/636
insanların bazı davranışlarını meşrulaştırmak için kelimelere ve davranışlarına taktıkları kılıftır!
yalandir.duzmece. Ben o defteri kapattim.sizde yapabilirsiniz.
varlığı kanıtlanamayan ve dolayısıyla septik bir şekilde yaklaşılması gereken konudur.
Aşk bazen bir beyoğlu
hikayesi
bazen de mecnun
gözünde leyla çölü
bazen yaşam dır
martı’nın ekmek
mücadelesi
bazen de kuyu dur
karanlık bir yusuf
gövdesi
bazen dağ olur
delik deşik aslı cinneti
bazen de bir anne
şevkati
bazen yol dur
uçsuz bucaksız sonu
gelmez
bazen de umuttur
hayallerin suya düşer
bazen mülteci bir
mola sonra’sı hüzündür
bazen de firari bir
mahkum
bazen şìir gibi okunur
dudaktan kalbe
bazen de nakışlanır
el emeği kilim’lere ..

cihan balcıoğlu
(bkz: lazım)
bugün yanınızda olan, her daim size destek olan birini, zamanı geldiğinde hiç görememek, hiç haber alamamak belkide nefret etmektir aşk.
aşk; birine seni yok edebilme gücü verip bunu kullanmayacağına dair ona güvenmekmiş.
ruhun evrim geçirmesidir.
içindeki hatunun beslemeden büyümesi.
ölmeden öğrenecek miyim acep dediğim histir. sanırım cevap olumsuz.
insanın varoluşuyla sulardaki yansısını ilk gördüğünde duyduğu şaşkınlık ve de hayranlıkla benzerini izlediği anda aklına düşendir.
sulara dokunduğunda dalgalanan aksin ötesinde, gerçekten de benzeyenine dokunabilmesidir. dokunduğunda kendisini diğerinde de bulup bilmesi, bir hayale, bir akse, bir serapa böylece ulaşabilmek istemesidir.

aşk emektir.

insanoğlunun yarattığı düzen içinde kelime anlamı her an yozlaşsa, küçülse, kendisini kaybetse de gerçekten asla ama asla kirletilemeyecek denli kutsal olan mucizedir.
aşk yalnızca birini sevmek değildir. sevginin eşlik ettiği hayranlık ise hiç değildir. aşk tek olmak istediğidir bir kalarak. bu yüzden de en büyük emeği ve de çabayı haketmektedir. bu anlamda da aşk acıdır, aşk katlanabilmektir...
aşk herşeyin kirlendiği, çamurlara bulandığı bu zamanda o kabullendiğimiz mutlak yalnızlığın içinden çıkmaya çaba harcamak, sivrileşmiş egolarımızdan, bol dikenli kabuklarından vazgeçmek demektir.
aşk güvenmektir. hem kendimize, hem o aşkın kendisine, hem de içimizde olan biten o başkalaşmaya, bir nevi o içsel devinime, ve de devrime.

aşk bir değişimdir. kendini sürekli yenileyendir... o yüzden vazgeçilmezdir.
aşk, onun kadar heyecanlandıran birinin olmamasıdır.
(bkz: libido)
aşk her ne olursa olsun onu düşünmek, ne yaparsa yapsın vazgeçememek, gün içinde olmasa bile gece yastığa kafanı koyduğunda onun aklına gelmesi ve onunla uyumaktır. belki acıtır ama tatlı bir acıdır bu, kimi zaman isyanlarda da olsanız her zaman umutla yaşatır. ve en önemlisi bence aşk tek taraflı olduğunda; ona değil, kendi içinde yarattığın ona aşık olmaktır.
Hastalıklı duygunun tekidir. Adam gibi seveceksin rahat rahat. Aşk neymiş? Aşık olan kaybediyor.
genelde böyle.
http://fc01.deviantart.ne...89b0664ba6548f93cc87d.jpg
kalan son bir dal sigara gibidir, aşk. içmekden çekinirsin, içmeyerekde öfkelenirsin....
hüseyin nihal atsız - geri gelen mektup.
taksim meydanında -yokmu beni siken- diye bağırmaktan farklı değil aşık olmak. sonunda pişman olacağını bilsende zevk alıyorsun.
o dalga geçtiğin, maytap geçtiğin ergenus canlısı varya aynı öyle olursun hatta beteri bile olursun böyle karikatür karakteri gibi ağzından salya akar.
ama o salak hal en harbi en samimi en gerçek en kandırılabilir evrenin en saf canlısıdır. işte öyle birşey.
arzulamak, elde etmekten; hasret kavuşmaktan; hatırlamak, unutmaktan bin kat şiddetliyse hissedilen duygu.
bir insanın yasayabilecegi en guzel duygulardan; ozlersin
senin olmayacağını bile bile çabalamaktır aşk.
bir insanın yasayabilecegi en guzel duygulardan; ozlersin
görsel
© copyright 2005 - 2026