bugün
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- yazarların kiraz yeme şekli4
- izmir bombası6
- cahiller hemen terketsin burasını3
- yazarların karpuz yeme şekli3
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan9
- yazarların akşam olunca yediği şeyler4
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- renkli gözlü insanlar5
- bana onu sormayin15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- kova burcu erkeği akrep kadını2
- iltica27
- benim büyük bir yaram var5
- benim zurna tam 45 cm3
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- flört döneminde yapılan stratejik hatalar3
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- anın görüntüsü26
- size sözlüğün divası kim4
- 5 ekim 2026 türkiye italya maçı3
- muz2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak8
- sevilmeyen yazara budaklı kütük uzatmak4
- yarragi olan adam10
- akp seçmeni17
- mekke ortak savunma anlaşması'nın komite bildirisi3
- gunluklerim aylik olmus15
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması7
- 2000 model porche 9114
- sözlük yazarlarının engellediği yazar sayısı6
- sözlüğün en seksi en güzel hatunu5
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar5
- biri bana acil kahve4
- yeni kullanıcı adlarını ve feykleri takip edememek4
- game of thrones taki kerhaneci12
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- fatma betül sayan kaya50
- beni almayan yaşadı2
- silvermist15
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı4
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- sarapci koala hatayi5
- allah'ın çocukları olarak insanlık4
Bu eser topraklarımız üzerinde uzun süre tek başına en iyi mimarı eser olarak kaldı. Tabii mimar sinan'a kadar. Ancak hala türkiye'deki en iyi mimariye sahip olmakla ilk ikide bulunur. Sinan'ın bu eseri kurtarmak için yaptıklarını bilirsiniz. Eşi benzeri olmayan-mimar sinan hariç- ayasofya'yı son gören neslin bizim neslimiz olduğunu düşünsenize. Ya gerçekten tarihi bir eserimiz zarar görseydi? Düşünün adamlar bunu 6. Yüzyılda yapıyor ve döneminin açık ara farkla en iyisi. Altın yaldız yapıyor, çizimler yapıyor, kubbeler koyuyor bize bir şahane bırakıyor coğrafyamız. Bizans desem eksilersiniz, o yüzden coğrafyamız demekle yetiniyorum. Düşünün bize böyle bir harika bırakıyorlar, koca mimar sinan onu kendine meydan okuma olarak alıyor 1000 yıl sonra ve onu geçmek için selimiye'yi yapıyor ki geçiyor. Her neyse böyle büyük bir hediyeye olan teşekkürümüz böyle olmamalı. Eğer bir zarar gelseydi, utancımız büyük olurdu. 1500 küsür yılın bozamadığını nefretimiz bozardı. Kenetlenelim arkadaşlar, nefretin götüne koyalım. Utancımız olmasın, asalak olmayalım.
görsel
Dün ilk kez içine girdiğim, gezdiğim, derin hayretler içinde kaldığım önce kilise sonra cami şimdi müze olan yer. O zamandaki teknolojiyle - hatta olmayan teknoloji - böyle bir yapı nasıl yapılmış şaşırmamak elde değil.
Hristiyanlara göre Hz isa (as) ın doğumundan 532 sene sonra başlamış ve yaklaşık 6 yılda bitirilmiştir.
O zamanki imparator 1. Justinyen zamanında yaklaşık 10.000 insanın çalışmasıyla bu yapı günümüze kadar gelmiştir. içinde Kullanılan kimi malzemeler bu yapıdan da eski olup, hala tüm orijinalliğiyle gram bozulmadan bugüne ulaşması ve yapılan işçilik, sanatkârlık insanı kesinlikle şaşırttığını bilmenizi isterim.
Dün ilk kez içine girdiğim, gezdiğim, derin hayretler içinde kaldığım önce kilise sonra cami şimdi müze olan yer. O zamandaki teknolojiyle - hatta olmayan teknoloji - böyle bir yapı nasıl yapılmış şaşırmamak elde değil.
Hristiyanlara göre Hz isa (as) ın doğumundan 532 sene sonra başlamış ve yaklaşık 6 yılda bitirilmiştir.
O zamanki imparator 1. Justinyen zamanında yaklaşık 10.000 insanın çalışmasıyla bu yapı günümüze kadar gelmiştir. içinde Kullanılan kimi malzemeler bu yapıdan da eski olup, hala tüm orijinalliğiyle gram bozulmadan bugüne ulaşması ve yapılan işçilik, sanatkârlık insanı kesinlikle şaşırttığını bilmenizi isterim.
cami olacaktır.
Burada öpüşmek en büyük hayalimdi. Geçen gün gerçek oldu. Evet ahali üst galeriden inen rampada öpüşen bir eşcinsel çift gördü iseniz onlardan biri bendim. *
içi şık ama dışı çirkindir. turistik yer şunun dışını da yap bari be adam. ayıp lan.
sucukçu muhasebecisi su koyverdiği halde (bkz: rte nin ayasofyacıları eli böğründe bırakması) kimi "götü nurlanmış" oğlanın söz konusu şahsın camiye çevireceğini sandığı müzedir.
istanbulun tartışmasız en güzel yapısı. ne yazık asırlardır hala elin bizansından öteye geçememek.
fatih'in emaneti, nursuz'un müze ettiği, bediüzzaman'ın menderes'ten açmasını istediği, erdoğan'ın yakında açacağı, mübarek feth'in sembolü cami.
memlüklüler zamanında kuyucaklı yusufun kayınbiraderine namaza abdeste başlasın diye yaptırdığı ve sonradan ortodoks klisesine çevrilen ve şimdi darphane olarak kullanılan bir isimdaşının da istanbulda olduğu camidir.
şurada "tekrar cami yapılsın" diye yırtınanların, rte'nin tavrı karşısında (bkz: rte nin ayasofyacıları eli böğründe bırakması) suspus olduğu müzedir. aralarında rte'nin tavrına tepki gösteren numunelik tek bir samimi müslüman yok an itibarıyla!...
işte bunların ciğerleri, samimiyetleri bu kadar... bundan sonra kim ki, rte'nin tavrını eleştirmeyip, hala "ayasofya cami olsun" diye yazar, alacağı yanıt ağır olacaktır ona göre... önce rte'yi eleştir, sonra yaz ne yazacaksan...
işte bunların ciğerleri, samimiyetleri bu kadar... bundan sonra kim ki, rte'nin tavrını eleştirmeyip, hala "ayasofya cami olsun" diye yazar, alacağı yanıt ağır olacaktır ona göre... önce rte'yi eleştir, sonra yaz ne yazacaksan...
cami yapılsın isteğine rte'nin önce sultan ahmet'i doldurun dediği kilise/cami/müzedir.
çamlıca'daki nasıl dolacak acaba?
çamlıca'daki nasıl dolacak acaba?
geçtiğimiz günlerde 85 yıl sonra içinde ilk defa Kuran-ı kerim okunmuştu. Bundan yola çıkarak 9 gün sonra istanbul'un fethinin yıl dönümünde 29 mayıs 2015'te sürpriz olarak ibadete açılacağı söyleniyor. sanmıyorum ama hadi inşaallah.
istanbulun en gizemli en güzel yeridir. tekrar kilise olarak ibadete açılmasını ve çan sesleriyle canlanmasını bekliyoruz inş'allah.
bitmeyen polemiklerin kaynağı olan mabet...
Bugünlerde tüm medya organlarında bir haber silsilesi var. Flaş başlık şu; ayasofya'da 85 yıl sonra ilk kez kuran okundu...
(bkz: ayasofya da 85 yıl sonra kuran okunması)
Yalanın daniskası, dikalası
Bu vesile ile tarihini bilmeyen ve her söylenene iman eden bir millet olduğumuz bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Bakınız, Ayasofyada 85 yıl sonra ilk kez Kuran okunmuş olması için, 2015 yılından 85i çıkarırsak, 1930 senesine tekabül eder. Evet, 1930 yılında Ayasofya tadilata girdi ve bu sebeple halkın ziyaretine kapatıldı, 1934 yılında da müzeye dönüştürüldü.
Lakin 1932 yılının Kadir Gecesi'nde Dünyada bir ilk yaşandı
1932 Yılının Kadir Gecesinde dünyada ilk kez radyolardan canlı mevlid okutuldu. Hem de Mustafa Kemal Atatürkün teşviki ve talebiyle. Hafız Yaşar Okuyan, Hafız Burhan, Beşiktaşlı Hafız Rıza, Beylerbeyi Hafız Fahri, Muallim Hafız Nuri, Sultan Selimli Rıza ve bunlara ilaveten 20 hafızın daha iştiraki ile dünyanın ilk naklen mevlidi ve Kuran dinletisi ayasofya camiinde gerçekleştirilmiştir.
Bu etkinliğe ön ayak olan Atatürk de Ayasofya Camisinden okunan bu mevlidi radyo başında takip etmiş, çok memnun kalarak bir sonraki gün mevlidi okuyan hafızları Dolmabahçe sarayında iftar yemeğinde ağırlamış, onlara fevkalade ilgi ve alaka göstermişti.
Tabi bu durumda tarihimize atılan bir lekeyi de böylece yalanlamış ve boşa çıkarmış oluyoruz.
ayasofya polemikleri bununla sınırlı değil tabi.
Ayasofya Camii ile ilgili söylenen en büyük yalan Ayasofyada namaz kılmanın, ibadetin Cumhuriyet Döneminde yasaklanmış olmasıdır.
Sevgili okurlar, bunlar hep mesnetsiz iddialardır. Sadece halkın dini duyguları ile oynayarak, bu hassas noktalarını istismar ederek çıkar sağlama amacıdır.
Şu bir gerçektir ki, Ayasofya Camii ibadete Cumhuriyet Döneminde değil, osmanlı devleti döneminde kapatılmıştır.
görsel
Yukarıdaki Fotograf da Ayasofyanın Osmanlı Döneminde ibadete kapatıldığının belgesidir.
Bu fotograf 1917 tarihlidir ve Alman imparatoru kayzer wilhelm'in 3. defa istanbulu ziyaret ettiği sırada Osmanlı padişahı ve islam Halifesi Mehmed Reşadın emri ve izni ile Ayasofyayı ziyareti esnasında çekilmiştir.
Fotografta da görüldüğü üzre hem Kayzer Wilhelm ve maiyetindeki Almanlar, hem de bizim Müslüman Osmanlılar, Ayasofya Camiine ayakkabıları ile girmişler, umarsızca gezinmektedirler.
Görüldüğü üzre Ayasofyayı Cami olmaktan, kafir(!) denilen Atatürk değil, bizzat islam Halifesi olan Osmanlı Padişahı çıkarmıştır.
Oysa Ayasofya bir cami, bir ibadethane olmaktan çok daha ötede bir yapıdır.
Ayasofya, istanbulun fethinden hemen sonra fethi gerçekleştiren kahraman ordumuzun fethin tamamlayıcı göstergesi olması adına "sembolik" olarak camiye çevrilmiş ve ibadete açılmıştır.
Ama Fatih, Ayasofyayı gerçek anlamda hiçbir zaman camiye çevirmemiş, Hristiyan tebanın inançlarına saygı göstermiştir.
işte bu yüzden Ayasofyanın içindeki hristiyanlık sembolü ikonalara dokunulmamıştır.
Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki camide bu tip ikonalara, fresklere dinimizde yer yoktur.
Yani, kısaca, ayasofya hiçbir zaman fiili olarak cami olmamıştır" diyebilmemiz teknik olarak gayet mümkün.
Ayrıca Ayasofyanın duvarlarında yer alan ve Arapça olarak;
Allah, Hz Muhammed, Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali yazılı hattat kazasker mustafa efendi tarafından yapılan levhalar 19. yüzyılda yapılan tadilatta yerlerinden sökülmüş, lakin 1924 yılında bizzat Atatürk tarafından kaldırıldıkları depodan buldurularak yeniden yerlerine astırılmıştır.
görsel
(yukarıdaki görsel Ayasofya Camiinde Osmanlı döneminde sökülüp, Atatürk tarafından tekrar yerine koydurulan dini imgelerdir.)
Bakınız tekrar etmek gerekirse, Ayasofyadaki fresklere, ikonlara dokunmayan Osmanlı, Ayasofyanın Cami olmasının alametleri olan levhaları kaldıran da Osmanlı, Ayasofyayı ibadete kapatıp içinde turistik geziler düzenleyen yine Osmanlı
Ama kafir olan Atatürk ve Cumhuriyet rejimi
Yok öyle yağma.
istanbulu fethedip müjdelenen komutan olan Hazreti Fatih Sultan Mehmet Han'ın Ayasofyaya ne kadar önem verdiği, mülk sahibi olarak Ayasofya için bıraktığı vasiyetinden anlaşılabilir.
(bkz: fatih sultan mehmet in ayasofya vasiyeti/#23979242)
işte Ayasofyanın gerçeği. Ayasofya hakkındaki tüm polemikleri bitirecek bilgi ve belgeler
Son olarak bir gerçek de şu ki, Ayasofyada namaz kılıp ibadet etmek Cami müzeye çevrildikten sonra da hiçbir zaman yasak olmadı, yasaklanmadı Ayasofya içinde mimberin solundaki alanda isteyen her müslüman namazını kıldı, duasını yapıp ibadetini ifa edebildi.
Şahsen ben de bu mekanda (3 sene önce) ziyaretim esnasında namaz kılıp dua etme imkanı buldum.
Sonuç olarak, günümüzde yaşadığımız bu polemiklerin tamamı bazı çevrelerin uydurduğu ve malesef halkın önemli bir kısmının araştırıp soruşturmadan inandığı safsata ve yalanlardan ibarettir. Cumhuriyet değerlerinin halkın hassas duyguları kullanılarak itibarsızlaştırılmaya çalışılmasıdır.
Bugünlerde tüm medya organlarında bir haber silsilesi var. Flaş başlık şu; ayasofya'da 85 yıl sonra ilk kez kuran okundu...
(bkz: ayasofya da 85 yıl sonra kuran okunması)
Yalanın daniskası, dikalası
Bu vesile ile tarihini bilmeyen ve her söylenene iman eden bir millet olduğumuz bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Bakınız, Ayasofyada 85 yıl sonra ilk kez Kuran okunmuş olması için, 2015 yılından 85i çıkarırsak, 1930 senesine tekabül eder. Evet, 1930 yılında Ayasofya tadilata girdi ve bu sebeple halkın ziyaretine kapatıldı, 1934 yılında da müzeye dönüştürüldü.
Lakin 1932 yılının Kadir Gecesi'nde Dünyada bir ilk yaşandı
1932 Yılının Kadir Gecesinde dünyada ilk kez radyolardan canlı mevlid okutuldu. Hem de Mustafa Kemal Atatürkün teşviki ve talebiyle. Hafız Yaşar Okuyan, Hafız Burhan, Beşiktaşlı Hafız Rıza, Beylerbeyi Hafız Fahri, Muallim Hafız Nuri, Sultan Selimli Rıza ve bunlara ilaveten 20 hafızın daha iştiraki ile dünyanın ilk naklen mevlidi ve Kuran dinletisi ayasofya camiinde gerçekleştirilmiştir.
Bu etkinliğe ön ayak olan Atatürk de Ayasofya Camisinden okunan bu mevlidi radyo başında takip etmiş, çok memnun kalarak bir sonraki gün mevlidi okuyan hafızları Dolmabahçe sarayında iftar yemeğinde ağırlamış, onlara fevkalade ilgi ve alaka göstermişti.
Tabi bu durumda tarihimize atılan bir lekeyi de böylece yalanlamış ve boşa çıkarmış oluyoruz.
ayasofya polemikleri bununla sınırlı değil tabi.
Ayasofya Camii ile ilgili söylenen en büyük yalan Ayasofyada namaz kılmanın, ibadetin Cumhuriyet Döneminde yasaklanmış olmasıdır.
Sevgili okurlar, bunlar hep mesnetsiz iddialardır. Sadece halkın dini duyguları ile oynayarak, bu hassas noktalarını istismar ederek çıkar sağlama amacıdır.
Şu bir gerçektir ki, Ayasofya Camii ibadete Cumhuriyet Döneminde değil, osmanlı devleti döneminde kapatılmıştır.
görsel
Yukarıdaki Fotograf da Ayasofyanın Osmanlı Döneminde ibadete kapatıldığının belgesidir.
Bu fotograf 1917 tarihlidir ve Alman imparatoru kayzer wilhelm'in 3. defa istanbulu ziyaret ettiği sırada Osmanlı padişahı ve islam Halifesi Mehmed Reşadın emri ve izni ile Ayasofyayı ziyareti esnasında çekilmiştir.
Fotografta da görüldüğü üzre hem Kayzer Wilhelm ve maiyetindeki Almanlar, hem de bizim Müslüman Osmanlılar, Ayasofya Camiine ayakkabıları ile girmişler, umarsızca gezinmektedirler.
Görüldüğü üzre Ayasofyayı Cami olmaktan, kafir(!) denilen Atatürk değil, bizzat islam Halifesi olan Osmanlı Padişahı çıkarmıştır.
Oysa Ayasofya bir cami, bir ibadethane olmaktan çok daha ötede bir yapıdır.
Ayasofya, istanbulun fethinden hemen sonra fethi gerçekleştiren kahraman ordumuzun fethin tamamlayıcı göstergesi olması adına "sembolik" olarak camiye çevrilmiş ve ibadete açılmıştır.
Ama Fatih, Ayasofyayı gerçek anlamda hiçbir zaman camiye çevirmemiş, Hristiyan tebanın inançlarına saygı göstermiştir.
işte bu yüzden Ayasofyanın içindeki hristiyanlık sembolü ikonalara dokunulmamıştır.
Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki camide bu tip ikonalara, fresklere dinimizde yer yoktur.
Yani, kısaca, ayasofya hiçbir zaman fiili olarak cami olmamıştır" diyebilmemiz teknik olarak gayet mümkün.
Ayrıca Ayasofyanın duvarlarında yer alan ve Arapça olarak;
Allah, Hz Muhammed, Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali yazılı hattat kazasker mustafa efendi tarafından yapılan levhalar 19. yüzyılda yapılan tadilatta yerlerinden sökülmüş, lakin 1924 yılında bizzat Atatürk tarafından kaldırıldıkları depodan buldurularak yeniden yerlerine astırılmıştır.
görsel
(yukarıdaki görsel Ayasofya Camiinde Osmanlı döneminde sökülüp, Atatürk tarafından tekrar yerine koydurulan dini imgelerdir.)
Bakınız tekrar etmek gerekirse, Ayasofyadaki fresklere, ikonlara dokunmayan Osmanlı, Ayasofyanın Cami olmasının alametleri olan levhaları kaldıran da Osmanlı, Ayasofyayı ibadete kapatıp içinde turistik geziler düzenleyen yine Osmanlı
Ama kafir olan Atatürk ve Cumhuriyet rejimi
Yok öyle yağma.
istanbulu fethedip müjdelenen komutan olan Hazreti Fatih Sultan Mehmet Han'ın Ayasofyaya ne kadar önem verdiği, mülk sahibi olarak Ayasofya için bıraktığı vasiyetinden anlaşılabilir.
(bkz: fatih sultan mehmet in ayasofya vasiyeti/#23979242)
işte Ayasofyanın gerçeği. Ayasofya hakkındaki tüm polemikleri bitirecek bilgi ve belgeler
Son olarak bir gerçek de şu ki, Ayasofyada namaz kılıp ibadet etmek Cami müzeye çevrildikten sonra da hiçbir zaman yasak olmadı, yasaklanmadı Ayasofya içinde mimberin solundaki alanda isteyen her müslüman namazını kıldı, duasını yapıp ibadetini ifa edebildi.
Şahsen ben de bu mekanda (3 sene önce) ziyaretim esnasında namaz kılıp dua etme imkanı buldum.
Sonuç olarak, günümüzde yaşadığımız bu polemiklerin tamamı bazı çevrelerin uydurduğu ve malesef halkın önemli bir kısmının araştırıp soruşturmadan inandığı safsata ve yalanlardan ibarettir. Cumhuriyet değerlerinin halkın hassas duyguları kullanılarak itibarsızlaştırılmaya çalışılmasıdır.
532'deki nika ayaklanmasında yanan 2. ayasofya'nın yerine 1. justinianos'un talimatıyla tekrar inşa edilmiştir ve 5 yılda tamamlanmasıyla dünyanın en hızlı inşa edilmiş bazilikası unvanını taşır.
6. 9. 10. 11. ve 12. yüzyıldan kalma eşsiz mozaiklere sahiptir. osmanlı devleti/imparatorluğu zamanında cami olarak kullanılmasıyla 8 adet büyük hat levhalar yerleştirilmiştir. günümüzde müze olarak sergilenmektedir.
bir bölümünün yıkılma riski vardır, ki cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan onarımların izi 2. katında deisis sahnesinin karşındaki deliklerden de görülebilmektedir, hatta yine oradaki bir sütünu bir miktar eğik şekilde durmaktadır. umarım son yıllarını yüzyıllardır sürdürdüğü ihtişamına layık bir şekilde geçirir.
6. 9. 10. 11. ve 12. yüzyıldan kalma eşsiz mozaiklere sahiptir. osmanlı devleti/imparatorluğu zamanında cami olarak kullanılmasıyla 8 adet büyük hat levhalar yerleştirilmiştir. günümüzde müze olarak sergilenmektedir.
bir bölümünün yıkılma riski vardır, ki cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan onarımların izi 2. katında deisis sahnesinin karşındaki deliklerden de görülebilmektedir, hatta yine oradaki bir sütünu bir miktar eğik şekilde durmaktadır. umarım son yıllarını yüzyıllardır sürdürdüğü ihtişamına layık bir şekilde geçirir.
ihtişamı ile istanbul'daki hiçbir mabed yarışamaz. ne sultanahmet ne de süleymaniye. inanılmaz bir atmosferi vardır. yaşından ötürü her zaman bir yerinde bir iskele kuruludur. ama bu bile sözkonusu ihtişamı bozamaz.
türk rokokosunun ve türk barokunun gelişmesi ile ortaya çıkan camilerin süslemeleri için inanılmaz bir süslemeden bahsedebilsek de bunlarda yine de ayasofya'nın ihtişamını göremeyiz.
türk rokokosunun ve türk barokunun gelişmesi ile ortaya çıkan camilerin süslemeleri için inanılmaz bir süslemeden bahsedebilsek de bunlarda yine de ayasofya'nın ihtişamını göremeyiz.
Yapımından 20 yıl sonra kubbesi çökmüş. Tamir edilmiştir. Mühendislik harikası olmaktan ziyade deli cesareti ile ilginç ve hos bir eser olmuştur. Deneysel bir yapittir.
müze kart vs. gibi şeylere sahip değilseniz giriş için 30 tl bayılmanız gerekiyor. bu tutar oldukça yüksek. her sınıftan vatandaş için yüksek. yurt dışından gelen misafirleri görmeleri için buraya götürdüm parayı şirket ödediği halde fiyat onlara bile pahalı geldi. demem o ki; muhteşem bir yapıt ve sonsuza dek bu muhteşemliği ile topraklarımızdaki bir inci olarak kalır umarım. hala gidip görmemiş insanlar var ve gidememelerinin en büyük nedenlerinden birisi giriş ücretinin yüksek olması. yazık!
daha ortalıkta islamiyet yokken inşa edilmiş 1500 senelik bir yapıdır.
içinde yer alan freskler, mozaikler, ışık oyunları yaratan aydınlatma açıklıkları, birbirinden farklı anlamları olan onlarca sütun, tabla ve alanla eşsiz bir eserdir.
istanbul fethedildikten sonra camiye çevrilmiş olmasını şimdi oturup tartışmak anlamsız. zira emperyal bir duyguyla ve dünyaya meydan okuyan ortaçağ hükümdarı tavrıyla, üstelik peygamber tarafından müjdelendiği gibi rivayetler de ortalıkta gezerken camiye çevrilmiş olması kaçınılmazdır, tamam.
aynı şekilde 1935 yılında müzeye çevrilmiş olması da, dinler arası barışın sağlanması, türk toplumunun seleflerine duyduğu saygıyı ve bu kadar muazzam bir eserin içindeki güzelliklerin çirkin bir sıvayla kapatılmış olmasına karşı duruşunu gösteren son derece yerinde bir karardır. yüzlerce şiire, hikayeye konu olmuş, bizden çok eskilere dayanan bir yapıyı hem ilk günkü haline en yakın şekliyle, hem de mimar sinan'ın eklentileri ve islamiyet katkısıyla özgün bir şekilde korumak boynumuzun borcudur. istanbul'un her adımı eser niteliğinde camilerle bezeliyken hamaset edebiyatıyla ilkel tavırlara girmeye lüzum yok.
içinde yer alan freskler, mozaikler, ışık oyunları yaratan aydınlatma açıklıkları, birbirinden farklı anlamları olan onlarca sütun, tabla ve alanla eşsiz bir eserdir.
istanbul fethedildikten sonra camiye çevrilmiş olmasını şimdi oturup tartışmak anlamsız. zira emperyal bir duyguyla ve dünyaya meydan okuyan ortaçağ hükümdarı tavrıyla, üstelik peygamber tarafından müjdelendiği gibi rivayetler de ortalıkta gezerken camiye çevrilmiş olması kaçınılmazdır, tamam.
aynı şekilde 1935 yılında müzeye çevrilmiş olması da, dinler arası barışın sağlanması, türk toplumunun seleflerine duyduğu saygıyı ve bu kadar muazzam bir eserin içindeki güzelliklerin çirkin bir sıvayla kapatılmış olmasına karşı duruşunu gösteren son derece yerinde bir karardır. yüzlerce şiire, hikayeye konu olmuş, bizden çok eskilere dayanan bir yapıyı hem ilk günkü haline en yakın şekliyle, hem de mimar sinan'ın eklentileri ve islamiyet katkısıyla özgün bir şekilde korumak boynumuzun borcudur. istanbul'un her adımı eser niteliğinde camilerle bezeliyken hamaset edebiyatıyla ilkel tavırlara girmeye lüzum yok.
erhan afyoncu'dan duyduğuma göre hünkar mahfili ibadete açık olan müze. lakin sabah ve yatsı vakitlerinde namaz kılan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyormuş. ey ayasofya'nın cami yapılmasını isteyen müslüman ahali, bırakın vakit namazlarında sultanahmeti doldurmayı; ayasofya'nın içindeki bir iki saflık yeri dolduramıyorsunuz. bilgisayar başında islamı idelojikleştirip yazı yazmakla icraat arasında fark vardır.
Rivayete göre, Fatih sultan mehmet ayasofya da ilk kıldırdığı namaza 3 defa tekbir getirerek başlamıştır.
Namaz sonrası sebebi sorulduğunda, ilk 2 tekbirde karşısında kabe yi göremediğini, 3. Tekbir sonrası görebildiğini söylemiştir.
Namaz sonrası sebebi sorulduğunda, ilk 2 tekbirde karşısında kabe yi göremediğini, 3. Tekbir sonrası görebildiğini söylemiştir.
insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir tarihi eserdir.
yüzyıllarca harçla, sıvayla kapatılan freskler daha yeni yeni gün yüzüne çıkmaya başlamıştı ki 2011 yılında bir kısmının tekrardan sıvayla kapatıldığı ortaya çıkarıldı. böyle de medeniyet düşmanı adamlar yönetiyor bu ülkeyi, lafa değil icraata bakanlar versin hesabını!
diğer yandan "ak zekalı" denyolar boşuna gaza gelmesin, orta yerinde 60 senedir inşaat iskelesi bulunan, her an bir yerlerine müdahale edilmesi gereken bir yapıyı en başta insan güvenliği açısından kimse camiye falan çeviremez.
ha bu tantana niye dersen, gezi olayları'nın yıl dönümünde gündem değiştirmek için senin gibi malları kullanıp gaza getirdiler, meydana toplayıp namaz falan kıldırdılar. olay bitti, ses yok, icraat yok. sik gibi kullanıldığınla kaldın. hade kolay gele...
yüzyıllarca harçla, sıvayla kapatılan freskler daha yeni yeni gün yüzüne çıkmaya başlamıştı ki 2011 yılında bir kısmının tekrardan sıvayla kapatıldığı ortaya çıkarıldı. böyle de medeniyet düşmanı adamlar yönetiyor bu ülkeyi, lafa değil icraata bakanlar versin hesabını!
diğer yandan "ak zekalı" denyolar boşuna gaza gelmesin, orta yerinde 60 senedir inşaat iskelesi bulunan, her an bir yerlerine müdahale edilmesi gereken bir yapıyı en başta insan güvenliği açısından kimse camiye falan çeviremez.
ha bu tantana niye dersen, gezi olayları'nın yıl dönümünde gündem değiştirmek için senin gibi malları kullanıp gaza getirdiler, meydana toplayıp namaz falan kıldırdılar. olay bitti, ses yok, icraat yok. sik gibi kullanıldığınla kaldın. hade kolay gele...
561 yıl önce, tam da bugün, ilk cuma namazının kılındığı mabed.
şuanda mahzundur...
şuanda mahzundur...
Sadece Kılıç hakkıyla değil, fatih tarafından fetihten sonra parası neyse verilip satın alınmış ve osmanlı imparatorluğunun tarihinden manevi bir kimlik kazanmıştır.
Açılacaktır.
Başka yolu yoktur.
Yırtınmayın bizans çocukları, nafile olur..!
Açılacaktır.
Başka yolu yoktur.
Yırtınmayın bizans çocukları, nafile olur..!
yıl olmuş 2014 kılıç hakkı diyorlar.
pezevenk amerikan askeri askerin başına çuval geçirirken götüm götüm kaçıyordun, ırak nota veriyor, pkk yol kesiyor hala kılıç hakkı diyorsun.
1 haftadır orospu çocuklarının kapattığı bingöl-diyarbakır yolunu açamadın amk.
pezevenk amerikan askeri askerin başına çuval geçirirken götüm götüm kaçıyordun, ırak nota veriyor, pkk yol kesiyor hala kılıç hakkı diyorsun.
1 haftadır orospu çocuklarının kapattığı bingöl-diyarbakır yolunu açamadın amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar