bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı23
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- meriç dükalığı8
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- leroy sane2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği2
- habire124
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- okan çık hesap ver4
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- galatasaray10
- rakı arasında çay içmek2
- sözlük kızlarının kekleri24
- galatasaray rezil oldu2
- kadir inanır'ın mirası4
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- fusya semsiyeli yabanci22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- insanları birbirine düşürmek4
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- trabzonspor5
- sözlüğün ölü gibi olması5
- etli biber dolması5
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- gecenin şarkısı19
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- kürdistan10
- şemsiyeli benim3
istanbul'da 1901 yılında doğdu. Fenerbahçe Kulübü'nün kurucularından Nasuhi Baydar'ın kardeşiydi. Lakabı "Ala"ydı. 1921-1931 arasında Fenerbahçe'de oynadı ve istanbul Ligi'nde üç şampiyonluk yaşadı. Orta alanın sağında görev yaptı, golcü bir futbolcuydu. 1922-1923 sezonunda hiç gol yemeden kazanılan şampiyonlukta büyük payı vardı. 362 gol atarak Fenerbahçe formasıyla en çok gol atan üçüncü futbolcu oldu. Galatasaray'a 24 gol atarak Sarı-Kırmızılılar'a en çok gol atan ikinci futbolcu unvanını elde etti. 16 kez milli oldu. 1986 yılında vefat etti. *
Futbolcu. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kurucularından ve ilk futbolcularından, yazar ve milletvekili Nasuhi Esat Baydar'ın kardeşidir. Futbola St. Joseph Fransız Mektebi'nde öğrenciyken Kadıköy Cevizlik Çayırı'nda başladı. Daha sonra çocuk yaşta Fenerbahçe'ye girdi ve kulübün küçük takımlarında yetişti.
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar