bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- iyi menemenin sırrı7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- nervio43
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi memenin sırrı7
- sözlüğün en şık erkeği12
- siyah sütyen5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- flört etmeme ilkesi5
- meme4
- kale3112 ifşa8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- yarın iş olması3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- true esaretten kurtulacak4
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- ese dezze8
- engineer288
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- kassız erkek neye benzer5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- muslettin amca14
- aşk9
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- futbol17
- ben jesus olsam4
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- fenerbahçe14
- tek erkek2
- muhallebi yerken disi kirmak4
Futbolcu. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kurucularından ve ilk futbolcularından, yazar ve milletvekili Nasuhi Esat Baydar'ın kardeşidir. Futbola St. Joseph Fransız Mektebi'nde öğrenciyken Kadıköy Cevizlik Çayırı'nda başladı. Daha sonra çocuk yaşta Fenerbahçe'ye girdi ve kulübün küçük takımlarında yetişti.
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
1916'da henüz 16 yaşındayken birinci takım kadrosuna alındı. Büyük yeteneği ve fevkalade driblingleriyle kısa zamanda parladı. Küçük takımlardan itibaren yan yana oynadığı arkadaşı Zeki Rıza (Sporel) ile oluşturdukları "Zeki-Alâ Kombinezonu" diye adlandırılan ahenkli anlaşma ile Türk futboluna kolektif oyun anlayışını getirdiler. Kısaca "Alâ" diye anıldı ve tribünlerden yükselen "Alâ, Alâ, heeeeey!" sloganıyla alkışlandı. 1916-1934 arasında Fenerbahçe birinci takımında 324 maçta oynadı ve 362 gol attı. 26 Ekim 1923'te'ilk Türk Milli Futbol Takımımda yer aldı.
Çeşitli dönemlerde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurullarında görev aldı. Uzun yıllar Türkiye Kömür işletmelerimde muhasebe müdürlüğü yaptı.
Roman yazarı Tarık Buğra da futbolda profesyonelliğin kabul edildiği 1952 yılında, yaşanan zihniyet dönüşümünü Alâeddin üzerinden tasvir edecekti: "Her şey gibi klas futbolcu anlayışı da değişti: Büyük bir maçı, yani günümüzün stat ilahlarını seyrederken Fenerbahçeli Alâeddin'i düşünmüştüm: Ben onun üç beş metrekare içerisinde topla dakikalarca oynadığını bilirim. Karşısındaki oyuncuların beyni dönerdi ve Taksim'in artık tarihe karışan -kışla avlusundan muhavvel- stadyumunu dolduran seyirciler keyiften bayılırlardı. Alâeddin klas bir futbolcu idi. Fakat şimdi onun bir ikinci nüshası gelse, kaderi ıslıklanmak, yuhalanmak, bir iki denemeden sonra da takımdan atılmak olurdu. (…) Zira futbol anlayışı artık değişti: Şimdi uzun paslar, top tutmamak ve on sekiz yakınlarında kazanılan her pozisyonda şut. Yani ve kısacası tribünler gol istiyor, gol."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar