bugün

/400
gece itibariyle gök gürültüsünün hiç durmadığı şehir.

Arabaların alarmları hiç susmuyor. Yağmur giderek şiddetini artırıyor. ve gök gürültülerinin şiddeti neredeyse camları patlatacak.
aidiyettir.
bana umutsuzluklarımı hatırlatır. geçmişi bulmaya gidip tozlarını dahi göremediğim şehir.
Bir an önce gitmek istediğim şehir. Özledim hem de çok!
güneşe en yakın gezegendir.
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti,[5] Ankara ilinin merkezi, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti. Topraklarının büyük bölümü iç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.[1][2] Ortalama 938 metre rakıma sahip olan[6] kentin nüfusu, 2013 yılı nüfus sayımına göre 5,045,083'dür.

Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.
kendine has oyun havalarıyla, denize çıkmayan sokaklarıyla, avm önü popileriyle, kızılayda kaykaylı bebeleriyle, dershane sektörünün can damarı, kuru havasıyla, ego otobüsleriyle, basık şahinleriyle, çakal ve delikanlı bebeleriyle, 'la' lafını ağzından eksik tutmayan insanlarıyla, yaşı ne olursa olsun birinden bahsederken ''bebe'' lafını kullanan insanlarıyla tam bir memur şehridir.
Saniyeler önce bombalanıyor sandığım şehir.
O nasıl bir uçak sesiydi abicim.
ilk gidildiğinde nefret edilen, zaman geçtikçe bağlanılan tatil için memlekete döndüğünde geri dönmek için geri sayım yaptıran yegane şehirdir.
Göçmenler olmasa kro şehridir.
Cogunluk ogrenci, ogrenci barindiran bi sehirde normal olan durumdur.
dövmesiz ve küpesiz erkeklerin bolca olduğu şehirdir.
dövmesiz ve küpesiz erkeğin neredeyse olmadığı şehirdir.
erasmus partileri nerede merak edilen şehir. sahi nerde bu yabancı gençlik?
belediye başkanının hititlerden kalma borçları ödediği şehir.
ülkenin yönetildiği baş şehir.
bazıları kravatlı bazıları gri şehir derler içinde hep bir hüzün barındırır bazen neşesiyle bazen hüznüyle kendine aşık etmesini bilen şehirdir.
not: her yerde sen varsın. gidesim geldi.
4 yıl önce bir mayıs ayında ilk ve son kez gittiğim şehir. Aklıma yağmurlu bir gün imgesi geliyor her seferinde.
sıcağı güneşte çöllere eşdeğer şehirdir.

Yarın küçük bir iş gereği kendisine uğrayacağım umarım gece kalmak zorunda olmam.
belediye başkanının şehrin tüm güzelliklerinin önüne geçtiği şehirdir.
Epey uzun bir aradan sonra 1 gunlugunede olsa gormenin nasip oldugu sehir. Memleketim. Ozlemisim be gri sehir. Sihhiyenin keskemekesini bile ozlemisim.
Ulaşımı problemli şehir.
kuğulu da çimlere oturup kitap okumaktır. bozkır kışında sevdiceğini beklerken üşümemektir. ankara, reddedildiğin kadındır. kızarsın, yaşamak istemezsin ama hep o kadını hatırlarsın ama ankara nın kaybedenlerin şehri olduğu aklına gelir. sevdiceğini toprağa versen de, bu sefer aşık olmayacağım desen de yine ankara da aşık olursun ve reddedilirsin.
edit: yılda birkaç günden fazla kalmak dokunuyor.
Sik gibi şehir.
Bi geldim hasta oldum şehir.
Kışının ayazının amk şehir.
Ankarayı sevmek icin denize ihtiyaci olmaz insanin. Ankarayi az biraz sevmek durumu da olmaz, ya cok sevilir Ankara yada hic sevilmez. Gri degildir sadece, her renkten vardir ama en cok hangi rengi görmek istersen öyle gorunur sana.
© copyright 2005 - 2026