bugün
- kadınların ilgisiz yaşayamaması4
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- göbeksiz kadın kalmaması4
- petek dinçöz bam bam2
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- risale-i nur3
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- patrona kurulmak2
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- karabağlar2
- en son aldığınız iltifat8
- ısparta6
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- teen slasher film klişeleri6
- göbek eritme taktikleri5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- yazar k2
- amfetamin4
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- çay koymak mı katmak mı8
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- güvenilir erkek3
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- fas4
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- özgür irade yanılsaması ve eğitim sistemi3
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- irmik helvası6
- netflix üyelik iptali2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- ariel şaron2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- kemal kılıçdaroğlu15
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- gulmekicinyaratilmis4
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- sosyal medya2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
Haftasonumun içine eden film.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Bir kere film ne olacağına karar verememiş. Melodram mı, korku mu? Aile bağlarını irdeleyen sosyolojik bir yapım mı? Çocuk ile aile bireylerinin arasındaki gerilime dikkat çekmeye çalışan psikolojik bir çalışma mı?
Her demden bir tutam var, ama hiçbiri olması gereken yere varmıyor.
ikincisi, karıkoca arasındaki ilişkilerin filmin tam ortasında komik bir şekilde alabildiğine ters yüz olması. Filmin başından bu yana uyumlu, birbirlerini seven, anlayışlı bir çift izlenimini veren bu insanlar, tam ortalarda bir yerden itibaren birbirlerine kan düşmanı kesiliyorlar. Üstelik kendi çocuklarının doğmasına rağmen. Filmin sonunda belki bunun nedenini anlayabilirsiniz ama filmi izlerken o kadar saçma geliyor ki, her şey anlamsızlaşıyor.
Üçüncüsü -ve bence bir film için olabilecek en kötü hata- inanılmaz derecede yavaş bir film. Saatlerce evin duvarlarını, giydikleri terlikleri seyrediyorsunuz. Bir o kadar karakuru bir akasya ağacını. Bir o kadar çocukla anne arasındaki bakışmaları. Filmin ortalarını geçtiğiniz de hala bir şeyler olmasını bekliyorsanız bir sorun var demektir.
Dördüncüsü; altıncı his o kadar popüler oldu ki o günden beri tüm korku-gerilim filmi yapımcıları beklenmedik benzer bir sonla filmlerini bitirebilmek için seferber oldular. Bu da öyle bir film. Ama dikkatli izlerseniz altıncı histe ipuçları gözünüzün önünde duruyorlar. Ama bu filmde öyle bir şey yok. Karmakarışık bir durum var ortada. Filmin sonunda olay açıklandığı halde dahi senaryodaki boşluklar dolmuyor.
Film korku-gerilim filmi olarak pazarlanmamalı, melodram adı altında satılmalı. Belki o zaman daha çok şey kazanabilirsiniz. Zamanında Güney Kore'de yılın en çok gişe yapmış ikinci filmi bu. ilginç.
Ben 2.90TL'ye satın almıştım. O fiyata bulursanız alın. Yoksa değmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar