bugün
- nervio tarzı entry girmek17
- eve çağıran kızın ot da getir demesi4
- jaws filmindeki sikko balik24
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- kolye10
- doğubank8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı3
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak3
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- sevda türküsev3
- isveç2
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sevgiliyle araya mesafe koymak2
- sakarya üniversitesi3
- ülken için savaşır mısın5
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- azerizm2
- nev antalya konseri2
- simiago erkek mi kadın mı5
- sude sendromu4
- horny meydan6
- yemene asker gönderilme meselesi8
- bergamot aromali yesil cay3
- iltica20
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- danimarka2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- yetkisi alınan yetkili8
- fransa6
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- behzat ç.4
- organize işler karun hazinesi2
- oktay saral'ın istifası2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral9
- sözlüğün kralı9
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- oktay saral'ın görevden alınması4
- insan sevmemek6
- flört etmeme ilkesi2
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sandalet ayak bikinisidir6
Arkadaşımın ölümünü gebermek olarak tasvir ettiği vakit,tarih öğretmeninden hayatımızın fırçasını yediğimiz ,Papa'ya vatikan'a girmemesi için yalvardığı vakit de 'Gariban lan bu ,yazıktır'deyip 'çizme' yi fethetmekten cayan ünlü Hun imparatoru.
ortaçağda efsane kahramanı olduktan sonra yeniçağda edebiyata geçmiştir.giuseppe verdi'nin attila adlı bir operası vardır.ispanyollar atila furioso(çıldırmış attila), atila azote de dios(tanrının kırbacı attila) adlı tragedyalar yazmışlardır.fransız yazarı corneille'in attila tragedyası ünlüdür.henri de bornier, le noces d'attila(attila'nın düğünü)adlı bir dram yazmıştır.
türk edebiyatında da attila hakkında romanlar ve manzum oyunlar yazılmıştır.peyami safa, attila(1931), naci tanseli, attila(1948).
türk edebiyatında da attila hakkında romanlar ve manzum oyunlar yazılmıştır.peyami safa, attila(1931), naci tanseli, attila(1948).
macaristan'da* kullanılan bir erkek ismi.
tanrının kırbacı romaya girmeye tırsmıştır. daha önce romayı kuşatan impartor büyük acılar çekerek öldüğü için aynı lanetin onu da bulmasını istememiş, girmemiştir. ancak bu bile onun namını çürütememiştir.*
ölümü bugün bile tartışmalara sebep olan ve gömüldüğü yerin gizli kalması için kendisini mezara gömen askerlerin birbirini okla vurup öldürdüğü avrupa hun devleti'nin büyük hükümdarı.
attila
doğum tarihi 395 veya 404 olarak değişik kaynaklarda yer alan, tanrının kırbacı olarak anılan, avrupa hun devletinin hakanıdır. italya da bugün bile çeşitli vesilelerle söylenen anneciğim türkler sözü o döneme dayanır. 434 te amcası rua ölünce ülkeyi kardeşi bleda ile yönetmeye başladı. 445 yılında bleda ölünce ülkeyi tek başına devraldı.
gençliğinde roma ile barış için amcası tarafından romaya yollanmış; bir süre orada kalmıştır. bu ikameti esnasında latince ve politik oyunları öğrenmiştir. attila nın amacı doğu roma(bizans) ve batı romayı yıkıp bütün avrupa ya egemen olmaktı. önceleri batı roma ile iyi geçinip doğu romayı(bizans) baskı altına almış, vergiye bağlamıştır.
sayıları 45 i bulan milletin oluşturduğu imparatorlukta başlıca şu topluluklar yer almışlardı:
a. Germenler (doğudan batıya): Doğu Got, Gepid, Turciling, Sueb, Markoman, Kuad, Herul, Rugi, Skir.
b. islavlar (Orta ve Batı Rusya'da): Veneda, Ant, Sklaven.
c. iranlılar (Kafkaslar'dan Tuna'ya kadar, dağınık halde): Alan, Sarmat, Baştarna, Neur, Roxolan.
d. Fin-Ugorlar (Ural'dan Baltık'a kadar): Çeremis, Mordvin, Merya, Veşi, Çud, Est, Vidivari.
e. Türkler: imparatorluğun her tarafına yayılmış olarak Hunlar, Karadeniz kuzeyi düzlüklerinden Volga'ya kadar Beş- ogur, Altı-ogur, On-ogur, Şaragur, Azak'ın batısında Akatir, Volga'nın doğusunda Sabar ve başka Türk kütlelerdi
436'yı takip eden yıllarda, şu kavimlerin de Türk idaresine alındığı anlaşılmaktadır: Burgondlar, Bayavurlar, Yuthanglar, aşağı Ren sahasındaki Franklar, Türingler, Longobardlar. Hun hakimiyetinin, "Okyanus adaları"na, yani Kuzey Denizi ve Manş kıyılarına ulaştığı, hadiselere çağdaş tarihçi Priskos tarafından bildirilmiştir.
bizansı kuşatmış, ama alamamıştır. batı romaya yönelmiş ve 451 ile 452 yıllarında roma ya iki büyük sefer düzenlemşitir.
451 başlarında, Orta Macaristan'dan batıya harekete geçen Hun kuvvetlerinin mevcudu, 80-100 bini Türk, bir o kadarı da yardımcı Germen ve islav olmak üzere 200 bin kişi civarında idi. Hun orduları, Mart ayı ortalarına doğru Ren nehrini üç noktadan aşarak Galya'ya girdiği sırada, italya'dan yola çıktıktan sonra, Hun düşmanı "barbar"ların sağladığı takviyelerle, sayısı yine 200 bine yükselen Aetius kumandasındaki Roma ordusu, Galya'da kuzeye doğru hızla ilerliyor; Hun orduları, Mettis'i (Metz) (7 Nisan) ve Durocortorum'u (Rheims) zaptederek, Paris yakınındaki Aurelianum (Orleans) şehrine ulaştığı zaman, Aetius da oraya yetişmiş bulunuyordu. Fakat karşılaşma, Attila'nın Türk taktiğine daha uygun gördüğü, Katalaunum'da (veya Campus Mauriacus sahası, Troyes şehrinin batısında Champagne ovasına doğru) oldu (20 Haziran 451). Batı dünyasının iki yarısının birbiri üzerine yüklendiği, nihayet 24 saat süren ve iki tarafın çok ağır kayıplar verdiği (Jordanes'e göre 165 bin ölü) muhakkak olan bu büyük savaşta kimin galip geldiği, hâlâ münakaşa edilmektedir.
452 yılında ise 100 bin kişilik ordusu ile tekrara romanın kapısını çalmıştır. roma karşısına bir ordu çıkaramayınca papa attila nın ayağına gelip yalvarmış, roma yı yağmalamaması için rica etmiştir. attila da roma nın teslim olduğuna kanaat getirdiğinden şehre girmemiştir. batılıların anlattığı gibi bir barbar olsa idi, hem bizans kuşatmasında hem de roma seferinde şehirleri talan ederdi. ama attila medeniyete saygılı bir hükümdar idi.
italya seferinden dönüşte, rivayete göre, zifaf gecesinde, herhangi bir iç kanama neticesi ağzından, burnundan kan boşanmak suretiyle öldü (453). Yaşı 60 civarında id
Attilâ yalnız büyük bir istilâcı ve yaman bir komutan değil, mükemmel bir hükümdardı. Tarih onu, milletine medenî bir düzen veren ve dünyada posta teşkilatını kuran ilk kişi olarak tanır.
sofrasında kendisi tahta kaşık ve tabaktan yemek yer iken, davetlilerine en özel gümüş tabaklarını ve altın şamdanlarını sunacak kadar mütevazı bir hayat sürmüştür.
Cenazesi, ölümünün ertesi günü yapılan çok büyük bir törenle kaldırıldı. Cesedi altın bir tabuta konulmuştu. Bu tabut, önce gümüş, sonra da demir bir mahfazanın içine yerleştirilmiş ve böylece toprağa verilmişti.Attilâ, ölümünden sonra, kimse tarafından rahatsız edilmeden ebedî uykusunu uyumak isterdi. Bunu, böyle vasiyet etmişti. Bu nedenle mezarını kazıp kendisini toprağa verenler okla vurulmak suretiyle hemen oracıkta öldürüldü. Sonra mezarının yanından geçmekte olan bir çayın mecrası değiştirildi. Sular başta tarafa, muhtemel olarak mezarın üzerinden verilen yeni mecrasına akıtıldı. Böylelikle büyük cihangirin son arzusu yerine getirilmiş oldu. bugün mezarının yeri dahi bilinmez
Attila, milletlerin hafızalarında ölümsüzlüğe ulaşmış, tarihin nadir simalarından biridir. Hatırası etrafında italya'da, Galya'da, Germen memleketlerinde, Britanya'da, iskandinavya'da ve bütün Orta Avrupa'da, asırlarca ağızdan ağıza dolaşan efsaneler türemiş , romancılara, ressamlara, heykeltıraşlara konu olmuş, hakkında en çok kitap yazılan şahsiyetlerden biri durumuna yükselmiş, tiyatro yazarlarına, kompozitörlere ilham vermiş, adına bir düzineye yakın opera bestelenmiştir. Son yarım asırda yapılan tarafsız tarih araştırmaları, onun, Hıristiyan Orta-çağının taassup kokulu uydurmaları ile ilgisi bulunmadığını; Nibelungen destanları başta olmak üzere, çağdaşı kayıtların, onu, iyilik sever, babacan, çok yüksek vasıfta bir hükümdar olarak tanıdığını ortaya koymuştur.
Attila'nın ölümünden sonra, hatunu Arıgkan'dan doğan üç oğlu; sırasıyla ilek, Dengizik, irnek, babalarının yerini tutamadılar. imparator olan ilek, ayaklanan Germen kavimleri ile yaptığı Nedao (Avusturya'da) savaşında hayatını kaybetti (454). Çok cesur, fakat siyasî zekâdan mahrum Dengizik, imparatorluk birliğini yeniden kurmak için, neticesiz mücadeleler içinde çırpına çırpına, nihayet bir Bizanslı'nın kılıcı ile can verdi (469). irnek ise, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra, artık Orta Avrupa'da tutunmanın zorluğunu anlayarak, savaşlarda yorgun düşen Hunların büyük kısmı ile Karadeniz'in batı kıyılarına döndü.
kaynaklar: prof dr ibrahim kafesoğlu
ve nacizane, bendeniz.
doğum tarihi 395 veya 404 olarak değişik kaynaklarda yer alan, tanrının kırbacı olarak anılan, avrupa hun devletinin hakanıdır. italya da bugün bile çeşitli vesilelerle söylenen anneciğim türkler sözü o döneme dayanır. 434 te amcası rua ölünce ülkeyi kardeşi bleda ile yönetmeye başladı. 445 yılında bleda ölünce ülkeyi tek başına devraldı.
gençliğinde roma ile barış için amcası tarafından romaya yollanmış; bir süre orada kalmıştır. bu ikameti esnasında latince ve politik oyunları öğrenmiştir. attila nın amacı doğu roma(bizans) ve batı romayı yıkıp bütün avrupa ya egemen olmaktı. önceleri batı roma ile iyi geçinip doğu romayı(bizans) baskı altına almış, vergiye bağlamıştır.
sayıları 45 i bulan milletin oluşturduğu imparatorlukta başlıca şu topluluklar yer almışlardı:
a. Germenler (doğudan batıya): Doğu Got, Gepid, Turciling, Sueb, Markoman, Kuad, Herul, Rugi, Skir.
b. islavlar (Orta ve Batı Rusya'da): Veneda, Ant, Sklaven.
c. iranlılar (Kafkaslar'dan Tuna'ya kadar, dağınık halde): Alan, Sarmat, Baştarna, Neur, Roxolan.
d. Fin-Ugorlar (Ural'dan Baltık'a kadar): Çeremis, Mordvin, Merya, Veşi, Çud, Est, Vidivari.
e. Türkler: imparatorluğun her tarafına yayılmış olarak Hunlar, Karadeniz kuzeyi düzlüklerinden Volga'ya kadar Beş- ogur, Altı-ogur, On-ogur, Şaragur, Azak'ın batısında Akatir, Volga'nın doğusunda Sabar ve başka Türk kütlelerdi
436'yı takip eden yıllarda, şu kavimlerin de Türk idaresine alındığı anlaşılmaktadır: Burgondlar, Bayavurlar, Yuthanglar, aşağı Ren sahasındaki Franklar, Türingler, Longobardlar. Hun hakimiyetinin, "Okyanus adaları"na, yani Kuzey Denizi ve Manş kıyılarına ulaştığı, hadiselere çağdaş tarihçi Priskos tarafından bildirilmiştir.
bizansı kuşatmış, ama alamamıştır. batı romaya yönelmiş ve 451 ile 452 yıllarında roma ya iki büyük sefer düzenlemşitir.
451 başlarında, Orta Macaristan'dan batıya harekete geçen Hun kuvvetlerinin mevcudu, 80-100 bini Türk, bir o kadarı da yardımcı Germen ve islav olmak üzere 200 bin kişi civarında idi. Hun orduları, Mart ayı ortalarına doğru Ren nehrini üç noktadan aşarak Galya'ya girdiği sırada, italya'dan yola çıktıktan sonra, Hun düşmanı "barbar"ların sağladığı takviyelerle, sayısı yine 200 bine yükselen Aetius kumandasındaki Roma ordusu, Galya'da kuzeye doğru hızla ilerliyor; Hun orduları, Mettis'i (Metz) (7 Nisan) ve Durocortorum'u (Rheims) zaptederek, Paris yakınındaki Aurelianum (Orleans) şehrine ulaştığı zaman, Aetius da oraya yetişmiş bulunuyordu. Fakat karşılaşma, Attila'nın Türk taktiğine daha uygun gördüğü, Katalaunum'da (veya Campus Mauriacus sahası, Troyes şehrinin batısında Champagne ovasına doğru) oldu (20 Haziran 451). Batı dünyasının iki yarısının birbiri üzerine yüklendiği, nihayet 24 saat süren ve iki tarafın çok ağır kayıplar verdiği (Jordanes'e göre 165 bin ölü) muhakkak olan bu büyük savaşta kimin galip geldiği, hâlâ münakaşa edilmektedir.
452 yılında ise 100 bin kişilik ordusu ile tekrara romanın kapısını çalmıştır. roma karşısına bir ordu çıkaramayınca papa attila nın ayağına gelip yalvarmış, roma yı yağmalamaması için rica etmiştir. attila da roma nın teslim olduğuna kanaat getirdiğinden şehre girmemiştir. batılıların anlattığı gibi bir barbar olsa idi, hem bizans kuşatmasında hem de roma seferinde şehirleri talan ederdi. ama attila medeniyete saygılı bir hükümdar idi.
italya seferinden dönüşte, rivayete göre, zifaf gecesinde, herhangi bir iç kanama neticesi ağzından, burnundan kan boşanmak suretiyle öldü (453). Yaşı 60 civarında id
Attilâ yalnız büyük bir istilâcı ve yaman bir komutan değil, mükemmel bir hükümdardı. Tarih onu, milletine medenî bir düzen veren ve dünyada posta teşkilatını kuran ilk kişi olarak tanır.
sofrasında kendisi tahta kaşık ve tabaktan yemek yer iken, davetlilerine en özel gümüş tabaklarını ve altın şamdanlarını sunacak kadar mütevazı bir hayat sürmüştür.
Cenazesi, ölümünün ertesi günü yapılan çok büyük bir törenle kaldırıldı. Cesedi altın bir tabuta konulmuştu. Bu tabut, önce gümüş, sonra da demir bir mahfazanın içine yerleştirilmiş ve böylece toprağa verilmişti.Attilâ, ölümünden sonra, kimse tarafından rahatsız edilmeden ebedî uykusunu uyumak isterdi. Bunu, böyle vasiyet etmişti. Bu nedenle mezarını kazıp kendisini toprağa verenler okla vurulmak suretiyle hemen oracıkta öldürüldü. Sonra mezarının yanından geçmekte olan bir çayın mecrası değiştirildi. Sular başta tarafa, muhtemel olarak mezarın üzerinden verilen yeni mecrasına akıtıldı. Böylelikle büyük cihangirin son arzusu yerine getirilmiş oldu. bugün mezarının yeri dahi bilinmez
Attila, milletlerin hafızalarında ölümsüzlüğe ulaşmış, tarihin nadir simalarından biridir. Hatırası etrafında italya'da, Galya'da, Germen memleketlerinde, Britanya'da, iskandinavya'da ve bütün Orta Avrupa'da, asırlarca ağızdan ağıza dolaşan efsaneler türemiş , romancılara, ressamlara, heykeltıraşlara konu olmuş, hakkında en çok kitap yazılan şahsiyetlerden biri durumuna yükselmiş, tiyatro yazarlarına, kompozitörlere ilham vermiş, adına bir düzineye yakın opera bestelenmiştir. Son yarım asırda yapılan tarafsız tarih araştırmaları, onun, Hıristiyan Orta-çağının taassup kokulu uydurmaları ile ilgisi bulunmadığını; Nibelungen destanları başta olmak üzere, çağdaşı kayıtların, onu, iyilik sever, babacan, çok yüksek vasıfta bir hükümdar olarak tanıdığını ortaya koymuştur.
Attila'nın ölümünden sonra, hatunu Arıgkan'dan doğan üç oğlu; sırasıyla ilek, Dengizik, irnek, babalarının yerini tutamadılar. imparator olan ilek, ayaklanan Germen kavimleri ile yaptığı Nedao (Avusturya'da) savaşında hayatını kaybetti (454). Çok cesur, fakat siyasî zekâdan mahrum Dengizik, imparatorluk birliğini yeniden kurmak için, neticesiz mücadeleler içinde çırpına çırpına, nihayet bir Bizanslı'nın kılıcı ile can verdi (469). irnek ise, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra, artık Orta Avrupa'da tutunmanın zorluğunu anlayarak, savaşlarda yorgun düşen Hunların büyük kısmı ile Karadeniz'in batı kıyılarına döndü.
kaynaklar: prof dr ibrahim kafesoğlu
ve nacizane, bendeniz.
bu asiL savaşçı evLediğin gün burun kanaması nedeniyLe öLdü...
avrupa hun devletinin büyük hükümdarı. iced earth'ın attila adında attila'yı anlatan bir şarkısı vardır.
hun imparatoru,avrupanın bugün bile ismini çok iyi bildiği tanrının kırbacı lakaplı gurur vesilesi imparator.
papa romayı işgal etmesin diye yalvarmıştır.
papa romayı işgal etmesin diye yalvarmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar