bugün
- şarapçı koala yalnız değildir8
- fusya semsiyeli yabanci14
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir5
- sarapci koala45
- uludağ sözlük size ne kattı7
- şarapçının birden tayyipçi olması3
- recep tayyip erdoğan8
- bir kadının en zevk aldığı an3
- keşan3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i6
- çağla idi3
- arkadaşlar görüşürüz2
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- yazın anlamının kadın ayağı olması2
- hazret ktc2
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- tik tok2
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- kıvırcık saç8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- piercing takmanın zorluğu5
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- serhat kılıç20
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- yalnız ölmek5
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- biraderitasyon2
- tai lung42
- tung tung tung sahur3
- yalnızlık edebiyatı13
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- bir bela geliyor11
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
Acıya
Şikayetsiz
Katlanmak.
Akrostişten de anlamıyosan git şu köşe de öl.
Dur ya da ölme seviyom ben seni.
Şikayetsiz
Katlanmak.
Akrostişten de anlamıyosan git şu köşe de öl.
Dur ya da ölme seviyom ben seni.
beynin ortamı terkettiği duygu.
aşık olduğum adama evlenelim bak ikinci eşe de izin veriyorum demişliğim var. beni ciddiye almamıştı ama ciddiydim. hala da ciddiyim ama gitti yapacak bir şey yok.
aşık olduğum adama evlenelim bak ikinci eşe de izin veriyorum demişliğim var. beni ciddiye almamıştı ama ciddiydim. hala da ciddiyim ama gitti yapacak bir şey yok.
(bkz: sağ olsun)
Menfaat.
yıllar sonra hissedebildiğim duygu.
Olur olmadik kisilere konmasa güzel sey aslinda.
varlığına gitgide daha az inanmaya başladığım olgu...
yaşım çok ileri değil ama bence eskiden vardı "aşk" da "sevgi" de...birkaç örnek verirsem...
bir arkadaşımızın yakını ( akrabası ) -şimdi yaşı ilerde ama- gençliğinde öğretmen olarak doğuya atandığında o zamanlar bir polis onu seviyormuş; ama kız çocuğun mesleğinin zorluğundan dolayı aslında biraz da ailenin etkisiyle aslında çocuğu sevdiği halde evlilik teklifine "hayır" demiş. çocuk ise kız atandıktan sonra o ile tayinini istemiş ve kızın peşinde koşmuş, durmuş. şimdi artık yaşları da ileri de zaten ve çocukları var...
şimdi böyle bir aşkı bırak yaşamayı böylesine tanık olmak bile zor...kız azıcık naz yapsa ya da bir konuda kalbinin kırıldığını bir şekilde ifade etse, erkekten gönlünü almasını beklese de erkek adım atmıyor. "onun egosunu mu tatmin edeceğim, onun bir tarafını kaldıramam, peşinde mi koşayım, bulunmaz hint kumaşı mı, kendini ne sanıyor" şeklinde ifadeler kullanıyor.
aşık olunmak kadına, aşık olmak ise erkeğe yakışırken artık devran değişti sanırım...
bu durumu haberlere düşen videolarda da görebiliyoruz. kız düğününde pastayı damada yedirirken bir iki şaka yaptığında erkeğin o andaki tepkisini gördük mesela...ya da geçende haberlere çıktı gene...nikah masasında erkeğin "hayır" deyip sonra "şaka yaptım" demesi...
erkek artık yanındaki kadını önemsemiyor ya da onu rencide edecek birçok davranışta bulunabiliyor.
evlendiğinde de gene eşine değer vermiyor...
1 hafta sonra doğum yapacak olan karısını gitmesi gerektiği yere kendi aracı olduğu halde götürmeyen ve evde yatan bir eşi var en yakın arkadaşımın...işe gitmediği halde eşini gideceği yere götürmedi ve kadın minibüste ayakta birisi görene kadar bekledi. taksiye binelim dediğim halde inat etti o da...üzüldüm. ya da daha ötesi...geçende erkek kardeşimle bir yere gitmiştik, eşiyle adam metrobüste koltukta oturuyorlar, kadın ona bir şeyler söylediği halde adam kocaman tabletten oyun oynuyor, onu dinlemiyordu, cam kenarına da kendisi oturmuştu; kısacası karısına değer vermiyordu. kardeşim çıkışta nasıl söyleniyor, ben de 'çok abarttın' dedim sadece...ama kardeşim haklıydı.
sevgili olduğunda da durum değişmiyor ne yazık ki...
kızla 3-4 yıl görüşüp sonra 2 ay içinde annesinin bulduğu kızla evlenen adamlar var. doğudaki öğretmen arkadaşımın da tanık olduğu durum şu...doğuda çalışan erkek öğretmen orada sözde (!) sevdiği bayan öğretmenle takılıyor sene sonuna kadar; sonra Ağustos'ta annesinin bulduğu kızla evlenip eş durumundan memleketine gidiyor. hem de ortada ayrılık bile yokken...kız tabi Şırnak'ta, hakkari'de kalmaya devam ediyor. kelimelerle ifade edilemeyecek kadar kötü bir durum...
daha bir ay önce bir arkadaşımla yaklaşık 7-8 saat boyunca gezdik birkaç yeri...kız elinden telefonu düşürmüyor, erkeğe mesaj yazıyor, arıyor; tam tamına 7-8 saat; ama en sonunda cevap alabildi. sevgili oldukları halde hiçbir mazereti de olmadığı halde 5 gündür aramıyormuş ve bu kız da 5 gündür ulaşmaya çalıştığı halde yanıt vermiyormuş. bu arada aralarında tartışma da olmamış. artık arayan, soran taraf, tabir-i caizse peşinden koşan taraf kız oluyor.
aşık olunmak kadına, aşık olmak erkeğe yakışırdı. roller değişti.
bir kere daha ifade etmekte fayda var...kadın erkeğin tipine, parasına bakmıyor. gerçekten sevip sevmediğine bakıyor.
keşke eski aşk'lar olsa, eski sevdalar devam etse...
hepsini geçtim; keşke insanlar birbirine değer verse...
yaşım çok ileri değil ama bence eskiden vardı "aşk" da "sevgi" de...birkaç örnek verirsem...
bir arkadaşımızın yakını ( akrabası ) -şimdi yaşı ilerde ama- gençliğinde öğretmen olarak doğuya atandığında o zamanlar bir polis onu seviyormuş; ama kız çocuğun mesleğinin zorluğundan dolayı aslında biraz da ailenin etkisiyle aslında çocuğu sevdiği halde evlilik teklifine "hayır" demiş. çocuk ise kız atandıktan sonra o ile tayinini istemiş ve kızın peşinde koşmuş, durmuş. şimdi artık yaşları da ileri de zaten ve çocukları var...
şimdi böyle bir aşkı bırak yaşamayı böylesine tanık olmak bile zor...kız azıcık naz yapsa ya da bir konuda kalbinin kırıldığını bir şekilde ifade etse, erkekten gönlünü almasını beklese de erkek adım atmıyor. "onun egosunu mu tatmin edeceğim, onun bir tarafını kaldıramam, peşinde mi koşayım, bulunmaz hint kumaşı mı, kendini ne sanıyor" şeklinde ifadeler kullanıyor.
aşık olunmak kadına, aşık olmak ise erkeğe yakışırken artık devran değişti sanırım...
bu durumu haberlere düşen videolarda da görebiliyoruz. kız düğününde pastayı damada yedirirken bir iki şaka yaptığında erkeğin o andaki tepkisini gördük mesela...ya da geçende haberlere çıktı gene...nikah masasında erkeğin "hayır" deyip sonra "şaka yaptım" demesi...
erkek artık yanındaki kadını önemsemiyor ya da onu rencide edecek birçok davranışta bulunabiliyor.
evlendiğinde de gene eşine değer vermiyor...
1 hafta sonra doğum yapacak olan karısını gitmesi gerektiği yere kendi aracı olduğu halde götürmeyen ve evde yatan bir eşi var en yakın arkadaşımın...işe gitmediği halde eşini gideceği yere götürmedi ve kadın minibüste ayakta birisi görene kadar bekledi. taksiye binelim dediğim halde inat etti o da...üzüldüm. ya da daha ötesi...geçende erkek kardeşimle bir yere gitmiştik, eşiyle adam metrobüste koltukta oturuyorlar, kadın ona bir şeyler söylediği halde adam kocaman tabletten oyun oynuyor, onu dinlemiyordu, cam kenarına da kendisi oturmuştu; kısacası karısına değer vermiyordu. kardeşim çıkışta nasıl söyleniyor, ben de 'çok abarttın' dedim sadece...ama kardeşim haklıydı.
sevgili olduğunda da durum değişmiyor ne yazık ki...
kızla 3-4 yıl görüşüp sonra 2 ay içinde annesinin bulduğu kızla evlenen adamlar var. doğudaki öğretmen arkadaşımın da tanık olduğu durum şu...doğuda çalışan erkek öğretmen orada sözde (!) sevdiği bayan öğretmenle takılıyor sene sonuna kadar; sonra Ağustos'ta annesinin bulduğu kızla evlenip eş durumundan memleketine gidiyor. hem de ortada ayrılık bile yokken...kız tabi Şırnak'ta, hakkari'de kalmaya devam ediyor. kelimelerle ifade edilemeyecek kadar kötü bir durum...
daha bir ay önce bir arkadaşımla yaklaşık 7-8 saat boyunca gezdik birkaç yeri...kız elinden telefonu düşürmüyor, erkeğe mesaj yazıyor, arıyor; tam tamına 7-8 saat; ama en sonunda cevap alabildi. sevgili oldukları halde hiçbir mazereti de olmadığı halde 5 gündür aramıyormuş ve bu kız da 5 gündür ulaşmaya çalıştığı halde yanıt vermiyormuş. bu arada aralarında tartışma da olmamış. artık arayan, soran taraf, tabir-i caizse peşinden koşan taraf kız oluyor.
aşık olunmak kadına, aşık olmak erkeğe yakışırdı. roller değişti.
bir kere daha ifade etmekte fayda var...kadın erkeğin tipine, parasına bakmıyor. gerçekten sevip sevmediğine bakıyor.
keşke eski aşk'lar olsa, eski sevdalar devam etse...
hepsini geçtim; keşke insanlar birbirine değer verse...
Tutkudan, heyecandan
meydana gelen gecici bir duygu bütünü.
meydana gelen gecici bir duygu bütünü.
aşk bir sudur da içince de kudurtur. Ama bu durudan rahatsız olmazsın çünkü şairin de dediği gibi bir derdim var bin dermana değişmem. işte bundandır uçuruma göre göre atlamak.
son iki yıldır acısını çektiğim değer.
eğer sınıf arkadaşınızla kurduğunuz bir bağ ise ve henüz ilkokul öğrencisiyseniz, cumartesi pazar tatili size geçmek bilmeyen uzunca bir süre gibi gelir.
insan açısından bahsediyorsak, yoksunluktur. insanı yoksunluklar harekete geçirir. en büyük bağlanılan şey "olmayan" ya da "olupta yoksunluğu çekilenler"dir. aşkı kıymetli yapan şey ise onun arzu edillmesidir, arzu edilen şeyler de az bulunan kıymetli şeylerdir.
bir şeyin çok fazla güzellemesi yapılıyorsa mirim, insanlar o şeyi elde edemiyordur. muhtemelen de elde edemeyecektir, olmayan ya da elde edilemeycek şeyin güzellemesini yaparken, olacak ve elde edilecek şeylerden kaçmak akıl kârı değildir. hülasa; son bağlamda sevişmek ve sevilmek gibi somut ve olabilecek şeyler varken, olmayanı istemek enayilikten başka bir şey değildir. çünkü bir gün hayat denen şey olmayacak, bir kez sevişebilmenin bile mümkün olmayacağı gün, gelecek bir gün.
bir şeyin çok fazla güzellemesi yapılıyorsa mirim, insanlar o şeyi elde edemiyordur. muhtemelen de elde edemeyecektir, olmayan ya da elde edilemeycek şeyin güzellemesini yaparken, olacak ve elde edilecek şeylerden kaçmak akıl kârı değildir. hülasa; son bağlamda sevişmek ve sevilmek gibi somut ve olabilecek şeyler varken, olmayanı istemek enayilikten başka bir şey değildir. çünkü bir gün hayat denen şey olmayacak, bir kez sevişebilmenin bile mümkün olmayacağı gün, gelecek bir gün.
Eğer direk aşkla başlanmışsa unutulması kolaydır fakat nefret aşka dönüşmüşse buyrun, hapı yuttunuz.
üzüntüyü ve sevinci bir arada yaşamak. kimi zaman ölmek kimi zaman yeniden dirilmek. bir çift göze ya hayatını kaybetmek yada hayatını kazanmaktır aşk.
Kandırılmaktir.
Karşılığı olmayandır. Sadece yakılandır , yalnız yanandır. O olmadan olmamandır.
Herkesin konuşup hiçkimsede olmayandır.
Herkesin konuşup hiçkimsede olmayandır.
aniden gelen esneme gibidir, iradeniz yoktur ve ağzınız açık kalır.
romantizme yelken açmış insanlar için afyon kafası yaşatır fakat ben gibi maddeciler için mantık akıla zuhur olur.
Olduktan sonra milyonlarca kişinin arasından şehrin nüfusun "1" e inmesidir
bi filmde görmüştüm. güzel bişeymiş.
Acıdır.
Hayır tatlıdır.
Hem acı hem tatlıdır.
Ama en çok da heyecanlıdır.
Hele ki yasaksa aşk.
Varoluştur.
isyandır.
Nedene isyan,
Sebepe isyan,
Çevreye isyan,
Şehire isyan,
Dünyaya isyan,
Herşeye isyandır aşk.
Alayına isyan.
Hayır tatlıdır.
Hem acı hem tatlıdır.
Ama en çok da heyecanlıdır.
Hele ki yasaksa aşk.
Varoluştur.
isyandır.
Nedene isyan,
Sebepe isyan,
Çevreye isyan,
Şehire isyan,
Dünyaya isyan,
Herşeye isyandır aşk.
Alayına isyan.
romalıların seksi bedavaya getirmek için uydurdukları şeydir.
(bence değil)
(bence değil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar