bugün
- linç yiyeceğin bir şey söyle5
- gönlü götü geniş sözlük yazarı5
- dinci ahlaksızlığı20
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak16
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması4
- yunan aşığı tip15
- yunan adalarına gitmek20
- en lezzetli balık4
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- takıntılı olduğunuz hareketler4
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet3
- arjantinli erkekler5
- sözlük erkeklerini cimere şikayet etmek3
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi7
- korkulan ölüm şekli4
- rüyada nervio yu görmek6
- ucu nereye giderse gitsin5
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- sizce instagram ders sözlük de tenefüs mü2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- ruj sürmüş kadının dudaklarını yiyip bitirmek3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- rujlu erkekle öpüşmek14
- filozofların yunanların delileri olması3
- kalbin cız ettiği anlar3
- antipanik3
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- karton toplayan çocuğu zabıtaya ihbar etmek2
- bekir2
- elisa2
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- haram yerken besmele çekenler2
- ingiliz erkekleri2
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- panda2
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak2
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- zencefil2
- zamanın gerçekliği meselesi2
- ona bir şey söyle4
- çinli erkek2
- yeraltı dizisi2
- hobi olarak açlık grevi yapan tuzu kuru solcu2
- fiziği güzel sözlük kızları47
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
Başrolünde (bkz: natalie portman)'ın oynadığı, bir miktar psychedelic ögelerle bezenmiş, science fiction niteliğinde netflix yapımı bir tür filmi.
--spoiler--
jeff vandermeer’in türkçeye de çevrilmiş southern reach üçlemesi’nin aynı isimli ilk kitabından uyarlanan annihilation bana kalırsa netflix'ın şu zamana kadar altına imzasını attığı en iyi yapıt. özgünlük anlamında ex machine'in biraz gerisinde kalsa da filmin yönetmeni alex garland, bilim kurgu filmlerindeki bilindik yasak bölge temasında işlemek istediği o duyguyu izleyiciye güzel bir şekilde yansıtmış. diyaloglar az ve bu da neler olduğunu ve filmde bize bahsedilen pırıltının gizemin ne olduğunu anlamamızda yardımcı olmuyor. bunun yerine görsel olarak bir gerilim yaratılıp ortaya konulan sembollerle (insan ağaçlar gibi) bir döngü olgusundan bahsedilmiş. bilinmezlik üstüne işlenen yapımları severim. nitekim filmin başında da lena, koruyucu kıyafet giymiş bir adamın sorularının çoğunu "bilmiyorum" şeklinde cevaplıyor. içinde bilinmeyen, kendine ait kurallara sahip bir yaşam barındırmasıyla tarkovski başyapıtı stalker’ın “bölge”sini akla getiren bu alana, insanlığın yaşadığı dünyayı tehdit eder hâle gelmesiyle birlikte araştırma amaçlı askeri operasyonlar düzenleniyor. karakterler gizemli bölgeye adımlarını atar atmaz, aşina oldukları her şeyin sıfırdan tanımlandığı, mevcut materyallerle tüm dünya’nın yeniden, bambaşka bir şekilde dizayn edildiği bir yaşamla karşılaşıyorlar. velhasıl kelam film sonuyla beni biraz şaşırttı. lena ve kocası arasında geçen diyalog şöyle;
"-sen kane değilsin?"
"-evet değilim. pekiyi sen lena mısın?"
bu filmi bir tür filmi gözüyle değerlendirmek lazım. mother gibi içine girmediğiniz zaman insanı derinlemesine dumur edebilecek tarzda. son olarak ben beğendim ama benim top klasmanıma giremedi. notum 7.6/10
--spoiler--
--spoiler--
jeff vandermeer’in türkçeye de çevrilmiş southern reach üçlemesi’nin aynı isimli ilk kitabından uyarlanan annihilation bana kalırsa netflix'ın şu zamana kadar altına imzasını attığı en iyi yapıt. özgünlük anlamında ex machine'in biraz gerisinde kalsa da filmin yönetmeni alex garland, bilim kurgu filmlerindeki bilindik yasak bölge temasında işlemek istediği o duyguyu izleyiciye güzel bir şekilde yansıtmış. diyaloglar az ve bu da neler olduğunu ve filmde bize bahsedilen pırıltının gizemin ne olduğunu anlamamızda yardımcı olmuyor. bunun yerine görsel olarak bir gerilim yaratılıp ortaya konulan sembollerle (insan ağaçlar gibi) bir döngü olgusundan bahsedilmiş. bilinmezlik üstüne işlenen yapımları severim. nitekim filmin başında da lena, koruyucu kıyafet giymiş bir adamın sorularının çoğunu "bilmiyorum" şeklinde cevaplıyor. içinde bilinmeyen, kendine ait kurallara sahip bir yaşam barındırmasıyla tarkovski başyapıtı stalker’ın “bölge”sini akla getiren bu alana, insanlığın yaşadığı dünyayı tehdit eder hâle gelmesiyle birlikte araştırma amaçlı askeri operasyonlar düzenleniyor. karakterler gizemli bölgeye adımlarını atar atmaz, aşina oldukları her şeyin sıfırdan tanımlandığı, mevcut materyallerle tüm dünya’nın yeniden, bambaşka bir şekilde dizayn edildiği bir yaşamla karşılaşıyorlar. velhasıl kelam film sonuyla beni biraz şaşırttı. lena ve kocası arasında geçen diyalog şöyle;
"-sen kane değilsin?"
"-evet değilim. pekiyi sen lena mısın?"
bu filmi bir tür filmi gözüyle değerlendirmek lazım. mother gibi içine girmediğiniz zaman insanı derinlemesine dumur edebilecek tarzda. son olarak ben beğendim ama benim top klasmanıma giremedi. notum 7.6/10
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar