bugün
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- sosyal medya toplumun baş belasıdır5
- youtuberların ideolojileri5
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz41
- bedellici erkekle evlenir misiniz4
- 21 yy da osmanlı'yı övmek3
- şafak saymak3
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi6
- istanbul'un naif hafızasının ressamı acemyan3
- anın betimlemesi2
- flörtöz erkek iticiliği12
- pazar sabahı3
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- sabahları nefret edilen şeyler7
- dibek kahvesi2
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- pazarcıların seçtirmemesi5
- yazılımcıların flört edememesi4
- anın görüntüsü21
- arap ve pers ismi koymak2
- sadece pkk'yı kafaya takan çakma vatansever2
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- islamda namaz yoktur14
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- ben üşümem6
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde4
- kurtlar vadisi doğu türkistan2
- bol tereyağlı iskender7
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe4
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- boyumun 2 cm kısalması28
- evde x yapabilirsiniz2
- ellerim bos gonlum hos7
- bir şeyler söyle5
- gecenin şarkısı10
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- biber salçası2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- kızlar bakar mısınız13
- troy kart2
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- okan buruk13
- kızıldeniz sonrası hürmüz de tansiyon2
- anasonlu nargile5
insanların ergenlikte tanrıya inanmamanın fazla olmasının nedeni, ergenlikte sorgulamanın başlamasıdır. bu dönem yoğundur ve kişi nedense kendini ve etrafında olanları anlamaya çabalar. sorular sorar ve sorgulama varsa ateist olması da ihtimal dahilindedir.
yoksa 5 yaşında dinin empoze edildiği bir insan gidip 10 yaşında sorgulayıp ateist olacak değil herhalde.
bide ben islamı aklımla seçtim diyen var ki evlerden uzak.
bunlara dayıyorlar bulguru, bunlar büyüyor sonra islam akıl dini zaten onu seçecektim diyor. yani ben zaten bulguru çok severim, bulgur yerdim diyor.
yoksa 5 yaşında dinin empoze edildiği bir insan gidip 10 yaşında sorgulayıp ateist olacak değil herhalde.
bide ben islamı aklımla seçtim diyen var ki evlerden uzak.
bunlara dayıyorlar bulguru, bunlar büyüyor sonra islam akıl dini zaten onu seçecektim diyor. yani ben zaten bulguru çok severim, bulgur yerdim diyor.
aşkta mantık yoktur derler, ve ateist tanrıya aşık değildir.
mantıksız insanların katıldığı grup.
inanmadan yaşayamazcıların teorisini nefes alıp hohlayarak çürütür. o kadar nefesi pistir.
kıyısında olduğum düşünce akımı. kuranı okuyorum şu an, incile de geçeyim sonra yine nerede olduğuma bakarım artık. varsa da yoksa da farketmez bence en güzeli vicdanlı olmak.
Saçmalık . insan inanmadan yaşayamaz.
uydurma olan "tanrı" olgusunu yok saymaktır, avrupa uydurmasıyla ne alakası var lan. uyduran araplar, hindular, mayalar falan.
özellikle neoateizm 1800lerin avrupasının insana attığı en büyük kazıktır. cağdaşlaşmak uğruna insan dışı olmak.
avrupa uydurması.
avrupa uydurması.
evrim olmamasına rağmen inanan safların sığındıkları görüş.
geleceğin hakim görüşü olacak olan görüştür.
böyle olacağına zerre şüphe yoktur. ateizmin yayılması ile ilgili tüm istatistikler bu gerçeği doğruluyor.
ayrıca o istatistiklere level atlatacak bilimsel buluşlar da yolda...
böyle olacağına zerre şüphe yoktur. ateizmin yayılması ile ilgili tüm istatistikler bu gerçeği doğruluyor.
ayrıca o istatistiklere level atlatacak bilimsel buluşlar da yolda...
insanlık var olduğu günden beri var olan ve son bulana kadar devam edecek düşünce sistemidir. dindarların inancı normal kabul ettirmesi ve buna ilk insandan örnek vermesi boş ve saçmadır. ilk insan inanmıştır, ilk toplum inanmıştır gibi şeyler teistler de çok yaygın. hatta daha da ileriye giderek inanmanın bir zorunluluk olduğunu bile söylüyorlar.
inanmak değil bilmek insanın uğraşıydı ve inanmayı seçenler olduğu gibi inanmadan açıklamayı seçenler de olmuştur. öncelikli olarak söylenecek şey: aklın bir eşiği olduğu ve varlığın farkındalığının bu eşiğe ulaşınca farkına varıldığıdır.
insan akli gelişimini sağlayınca( yani artık etrafında olup biteni algılayacak konuma geldiğinde) neden sonuç ilişkisi etrafında düşünmüş ve olaylara bir açıklama aramıştır. işte uğraş budur. yoksa insan inanma yoluna gitmiş veya kendini inanma yolundan ifade etmiş diye bir şey yoktur. dolayısıyla teistlerin inanmayı meşru görmesi saçma.
ayrıca bugün din diye insanların inandığı şey asırlar boyu belli evrimsel sürece tabi tutulmuş ve zamanla gelişerek sistemleşmiştir. ancak aciz yanı özünü koruması ve kalıntı olarak bu ilkel aklı devam ettirmesidir.
ilkel akıl varlığını farkına varınca sorularla yüzleşen aklın bir çok soruya doğru cevap verecek yetkinlikte olmaması sebebiyle olaylara karşı yaptığı açıklamadır.
bu ilkel açıklama kendini olağanüstü safsatalarla gösterir. bir şeyin gerçek anlamını veya nedenlerini bilmeyen bu akıl kendince bunlara açıklama getirmiş ve açıkladığını sanmıştır. ancak aklın ilerlemesiyle bu olağanüstü açıklama( bir şeyi kendi gerçekliğiyle değil uhrevi safsatalarla açıklama da denebilir) kaybolmuş ve yerini materyalist açıklamaya bırakmıştır.
nitekim din dışı açıklamalar her daim mevcuttu ancak bunun için gerekli bilgi birimi ve aklın gelişimi şarttı.
mesela yıldırıp çarptığında ilkel bilgi ve yetkin olmayan aklı bunu tanrı öfkesine yordu, daha sonra bu öfkeyi dindirmek için ona kurban verdi. işte bu gerçekten kopuk aklın uyguladığı yöntem tamamen bilgi yetersizliği ve akıl noksanlığıdır. bugün ise olayları daha gerçekçi açıklayabiliyoruz ve din eski refleksini kullanarak, yine ilkel beyniyle açıklanmayan karanlıkların üzerine giderek orada tanrısını var ediyor ya da kendini orada temellendiriyor.
oysa bilim ilerledikçe ve akıl evrimsel olarak geliştikçe daha gerçekçi ve kapsayıcı açıklamalar mevcut olacak ve bu ilkel aklın kalıntısı( din) yıkılacaktır.
inanmak değil bilmek insanın uğraşıydı ve inanmayı seçenler olduğu gibi inanmadan açıklamayı seçenler de olmuştur. öncelikli olarak söylenecek şey: aklın bir eşiği olduğu ve varlığın farkındalığının bu eşiğe ulaşınca farkına varıldığıdır.
insan akli gelişimini sağlayınca( yani artık etrafında olup biteni algılayacak konuma geldiğinde) neden sonuç ilişkisi etrafında düşünmüş ve olaylara bir açıklama aramıştır. işte uğraş budur. yoksa insan inanma yoluna gitmiş veya kendini inanma yolundan ifade etmiş diye bir şey yoktur. dolayısıyla teistlerin inanmayı meşru görmesi saçma.
ayrıca bugün din diye insanların inandığı şey asırlar boyu belli evrimsel sürece tabi tutulmuş ve zamanla gelişerek sistemleşmiştir. ancak aciz yanı özünü koruması ve kalıntı olarak bu ilkel aklı devam ettirmesidir.
ilkel akıl varlığını farkına varınca sorularla yüzleşen aklın bir çok soruya doğru cevap verecek yetkinlikte olmaması sebebiyle olaylara karşı yaptığı açıklamadır.
bu ilkel açıklama kendini olağanüstü safsatalarla gösterir. bir şeyin gerçek anlamını veya nedenlerini bilmeyen bu akıl kendince bunlara açıklama getirmiş ve açıkladığını sanmıştır. ancak aklın ilerlemesiyle bu olağanüstü açıklama( bir şeyi kendi gerçekliğiyle değil uhrevi safsatalarla açıklama da denebilir) kaybolmuş ve yerini materyalist açıklamaya bırakmıştır.
nitekim din dışı açıklamalar her daim mevcuttu ancak bunun için gerekli bilgi birimi ve aklın gelişimi şarttı.
mesela yıldırıp çarptığında ilkel bilgi ve yetkin olmayan aklı bunu tanrı öfkesine yordu, daha sonra bu öfkeyi dindirmek için ona kurban verdi. işte bu gerçekten kopuk aklın uyguladığı yöntem tamamen bilgi yetersizliği ve akıl noksanlığıdır. bugün ise olayları daha gerçekçi açıklayabiliyoruz ve din eski refleksini kullanarak, yine ilkel beyniyle açıklanmayan karanlıkların üzerine giderek orada tanrısını var ediyor ya da kendini orada temellendiriyor.
oysa bilim ilerledikçe ve akıl evrimsel olarak geliştikçe daha gerçekçi ve kapsayıcı açıklamalar mevcut olacak ve bu ilkel aklın kalıntısı( din) yıkılacaktır.
gerçekçi insanın hayat görüşü.
bir çok ergenin dikkat çekmek için sığındığı şey. evrime inanırlar ama kendi bilim adamları bile evrime şüpheyle bakar.
Bireyin gerceklik algisini muhafaza etmesidir. Olaylar arasinda saglikli neden sonuc iliskileri kurabilen, cevabini bilmedigi sorulara karşılık kendine sahte cevaplar bulmayan herkes ateist olabilir.
En guzel ozellikleri cokmus bir teolojiye kendilerini baglamazlar. Kendilerine karsi durust insanlardir.
Misal islam der ki tek hak din islamdir. Musluman der ki namazda huZur buluyorum. Sonra bir musluman hristiyan olur isa nin tanri kuzusu olarak mutlu olur kutaanmis duyla istavroz cikartir. Bir hristiyan musluman olur kuranda huzur bulur. Kimisi asya kimusi uzak dogu felsefelerinde huzur bulur. Hepsi size huzur satar ve tapinaga tanri adina bagiş ister. Yani bir protestan pastorun ondalik istemesiyle bir muezzinin cuma namazi cikisi camiye yardim edelim demesi ayni huzura bicilen fiyattir. Din bunun icin var. Bu huzurun gercek olmasi dinleri gercek yapmaz tamamen psikolojik.
En guzel ozellikleri cokmus bir teolojiye kendilerini baglamazlar. Kendilerine karsi durust insanlardir.
Misal islam der ki tek hak din islamdir. Musluman der ki namazda huZur buluyorum. Sonra bir musluman hristiyan olur isa nin tanri kuzusu olarak mutlu olur kutaanmis duyla istavroz cikartir. Bir hristiyan musluman olur kuranda huzur bulur. Kimisi asya kimusi uzak dogu felsefelerinde huzur bulur. Hepsi size huzur satar ve tapinaga tanri adina bagiş ister. Yani bir protestan pastorun ondalik istemesiyle bir muezzinin cuma namazi cikisi camiye yardim edelim demesi ayni huzura bicilen fiyattir. Din bunun icin var. Bu huzurun gercek olmasi dinleri gercek yapmaz tamamen psikolojik.
Antropolojiye göre
Beyinin taklitçi olması örneğin ayna da güldüğümüzde mutlu oluruz " bunu temel olarak kullanıyorum.. " bir insanın çevresinde ki paslı düşünceler, onan algısında bir kısmı da paslı kılar... Bir önyargı ile ( örneğin, zina yapamıyorum ve bunu din'e bağlamak ) siz de oluşturulan paslı düşünceyi kendi beyninize telkin etmektir. ( bence )
Ve insanların söyledikleri sizin algı kalıplarınız da bir kap oluşur. Ve işinize gelmeyen bir olgu olduğunda çareyi inkar da buluyorsanız. ( Çevrenizin size söyledikleri algı kalıplarına işinize gelmeyen olgu su gibi girer ) bunu boşaltmak tekrar sizin elinizdedir. ( Tövbe de en güzel yoldur ).
Bir duygu gerçektir sevgi, huzur gibi.
Namaz kıldığında huzurlu oluyorsan, bu bile kanıttır Allah'ın var olduğuna.
Beyinin taklitçi olması örneğin ayna da güldüğümüzde mutlu oluruz " bunu temel olarak kullanıyorum.. " bir insanın çevresinde ki paslı düşünceler, onan algısında bir kısmı da paslı kılar... Bir önyargı ile ( örneğin, zina yapamıyorum ve bunu din'e bağlamak ) siz de oluşturulan paslı düşünceyi kendi beyninize telkin etmektir. ( bence )
Ve insanların söyledikleri sizin algı kalıplarınız da bir kap oluşur. Ve işinize gelmeyen bir olgu olduğunda çareyi inkar da buluyorsanız. ( Çevrenizin size söyledikleri algı kalıplarına işinize gelmeyen olgu su gibi girer ) bunu boşaltmak tekrar sizin elinizdedir. ( Tövbe de en güzel yoldur ).
Bir duygu gerçektir sevgi, huzur gibi.
Namaz kıldığında huzurlu oluyorsan, bu bile kanıttır Allah'ın var olduğuna.
ateizme inanılmaz. ateist düşünülür. dinlere motif giydirir gibi ateizme motif giydirilmez. ateizmin sembolü yoktur.
Ateizm, tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları ve dinleri reddeden; doğruluğuna inanılan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımıdır.
Ateistler, bazen "tanrıtanımaz" kelimesiyle anılsalar da, bu isimlendirme var olan bir tanrıyı reddetme fikrine atıfta bulunduğu için ateistler tarafından kabul görmez. Ateizm inanç koşullanmalarını, hayalî yaratıkları ve olayları reddeder. Ateist bakış açısıyla tanrının yanı sıra tüm metafizik inançlar ve tüm ruhanî varlıklar da reddedilir.
Kelime anlamında da belirtildiği üzere; ateizm, din ile ilgili bir kavram değil, tanrı ile ilgili bir kavramdır. Dinlerin varlığı, dinlerin tanımının ne olduğu, dinlerin iyi mi yoksa kötü mü olduğu ateizmin konusu ve tartışma alanı dışındadır. Ateizm, her tür metafiziği reddettiği için, kendini metafizik ögeler üzerinden temellendiren dinlerin metafizik boyutlarını da reddeder. Yani bu, özellikle dinlere karşı sergilenen bir duruş değil, genel olarak tüm metafizik inanışlara karşı bir duruştur.
Ateizm sıklıkla "dinsizlik" ile özdeşleştirilse de, Budizm gibi bazı Uzak Doğu dinlerinde de "yaratıcı" anlamında bir tanrının varlığına rastlanmaz. Bu yönüyle de ateizm ile dinsizlik birebir örtüşmez. Deist akımlara bakıldığında da, tanrıya inancın olduğu ancak dinlerin kabul edilmediği görülür.
Ateizm, anti-teizm yani teizm karşıtı demek değildir ve bir "tepkisellik" anlamı içermez, zira metafizik ögelerin "var olmadığını" savunmak için metafizik ögelerin "var olması" gerekmez. Ateizm, yalnızca bir "durum" ifadesidir. Sadece tanrı veya tanrıların ve metafizik ögelerin var olmadığını söyler.
Ateizm; yaratıcı ve müdaheleci bir tanrıyı kabul eden teizmden, yaratıcı ancak müdahaleci olmayan bir tanrıyı kabul eden deizmden, her şeyi kapsayan içkin bir tanrı veya evrenin ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğunu savunan panteizmden ve Tanrı'nın hem evrenin kendisi hem de evrenin ötesinde (aşkın) olduğunu savunan panenteizmden; ayrıca, Tanrı'nın varlığı ve yokluğu konusundaki soruları "cevaplandırılamaz" diyerek cevapsız bırakan agnostizmden; Tanrı'yı, "kesin olarak" reddetmesiyle ayrılır.
Günümüzde, dünya nüfusunun % 2,3’ü kendini ateist, %11,9’u dinlere inanmayan olarak tanımlamaktadır. Bu oran Rusya’da %48’in üzerine çıkmakta, Japonya’da ise %64 ila %65 arasında seyretmektedir. Avrupa Birliğinde oran, %6 ile italya ve %85 ile isveç arasında değişkenlik göstermektedir. 2006 yılı istatistiklerine göre ise Türkiye'de ise bu oran %2,5-%3 arasındadır.
Ateistler, bazen "tanrıtanımaz" kelimesiyle anılsalar da, bu isimlendirme var olan bir tanrıyı reddetme fikrine atıfta bulunduğu için ateistler tarafından kabul görmez. Ateizm inanç koşullanmalarını, hayalî yaratıkları ve olayları reddeder. Ateist bakış açısıyla tanrının yanı sıra tüm metafizik inançlar ve tüm ruhanî varlıklar da reddedilir.
Kelime anlamında da belirtildiği üzere; ateizm, din ile ilgili bir kavram değil, tanrı ile ilgili bir kavramdır. Dinlerin varlığı, dinlerin tanımının ne olduğu, dinlerin iyi mi yoksa kötü mü olduğu ateizmin konusu ve tartışma alanı dışındadır. Ateizm, her tür metafiziği reddettiği için, kendini metafizik ögeler üzerinden temellendiren dinlerin metafizik boyutlarını da reddeder. Yani bu, özellikle dinlere karşı sergilenen bir duruş değil, genel olarak tüm metafizik inanışlara karşı bir duruştur.
Ateizm sıklıkla "dinsizlik" ile özdeşleştirilse de, Budizm gibi bazı Uzak Doğu dinlerinde de "yaratıcı" anlamında bir tanrının varlığına rastlanmaz. Bu yönüyle de ateizm ile dinsizlik birebir örtüşmez. Deist akımlara bakıldığında da, tanrıya inancın olduğu ancak dinlerin kabul edilmediği görülür.
Ateizm, anti-teizm yani teizm karşıtı demek değildir ve bir "tepkisellik" anlamı içermez, zira metafizik ögelerin "var olmadığını" savunmak için metafizik ögelerin "var olması" gerekmez. Ateizm, yalnızca bir "durum" ifadesidir. Sadece tanrı veya tanrıların ve metafizik ögelerin var olmadığını söyler.
Ateizm; yaratıcı ve müdaheleci bir tanrıyı kabul eden teizmden, yaratıcı ancak müdahaleci olmayan bir tanrıyı kabul eden deizmden, her şeyi kapsayan içkin bir tanrı veya evrenin ya da doğanın Tanrı ile aynı olduğunu savunan panteizmden ve Tanrı'nın hem evrenin kendisi hem de evrenin ötesinde (aşkın) olduğunu savunan panenteizmden; ayrıca, Tanrı'nın varlığı ve yokluğu konusundaki soruları "cevaplandırılamaz" diyerek cevapsız bırakan agnostizmden; Tanrı'yı, "kesin olarak" reddetmesiyle ayrılır.
Günümüzde, dünya nüfusunun % 2,3’ü kendini ateist, %11,9’u dinlere inanmayan olarak tanımlamaktadır. Bu oran Rusya’da %48’in üzerine çıkmakta, Japonya’da ise %64 ila %65 arasında seyretmektedir. Avrupa Birliğinde oran, %6 ile italya ve %85 ile isveç arasında değişkenlik göstermektedir. 2006 yılı istatistiklerine göre ise Türkiye'de ise bu oran %2,5-%3 arasındadır.
Ateist, tarih boyunca insanların varolduğunu iddia ettiği tanrıların tamamını hayal ürünü addeden kişidir. Ateizm bir inanç değildir. Çoğu zaman yanlış ifade edildiği şekli ile (tanrıtanımaz kelimesinde olduğu gibi) Tanrı'yı inkar eden kişi değildir. Çünkü "inkar" varolan bir şeyin reddedilmesi anlamı taşır, oysa ateistlere göre herhangi bir tanrı varolmadığı için onun "inkar edilmesi" de yanlış bir terminolojik kullanım olacaktır.
sadece dinsizlik tanımı yapanlar olmuş bu kesinlikle yanlıştır. Dinsizliğin tanımı "deizm" e daha uygundur. Ateizm Tanrı ya inançsızlıktır. Dolayısıyla dinlerinde gerçekliğine inanmazlar.
Allah inancı olmayandır.
inanmıyorsan inanma terbiyeli ol lan, ne sanıyorsun kendini herkes haddini bilsin, bu evrende bir bit bile değilsin.
inanmıyorsan inanma terbiyeli ol lan, ne sanıyorsun kendini herkes haddini bilsin, bu evrende bir bit bile değilsin.
Bütün dinleri ve dini inanışları reddeden özgürlükçü din karşıtı bilimsel insanlardan oluşan, ingilizce bilen, müslümanlık hatta hristiyanlıktan daha hızlı yayılan tercih türü.
inanmamaya inanmaktır.
Az önce yanımdan çok güzel bir kız geçti. Bak bu kıza sırf bedenselliğinden dolayı hayatın sağladığı onca artı bi kenara, en basitinden sabah kalktığında o kızın gördüğüyle benim gördüğüm arasında dağ gibi fark var. Çok afedersiniz ama adaletsizlik üzerinden evren kurgulayan tanrıyı da sikerler yani, yok öyle tanrılık. Varsa da Basarım tazminat davasını cennette hiç değilse hayatım kadar zamanlık kullanma ve faydalanma hakkı kazanırım aq.
Hadi diyelim ki var, ne lan öyle son peygamberi 1400 sene önce gönderip "valla gardaşım benden bu kadar, daha da yok size peygo falan, bakın başınızın çaresine" ayakları çekmeler? Hani nerede senin sonsuz rahmetin bereketin? 1400 senedir dünyayı bok götürüyor, savaşlar bilmem neler, oturmuşsun öylece izliyorsun, tanrı tanrılığından utanır. Onca senedir peygamber göndermeyip Pintilik yapıyor, bir de yok cennette 35 yaşında olacaksınız da 70 huri sonsuz şarap bal ırmakları bilmem ne. Hadi ordan, Sen bizi work&travel gibi ucuza çalıştırırsın orada.
Görünmeyen şeyin yokluğunu kanıtlamamız gibi saçma bir talebiniz vardı, haydi bakalım çıkın şimdi işin içinden.
Hadi diyelim ki var, ne lan öyle son peygamberi 1400 sene önce gönderip "valla gardaşım benden bu kadar, daha da yok size peygo falan, bakın başınızın çaresine" ayakları çekmeler? Hani nerede senin sonsuz rahmetin bereketin? 1400 senedir dünyayı bok götürüyor, savaşlar bilmem neler, oturmuşsun öylece izliyorsun, tanrı tanrılığından utanır. Onca senedir peygamber göndermeyip Pintilik yapıyor, bir de yok cennette 35 yaşında olacaksınız da 70 huri sonsuz şarap bal ırmakları bilmem ne. Hadi ordan, Sen bizi work&travel gibi ucuza çalıştırırsın orada.
Görünmeyen şeyin yokluğunu kanıtlamamız gibi saçma bir talebiniz vardı, haydi bakalım çıkın şimdi işin içinden.
Bazı bilmem nelere dert olmuştur.
''Tevrat çeşitli çağlarda kaleme alınmış, menşei belli olmayan, yüz kızartıcı parçaları bulunnan bir kitap. Hz. ibrahim'in karısını firavuna nasıl peşkeş çektiğini, Hz. Lut'un mağarada kızları ile yattığını yazar. sipinoza'yı panteizme yani ateizme götüren tevrat ve incildir''
(bkz: cemil meriç)
(bkz: cemil meriç)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar