bugün

/400
Kavuşmak için son günleri saydığım canım şehrim. Özledim be!
gökçek parkı, ankara.

görsel
Kızılırmak. Statue of melih's shoes.

görsel
sonbaharda ayrı bir güzel olur.
haluk leventin en iyi şarkısıdır.
kışını sevdiğim şehirdir. o soğuk o yüze tokat gibi vuracak o kadar.
sadece 5 dakika şiddetli yağmur yağan ve akşam eve dönüş yolunda cehennem fragmanını yaşatacak şehir.
özleden şehir.
yanakları öpülesi, bağra basılası.
Tekrar görmeyi istediğim şehir.
şairin dediği gibi;

bazen geniş sağrısını rüzgara vermiş bir harp gemisi gibi, zaman ve hadiselerin denizinde çevik ve kudretli yüzer, bazen bir iç kale, bütün ümitlerin kendisinde toplandığı sığınak olur, bazen bir kartal yuvası gibi erişilmesi imkansız yükselir...
görsel
gölbaşı civarında ikamet için öneriler alabileceğim şehirdir. bana çok uygun bir iş ilanı var, kabul edilmem de çok olası başvursam, ama izmir'den gelme biri olarak oralarda ne yapılır ne edilir, kiralar masraflar falan nasıldır ankaralı arkadaşlar bana bi el atarsa sevinirim.
gölbaşı civarı bana uzak olduğu için pek bilgim yok. kışın soğuk olur sadece. dikkat etmek lazım. ayrıca az önce sağanak vardı mis gibi yağmur kokusu geldi.
Gölbaşı aynı izmir gibidir. Harikadır. Göller vardır. Bana haber verirsen eymir'e götürürüm seni arabayla girmenin anahtarı bende çünkü. Kesin gelin yani harika bir yer burası özellikle şentepe.
sonuçta ankara. ne kadar göl kenarı da olsa, ankara.
Ben gezdirirdim ama karşılığında böbrekleri alabilirim.
Bugün havası pek bir değişken şehirdir.
anıtkabir dışında hiçbir özelliği olmayan şehirdir. bütün ankaralılar her gelene ankarayı sevdirmeye çalışırlar ve sevilecek bir yanı yoktur pavyonlarda takılmıyorsan.

(6 yıldır ankarada yaşıyorum.)
Türkiye tarihinin en büyük sel felaketinin yaşandığı şehir. (1957) söz konusu selin yaşanmasina ve 100+ ölüye sebep olan dereler dsi tarafından yok edilmiştir. Dsi'nin o zamanki baskanı süleyman demirel'di. Bugün sonunda dere veya su bulunan tüm yerleşim yerlerinde eskiden dereler vardı : akdere, incesu, bentderesi vd.
Eylül'den itibaren havasının muazzam olduğu, her camı açtığımda griliğini soluk ciğerlerime doldurup taşırmasına aşık olduğum şehir,memleket gibi memleket.

Seviyorum la.
kalabalık. havasi pis. kafam atti gidiyim de surda kendime geleyim diyebilecegim hic bir yok. bir yerden bir yere gitmek zulum. sabahlari araba sesleriyle uyaniyorum. ogrenciyken ozluyordum. nesini ozluyormusum anlamadim. halbu ki ogrenciyken yasadigim yer ole miydi. camimi aciyordum mis gibi orman manzarasi. temiz hava. evimin dibinden akan derenin su sesi. disari cikip yurusen sokaklar senin. heryer yuruyerek 15 dk. cok ozledim. sanirim tekrar oraya donmek icin her seyi yaparim.
gitmem gereken yer.

vereceginiz bir diploma orospu cocuklari, onun icin de mi ayaginiza cagiriyorsunuz amk.

verin kargoya gelsin.
bu başlığa kaçıncı defa yazıyorum bilmiyom ama bokum gibi şehirdir kendisi o kadar lanet bi şehirki bi kurtulsam başka bişi istemiyom.
(bkz: gri şehir) denince akla gelen şehirdir başkentimizdir atamızın yattığı yerdir.
görsel

Burası, ankara'nın neresinde dostlar, bilen var mı?

Edit: yazar elif elif diye Nickli yazara teşekkürler. 50. Yıl parkı imiş.
kar değil de nem çok, şimşeklerin susmadığı şehir.
© copyright 2005 - 2026