bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri28
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- tai lung9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- var ekranı2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- moral olsun bik bik ime2
- sevdiğiniz yazarlar8
- uğurcan çakır3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- fusya semsiyeli yabanci22
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- galatasaray10
- habire124
- kürdistan10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- rafael leao2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- etli biber dolması5
- dantelli sütyen takan erkek12
- leroy sane2
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
Futbolcu. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kurucularından ve ilk futbolcularından, yazar ve milletvekili Nasuhi Esat Baydar'ın kardeşidir. Futbola St. Joseph Fransız Mektebi'nde öğrenciyken Kadıköy Cevizlik Çayırı'nda başladı. Daha sonra çocuk yaşta Fenerbahçe'ye girdi ve kulübün küçük takımlarında yetişti.
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar