bugün
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek10
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- oytun erbaş3
- ik nefreti4
- sözlük kızlarının kombinleri3
- süper el nino'nun dünyayı zorlu sürece sokması5
- cahilin çok bilmişi7
- bilardocu tipli adam2
- karılar asılmasın diye dede numarası yapmak2
- çocuksuz evlerde oyuncak bulunması2
- obsession film3
- evlilik aktini tamamlayan hede2
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- öküz gibi araba süren öküz5
- islam barış dinidir15
- pazartesi işe gitmek4
- sabah sporu4
- laik teyzelerin fenotipi34
- rennie3
- 3 numara saç kirli sakal8
- mantıklı konuşmak2
- yavudilerin coğrafya bilmemesi2
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- 31 aralık 20262
- inanç ayrılığı3
- kadın gülüşü3
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları14
- en iyi türk filmleri3
- recep tayyip erdoğan12
- geceye bir şiir bırak6
- z kuşağı kitap okuyor mu9
- iki barbar yalaka biri laik diğeri şeriatçı2
- minibüs şoförleri2
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- eğitim sistemi sorgulaması2
- yeni parti9
- dem partili yazar7
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- osuruktan şiirler67
- ümit dikbayır'ın akp'ye geçmesi2
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı5
- beşiktaş11
- kahve2
- mansur yavaş11
- yavuz ağıralioğlu7
- ekrem imamoğlu8
- yazarların favori oyun karakteri15
- dolar isterse 100 olsun41
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
Haftasonumun içine eden film.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar