bugün
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız11
- bugün ne yapsam9
- yasakçı zihniyet15
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
- fazla araştırmak kötü müdür5
- ekşi sözlük20
- 35 yaş üstü kadın kontenjanı5
- ismail kartal14
- roberto carlos'un müslüman olması3
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması7
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- sidiki cherif5
- güneş gözlüğü takıp müzik dinleyerek gezmek3
- mutlu ama uzak olsun10
- gram altın3
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı6
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi5
- biz sakal gibiyiz kestikçe uzarız4
- bana neden eksi verdiğinizi sorabilir miyim acaba2
- yandaş iş adamı3
- felsefe9
- bir çomarla finoyu çiftleştirmek4
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek2
- maşa ile koca ayı2
- avanoslu insanlar3
- başınıza gelen enteresan vakalar3
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- alamancı akraba klişeleri3
- alparslan kuytul8
- kadın öğretmenler4
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek3
- halit ergenç olması ama halit eryaşlı olmaması2
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- içki içen akp li6
- ruh eşinizin sizi beğenmemesi2
- kendini çok sağlıklı hissetmek2
- güne pozitif başlama yolları2
- tarikatlar ve cemaatler5
- alaman finosu2
- 15 mayıs2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- burayı bilen var mı2
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- metal müzik dinleyen imam3
(bkz: hiç)
çaresizliktir..
papatyadan medet umduracak kadar.
"belki" kelimesini dile tesbih etmek,
ihtimalleri sevmek, umutsuzca umut etmektir.
papatyadan medet umduracak kadar.
"belki" kelimesini dile tesbih etmek,
ihtimalleri sevmek, umutsuzca umut etmektir.
bir insana çok yakından bakmaktır, o kadar yakından bakarsın ki gözün başkasını görmez...
buldum dediğin zaman elinden kaçırdığın, kaçırdığın zaman da bir daha yakalayamadığın bir duygudur.
Acıya şikayetsiz katlanmak = AŞK
insanların yaşları onları aşktan koruyamaz ama aşk insanları bir noktaya kadar yaşlılıktan korur... *
zannımca genel bir tanımına ulaşmanın imkansız olduğu, herkesin kendince ve kendi yaşadıklarına göre tanımlayacağı, çünkü açıklanamayan, ancak hissedilen bir duygudur.
aşk... her bünyede farklı nüfus eden ama yaşadıkça her duyguyu insanın kalbinde harman edip, dorukta hissetme...
aşk... karşıkık bulunca çok lezzetli bir bal,tek taraflı acıyı yaşayınca bir zehir...
seninle aldığım her nefes için binlerce teşekkür aşk...
aşk... karşıkık bulunca çok lezzetli bir bal,tek taraflı acıyı yaşayınca bir zehir...
seninle aldığım her nefes için binlerce teşekkür aşk...
senliklerde kendini yirta yirta sarki soylemektir.*
kötü bir şaka, anlamaya çalışma.
ne pis karın ağrısıdır o.
ne pis karın ağrısıdır o.
onsuz kendini yarım hissetmekmiş aşk...
Aşk yepyeni kalabilen eski bir masaldır... *
ask bir toplulugun fotograf cekildikten sonra dagıldıgı andır.*
"günler geçerken grilere boyanmış gökyüzü parlak ve göz alıcı şafaklara gebe.
yar, yarınlarında olmayınca insan bugünlerine kısılmaya mahkum.
bugünler yarin özlemiyle eskirken,
gözler, her gece, şafağın umuduyla yumulur.
yar benim.
yarim benim.
yarınlar benim."
(22 mayıs'ın ilk saatleri)
yar, yarınlarında olmayınca insan bugünlerine kısılmaya mahkum.
bugünler yarin özlemiyle eskirken,
gözler, her gece, şafağın umuduyla yumulur.
yar benim.
yarim benim.
yarınlar benim."
(22 mayıs'ın ilk saatleri)
hatadır.
bi kaç kere kapı çalındı. sucudur dedim, ev sahibidir dedim açmadım. En son çalındığında dayanamadım açtım kapıyı. Bir de ne göreyim sütçüymüş. işte aşk. hem de kapıyı çalan aşk...
hakedenimi buluyor bilemiyorum, ya da ben mi aşkı çok ulaşılamaz bir noktaya koyuyorum, ve ulaşamıyorum bu sebepten, ama aşk öyle üzerine her gün bişeyler yazılan, bu olmadı bu olsun bari denilebilen, bahar aşkı, yaz aşkı gibi nitelenebilen bişey değildir bana göre. her zaman gelmez aşk, her zaman çalmaz kapıyı. biçok insan var mesela insanın sevebileceği teorik olarak. mantık olarak hiçbişeyin ters gelmediği. ama biçok insanın içerisinde bir tanesi çalar gönlün kapısını. nasıl olupta insanlar bu kadar aşık olabiliyor, birisinden ayrılıp birisini bulabiliyor anlayabilmiş değilim. yada ben yanlış anlıyorum bu aşk denen şeyi en baştan. yağmur çiselerken, burnuma çiçek kokularının geldiği güzel bir bahar gününün formatına uymadı belki bu yazı, keşke bahar da geldi hadi bari aşık oluvereyim denilebilseydi de formatı bozmasaydık güzel olurdu tabi.
aşk, dünyadaki en büyük, heyecan verici duygudur.
Öyle bir şeyin olmadığına inandığım tek olaydır. Aşık oldum sananların aldandığını düşünmüşümdür. Bir anlık hissiyata boyun eğip gözleri kör eden bu olay sadece geçici bir sarhoşluktur ve zahiridir. Esas olan her zaman sevgidir. Hiç bir körlük yaşamadan net görebilmektir dünyayı ve bu gerçekçi haliyle kabullenip, mutlu olabilmektir onunla ve onun sana verdikleriyle. Zamana karşı koyan, saygı değer ve insanı huzura götürecek tek duygudur sevmek gözümde ve aşk ise kocaman bir yalandır. Her yalan gibi son bulur bir gün ve kaybolup gider hiç gelmemiş gibi.
acısının bile dünyanın en tatlı şeyi olan duygu.
yok olmaktir.
bataklıkta bale yapmaktır.
yaşanılası en güzel duygu. *
hayatın tadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar