bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kaygılı bağlanma6
- gocu34
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- ben olmasam burası batar insanı7
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- çirkin kadınların olduğu ülkeler2
- somalili kadın2
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- recete8
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- nohut cipsi2
- galatasaray10
- gökçeklere üzülmek3
- kiraz cicegi kolonyasi6
- iltica7
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- yahudi aklı3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- raw fotoğraf çekmek2
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- dinci mağduriyeti2
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- gocu geldi gocu geldi6
- inna2
- yagmurcu12
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- darkthrone2
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- taze fasulye yiyen erkek3
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- vexillarius the slayer8
- nervio'nun çok büyük konuşması2
kimse öç alamaz benim masumiyetimden
dizelerdeki zehirle
kaç hafıza gezer
dilimin altında bilinen yılan
dağları iğne deliğinden geçirir
kimsenin zamanına uğramadan
tenha kin uzak gölge hileli
köklerde demlenen
içimizde dinmeyen kuytu mevsim
vaktini bekleyen düğümlü sarmaşıklar gibi
kalbim öldürür herkesi
ah kimseden sorulmaz ki
hiçbirşey yapmamanın zehri
gövdeye indirilmiş sözlük
kullanırken azalan
vahşiliğin likit beklentisi
içimizde çakallanan şimdi,
burada ve hiçbir zaman
taze hikayelerle yamanır yaralı bellek
tuzak yeni tehlikelerle gövdelenir
hiç kullanılmadıkları boşluklarda
sanrısını tetikleyen kelimeler
tanıdık bir yabancılık kazanır
başkalarına anlatıldıkça
çınlayan eşyanın
teslim aldığı
hayatların bilgisi
sızamaz esrarımıza
her iklim kendi mutlağını ararken
kilitli hayallerin yer değiştirdiği aynalardan
aynalara yepyeni bir boşluk kalır
damarlarımda sahipsiz akan
kuraklık
gürültüsü vahşi kan
çöl kanunları geçiyor
göçümün unutulmuş ormanlarından
kin bekliyor kınında
borçlandığı zamanları
geri göndermek için
kullandığı günahlara
yemin ve rehin
ne kadar ikizse kalbimize
ölüm aşkta seğirir
kimseye aldırmadan
geçen mevsimler gibi
biz kendimizi tanıdık sanırken
yıllar bizi kendiyle değiştirir
ancak şiirle söyleyebiliriz:
kendimize bunca yabancılık
bizi tanıdık kılan
kırmızı netice, kızıl kin
kandan alınmış rengin verimi
ömrün birçok çaprazı gibi
uzaklık kazanır görüldükçe
aşkla öldürür, ölümle aşık eder
ruhun duvarlarına köpürmüş
kara is karanlık iklim uçsuz gerçeklik
kendini yaşar sahibinin görünmezinde
ne kadar yolculuk etsende dibe
içinden çıkamadığın
içindeki ölü çocuk
her şey ne çok belli derken
ne çok belirsizlik
anaya babaya yar a aşk kadar derin
aşk kadar büyük kin
yıllara eşlik eden sinsi nabız
saydam zırhlarla korunmuş büyük şemsiyesi gündeliğin
balık gözlerinin bile göremediği derinliklerde
bizden sonrakilere devrettiğimiz
bize teğet kuşanmış gizlerin
bazen yanılıp aşk deriz buna
zaten yanılmadan diyemediği hiç kimsenin
dipte derin damar
aşk, en köklü kin
ana baba yar
bir gün hepsi kaybolur
birbirinin yarasının içinde
derin, çok derin
toprağın bilinen sırlarıyla
kendimden yapılmış mezarımı örter gibi
bağışlıyorum suçlarımı bilmediğim bir karanlığa
ne kadar ödeşsen de ömrün yetmez
bizi biz yapan içimizin saklı sularında
bizden habersiz yaşayanlara
aştım sandığın bir eşiğin ayakları altında
bir gün bir damar uğultusu vurur dünyaya
ölerek bile kaçamazsın aramızdan
ehlileştirilmiş tekrarlarla yaşanan sayıklama
yeniden döneceksin buraya
imkansızdır aşk insan imkansızlaştıkça
dünya başka bir yer olana kadar: anakin *
dizelerdeki zehirle
kaç hafıza gezer
dilimin altında bilinen yılan
dağları iğne deliğinden geçirir
kimsenin zamanına uğramadan
tenha kin uzak gölge hileli
köklerde demlenen
içimizde dinmeyen kuytu mevsim
vaktini bekleyen düğümlü sarmaşıklar gibi
kalbim öldürür herkesi
ah kimseden sorulmaz ki
hiçbirşey yapmamanın zehri
gövdeye indirilmiş sözlük
kullanırken azalan
vahşiliğin likit beklentisi
içimizde çakallanan şimdi,
burada ve hiçbir zaman
taze hikayelerle yamanır yaralı bellek
tuzak yeni tehlikelerle gövdelenir
hiç kullanılmadıkları boşluklarda
sanrısını tetikleyen kelimeler
tanıdık bir yabancılık kazanır
başkalarına anlatıldıkça
çınlayan eşyanın
teslim aldığı
hayatların bilgisi
sızamaz esrarımıza
her iklim kendi mutlağını ararken
kilitli hayallerin yer değiştirdiği aynalardan
aynalara yepyeni bir boşluk kalır
damarlarımda sahipsiz akan
kuraklık
gürültüsü vahşi kan
çöl kanunları geçiyor
göçümün unutulmuş ormanlarından
kin bekliyor kınında
borçlandığı zamanları
geri göndermek için
kullandığı günahlara
yemin ve rehin
ne kadar ikizse kalbimize
ölüm aşkta seğirir
kimseye aldırmadan
geçen mevsimler gibi
biz kendimizi tanıdık sanırken
yıllar bizi kendiyle değiştirir
ancak şiirle söyleyebiliriz:
kendimize bunca yabancılık
bizi tanıdık kılan
kırmızı netice, kızıl kin
kandan alınmış rengin verimi
ömrün birçok çaprazı gibi
uzaklık kazanır görüldükçe
aşkla öldürür, ölümle aşık eder
ruhun duvarlarına köpürmüş
kara is karanlık iklim uçsuz gerçeklik
kendini yaşar sahibinin görünmezinde
ne kadar yolculuk etsende dibe
içinden çıkamadığın
içindeki ölü çocuk
her şey ne çok belli derken
ne çok belirsizlik
anaya babaya yar a aşk kadar derin
aşk kadar büyük kin
yıllara eşlik eden sinsi nabız
saydam zırhlarla korunmuş büyük şemsiyesi gündeliğin
balık gözlerinin bile göremediği derinliklerde
bizden sonrakilere devrettiğimiz
bize teğet kuşanmış gizlerin
bazen yanılıp aşk deriz buna
zaten yanılmadan diyemediği hiç kimsenin
dipte derin damar
aşk, en köklü kin
ana baba yar
bir gün hepsi kaybolur
birbirinin yarasının içinde
derin, çok derin
toprağın bilinen sırlarıyla
kendimden yapılmış mezarımı örter gibi
bağışlıyorum suçlarımı bilmediğim bir karanlığa
ne kadar ödeşsen de ömrün yetmez
bizi biz yapan içimizin saklı sularında
bizden habersiz yaşayanlara
aştım sandığın bir eşiğin ayakları altında
bir gün bir damar uğultusu vurur dünyaya
ölerek bile kaçamazsın aramızdan
ehlileştirilmiş tekrarlarla yaşanan sayıklama
yeniden döneceksin buraya
imkansızdır aşk insan imkansızlaştıkça
dünya başka bir yer olana kadar: anakin *
yeni bir altıncı nesil yazar. koştursun efenim sözlükte. *
(bkz: anakin skywalker)
Gelmiş geçmiş en iyi Jack-7 oyuncusu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar