bugün
- millette manyak para var10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- cam açık uyumak7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması7
- sözlük kürdü54
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- yogartiksen4
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri4
- kitap okuyamamak3
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- dem partili kezo3
- arkadaş edinme yolları5
- sözlükteki halloween kavgası3
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- demlenmiş chp2
- kemal sunal'ın en kötü filmi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- ismail kartal25
- rami kütüphanesi4
- çok konuşan insanlarla aramdaki fark2
- türklerin ırkçı olması8
- ultimate korku2
- osman pamukoğlu14
- asgari ücret5
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- hafta sonu2
- flört uygulamalarında algoritma2
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- badoo4
- istanbul13
- annenin ölmesi5
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- hayata dair iç burkan detaylar3
- nev3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- hamile fotoğrafı3
- askerlik anıları5
- istanbul boğazı2
- happn4
- durkheimın intihar teorisi3
- içtim şarabı siktim arabı2
sevdiğinin saçlarını parmaklarının arasında,
avuç içlerini yüzünde hissedebilmektir.
öpebilmektir parmak uçlarından küçük küçük,
bir kuşun gagasından öper misali.
sevdiğinin gözlerinde görebilmektir kendini
ve o gözlerin parlama sebebi olabilmektir aşk.
dünyanın neresinde olursa olsun,
sesini her duyduğunda, cehennem ateşinden çıkıp.
kutuplara inebilmesidir zihninin.
kafanda, yüzünün her hattını, her noktasını çizebilmek
ve çizdiğin o resmi düşünüp ahh! çekebilmektir aşk.
varlığı için bin kere şükredebilmektir Allaha
ve her duayı ona adayabilmektir.
o uyurken nefes alış verişini izlediğinizde,
yüzünüze vuran her nefesin, yüreğinizde fırtınalar koparmasıdır.
bir tebessümündeki sebep,
bir sözündeki sonuç olabilmektir,
her şeye rağmen bunu hissedebiliyorsa insan,
o aşk demektir.
benim için aşk, ne hissettiğimden çok, bu hissi verenin adıdır.
hissedebildiğim kadar. hissettirebilseydim keşke.
avuç içlerini yüzünde hissedebilmektir.
öpebilmektir parmak uçlarından küçük küçük,
bir kuşun gagasından öper misali.
sevdiğinin gözlerinde görebilmektir kendini
ve o gözlerin parlama sebebi olabilmektir aşk.
dünyanın neresinde olursa olsun,
sesini her duyduğunda, cehennem ateşinden çıkıp.
kutuplara inebilmesidir zihninin.
kafanda, yüzünün her hattını, her noktasını çizebilmek
ve çizdiğin o resmi düşünüp ahh! çekebilmektir aşk.
varlığı için bin kere şükredebilmektir Allaha
ve her duayı ona adayabilmektir.
o uyurken nefes alış verişini izlediğinizde,
yüzünüze vuran her nefesin, yüreğinizde fırtınalar koparmasıdır.
bir tebessümündeki sebep,
bir sözündeki sonuç olabilmektir,
her şeye rağmen bunu hissedebiliyorsa insan,
o aşk demektir.
benim için aşk, ne hissettiğimden çok, bu hissi verenin adıdır.
hissedebildiğim kadar. hissettirebilseydim keşke.
Sevismeden uyumamaktir.
aşk nedir diye sordum yine kendi kendime. neydi gerçekten, bir terkedilişle birlikte duyulan o bencil yaklaşım yedirememezlik mi, yoksa imkansızlığın verdiği cazibe mi. kaybedince değerini anlamak mıydı, ya da çok değer verdiğin için kaybetmek mi. onun hatalarını görmiycek kadar sevmekmiydi yoksa mantıklı davranmak mıydı aşk. içinde yaşamak, zorda olsa unutmak ama severek ayrılmak mıydı aşk. kalple mantık sevmez ya birbirini, ya kalbinle mantığının uyuştuğu anda kaybedersen birini. ya bidaha bulamassan onun gibisini dahada önemlisi istemiyorsan ondan başkasını, aşk bu muydu. takılı kalmak mıydı aşk? eskiden takılı kaldıklarını aşk sanmıştın belki, aşkın ne olduğunu onları unutabilince mi anlıyordum yoksa. değer verdiğin kadar değer bulmaktı aşk sonraları, sevilmemeyi aşk sanmıştım oysa.. sevmek diyorum tüm benliğinle sahi sen hiç sevdin mi birini yok olmuşcasına? böyle bi birlikteliğe sahipken insan nasıl zamanla unutabilir ki? sahip olduğunu hissetmek aslında bir yerde ait olduğunuda hissetmekti. dedim ya rol yapmadan taktik yapmadan sevidiğin biriydi aşk benim için, içimden geldiği gbi davranmak, düşüncelerinin aynı olduğu zevklerinizin uyuştuğu biri, sizi deli gibi kıskanan sahiplenen, 7 24 birlikte olmanıza rağmen 1 snye geç cvp vermenize tahammül edemeyen gözünden kıskanan biri. aşk yıllarca birlikte oldukça çoğalan bir duygu muydu yoksa daha çok vakit geçirme imkanı varken en başından ayrılınca mı oluyordu.. içinde kalınca mı aşk oluyordu yoksa uzun vakit geçirdikçe alıştığın için mi aşk deniliyordu. aşk görmeyince geçiyor mu yoksa görmedikçe göresini mi getiriyordu.. her görüşte acını hatırlamak mı yoksa iki yabancı gibi davrandıkça yabancılaşması mı. sahi aşk güçlü olmaktı her şeyden önce yoksa canın kanın olan insanla karşılaşınca nasıl başını öne eğip yoluna devam edebilirsinki.. sanki yokmuş gibi hiç var olmamış gibi gözünden sakındığını gözünün önüne geldiğinde, kendini gözünden sakınmak gibi..aşk yerine birini koyamamak mı, koymak istememek miydi.. neydi gerçekten aşk tecrübe miydi, yoksa her kaderin miydi bunlar.. aşk delicesine çabalamak mıydı, yoksa delicesine vazgeçmek mi.. neydi gerçekten bilmiyorum ama benim için kendini ona adamaktı, aşk sanıdığım her neyse, körü körüne adamak. delicesine sevip, delicesine çabalamaktı kaybetmemek için ama hep bi vazgeçilişti benim için. nerde hata yapıyorum çok sevip değer vermek miydi hatam, bu yüzden kaybedip aşkı tanımlamaya çalışmak ne zordu. bazen sebepler vardı her bi terkedişte bazense bahaneler. hangileri gerçekten gerçek sebebiydi.. bazen hiç öğrenememekti nedenini severek sevdiğini söyleyerek terkedilmek. bu sorgulamaların sonunda her şeyi boşverde daha ne kadar zaman geçmeli unutabilmek için her gece içinizi acıtan bu acı bitecek gibi değil çünkü.. daha önce hiç yaşamadığınız bir acıyla nasıl başedeceğinizi bilmemenizin çaresizliği.. çaresizlikle başvurulan yeni aşklara ne demeli.. sanki bir öncekinin intikamı sanki bir sığınış belkide bir kaçış.. daha da önemlisi bir deneyiş, olur ya belki eksik kalan bir şeyler tamamlanır, belkide unutursun, belki de bu eksiklikle yaşamayı öğrenirsin. ama aşk bu dedim kendi kendime bir yolunu bulur elbet, aşktan kim ölmüşki..
aşk, sevdiğin adamlara göre değişir, değiştirir.
(bkz: img #612963)
memlekettir. sevdadadır. özlemdir. hasrettir.
yalnızca bir tek şeye karşı duyulması gerekendir. o şeyi de inşan kendi belirlemelidir.
elif şafak demek değildir.
erken boşalmamaktır.
gerçek olmayan bir kavramdır.
pembe hayallerdir. Bir süre sonra keşke toz pembe hayal olmasaydı.
bile bile tutsaklıktır.
kendisi iyi olan ama acısı sikerten duygu. amına koyayım ben onun.
Sen mutsuzken sen mutsuzsun diye mutsuz olan biri mutsuz olmayı kessin diye kendini mutlu olmaya zorlamaktır.
Çok ama çok farklı kalibrelerde olduğun bir adamla rus ruleti oynamak. O bütün çakallığıyla hayatta kalır, sen bütün cesaretinle ölürsün.
Çok küçükken bir yıldız düştüğünü gördüm gökyüzünden.
Öyle parlak bir yıldızdı ki
Düşmesinden ve ışığının sönmesinden dolayı saatlerce ağlamıştım
Annem bana dilek tutmamı söylemişti
Bende o ışıltıyı bir daha görebilmeyi diledim
Aylarca gökyüzüne baktım
Ama dileğim kabul olmamıştı
Şimdi yeryüzünde onun gibi parlayan bir yıldızım var
Dileğimdeki yıldızım, kalbimde parlıyor şimdi.
Öyle parlak bir yıldızdı ki
Düşmesinden ve ışığının sönmesinden dolayı saatlerce ağlamıştım
Annem bana dilek tutmamı söylemişti
Bende o ışıltıyı bir daha görebilmeyi diledim
Aylarca gökyüzüne baktım
Ama dileğim kabul olmamıştı
Şimdi yeryüzünde onun gibi parlayan bir yıldızım var
Dileğimdeki yıldızım, kalbimde parlıyor şimdi.
Eksik yanını tamamlama çabasıdır.
Bir daha hissed-eme-yecegim olgudur... sizinle boyle mutlu olmusken derim, susarim. Yuzyuzeyken konusuruz derim anlarsin...
cinsel sevgidir. 90 lar bitti olom, açın kitap okuyun.
(bkz: kurşun gelirken arka mahleden düştüm de yere bir of demedim.)
-aşk namaz kılmaya benzer niyet ettikten sonra etrafa bakılmaz.
Başlığı okuduktan sonra ''ne yazıcam lan ben buna'' dedirten kelimedir.
Midenizde kelebekler uçuşturan, kışınızı yaza çeviren, geceleri karşı cinsi düşünmenizi sağlayan, sizi hayallere daldıran ve bununla birlikte birçok eylemi yapmanızın tek sebebidir aşk...
Midenizde kelebekler uçuşturan, kışınızı yaza çeviren, geceleri karşı cinsi düşünmenizi sağlayan, sizi hayallere daldıran ve bununla birlikte birçok eylemi yapmanızın tek sebebidir aşk...
yüceltilmiş cinselliktir. fakir hastalığıdır. soyut bir kavramdır. fakir hastalığıdır dedik, buradaki fakirlik aklınıza gelebilecek her anlamda. fikir, zeka, bilge, şefkat, her duygu, maddiyat.
aşk yoktur, libido vardır. bu önermeyi söyleyen freud'un ta kendisidir. yukarıdaki beyanlar da bana değil, freud'a aittir. ve freud, haksızdır. yanılmıştır.
zaten ensest ilişkinin bile güzel olduğunu ve eş cinselliğin her insanda güdü olarak bulunduğunu savunan bir filozof, aşk konusunda ne kadar yanılabilir? bence tamamen yanılabilir. bazen haksızdır da. bazen sırf kendi zevkleri için bu önermelerde bulunduğunu düşündürür.
aşk yoktur, libido vardır, öyleyse herkes aşık mıdır? libido, üreme güdüsünden kaynaklanır. her insan üremeye koşullanmıştır çünkü. tıpkı diğer hayvanlar gibi. biyoloji dersinde ilk öğretilen şeylerden biridir bu. canlılığın temel kavramlardan biri de nesilleri devam ettirmektir, hatırladınız mı?
biriyle cinsel ilişki yaşamayı istemenin adı aşk ise, cinsel birliktelik dışında o karşı cinsle yaşananlar nedir? insanların uydurduğu enerji olduğunu iddia eden freud, burada da yanıldı. zira unutulmaz olan şeyler, cinsel ilişki sırasında yaşananlar yahut libido değil, o karşı cinsle aşk yaşadığını iddia ettiğin an hissetiklerindir. sarılmak mesela. bir insanın kokusunu içine çekme isteği ne kadar libido ile alakalı olabilir ki? yada bu isteği biz kendimiz nasıl uydurabiliriz? kişi, karşı cinsten birini izlemekten neden keyif alır? bu bizim uydurduğumuz enerjiyle de alakalı değil, libido ile de alakalı değil, bu aşktır ve freud yanılmıştı. aşk fakir hastalığı ise, özlem mi aşkı doğurur yoksa aşk mı özlemi? bence aşk özlemi doğurur. aşık olduğun insanı özlersin. özlediğin insana beslediğin duygular aşk değildir. ikisi de aynı şeymiş gibi düşünmeyin, aslında farklı şeyler. insan aşık olacağını bilebilir mi ya da kaç kere aşık olur hiç bir bilgim yok. ben bir kez aşık oldum. ve aşık olduğum kadına, aşık olacağımı biliyordum. onunla konuşurken hep mutluluk duyuyordum çünkü. ona bakarken inanılmaz mutlu oluyordum. sonrasın bi ufak dokunuş oldu o kadın bana koşarak gelip sarıldığında, sanki eros o an ok fırlattı benim kıçıma ve ben aşık oldum. biliyordum dedim, karşımda duran kadının gözlerine baktığımda. ben sana aşık olacağımı biliyordum dedim. önceden kestirebilmiştim. sonra bir şekilde o ilişki bitti. geriye en ufak bir şey kalmadı. şimdi arasa, gel dese, yardımına ihtiyacım var dese koşarak giderdim. ama ben bilinçliyim. bu ihtimalin olmayacağını biliyorum. o kadın beni çağırmayacak, ben de koşarak gidemeyeceğim. beklentim yok yani. peki ben bir daha aşık olabilir miyim? meçhul. tekrar aynı duyguları bir başka kadına beslemeyi çok istiyorum. olsun, bir daha olsun istiyorum. freud'u karşımda hissedip ona sağlam bir el hareketi çekmek istiyorum, tekrar aşık olduğum zaman. *
aşk yoktur, libido vardır. bu önermeyi söyleyen freud'un ta kendisidir. yukarıdaki beyanlar da bana değil, freud'a aittir. ve freud, haksızdır. yanılmıştır.
zaten ensest ilişkinin bile güzel olduğunu ve eş cinselliğin her insanda güdü olarak bulunduğunu savunan bir filozof, aşk konusunda ne kadar yanılabilir? bence tamamen yanılabilir. bazen haksızdır da. bazen sırf kendi zevkleri için bu önermelerde bulunduğunu düşündürür.
aşk yoktur, libido vardır, öyleyse herkes aşık mıdır? libido, üreme güdüsünden kaynaklanır. her insan üremeye koşullanmıştır çünkü. tıpkı diğer hayvanlar gibi. biyoloji dersinde ilk öğretilen şeylerden biridir bu. canlılığın temel kavramlardan biri de nesilleri devam ettirmektir, hatırladınız mı?
biriyle cinsel ilişki yaşamayı istemenin adı aşk ise, cinsel birliktelik dışında o karşı cinsle yaşananlar nedir? insanların uydurduğu enerji olduğunu iddia eden freud, burada da yanıldı. zira unutulmaz olan şeyler, cinsel ilişki sırasında yaşananlar yahut libido değil, o karşı cinsle aşk yaşadığını iddia ettiğin an hissetiklerindir. sarılmak mesela. bir insanın kokusunu içine çekme isteği ne kadar libido ile alakalı olabilir ki? yada bu isteği biz kendimiz nasıl uydurabiliriz? kişi, karşı cinsten birini izlemekten neden keyif alır? bu bizim uydurduğumuz enerjiyle de alakalı değil, libido ile de alakalı değil, bu aşktır ve freud yanılmıştı. aşk fakir hastalığı ise, özlem mi aşkı doğurur yoksa aşk mı özlemi? bence aşk özlemi doğurur. aşık olduğun insanı özlersin. özlediğin insana beslediğin duygular aşk değildir. ikisi de aynı şeymiş gibi düşünmeyin, aslında farklı şeyler. insan aşık olacağını bilebilir mi ya da kaç kere aşık olur hiç bir bilgim yok. ben bir kez aşık oldum. ve aşık olduğum kadına, aşık olacağımı biliyordum. onunla konuşurken hep mutluluk duyuyordum çünkü. ona bakarken inanılmaz mutlu oluyordum. sonrasın bi ufak dokunuş oldu o kadın bana koşarak gelip sarıldığında, sanki eros o an ok fırlattı benim kıçıma ve ben aşık oldum. biliyordum dedim, karşımda duran kadının gözlerine baktığımda. ben sana aşık olacağımı biliyordum dedim. önceden kestirebilmiştim. sonra bir şekilde o ilişki bitti. geriye en ufak bir şey kalmadı. şimdi arasa, gel dese, yardımına ihtiyacım var dese koşarak giderdim. ama ben bilinçliyim. bu ihtimalin olmayacağını biliyorum. o kadın beni çağırmayacak, ben de koşarak gidemeyeceğim. beklentim yok yani. peki ben bir daha aşık olabilir miyim? meçhul. tekrar aynı duyguları bir başka kadına beslemeyi çok istiyorum. olsun, bir daha olsun istiyorum. freud'u karşımda hissedip ona sağlam bir el hareketi çekmek istiyorum, tekrar aşık olduğum zaman. *
kalpteki bütün duyguların bir kişi uğruna, bir hiç uğruna coşması eylemine verilen ad. yüreği hop hop ettirir. hele gönül bırakıp gidilecek kişiye verilmişse insanı üzer ve eritir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar