bugün
- uyudun mu mesajı14
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- boyumun 2 cm kısalması22
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- küpe takan adama kız vermem diyen baba6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- recep tayyip erdoğan15
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- kiraz cicegi kolonyasi41
- fazla samimiyet9
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- arabada sevişmek6
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- prenses gibi büyüyen kızlar5
- mal mıyım sorunsalı13
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- otelde sevişmek8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- nev10
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- küt saçlı hatun12
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- ismail kartal34
- anın görüntüsü26
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- tinder da açılış mesajını ab testi yapmak2
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek5
- fenerbahçe18
- arda turan3
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- mandalina8
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
ülkemiz topraklarında yaşamış sözde aydınlardan biridir. yazarlığı, çizerliği değil din düşmanlığı onu bazılarının gözünde sempatik yapmıştır. bu ateist ve komünistleri bilirsiniz hepsi badem gözlüdür. nice şairler, aydınlar, yazarlar bu coğrafyada yaşamıştır ama hep bunların adı öne çıkarılmaya çalışılır. nedenini sanırım hepimiz biliyoruz.
1915 gibi bir tarihte türkiyede doğmuş* ve kimsenin yalakalığını yapmadan hep muhalif durumda olmasına rağmen bile hep kendisini okutmuş,güldürmüş bazı beton kafalıların sırf ateist diye yerdikleri türkiyenin gördüğü en büyük aydınlardandır.ve kendisini tanımadan laf atan bazı beton kafalıların islam düşmanı diye yaftalarıkları ateist ama islam peygamberinin sıkı hayranı olan güzide insan.şunu da görüyorum ki aydın kıstası içerisinde model olarak alındığında aydın yakıştırılması yapılan gubidik,medya maymunu insanlarla mukayese bile edilemeyecek gerçek aydın.
(bkz: türkiyeye fazla gelen isimler)
(bkz: türkiyeye fazla gelen isimler)
aziz nesin ateisttir ancak bir çok sözde aydından üstünmdür.örneğin başörtüsü konusundaki konuşmaları ortadadır.necip fazıla yazdığı mektubu:
Üstad. Çoktan beri ziyaretinize gelmek istiyorum. Ancak ben, sizden uzakta oturuyorum. Çatalca'da kimsesiz çocuklar için kurduğum vakıfta yaşamaktayım. Yine de bir gün ziyaretinize geleceğim.
"Kültür Bakanlığı büyük ödülünü kazandığınız için sizi candan kutlarım. Bu ödülü almakla Kültür Bakanlığını onurlandırdınız.
"Size gelecektim, ama üç gün sonra Almanya'ya gidiyorum; bir ay sonra döneceğim.
"Altı yıldan beri 'Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı' adı ile bir yıllık çıkarmaktayım. Size son sayısını gönderiyorum, tetkik etmeniz için. inşallah yüzüncü yaşınızda da sizi tebrik etme bana kısmet olur. Ben sizden dokuz yaş küçüğüm. Nesin Edebiyat Vakfı Yıllığı için yetmişbeşinci yaşınıza dair bir yazı vermenizi rica ediyorum. Bu yazıyı eski Türkçe yazabilirsiniz, size daha kolay gelirse. Yazmaya zamanınız yoksa bu mektubu size getiren hanıma söyleyerek yazdırabilirsiniz. Ama ben sizin yazınızı tercih ederim. Yazı istediğiniz uzunlukta olabilir. Her ne isterseniz yazınız. Mesela yetmişbeşinci yaşınız dolayısıyla bir muhasebe, geçmişle muhasebe... Yahut hatıralarınızdan bir bölümü anlatabilirsiniz. Şiirinizde yahut tiyatro yazarlığınızdaki merhaleleri de açıklayabilirsiniz, ya da büsbütün başka şeyler...
"Yazınızla birlikte bir de fotoğrafınızı rica ediyorum. Bu yıllığın neşri gecikmişti, bu münasebetle mümkün olduğu kadar çabuk gönderirseniz beni sevindireceksiniz. Ziyaretinize geleceğim. Yolunuz düşerse bir gün sizi vakfa da misafir etmekten şeref duyarım. Neslihan Hanımefendi'ye lütfen saygılarımı bildiriniz."
Üstad. Çoktan beri ziyaretinize gelmek istiyorum. Ancak ben, sizden uzakta oturuyorum. Çatalca'da kimsesiz çocuklar için kurduğum vakıfta yaşamaktayım. Yine de bir gün ziyaretinize geleceğim.
"Kültür Bakanlığı büyük ödülünü kazandığınız için sizi candan kutlarım. Bu ödülü almakla Kültür Bakanlığını onurlandırdınız.
"Size gelecektim, ama üç gün sonra Almanya'ya gidiyorum; bir ay sonra döneceğim.
"Altı yıldan beri 'Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı' adı ile bir yıllık çıkarmaktayım. Size son sayısını gönderiyorum, tetkik etmeniz için. inşallah yüzüncü yaşınızda da sizi tebrik etme bana kısmet olur. Ben sizden dokuz yaş küçüğüm. Nesin Edebiyat Vakfı Yıllığı için yetmişbeşinci yaşınıza dair bir yazı vermenizi rica ediyorum. Bu yazıyı eski Türkçe yazabilirsiniz, size daha kolay gelirse. Yazmaya zamanınız yoksa bu mektubu size getiren hanıma söyleyerek yazdırabilirsiniz. Ama ben sizin yazınızı tercih ederim. Yazı istediğiniz uzunlukta olabilir. Her ne isterseniz yazınız. Mesela yetmişbeşinci yaşınız dolayısıyla bir muhasebe, geçmişle muhasebe... Yahut hatıralarınızdan bir bölümü anlatabilirsiniz. Şiirinizde yahut tiyatro yazarlığınızdaki merhaleleri de açıklayabilirsiniz, ya da büsbütün başka şeyler...
"Yazınızla birlikte bir de fotoğrafınızı rica ediyorum. Bu yıllığın neşri gecikmişti, bu münasebetle mümkün olduğu kadar çabuk gönderirseniz beni sevindireceksiniz. Ziyaretinize geleceğim. Yolunuz düşerse bir gün sizi vakfa da misafir etmekten şeref duyarım. Neslihan Hanımefendi'ye lütfen saygılarımı bildiriniz."
kendi hayatı da hikayeleri kadar komiktir üstadın.
Bir dönem kendisine yönelik tehditler artınca, oturduğu apartmanın önüne bir polis memuru yerleştirmişler ve korumaya almışlar.
Derken, birkaç gün sonra Aziz Nesin apartmandan çıkarken polise sormuş:
"Neden bekliyorsun burada."
Polis de:
"Şu yan apartmanda Aziz Nesin diye yaşlı bir adam var; onu korumak icin bekliyorum."
Bu olaydan sonra devletten hiçbir zaman koruma istememiş.
Bir dönem kendisine yönelik tehditler artınca, oturduğu apartmanın önüne bir polis memuru yerleştirmişler ve korumaya almışlar.
Derken, birkaç gün sonra Aziz Nesin apartmandan çıkarken polise sormuş:
"Neden bekliyorsun burada."
Polis de:
"Şu yan apartmanda Aziz Nesin diye yaşlı bir adam var; onu korumak icin bekliyorum."
Bu olaydan sonra devletten hiçbir zaman koruma istememiş.
(bkz: kalabalık)
nice kalabalık yaşıyorum bu yalnızlığımda
alanlara kentlere sığmayan
dünya nüfusu kadar
tek başına bir insan
(bkz: zamanı beklemek)
bunca yaşamam
beklediğimden
yaşamak beklemektir
ne beklediğini bilmeden
bunca uzun yaşadımsa
çalmasınlar diye zamanı
ben zamanın bekçisiyim
zamanı almayın elimden
(bkz: zor)
başlamak zor
sürdürmek daha da zor
en zoru bitirmek
işte şimdi ben
en zorundayım yaşamın
(bkz: bir yaz öğlesinde)
masamızın altında kırık yürek parçaları
konuşmasız donmuş zaman
gözleri bile susmuş ki ne çok konuşurdu
o her zaman gülen saçları sessiz
salt ayakları konuşuyor geveze
durmadan yineliyor kendini
iskarpinin burnuyla topuğuyla
yerde kırık yürek parçaları
dur yavaş ezeceksin
basma anıların üstüne...
gibi insanın içine işleyen şiirlere sahip, hayran olunası şair.
nice kalabalık yaşıyorum bu yalnızlığımda
alanlara kentlere sığmayan
dünya nüfusu kadar
tek başına bir insan
(bkz: zamanı beklemek)
bunca yaşamam
beklediğimden
yaşamak beklemektir
ne beklediğini bilmeden
bunca uzun yaşadımsa
çalmasınlar diye zamanı
ben zamanın bekçisiyim
zamanı almayın elimden
(bkz: zor)
başlamak zor
sürdürmek daha da zor
en zoru bitirmek
işte şimdi ben
en zorundayım yaşamın
(bkz: bir yaz öğlesinde)
masamızın altında kırık yürek parçaları
konuşmasız donmuş zaman
gözleri bile susmuş ki ne çok konuşurdu
o her zaman gülen saçları sessiz
salt ayakları konuşuyor geveze
durmadan yineliyor kendini
iskarpinin burnuyla topuğuyla
yerde kırık yürek parçaları
dur yavaş ezeceksin
basma anıların üstüne...
gibi insanın içine işleyen şiirlere sahip, hayran olunası şair.
Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır.
SEN SÖYLEMEDEN DE BiLiYORUM
Seziyorum ki kaçacaksın
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende
Seziyorum ki kaçacaksın
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende
dedesi Abdülaziz beyin aksine ateistti.
arkadaşım badem ağacı
Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Açarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hemde bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koo desinler bize şaşkın
Sonu gelmesede hiç bir aşkın
Açalım yinede çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya
Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Açarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hemde bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koo desinler bize şaşkın
Sonu gelmesede hiç bir aşkın
Açalım yinede çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya
susarak
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....
türk milletinin bilmem kaçta kaçı aptaldır demeye cüret etmiş moskova hayranı yazar. ayrıca komedimidir nedir o türde yazdığı öykülerde hiç komik değildir.
yok
Kitabımı sana adamak istedim
Gözlerine baktım
Gözlerin yok
Öpmek istedim
Yüzüne baktım
Yüzün yok
Tutmak istedim elini
Elin yok
işit sözlerimi yüreğe işleyen
kulakların yok
Anlat bana bişey anlat
Dilin yok
Haydi yanyana
yanın yok
Kitabımı sana adamak istedim
Adın yok
Güvercin getirdi şiirimi geriye
Bu dünyada anlattığın kadın yok ....
Kitabımı sana adamak istedim
Gözlerine baktım
Gözlerin yok
Öpmek istedim
Yüzüne baktım
Yüzün yok
Tutmak istedim elini
Elin yok
işit sözlerimi yüreğe işleyen
kulakların yok
Anlat bana bişey anlat
Dilin yok
Haydi yanyana
yanın yok
Kitabımı sana adamak istedim
Adın yok
Güvercin getirdi şiirimi geriye
Bu dünyada anlattığın kadın yok ....
türk milletinin yüzde 60'ı aptaldır diyerek kimsenin cesaret edemediği gerçeği anlatmıştır. yani bugünlerde yaşadığımız gerçeği o yıllarda görmüştür. ayrıca ustalığını açıkça ortaya koyan öyküleriyle, şiirleriyle ve kurduğu vakıf ile ne kadar büyük bir insan olduğunuda kanıtlamıştır...
meşhur sözünden sonra herkesin kendini yüzde 40 ın içinde görmesine sebep olmuş kişi.
kimler ulan bu yüzde 60 ? kimse sahiplenmiyor. nerede konu açılsa herkes kendini yüzde 40 ın içinde kabul edip "doğru söylemiş, haklı adam" diyor. ulan belki sizi de içine katarak söyledi bu sözü. yaşasaydı gelip şu entrylerinizi okuyup size "aptal sözlük yazarları" deseydi "yine doğru söylüyor, haklı adam" diyebilecek miydiniz ? kötü sözleri başkalarına, iyi sözleri kendimize söylenmiş olarak kabul ediyoruz ya seviyorum bu komik huyumuzu.
kimler ulan bu yüzde 60 ? kimse sahiplenmiyor. nerede konu açılsa herkes kendini yüzde 40 ın içinde kabul edip "doğru söylemiş, haklı adam" diyor. ulan belki sizi de içine katarak söyledi bu sözü. yaşasaydı gelip şu entrylerinizi okuyup size "aptal sözlük yazarları" deseydi "yine doğru söylüyor, haklı adam" diyebilecek miydiniz ? kötü sözleri başkalarına, iyi sözleri kendimize söylenmiş olarak kabul ediyoruz ya seviyorum bu komik huyumuzu.
madımak oteline yapılan saldırıdan sonra kaçarken Allah'ım yardım et diye bağırdığı rivayet edilen yazar. *
Oğlu ise kendisinin tam tersi son derece dindar biridir. Hatta hacca gidicekmiş.
Oğlu ise kendisinin tam tersi son derece dindar biridir. Hatta hacca gidicekmiş.
bir yaz öğlesinde
masamızın altında kırık yürek parçaları
konuşmasız donmuş zaman
gözleri bile susmuş ki, ne çok konuşurdu
o her zaman gülen saçları sessiz
salt ayakları konuşuyor geveze
durmadan yineliyor kendini
iskarpininin burnuyla, topuğuyla
yerde kırık yürek parçaları
dur yavaş ezeceksin
basma anıların üstüne...
masamızın altında kırık yürek parçaları
konuşmasız donmuş zaman
gözleri bile susmuş ki, ne çok konuşurdu
o her zaman gülen saçları sessiz
salt ayakları konuşuyor geveze
durmadan yineliyor kendini
iskarpininin burnuyla, topuğuyla
yerde kırık yürek parçaları
dur yavaş ezeceksin
basma anıların üstüne...
bosuna övünme beni aldattın diye..
beni kandırmak kolay
ben bile kandırırım
ben bile kandırırım
bulamazsam aldatacak birini
kendim kendimi aldatırım
beni kandırmak kolay
ben bile kandırırım
ben bile kandırırım
bulamazsam aldatacak birini
kendim kendimi aldatırım
Aziz Nesini anlatmaya kelimeler yetersiz kalır tabiki. "Medeniyetin yedek parçası" hikayesini elli defa okumuş, ortaokulda skecini bir türlü kabul ettirememiştim öğretmenlere. (Malum, hababam sınıfı biraz daha revaçtaydı.) Neyse efendim, bu düzgün insan, Vietnamda o kadar çok sevilir ki belkide tüm eserleri vietnam diline çevrilen tek yazarımızdır. Bir vietnamlıya "ben türkiye'liyim." deyin ve bakın. "Aaaa, Aziz nesin'in ülkesindensiniz!" deyip selamlanacaksınızdır. Ben bunu biliyorum tabii. Geçenlerde lisansı 150 milyar kadar olan bir yazılımı (söylemesi ayıp, sadece denemek için) vietnamlı bir vatandaşın blogunda buldum. Muhabbete hemen Aziz Nesin'den girdim ve sonuca ulaştım. Anlayın artık...
Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysam
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kendilerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hep aynı bendim.
Kaç kadını seviyorum dedimse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı birbirlerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hepsini seviyordum.
Kaç kadın ihanet ettiyse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu
Ama ben biliyordum
Çünkü vurulan hep bendim,
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kendilerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hep aynı bendim.
Kaç kadını seviyorum dedimse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı birbirlerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hepsini seviyordum.
Kaç kadın ihanet ettiyse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu
Ama ben biliyordum
Çünkü vurulan hep bendim,
insanlar uyanıyor diye kitabı vardır.iyiki görmüyor bu uykulu halimizi.
sen söylemeden de biliyorum demiş ve aslında aşkların da bazen 'mış gibi yapmak' olduğunu anlatmıştır...
oğlu ali nesini kendisi kadar hatta kendisiyle kıyas edemeyeceğim kadar sevemediğim usta.
öbür tarafta neler yaptığını merak ettiğim bir "aydın".
aydın , ilerici , zeki , mantıklı , insancıl , aykırı , tecrit , yazar , senarist , vakıf kurucusu , laik , osmanlının son dönemlerinde ileri gelen bir imamın oğlu , ateist ve madımak oteli denince ilk aklıma gelen isim ; aziz nesin .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar