bugün

/400
tam bir aşk meşk havasına sahip bugün.
istanbul a gidişi güzel gibi bir klişeyle haksızlığa uğrayan güzel şehir. belki denizi yok ama bulutları fazlasıyla ilham verici.
tunalıda rakı içmek isteyenlerin bulunduğu şehir.
sakarya'da iki bira içecek adamların olduğunu görüp sözlükte yaşını almışların bulunduğunu fark etmemize sebep olan şehir.
e:i
içinde olup sakaryada bira içmek istediğim şehir.
bu aralar soğuk olan gri şehir.
sevmediğim, sevemediğim, seveceğimi de sanmadığım şehirdir; beni sevdiklerimden zorunlu olarak ayırmıştır. Nasıl seveyim seni ankara!
Ancak iki ay sonra gidebileceğim, çılgınlarca özlediğim şehir. Keşke kolu bacağı olsa da varınca sarılsam.
soğuk lan gelmeyin.
Tüylerim diken diken. Özledim be abi.
gölbaşısı vardır hayatın çok soğuk olduğu.
adini duyunca bile hasretimin deprestigi sehirdir.
(bkz: önlük dergisi)
kötü şehir. pis, tüü, kaka. o derece berbat bir şehir... gidemedim de buradan. tabut çivisi gibi takılıp kaldım mübarek...
asla ama asla başka bir şehirde yaşamayı düşünmeme sebep olmadığı için taşına toprağına kaba saba insanlarına bahçelisine sokullusuna kızılayına ayrı ayrı teşekkür ettiğim sadece türkiyenin değil yalnızlığımında başkenti olan, toprakları üzerinde ölmekten başka bir isteğimin olmadığı gri şehrim. öyle herkes sevemez bu şehri, alışmak zordur. insanlar kabadır, soğuktur, tam manasıyla gridir burdakiler ama gerçektirler, samimidirler. hayatı yalansız dolansız yaşarlar. belki kötü bir intiba bırakmışlardır ama o da tuzu biberidir. bebekte içi barzo dolu araba ile gezene ceza mı yazıyorlar? ya da onlara yasak mı o yollar? bu tür olaylar her memlekette oluyor önemli olan bunlara takılmadan hayattan, yaşadığın yerden zevk almaya bakmak. bir parkta teyzelerle spor yapmak, bir amca ile simitini paylaşmak, dikmenden kızılaya ellerini hohlayarak yürümek, kuğuluda karın altında sigara içmek, kızılayda bir kafede elinde bira ile sokaktan geçenleri izlemek kendi kendine insanlar hakkında yorum yapmak, güvenparkta kuşlara yem atmak, bahçelide kahvaltı yapmak, gölbaşında balık yemek, arada da avm gezmek. önemli olan ankarayı yaşamak ankaranın içindekilere takılırsan sıkıntı büyük olur. izmirde tüm taksi şoförleri rica ederim diyor değil mi? bunlar küçük şeyler takılmamak lazım.
Bir zamanlar tutkunu olduğum, uğruna izmir'i elimin tersiyle ittiğim, kimseye laf söyletmediğim, "denizi bile yok hee höö" şeklinde hakaretlere asla maruz bırakmayıp onu olduğu gibi, öylece, kabullendiğim şehrimiz. Sakaryası, Tunalısı, 7. caddesi... Şimdiyse oradan kaçarak uzaklaşasım geliyor. Hiçbir özel yaşantı sebebi yok. Etraftaki kaba saba insanların, görgüsüzlüğü yaşam felsefesi haline getirmiş esnafların ve bir teşekküre "rica ederim" cevabını çok gören taksicilerin hükümdarlıklarını kurduğu nemrut bir şehir oldu. Önceden girmeye çekindiğimiz fakat şimdi kız avlamak amacıyla içinde 5 apaçinin olduğu bir arabanın 5 tur attığı 7. caddesinde bile huzur bulamıyorum. Her yer buram buram Gökçek kokuyor. Adım attığımız yer rant için dikilen AVMlerle dolup taştı.

Kendisine olan sevdamı çok istikrarlı hareketlerle bitiren sevgili Ankara'ya ilişkimizin daha fazla devam edemeyeceğini, onun artık çok değiştiğini, eskisi gibi bana sadık olmadığını belirterek doğru yolu buldum ve izmir'e yerleştim. Mutluyum, huzurluyum.
ankara'ya neredeyse her ay gidip geliyorum ve fark ettim ki şehirden uzaklaşırken ya da şehre yaklaşırken hep uyuyorum. nedeni de galiba bu şehrin etrafının görülecek gibi olmaması. ne yapayım bozkırı diyor bilinç altım galiba. gerçi şehri görmek de pek iyi gelmiyor ama mecbursun!
Ne umduk ne bulduk sehri.geldigim gune lanet olsun. cenabet sehir.
ayazı ve yağmuru ile yakıp yıkan şehir. cumartesi günü birkaç saatliğine kendisinden ayrılacağım gri şehrim. yakın bir şehirde ziyaret etmem gereken birisi var. tanışamadık ama yinede periyodik olarak her ayın birinde yanında olurum. yine olacağım.
fena yağmur yağan şehir.

ay allahtan evdeyim.
insanı değişik olan şehir.
tanıdığım bir tane düzgün ankaralı vardı, o da halen arkadaşım.
tanıdığım 300 ankaralının bir tanesi normaldi.

insanı, kafamızdaki ' ankaralı ' kelimesine ters düşen şehir.

ankaralı denince akıla ne gelir ? sert, biraz maço, biraz kaba, kişilikli korumacı hayallerin erkeği.
bulunan nedir ? şizofren, trip manyağı, kişiliksiz, karaktersiz, karı gibi erkekler.
bu adamlar 23-24 yaşlarında.
"Üzgünüm istanbul seviştik bitti... Ben Ankara'ya aşığım." Cem Adrian
Demiş ne de güzel demiş.
istanbullunun totalde 2 gün dayanabileceği şehir.
su sorununun düzeltilmesi gereken yer. gelmem yoksa bak *
Ozlenen sehir.
Anilar, ask, dostluk,...
Cok sey demek aslinda.
© copyright 2005 - 2026