bugün
- su bardağında çay içmek10
- insanın düşüncelerinden utanması6
- usul adab erkan4
- galiba hamileyim5
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- vazektomi3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- alttaki yazara bir şey söyle18
- cenazede gülmek2
- bilmiyorum diyebilmek2
- yüksek enflasyon7
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- şükretmeyen insan3
- devrimci kız götü2
- geceden balıkla yenilmiş soğan3
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- hz yusuf neden hapiste yattı2
- parcalandim toparlanamiyorum322
- bol kaşarlı tost3
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- yogartiksen12
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlük çeteleri11
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- hilafetin türklere faydası16
- hangi yazarla çift olursunuz28
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- ucan tekme atan hipopotam45
- kibarhergele14
- moda faciası olan şeyler7
- karton toplayan meric8
- bana onu sormayin22
1.Baklagillerden,sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen,zamk,boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia).
2.Baklagillerden,yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı,salkım ağacı,yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
2.Baklagillerden,yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı,salkım ağacı,yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
baharla birlikte mahalleyi mis kokutan güzel ağaç. sıcak günün ardından odaya hafif serin bir esintiyle gelen koku.
evlatlık alınan, akasya ağaçlarına sıradığı bir şekilde bağlı olan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı, japon yapımı bir gerilim filmi.
hem yeryüzüne hem içine bahar geldiğinin müjdecisidir bir şehrin sokaklarını iç bayıltan kokusu ile saran akasya ağaçları. uzanıp küçük çiçekli bir dal koparıp derin derin çekersiniz içinize baharı, akasyayı, sevgiliyi...
ingilizcesi acacia'dır.
bir bayan ismidir ve süs ağacı anlamındadır.
iç anadolu'da akasya yetişmez. onun yerine akasya olarak bilinen bir başka tür, robinia pseudoacacia vardır. genelde yol ağaçlandırılmasında kullanılan, beyaz çiçekli ağaçtır.
Küstüm otugiller (Mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
çocukları olmayan bir ailenin evlat edindikleri bir çocuğun, bahçedeki ağacı annesi sanmasıyla gelişen olayları anlatan bir filmdir.
--spoiler--
Filmin sonunda çocuk kendini akasya ağacının içine gömer ve orada ölü bulunur.
--spoiler--
--spoiler--
Filmde japon korku filminin olmazsa olmazlarından kırmızı ipler de yer almıştır.
--spoiler--
--spoiler--
En kötü sahnesi ise adamın kendi eşine tecavüz etme sahnesidir.
--spoiler--
--spoiler--
Filmin sonunda çocuk kendini akasya ağacının içine gömer ve orada ölü bulunur.
--spoiler--
--spoiler--
Filmde japon korku filminin olmazsa olmazlarından kırmızı ipler de yer almıştır.
--spoiler--
--spoiler--
En kötü sahnesi ise adamın kendi eşine tecavüz etme sahnesidir.
--spoiler--
film olmasının yanı sıra aptal bir dizinin adını akla getirir.
Haftasonumun içine eden film.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
baklagillerin mimozalar alt familyasına bağlı, tropikal ve suptropikal bölgelerde, özellikle Büyük Okyanus adalarında, Avustralya ve Afrikada 500 kadar türü yetişen bir bitki cinsidir.
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/akasya/#ixzz2OQ9IV2nG
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/akasya/#ixzz2OQ9IV2nG
Çocukluk günlerimizde kral dediğimiz ve avuç avuç yediğimiz çiçektir.
rüzgar eşliğinde saldığı kokuya kişinin kendini kaptırmaması imkansızdır neredeyse. o kadar güzel bir kokusu vardır ki gün boyu ara ara burnunuza gelir, gelmediği anlarda özlemini duyarsınız. baharın en keyifli kokusudur.
dün itibariyle avm' si açılmıştır. acıbadem' de oturan biri olarak ben de merak ettim tabii ki. gittim gezdim dolaştım. anadolu yakasının açık ara en iyi avm' si olmuş diyebilirim. her çeşit dükkanı barındırıyor içinde. yemek yerleri biraz az gibi sanki. haa biz acıbademliler için trafiği nasıl etkileyecek onu hiç sormayın derim.
başındaki ak neyse anladınız siz.
Istanbul'da bir taksi durağının adıdır.
Çok dikenli ve azgın ( istilacı )bir ağaçtır yaşadığı yerde başka bitkilere yaşam hakkı tanımaz, ketestesi sarıya yakın bir renktedir, çok sağlamdır, kerestesi suya ve darbeye en dayanıklı ağaçlardandır, hava kurusu özgül ağırlığı 0,93 gr cm küp tür.
Sonsuzluğu simgelediği söylenen ağaç. Masonların değerlilerinden...
Keçiboynuzu benzeri meyveleri olduğu için, keçiboynuzu ile karıştırılan karasal iklim bölgesine ait bir ağaç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar