bugün
- fatma betül sayan kaya24
- 0 0 716
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur22
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- türkçe vs fransızca2
- çalıyor ama çalışmıyor4
- pazar günü bile çalışan ezik2
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- yarın cennete gidiyorum2
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- dünya52
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- command and conquer generals3
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- koklayarak öpmek16
- cesur olmak4
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- platon un mağara alegorisi6
- akp kazandı11
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- sabahları sevilen şeyler5
- gocu29
- morkstar yazdı bunu12
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- tiktok3
- anın görüntüsü27
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- amerika birleşik devletleri28
- koklayarak insan tanımak7
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- çalıyor ama çalışıyor5
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- güzel miyim diyen kıza götünü açan erkek3
Başrolünde (bkz: natalie portman)'ın oynadığı, bir miktar psychedelic ögelerle bezenmiş, science fiction niteliğinde netflix yapımı bir tür filmi.
--spoiler--
jeff vandermeer’in türkçeye de çevrilmiş southern reach üçlemesi’nin aynı isimli ilk kitabından uyarlanan annihilation bana kalırsa netflix'ın şu zamana kadar altına imzasını attığı en iyi yapıt. özgünlük anlamında ex machine'in biraz gerisinde kalsa da filmin yönetmeni alex garland, bilim kurgu filmlerindeki bilindik yasak bölge temasında işlemek istediği o duyguyu izleyiciye güzel bir şekilde yansıtmış. diyaloglar az ve bu da neler olduğunu ve filmde bize bahsedilen pırıltının gizemin ne olduğunu anlamamızda yardımcı olmuyor. bunun yerine görsel olarak bir gerilim yaratılıp ortaya konulan sembollerle (insan ağaçlar gibi) bir döngü olgusundan bahsedilmiş. bilinmezlik üstüne işlenen yapımları severim. nitekim filmin başında da lena, koruyucu kıyafet giymiş bir adamın sorularının çoğunu "bilmiyorum" şeklinde cevaplıyor. içinde bilinmeyen, kendine ait kurallara sahip bir yaşam barındırmasıyla tarkovski başyapıtı stalker’ın “bölge”sini akla getiren bu alana, insanlığın yaşadığı dünyayı tehdit eder hâle gelmesiyle birlikte araştırma amaçlı askeri operasyonlar düzenleniyor. karakterler gizemli bölgeye adımlarını atar atmaz, aşina oldukları her şeyin sıfırdan tanımlandığı, mevcut materyallerle tüm dünya’nın yeniden, bambaşka bir şekilde dizayn edildiği bir yaşamla karşılaşıyorlar. velhasıl kelam film sonuyla beni biraz şaşırttı. lena ve kocası arasında geçen diyalog şöyle;
"-sen kane değilsin?"
"-evet değilim. pekiyi sen lena mısın?"
bu filmi bir tür filmi gözüyle değerlendirmek lazım. mother gibi içine girmediğiniz zaman insanı derinlemesine dumur edebilecek tarzda. son olarak ben beğendim ama benim top klasmanıma giremedi. notum 7.6/10
--spoiler--
--spoiler--
jeff vandermeer’in türkçeye de çevrilmiş southern reach üçlemesi’nin aynı isimli ilk kitabından uyarlanan annihilation bana kalırsa netflix'ın şu zamana kadar altına imzasını attığı en iyi yapıt. özgünlük anlamında ex machine'in biraz gerisinde kalsa da filmin yönetmeni alex garland, bilim kurgu filmlerindeki bilindik yasak bölge temasında işlemek istediği o duyguyu izleyiciye güzel bir şekilde yansıtmış. diyaloglar az ve bu da neler olduğunu ve filmde bize bahsedilen pırıltının gizemin ne olduğunu anlamamızda yardımcı olmuyor. bunun yerine görsel olarak bir gerilim yaratılıp ortaya konulan sembollerle (insan ağaçlar gibi) bir döngü olgusundan bahsedilmiş. bilinmezlik üstüne işlenen yapımları severim. nitekim filmin başında da lena, koruyucu kıyafet giymiş bir adamın sorularının çoğunu "bilmiyorum" şeklinde cevaplıyor. içinde bilinmeyen, kendine ait kurallara sahip bir yaşam barındırmasıyla tarkovski başyapıtı stalker’ın “bölge”sini akla getiren bu alana, insanlığın yaşadığı dünyayı tehdit eder hâle gelmesiyle birlikte araştırma amaçlı askeri operasyonlar düzenleniyor. karakterler gizemli bölgeye adımlarını atar atmaz, aşina oldukları her şeyin sıfırdan tanımlandığı, mevcut materyallerle tüm dünya’nın yeniden, bambaşka bir şekilde dizayn edildiği bir yaşamla karşılaşıyorlar. velhasıl kelam film sonuyla beni biraz şaşırttı. lena ve kocası arasında geçen diyalog şöyle;
"-sen kane değilsin?"
"-evet değilim. pekiyi sen lena mısın?"
bu filmi bir tür filmi gözüyle değerlendirmek lazım. mother gibi içine girmediğiniz zaman insanı derinlemesine dumur edebilecek tarzda. son olarak ben beğendim ama benim top klasmanıma giremedi. notum 7.6/10
--spoiler--
Fantastik bilimkurguyu bir adım öteye taşımış film.
—spoiler—
insansı ağaçlar ne kadar sempatikse insansı ayı da o kadar korkunçtu
(bkz: indirgemek)
—spoiler—
—spoiler—
insansı ağaçlar ne kadar sempatikse insansı ayı da o kadar korkunçtu
(bkz: indirgemek)
—spoiler—
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar