bugün
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı15
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- queen ravenna'ya açık teklif6
- erkeğin orospusu tipler8
- ev boş gelsene diyen kızın amacı4
- sindirella'nın orospu olması8
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru9
- ithal kürtler10
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- din gerekli midir sorunsalı6
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- evde çiçek yetiştiren erkek3
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- ankara abisi iyilik derneği11
- enayimiknatisii26
- şarapçı koala'ya aşık olduğumu itiraf ediyorum4
- porno yönetmenlerinin hasta ruhlu tipler olması5
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- sindirella'nın ayakkabıyı numaradan düşürmesi4
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- çarşambayı sel alması4
- laptopun su çekmesi8
- nervionun beni reddetmesi7
- gooooooool2
- asurlular2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- akplilerin akp yi hiç eleştirmemesi6
- dinden nefret etme nedenleri3
- arkadaşlar sizce bu bana yakışır mı4
- swisscows2
- erkeği karizmatik gösteren şeyler25
- istanbul da sonbahar3
- yeni parti'nin halk tv protestosu9
- açık ilişki8
- metis yayınları4
- anahtar parti3
- spotify2
- yalova2
- eski ilişkilerinden bahseden insan4
- biz kadınlar neden bu kadar masumuz10
- azerbaycandaki iran etkisi2
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- moğolların araplara saldırma nedeni13
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
orta yaş bunalımına girdiği anlaşılan kadın.
218 tane entry iceren basligin acilmasina sebebiyet veren sahis.
bu da 219. * * *
Sadece birkac yazisini okumakla tum yazarligini elestirmek niyetinde degilim. ancak gazetelerde yer alan bayan yazar kadrosunun bu sekilde doldurulmasina karsiyim. bos koltuk da ayni etkiyi yapardi, yahut burda kafayi yatak ve seks sohbetleriyle bozmus hatunlar da.
izmirde duzenlenen bir kitap fuarinda yen icikardigi kitabi imzalamak icin ozellikle solaryuma gidip gitmedigini merak ediyorum. kitabini imzaladigi 14-15 yaslarindaki kizlara, solaryumda aprlamis suratiyla gulumserken icten miydi yoksa kitap alan her okura ayni sekilde davranilır mi diye de dusunmeden edemedim.
fos cikan gazete roportajlarini da bir kenara birakiyorum. ercan saatci gibi dunurden kadrolu yazarlar olduguna gore ayse armani da yadirgayamayiz. hincal ulucun hep bahsettigi turkiyede firtina yaratan erkekce dergisi kadrosunda yer almistir, * * gercekten ercan arikliya kafa tutarak gelecegi parlak diyerek kadroya alinan bu yazarin su an icinde bulundugu durum ortadadir. Hurriyet gibi ulkemin klasiklesen, burjuva toplumunun gazetesinde yazmak ve belirli bir kitleye sahip olmanin avantajlarini kullandigini sanmiyorum.
marjinallik geregi dile getirdigi konularin kendisinden kat be kat daha iyi yazan avrupa yazarlarinin birebir cakmasi oldugunu kabukl etmemiz gerekir. pazar eklerindeki roportajlarindaki sorular, kisiler ile ses getirmenin otesinde ne yaptigini hala anlamis degiliz. fos cikan roportajini bile ne kadar ballandirmisti halbuki.
Dun elime alip okudugum mafya imparatorlugu kitabinda bahsedilen "neden hep ayni yazarlarin arkasindan ilerliyoruz. neden yerleri his degismedigi gibi takinilan olumsuz tavirdan hic etkilenmiyorlar" cumlesindeki gibi onca yaziya karsin hala yerlerinde durduklarina gore nerde yanlis yapiyoruz dememe sebebiyet veren sahsiyettir.
gercekten agzetelerdeki yazarlara nasil tepki vermemiz gerektigini ciddi ciddi dusundurmektedir. bunca bos yazi, takip edenler(!), sohbetlerde adini ananlar nasil yasiyorlar? parafe edilecek bile yani yokken hala nasil yazmaya devam ediyor? dublor kullanan yazarlardan biri olup olmadigini da merak ediyorum hani.
sinek kucuk ama mide bulandiriyor.
bunca yaziyi yazarken bile boyle bos dusunuyorsam bu okuyanlarin yanlisindan donmesi icindir. ulke sinirlari icinde bile yasamayan dubailerden buraya akil vermekle ugrasan bu yazar musveddesine yazilanlar bile cok.
bu da 219. * * *
Sadece birkac yazisini okumakla tum yazarligini elestirmek niyetinde degilim. ancak gazetelerde yer alan bayan yazar kadrosunun bu sekilde doldurulmasina karsiyim. bos koltuk da ayni etkiyi yapardi, yahut burda kafayi yatak ve seks sohbetleriyle bozmus hatunlar da.
izmirde duzenlenen bir kitap fuarinda yen icikardigi kitabi imzalamak icin ozellikle solaryuma gidip gitmedigini merak ediyorum. kitabini imzaladigi 14-15 yaslarindaki kizlara, solaryumda aprlamis suratiyla gulumserken icten miydi yoksa kitap alan her okura ayni sekilde davranilır mi diye de dusunmeden edemedim.
fos cikan gazete roportajlarini da bir kenara birakiyorum. ercan saatci gibi dunurden kadrolu yazarlar olduguna gore ayse armani da yadirgayamayiz. hincal ulucun hep bahsettigi turkiyede firtina yaratan erkekce dergisi kadrosunda yer almistir, * * gercekten ercan arikliya kafa tutarak gelecegi parlak diyerek kadroya alinan bu yazarin su an icinde bulundugu durum ortadadir. Hurriyet gibi ulkemin klasiklesen, burjuva toplumunun gazetesinde yazmak ve belirli bir kitleye sahip olmanin avantajlarini kullandigini sanmiyorum.
marjinallik geregi dile getirdigi konularin kendisinden kat be kat daha iyi yazan avrupa yazarlarinin birebir cakmasi oldugunu kabukl etmemiz gerekir. pazar eklerindeki roportajlarindaki sorular, kisiler ile ses getirmenin otesinde ne yaptigini hala anlamis degiliz. fos cikan roportajini bile ne kadar ballandirmisti halbuki.
Dun elime alip okudugum mafya imparatorlugu kitabinda bahsedilen "neden hep ayni yazarlarin arkasindan ilerliyoruz. neden yerleri his degismedigi gibi takinilan olumsuz tavirdan hic etkilenmiyorlar" cumlesindeki gibi onca yaziya karsin hala yerlerinde durduklarina gore nerde yanlis yapiyoruz dememe sebebiyet veren sahsiyettir.
gercekten agzetelerdeki yazarlara nasil tepki vermemiz gerektigini ciddi ciddi dusundurmektedir. bunca bos yazi, takip edenler(!), sohbetlerde adini ananlar nasil yasiyorlar? parafe edilecek bile yani yokken hala nasil yazmaya devam ediyor? dublor kullanan yazarlardan biri olup olmadigini da merak ediyorum hani.
sinek kucuk ama mide bulandiriyor.
bunca yaziyi yazarken bile boyle bos dusunuyorsam bu okuyanlarin yanlisindan donmesi icindir. ulke sinirlari icinde bile yasamayan dubailerden buraya akil vermekle ugrasan bu yazar musveddesine yazilanlar bile cok.
fotoğrafları fotoshop lu çıktı. kendini kandırmış. biz zaten biliyorduk.
yeni fotoğraflarının shoplu olduğu ortaya çıkan taş olması şüpheli hatun.
bu aralar iğrenç seksi pozlarıyla internette dolaşan o iğrenç sarkmış vücuduna bakmadan birde çıplak pozlar çektiren saçma sapan kişi iştee...
Ne için soyunmuştur? Zaten köşesinde yazdığı yazılarla bir pop ikonudur kendisi. osursa onu köşesinde anlatan bir yazardır. Nedir bu ? Bir orta yaş bunalımı mı? Neyi ıspatlama çabasıdır ki? Sanat için mi soyunmuştur? Yazar dediğimiz kişilerin bir ağırlığı olmalıdır bence. Belki de yanlış düşünüyorum bence bu olmalı. Tabi konu böyle pop yazarlar olunca bunu beklemek biraz saçma oluyor.
geçici olarak mastürbasyon malzemesi olmuş taş yazar. etkisi birkaç aya geçer.
ne kadar sevişgen bir insan olduğunu anlatıp duran insan.
gerek kişiliği,gerek davranışları ve tarzıyla kıskanılası bulduğum kadın. kızıyla olan ilşkilerini de kıskanmıyorum değil.
(bkz: size anne diyebilir miyim)
(bkz: size anne diyebilir miyim)
bir ayşe arman'a bakıyorum bir nihal bengisu karaca'ya ve diyorum ki,
tezatlıkların arasında doğruyu gösteren kadın.
tezatlıkların arasında doğruyu gösteren kadın.
sevgilisi, çocuğu ve dubai üçgeninden çıkamayan, çıksada ayarı tutturamayan, genç kızlığında günlük tutamıdığı için şuan acısını çıkartıyor izlenimi veren, arada bir röportaj yapan, eleştirelere çok sert karşı çıkan, düz mantık olduğunu düşündüğüm bir köşeri yazarı.
yakın zamanda ali k ile bir de filmde başrol oynarsa samimiyetine ancak inanabilecegim, kocasınında ne kadar modern bir insan olduguna o zaman hakverecegim gazeteci kişi.
haldun dormen' in gelinidir...
Nisan 2006'dan beri hiç değişmemiş bünye: (#142615)
deniz seki'yle iki kat cama ellerini dayayıp ağlamış şahış...
http://hurarsiv.hurriyet....d=12&tarih=2009-07-05
sadece birkaç alıntı yapayım, hiç boşuna tamamını okumayın. ya da sinirli biri değilseniz okuyun, bilemiyorum.
deniz seki(cama el dayayıcıya): 18 kişilik bir koğuşta kalıyorum. Çoğu bankacı. Çok zeki, çok parlak insanlar. Bir aile olduk. Koğuşun pozitif meleğiyim. Bu halimle, moral veriyorum insanlara. Herkesle iletişimim çok iyi, Allah için uyumluyum...
[bi dışarı çıksan alayını tanımazsın. içerdesin ve hâlâ şov peşindesin]
cama el dayayıcı(seki'nin avukatına): istanbul'da kokain kullanan bir sürü insan olduğunu duyuyoruz. Neden başkaları değil de Deniz? Birileri, ona kafayı mı taktı?
[heee taktılar, hem de ne biçim. hatta ergenekon'a bağlayacaklarmış davayı. ayrıca duyuyorsan git ihbar et, akıl bulandırma]
cama el dayayıcı: O anda bilmiyorum tabii, ertesi gün annesinden öğreniyorum, doğum gününde koğuş arkadaşları ona sürpriz parti yapmışlar. O yokluk içinde, patatesleri biriktirmişler, patates pek bir değerliymiş içeride, Deniz'in şerefine patates salatası yapmışlar.
Bir ayrıntı daha; meğer cezaevinde, renkli mektup kağıtları çok önemli bir şeymiş, herkes o kağıtlara gözü gibi bakarmış, Deniz için onlara kıymışlar.
Kırpıp, kırpıp, konfeti yapmışlar.
Doğum günü kızının, başından aşağıya dökmüşler.
Ve hep bir ağızdan ona Deniz Seki şarkıları söylemişler.
Mutluluktan deliye dönmüş tabii.
Yine ağla, ağla...
Ama bu sefer mutluluktan!
[ühü ühü şuramda bi şey koptu inanır mısın? meğer uçurtmayı vurmasınlar yalan dolanmış]
yok arkadaş, ben bir kez daha anladım ki, bu kadınla bırak aynı memleketi, aynı kainatta bile yaşamıyoruz. o kadar insan suçu sabit değilken hapis yatar, kötü muameleye maruz kalır, çoğu içerde hastalanır, hatta ölür; hanımın kafaya taktığı, hazmedemediği, üzüntüden kedere boğulduğu olaya bak. okuyunca beynim kısa devre yaptı yeminle...
http://hurarsiv.hurriyet....d=12&tarih=2009-07-05
sadece birkaç alıntı yapayım, hiç boşuna tamamını okumayın. ya da sinirli biri değilseniz okuyun, bilemiyorum.
deniz seki(cama el dayayıcıya): 18 kişilik bir koğuşta kalıyorum. Çoğu bankacı. Çok zeki, çok parlak insanlar. Bir aile olduk. Koğuşun pozitif meleğiyim. Bu halimle, moral veriyorum insanlara. Herkesle iletişimim çok iyi, Allah için uyumluyum...
[bi dışarı çıksan alayını tanımazsın. içerdesin ve hâlâ şov peşindesin]
cama el dayayıcı(seki'nin avukatına): istanbul'da kokain kullanan bir sürü insan olduğunu duyuyoruz. Neden başkaları değil de Deniz? Birileri, ona kafayı mı taktı?
[heee taktılar, hem de ne biçim. hatta ergenekon'a bağlayacaklarmış davayı. ayrıca duyuyorsan git ihbar et, akıl bulandırma]
cama el dayayıcı: O anda bilmiyorum tabii, ertesi gün annesinden öğreniyorum, doğum gününde koğuş arkadaşları ona sürpriz parti yapmışlar. O yokluk içinde, patatesleri biriktirmişler, patates pek bir değerliymiş içeride, Deniz'in şerefine patates salatası yapmışlar.
Bir ayrıntı daha; meğer cezaevinde, renkli mektup kağıtları çok önemli bir şeymiş, herkes o kağıtlara gözü gibi bakarmış, Deniz için onlara kıymışlar.
Kırpıp, kırpıp, konfeti yapmışlar.
Doğum günü kızının, başından aşağıya dökmüşler.
Ve hep bir ağızdan ona Deniz Seki şarkıları söylemişler.
Mutluluktan deliye dönmüş tabii.
Yine ağla, ağla...
Ama bu sefer mutluluktan!
[ühü ühü şuramda bi şey koptu inanır mısın? meğer uçurtmayı vurmasınlar yalan dolanmış]
yok arkadaş, ben bir kez daha anladım ki, bu kadınla bırak aynı memleketi, aynı kainatta bile yaşamıyoruz. o kadar insan suçu sabit değilken hapis yatar, kötü muameleye maruz kalır, çoğu içerde hastalanır, hatta ölür; hanımın kafaya taktığı, hazmedemediği, üzüntüden kedere boğulduğu olaya bak. okuyunca beynim kısa devre yaptı yeminle...
keşke onun için seksi şey diyebilseydim. değil ama... sadece kendisini öyle sanıyor.
çılgın kadın. deli dolu bir insan. çoğu insanın yapmaya korkacağı bir işi yapmış. fatih ismailağa caddesi'nde mini etek giyip dolaşmış. kim ne derse desin bu cesaretinden ötürü bizzat takdir ettim. sorun o eteği giymesi değil, cesareti, üzerindeki baskıyı hissetmek adına böyle bir işe kalkışması. çok cesurca bir hareket. seviyorum böylesi kadınları.
http://www.hurriyet.com.t...aber/12049169.asp?gid=229
http://www.hurriyet.com.t...aber/12049169.asp?gid=229
(bkz: #5570275)
hakkındaki bu entry yi okuyunca takdir ettiğim, bir yandan da küfrettiğim yazar. "e be kadın, üzerinde baskıyı hissedebileceğin tek şey bu muydu? sözde bunu kullanarak orospuluk yapmaya utanmıyor musun" gibi şeyler geçirsem de içimden, yine de helal olsun dedim. eksik kalmıştı, linke tıkladım; bir de ne göreyim.
buyrunuz:
--bu kısmı okumasanız da olur--
Ayşe Arman tesettüre girdi. Gece Reina'nın kapısını zorladı.
istanbul yetmedi izmir'e gitti. Alsancak'ta yürüdü, Kordon'da çarşafa girdi.
Ege'de karşı mahallenin tatil köylerini gezdi. Haşema giyip yüzdü.
Türbanla vapura, uçağa, minibüse bindi.
Mahalle baskısını ölçtü. Hissettiklerini yazdı.
Sonra da mini etekle Fatih ismailağa Caddesi'nde dolaştı.
Soluk soluğa okuyacağınız yazı dizisi.
YARIN HÜRRiYET PAZAR'DA
--bu kısmı okumasanız da olur--
meğer kadın hakikaten mükemmel bir şeye imza atmış da bazı arkadaşlarımız işine gelen kısmını görmüş, bizi yanlış yönlendirmiş!
helal olsun be, seviyoruz seni ayşe arman; sağ memeni* sol memenden ayırmadan seviyoruz. her şeyinle seviyoruz. özgünlüğünle seviyoruz. (verdiğin pozların bunda etkisi yok, hayır kesinlikle)
ben bu kadın için hürriyet bile okurum arkadaş!
not: meme nerden çıktı amuğa goyum diyenler, yıldızın içerisindeki bakınıza tıklayabilirler.
edit: ne olur ne olmaz diyerekten linki de ekleyelim biz yine. http://www.hurriyet.com.t...aber/12049169.asp?gid=229
ikinci edit: böyle bir konuyu hürriyet, magazin bölümünde veriyor. gel de hürriyete laf etme!
son edit: hürriyet bile okurum derken gidip de gazeteyi alacağım sanılmasın, o kadar da ölmedik.
hakkındaki bu entry yi okuyunca takdir ettiğim, bir yandan da küfrettiğim yazar. "e be kadın, üzerinde baskıyı hissedebileceğin tek şey bu muydu? sözde bunu kullanarak orospuluk yapmaya utanmıyor musun" gibi şeyler geçirsem de içimden, yine de helal olsun dedim. eksik kalmıştı, linke tıkladım; bir de ne göreyim.
buyrunuz:
--bu kısmı okumasanız da olur--
Ayşe Arman tesettüre girdi. Gece Reina'nın kapısını zorladı.
istanbul yetmedi izmir'e gitti. Alsancak'ta yürüdü, Kordon'da çarşafa girdi.
Ege'de karşı mahallenin tatil köylerini gezdi. Haşema giyip yüzdü.
Türbanla vapura, uçağa, minibüse bindi.
Mahalle baskısını ölçtü. Hissettiklerini yazdı.
Sonra da mini etekle Fatih ismailağa Caddesi'nde dolaştı.
Soluk soluğa okuyacağınız yazı dizisi.
YARIN HÜRRiYET PAZAR'DA
--bu kısmı okumasanız da olur--
meğer kadın hakikaten mükemmel bir şeye imza atmış da bazı arkadaşlarımız işine gelen kısmını görmüş, bizi yanlış yönlendirmiş!
helal olsun be, seviyoruz seni ayşe arman; sağ memeni* sol memenden ayırmadan seviyoruz. her şeyinle seviyoruz. özgünlüğünle seviyoruz. (verdiğin pozların bunda etkisi yok, hayır kesinlikle)
ben bu kadın için hürriyet bile okurum arkadaş!
not: meme nerden çıktı amuğa goyum diyenler, yıldızın içerisindeki bakınıza tıklayabilirler.
edit: ne olur ne olmaz diyerekten linki de ekleyelim biz yine. http://www.hurriyet.com.t...aber/12049169.asp?gid=229
ikinci edit: böyle bir konuyu hürriyet, magazin bölümünde veriyor. gel de hürriyete laf etme!
son edit: hürriyet bile okurum derken gidip de gazeteyi alacağım sanılmasın, o kadar da ölmedik.
(bkz: ayse arman ın tesettüre girmesi)
kendi çapında toplumsal deney yaptığını zanneden ama başarılı bir provokatör olan şahıs. kendi hissettiklerini toplumun onun büründüğü kılığa verdiği feedback olarak bizlere yansıtacak olması sorgulanması gereken bir konu. götünden element uydurmak gibi bir şey. çok sinirliyim lan.
kendi çapında toplumsal deney yaptığını zanneden ama başarılı bir provokatör olan şahıs. kendi hissettiklerini toplumun onun büründüğü kılığa verdiği feedback olarak bizlere yansıtacak olması sorgulanması gereken bir konu. götünden element uydurmak gibi bir şey. çok sinirliyim lan.
gazetecilik mesleğinin * populizm ve rating olduğunu iyi bilen ve bu yüzden işinde çok başarılı kişi.
görebilirse mahalle baskisini yazacak hatunkişidir, *
aklınca empati kurmaya çalışan kişi. güya, karşı mahalleyi anlamaya kalkmış, açık açık söylediği gibi resmen dalga geçmiş, eğlenmiş kişi. bu şekilde dillendirmesi de bir o kadar ilginç...
tehlikeyi göze alırmış v.s, saçmalarım desene sen ona...
http://www.hurriyet.com.t...12053542.asp?hid=12054200
tehlikeyi göze alırmış v.s, saçmalarım desene sen ona...
http://www.hurriyet.com.t...12053542.asp?hid=12054200
ayşe arman karşı mahallede! ne bu ya? şaka mı? nedir bu çılgın kadın modelleri?
adamın aklını alırlar aklını : http://imggaleri.hurriyet...y%C5%9Fe%20Arman%5C15.jpg
gerek var mıydı ? hiç de değil.
farklı köşe yazıları silsilesi meraklısı yazar zat. komik olmak ile farklı olmak arasındaki uçurumda gidip gelmekte.
adamın aklını alırlar aklını : http://imggaleri.hurriyet...y%C5%9Fe%20Arman%5C15.jpg
gerek var mıydı ? hiç de değil.
farklı köşe yazıları silsilesi meraklısı yazar zat. komik olmak ile farklı olmak arasındaki uçurumda gidip gelmekte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar