bugün
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması6
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız6
- sözlükte kim kimle sevgili20
- nervio43
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı35
- arkadaşlar bi bakar mısınız7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- 10 kasım 20264
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi3
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- acıbadem taksim hastanesi3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- karıya şiddet7
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- evlenmek6
- devlet bahçeli7
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- kafe açma fikri2
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- anın görüntüsü35
- 7 kasım 20262
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- reha muhtar2
- tatlıses çiğköfte vs battalbey çiğköfte2
- allah neler yaratmis3
- muslettin amca14
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- fon vurguncularının fetva alması9
- sözlük klasikleri12
- ısparta havalimanı5
- boş yolda kırmızı ışıkta bekleme zorunluluğu2
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- teoman müziği bıraktı8
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- aşk5
- kemal sunal'ın en kötü filmi9
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- yılın entrysi2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- 0 0 73
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
mahsun kırmızıgül fanatiği * sözlüğe renk katıcağını düşündüğüm iyi yazılar yazan yazar.
bu sözlüğe uye olmamı sağlayan dünya tatlısı güzel insan..Birim zamanda 17-35 yas arası büyüyebilen esnekliğe sahip şeker kutusu..
bedeni çevreleyen,saran ve onunla iç içe olan elektromanyetik bir enerji alanıdır.metafiziksel olarak,bedenimiz üçe ayrılır:düşünsel,fiziksel ve ruhsal.bu üçünün de üç ayrı aurası vardır.pek çok insan için auraların görülmesini zorlaştıran neden de budur.sadece fiziksel aurayı gören kişi ,insanların yalnız bir yönününü görmektedir.sadece düşünsel aurayı gören kişiyse ,tamamen farklı bir enerjiyi algılamaktadır.bazen her üçünden de azar azar görür veya bu auraları farklı zamanlarda teker teker algılarız.
güzel sözleriyle beni etkileyen bir sözlük yazarı.*
Bunlunla birlikte auranın renkleri de vardır, renk ve ışıktan oluşmuştur. Bunu ilk kez 1666 yılında Isaac Newton güneş ışığını cam bir prizmadan geçirerek göstermiş ve bir gökkuşağı manzarası sergilemiştir. Sonra bu renkleri ikinci bir prizmadan geçirerek yine berrak beyaz ışık elde etmiştir. Beyaz rengin bu yedi tayf rengini kapsadığını ispatlamıştır. Aura, bulunduğu atmosferdeki beyaz ışığı çekerek, renklere ayrıştırıp insan bedeninde varolan güç merkezlerine iletmektedir. Bu güç (enerji) merkezleri çarka adıyla bilinmektedir. Ayrıca aura insan ruhunun, aklının gelişmesiyle ilgili olarak değişik renklerin sahibidir. O anda ki fizik, ruh durumumuz da auramızın renk ve netliğini etkilemektedir.
4 temel enerji bedeni
Her insan üzerinde ruhsal, zihinsel, duygusal ve eterik olmak üzere dört temel aura katmanı mevcuttur.
Eterik Aura; Fiziksel bedenden yaklaşık 20 cm . uzaklığındadır ve şekil ve boyut olarak fiziksel bedene benzer ve hayat enerjisini solar plexus çakrası yoluyla güneşten, ve kök çakra yoluyla dünyadan alır. Bu enerjiyi depolayarak, çakralar ve kozmik enerji taşıyan 350.000 görünmeyen enerji odaklarına dağıtır; bunlar da bu enerji ile sürekli olarak fiziksel beden de akan enerji şebekesini besler.
Organizmanın enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden dışarıya verir.
Gözeneklerden çıkan enerji 5- 20 cm kadar uzakta durur ve auranın bir parçası olan eterik katmanı oluşturur. Bu ışınlar fizik bedeni koruyucu bir tabaka gibi kuşatır. Hastalık yapıcı mikropların ve zararlı maddelerin bedene girmesini engeller ve aynı anda çevreye sürekli bir yaşam enerjisi yayar.
Bedenin doğal ihtiyaçlarıyla uyumlu olmayan bir yaşam tarzı (stres, sağlıksız beslenme, aşırı alkol, nikotin ve ilaç kullanımı) ile birlikte olumsuz düşünceler ve duygular da eterik yaşam gücünü harcayıp enerji yayılımının kuvvetini ve yoğunluğunu azaltır. Böylece aura da bir takım zayıf bölgeler oluşur. Aura görebilen biri auradaki bu hastalık yapıcı mikropların bedene girmesine neden olan gedikler ve çatlakları görebilir. Ayrıca, yaşam enerjisi bu çatlaklardan dışarı sızabilir. Bu yüzden eterik beden sağlık aurası olarak da bilinir ve hastalıklar daha ortaya çıkmadan yapılan bir eterik beden taramasında teşhis ve tedavi edilebilirler. Organizmanın yeterli enerji ihtiyacı karşılanmışsa, eterik beden, aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden geri verir. Gözeneklerden çıkan enerji akımı, bedenden 5 cm . kadar uzakta durarak eterik aurayı oluşturur. Bu enerji tabakası, fizik bedeni koruyucu bir kalkan gibi sararak, hastalık oluşturan zararlı microorganizmaların fizik bedene ulaşmasına engel olurlar. Bu doğal kalkan sayesinde hastalıklardan korunuruz. Ama neden hasta oluyoruz dersek; sebep içimizdedir. Sağlıksız beslenme, zararlı madde kullanımı ve stres gibi olumsuz düşünceler ve duygular, bedenimizi saran eterik yaşam gücünü harcarlar ve zayıflatırlar. Bu şekilde oluşan negatif enerji akımlar zararlı mikroorganizmaların bedenimize girmesine sebep olur. Kısacası hastalıklar fizik bedende oluşmadan önce eterik bedenimizde ortaya çıkar. Hastalıkları bu düzlemde tedavi edebilirsek, fizik bedenimiz rahatsızlanmadan hastalıklardan kurtuluruz. Pozitif telkinlerle bedenimizin sağlığını düzeltebiliriz. Eterik bedenin diğer bir önemli görevi ise; diğer yüksek enerji bedenleri ile fizik beden arasında aracılık yapmasıdır. Bu yolla fiziksel duygularımızla aldığımız bilgileri, astral ve zihinsel bedenlere iletir ve aynı anda yüksek bedenlerden fizik bedene enerji ve bilgi aktarılır. Eterik beden zayıflamışsa bu bağlantıyı kurmada başarısız olacaktır. Eterik bedenimizi güçlendirmek için çeşitli terapi şekilleri uygulama gerekir. Bu terapileri çakralar bölümünde görebilirsiniz.
4 temel enerji bedeni
Her insan üzerinde ruhsal, zihinsel, duygusal ve eterik olmak üzere dört temel aura katmanı mevcuttur.
Eterik Aura; Fiziksel bedenden yaklaşık 20 cm . uzaklığındadır ve şekil ve boyut olarak fiziksel bedene benzer ve hayat enerjisini solar plexus çakrası yoluyla güneşten, ve kök çakra yoluyla dünyadan alır. Bu enerjiyi depolayarak, çakralar ve kozmik enerji taşıyan 350.000 görünmeyen enerji odaklarına dağıtır; bunlar da bu enerji ile sürekli olarak fiziksel beden de akan enerji şebekesini besler.
Organizmanın enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden dışarıya verir.
Gözeneklerden çıkan enerji 5- 20 cm kadar uzakta durur ve auranın bir parçası olan eterik katmanı oluşturur. Bu ışınlar fizik bedeni koruyucu bir tabaka gibi kuşatır. Hastalık yapıcı mikropların ve zararlı maddelerin bedene girmesini engeller ve aynı anda çevreye sürekli bir yaşam enerjisi yayar.
Bedenin doğal ihtiyaçlarıyla uyumlu olmayan bir yaşam tarzı (stres, sağlıksız beslenme, aşırı alkol, nikotin ve ilaç kullanımı) ile birlikte olumsuz düşünceler ve duygular da eterik yaşam gücünü harcayıp enerji yayılımının kuvvetini ve yoğunluğunu azaltır. Böylece aura da bir takım zayıf bölgeler oluşur. Aura görebilen biri auradaki bu hastalık yapıcı mikropların bedene girmesine neden olan gedikler ve çatlakları görebilir. Ayrıca, yaşam enerjisi bu çatlaklardan dışarı sızabilir. Bu yüzden eterik beden sağlık aurası olarak da bilinir ve hastalıklar daha ortaya çıkmadan yapılan bir eterik beden taramasında teşhis ve tedavi edilebilirler. Organizmanın yeterli enerji ihtiyacı karşılanmışsa, eterik beden, aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden geri verir. Gözeneklerden çıkan enerji akımı, bedenden 5 cm . kadar uzakta durarak eterik aurayı oluşturur. Bu enerji tabakası, fizik bedeni koruyucu bir kalkan gibi sararak, hastalık oluşturan zararlı microorganizmaların fizik bedene ulaşmasına engel olurlar. Bu doğal kalkan sayesinde hastalıklardan korunuruz. Ama neden hasta oluyoruz dersek; sebep içimizdedir. Sağlıksız beslenme, zararlı madde kullanımı ve stres gibi olumsuz düşünceler ve duygular, bedenimizi saran eterik yaşam gücünü harcarlar ve zayıflatırlar. Bu şekilde oluşan negatif enerji akımlar zararlı mikroorganizmaların bedenimize girmesine sebep olur. Kısacası hastalıklar fizik bedende oluşmadan önce eterik bedenimizde ortaya çıkar. Hastalıkları bu düzlemde tedavi edebilirsek, fizik bedenimiz rahatsızlanmadan hastalıklardan kurtuluruz. Pozitif telkinlerle bedenimizin sağlığını düzeltebiliriz. Eterik bedenin diğer bir önemli görevi ise; diğer yüksek enerji bedenleri ile fizik beden arasında aracılık yapmasıdır. Bu yolla fiziksel duygularımızla aldığımız bilgileri, astral ve zihinsel bedenlere iletir ve aynı anda yüksek bedenlerden fizik bedene enerji ve bilgi aktarılır. Eterik beden zayıflamışsa bu bağlantıyı kurmada başarısız olacaktır. Eterik bedenimizi güçlendirmek için çeşitli terapi şekilleri uygulama gerekir. Bu terapileri çakralar bölümünde görebilirsiniz.
insanda değişik şekillere bürünen bir enerji realitesi bulunur; yani fiziksel, elektriksel, biyoelektriksel, biyoenzimatik enerjiler. bu enerji formları karşılıklı olarak birbirine dönüşmektedir.
her canlı hücre bir şebekeye bağlıdır. bir bakıma hiçbir hücre gerçekten bağımsız değildir. bu şebeke sadece kan dolaşımıyla bağlantılı veya kimyasal veya biyokimyasal olmakla kalmaz, her şeyden çok sinirlerle ilgili bir şebekedir, çünkü tüm hücrelerin biyokimyası en başta sinir sistemiyle yönetilmektedir. sonuç olarak vücudumuzda tüm organlarımızı saran ve fiziksel, kimyasal, hücresel düzeyde, motor düzeyde ve bunlara benzer şekilde değişebilen bir sinir sistemi enerjisi mevcuttur.
akupunkturun temeli olan çin tıbbı kesin bir tavır alarak bu enerjinin insan bedeninde sürekli olarak tek yönlü aktığından söz eder. bu enerji insan bedeninin sinir ağı boyunca daima akmaktadır. dediklerine göre, kendi başına bir varlık olarak izole edilmiş halde onu asla bulamayacağımızdan dolayı bu sinirsel enerjiyi aramak zaman kaybıdır, çünkü biyoelektrik türden son derece süptil bir enerjidir. ancak, kimyasal ve biyokimyasal değişiklikler oluşturarak varlığını hissettirir. bununla beraber öyle görülüyor ki, insan bedeninin dış yüzünde cilt üzerinde akış yolları boyunca da kendini gösterebilir. bu akış yollarında, elektrik akımının geçmesine karşı daima daha az direnç mevcuttur.
insan enerjinin yanı sıra, beyni ve fizik bedeni ile tüm olmaya şartlanmıştır ve öyle yönetilmektedir. bedenli varlığın, hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu bir psişe-can vardır.
bu psişe-can aura olarak tanımlanmıştır. fizik bedenin içini doldurup dış yüzünü de sarar. fizik bedenimizle diğer bir canlıya yaklaşıp ona dokunduğumuzda enerjimizi de, aynı zamanda o canlı ile irtibata geçiririz. bu durumda bir biyoenerji diğer bir biyoenerji ile temas etmiş olur ve böylece, bir enerji alışverişine yol açılır. cansız nesnelerle temas konusunda daha çok bizim enerjimizin onlara nakli söz konusu olur.
beyin, dolayısıyla düşüncenin aktivitesini irade ile yönlendirmek suretiyle bu enerjiyi etkilemek mümkündür. irade olmazsa hiçbir şey yapılamaz. irade enerjiyi yoğunlaştırıp tek bir hedefe sevk eder. yoga ve bazı teknikler bu amaca ulaşılmasında yardımcıdır. bu olay, aynı zamanda deneysel olarak da ispatlanabilir, yani ele aldığım ünlü kirlian fenomeni ile. örneğin bir mıknatıstan yayılan elektromagnetik alanları çıplak gözle görmemiz mümkün değildir, ancak demir tozlarıyla bu magnetik alanın ışıma çizgilerini takip eden harikulade şekilleri görebiliriz.
her canlı hücre bir şebekeye bağlıdır. bir bakıma hiçbir hücre gerçekten bağımsız değildir. bu şebeke sadece kan dolaşımıyla bağlantılı veya kimyasal veya biyokimyasal olmakla kalmaz, her şeyden çok sinirlerle ilgili bir şebekedir, çünkü tüm hücrelerin biyokimyası en başta sinir sistemiyle yönetilmektedir. sonuç olarak vücudumuzda tüm organlarımızı saran ve fiziksel, kimyasal, hücresel düzeyde, motor düzeyde ve bunlara benzer şekilde değişebilen bir sinir sistemi enerjisi mevcuttur.
akupunkturun temeli olan çin tıbbı kesin bir tavır alarak bu enerjinin insan bedeninde sürekli olarak tek yönlü aktığından söz eder. bu enerji insan bedeninin sinir ağı boyunca daima akmaktadır. dediklerine göre, kendi başına bir varlık olarak izole edilmiş halde onu asla bulamayacağımızdan dolayı bu sinirsel enerjiyi aramak zaman kaybıdır, çünkü biyoelektrik türden son derece süptil bir enerjidir. ancak, kimyasal ve biyokimyasal değişiklikler oluşturarak varlığını hissettirir. bununla beraber öyle görülüyor ki, insan bedeninin dış yüzünde cilt üzerinde akış yolları boyunca da kendini gösterebilir. bu akış yollarında, elektrik akımının geçmesine karşı daima daha az direnç mevcuttur.
insan enerjinin yanı sıra, beyni ve fizik bedeni ile tüm olmaya şartlanmıştır ve öyle yönetilmektedir. bedenli varlığın, hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu bir psişe-can vardır.
bu psişe-can aura olarak tanımlanmıştır. fizik bedenin içini doldurup dış yüzünü de sarar. fizik bedenimizle diğer bir canlıya yaklaşıp ona dokunduğumuzda enerjimizi de, aynı zamanda o canlı ile irtibata geçiririz. bu durumda bir biyoenerji diğer bir biyoenerji ile temas etmiş olur ve böylece, bir enerji alışverişine yol açılır. cansız nesnelerle temas konusunda daha çok bizim enerjimizin onlara nakli söz konusu olur.
beyin, dolayısıyla düşüncenin aktivitesini irade ile yönlendirmek suretiyle bu enerjiyi etkilemek mümkündür. irade olmazsa hiçbir şey yapılamaz. irade enerjiyi yoğunlaştırıp tek bir hedefe sevk eder. yoga ve bazı teknikler bu amaca ulaşılmasında yardımcıdır. bu olay, aynı zamanda deneysel olarak da ispatlanabilir, yani ele aldığım ünlü kirlian fenomeni ile. örneğin bir mıknatıstan yayılan elektromagnetik alanları çıplak gözle görmemiz mümkün değildir, ancak demir tozlarıyla bu magnetik alanın ışıma çizgilerini takip eden harikulade şekilleri görebiliriz.
canlıların*, etraflarına yaydığı varsayılan ışık dalgasıdır, enerjidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar