonra da en hüzünlü günlerin yasanmasiyla son bulan muazzam bişey.Ne diyordu şair ; aşk,aşk öyle bişey ki ne onunla ne de onsuz olmuyor
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar