bugün
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek5
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- cahilin çok bilmişi6
- öküz gibi araba süren öküz5
- rennie3
- süper el nino'nun dünyayı zorlu sürece sokması2
- yavudilerin coğrafya bilmemesi2
- 31 aralık 20262
- 3 numara saç kirli sakal8
- pazartesi işe gitmek3
- laik teyzelerin fenotipi34
- inanç ayrılığı3
- sabah sporu3
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları14
- kadın gülüşü3
- en iyi türk filmleri3
- iki barbar yalaka biri laik diğeri şeriatçı2
- minibüs şoförleri2
- geceye bir şiir bırak6
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- kahve2
- recep tayyip erdoğan12
- eğitim sistemi sorgulaması2
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- ümit dikbayır'ın akp'ye geçmesi2
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- yeni parti9
- dem partili yazar7
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı5
- beşiktaş11
- osuruktan şiirler67
- yavuz ağıralioğlu7
- islam barış dinidir13
- mansur yavaş11
- ekrem imamoğlu8
- kadınların o güzel ciğerleri3
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- yazarların favori oyun karakteri15
- milliyetçi hareket partisi4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- honore de balzac4
- dolar isterse 100 olsun41
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- selahattin demirtaş4
1.Baklagillerden,sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen,zamk,boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia).
2.Baklagillerden,yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı,salkım ağacı,yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
2.Baklagillerden,yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı,salkım ağacı,yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
baharla birlikte mahalleyi mis kokutan güzel ağaç. sıcak günün ardından odaya hafif serin bir esintiyle gelen koku.
evlatlık alınan, akasya ağaçlarına sıradığı bir şekilde bağlı olan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı, japon yapımı bir gerilim filmi.
hem yeryüzüne hem içine bahar geldiğinin müjdecisidir bir şehrin sokaklarını iç bayıltan kokusu ile saran akasya ağaçları. uzanıp küçük çiçekli bir dal koparıp derin derin çekersiniz içinize baharı, akasyayı, sevgiliyi...
ingilizcesi acacia'dır.
bir bayan ismidir ve süs ağacı anlamındadır.
iç anadolu'da akasya yetişmez. onun yerine akasya olarak bilinen bir başka tür, robinia pseudoacacia vardır. genelde yol ağaçlandırılmasında kullanılan, beyaz çiçekli ağaçtır.
Küstüm otugiller (Mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
çocukları olmayan bir ailenin evlat edindikleri bir çocuğun, bahçedeki ağacı annesi sanmasıyla gelişen olayları anlatan bir filmdir.
--spoiler--
Filmin sonunda çocuk kendini akasya ağacının içine gömer ve orada ölü bulunur.
--spoiler--
--spoiler--
Filmde japon korku filminin olmazsa olmazlarından kırmızı ipler de yer almıştır.
--spoiler--
--spoiler--
En kötü sahnesi ise adamın kendi eşine tecavüz etme sahnesidir.
--spoiler--
--spoiler--
Filmin sonunda çocuk kendini akasya ağacının içine gömer ve orada ölü bulunur.
--spoiler--
--spoiler--
Filmde japon korku filminin olmazsa olmazlarından kırmızı ipler de yer almıştır.
--spoiler--
--spoiler--
En kötü sahnesi ise adamın kendi eşine tecavüz etme sahnesidir.
--spoiler--
film olmasının yanı sıra aptal bir dizinin adını akla getirir.
Haftasonumun içine eden film.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
baklagillerin mimozalar alt familyasına bağlı, tropikal ve suptropikal bölgelerde, özellikle Büyük Okyanus adalarında, Avustralya ve Afrikada 500 kadar türü yetişen bir bitki cinsidir.
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/akasya/#ixzz2OQ9IV2nG
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/akasya/#ixzz2OQ9IV2nG
Çocukluk günlerimizde kral dediğimiz ve avuç avuç yediğimiz çiçektir.
rüzgar eşliğinde saldığı kokuya kişinin kendini kaptırmaması imkansızdır neredeyse. o kadar güzel bir kokusu vardır ki gün boyu ara ara burnunuza gelir, gelmediği anlarda özlemini duyarsınız. baharın en keyifli kokusudur.
dün itibariyle avm' si açılmıştır. acıbadem' de oturan biri olarak ben de merak ettim tabii ki. gittim gezdim dolaştım. anadolu yakasının açık ara en iyi avm' si olmuş diyebilirim. her çeşit dükkanı barındırıyor içinde. yemek yerleri biraz az gibi sanki. haa biz acıbademliler için trafiği nasıl etkileyecek onu hiç sormayın derim.
başındaki ak neyse anladınız siz.
Istanbul'da bir taksi durağının adıdır.
Çok dikenli ve azgın ( istilacı )bir ağaçtır yaşadığı yerde başka bitkilere yaşam hakkı tanımaz, ketestesi sarıya yakın bir renktedir, çok sağlamdır, kerestesi suya ve darbeye en dayanıklı ağaçlardandır, hava kurusu özgül ağırlığı 0,93 gr cm küp tür.
Sonsuzluğu simgelediği söylenen ağaç. Masonların değerlilerinden...
Keçiboynuzu benzeri meyveleri olduğu için, keçiboynuzu ile karıştırılan karasal iklim bölgesine ait bir ağaç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar