bugün
- evli olduğunu gizleyen yazarlar15
- nervio'nun ayakları18
- la loba21
- nickin yanında yaş da yazsın15
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz11
- engineer2817
- eski yazarlar geri gelsin7
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- recep tayyip erdoğan10
- domates çorbası8
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- yalancı sözlük yazarları6
- volkswagen passat7
- dışarıda herkesin suratının 5 karış olması3
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- kolonya koleksiyonu4
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- öldüreni öldürmek14
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- esat oktay yıldıran4
- kot kafalı5
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- sıkıldım4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- bergamot aromali yesil cay2
- amber kokulu sıvı sabun3
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip10
- menemen yiyen erkek9
- queen ravenna'nın ayakları6
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- padişaha sormuşlar4
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz5
- hız tutkunu salyangoz3
- kendini tanımak4
- queen ravenna ifşası5
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- durduk yere gelen kiribati özlemi3
- demokles'in kılıcı abi ya8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak6
- mezar taşına olumsuz yorum bırakılması3
- selim ve selin arasındaki fark2
- uçakta domates suyu isteyen elit insan2
Türk pop müziğinin Zirve dönemiydi. insan ilişkileri problemli fakat daha samimiydi. Komşuluk ve mahalle kavramı daha güçlüydü. Adap duygusu daha güçlüydü. Onun dışında yolsulluk torpil hukukun siyasi güçlere bağımlı olması gelir adaletsizliği işsizlik köhnemiş eğitim sistemi siyasette rasyonel değil ideolojik bakış açısının güçlü olması problemleri yine vardı
Her şey daha iyi değil miydi.
Muhteşem günlerdi, insanlar da çok güzeldi.
90’ları yaşamış olanlar bilir…
O zamanlar hayat daha yavaştı ama duygular daha hızlıydı.
Günler uzun, geceler derindi. Sokak lambalarının altında uzayan gölgeler, akşam ezanıyla biten oyunlar, kapıdan “hadi artık eve!” diye seslenen anneler… Hepsi bir ritüeldi, hepsi hayatın kendisiydi.
O dönem kimse “an”ı yakalamaya çalışmazdı, çünkü herkes zaten anın içindeydi.
Bir şarkı çaldığında sadece kulaklarınla değil, kalbinle dinlerdin. Kasetin sararken çıkan o ses bile başlı başına bir hatıraydı. Aynı şarkıyı defalarca dinleyip yine de sıkılmamak, çünkü aslında şarkıyı değil, hissettirdiklerini dinlemek…
Arkadaşlıklar filtresizdi.
Birlikte gülmek için sebep aramazdık, zaten vardık.
Kırılmalar da gerçekti, barışmalar da.
Kimse rol yapmazdı, kimse “görünmek” için yaşamazdı. Her şey olduğu gibiydi.
Ve belki de en önemlisi…
Herkes hayattaydı.
Aile dediğin şey sadece bir kavram değil, her gün sofrada tamamlanan bir parçaydı. O sıcaklık, o güven hissi… tarif etmek zor, ama hisseden herkes bilir.
90’lar bir zaman dilimi değildi aslında.
Bir ruhtu.
Bir ambiyanstı.
Gece mavisinin mora karıştığı, hafif flu anıların içinde kaybolduğun bir his…
Şimdi bazen bir şarkı açılıyor, ya da eski bir görüntü denk geliyor…
Ve bir anda içinden bir şeyler sızlıyor.
Sebebini tam açıklayamıyorsun ama biliyorsun:
O his, o zamanlardan kalma.
Belki de bu yüzden 90’lar unutulmuyor.
Çünkü sadece yaşanmadı… hissedildi.
O zamanlar hayat daha yavaştı ama duygular daha hızlıydı.
Günler uzun, geceler derindi. Sokak lambalarının altında uzayan gölgeler, akşam ezanıyla biten oyunlar, kapıdan “hadi artık eve!” diye seslenen anneler… Hepsi bir ritüeldi, hepsi hayatın kendisiydi.
O dönem kimse “an”ı yakalamaya çalışmazdı, çünkü herkes zaten anın içindeydi.
Bir şarkı çaldığında sadece kulaklarınla değil, kalbinle dinlerdin. Kasetin sararken çıkan o ses bile başlı başına bir hatıraydı. Aynı şarkıyı defalarca dinleyip yine de sıkılmamak, çünkü aslında şarkıyı değil, hissettirdiklerini dinlemek…
Arkadaşlıklar filtresizdi.
Birlikte gülmek için sebep aramazdık, zaten vardık.
Kırılmalar da gerçekti, barışmalar da.
Kimse rol yapmazdı, kimse “görünmek” için yaşamazdı. Her şey olduğu gibiydi.
Ve belki de en önemlisi…
Herkes hayattaydı.
Aile dediğin şey sadece bir kavram değil, her gün sofrada tamamlanan bir parçaydı. O sıcaklık, o güven hissi… tarif etmek zor, ama hisseden herkes bilir.
90’lar bir zaman dilimi değildi aslında.
Bir ruhtu.
Bir ambiyanstı.
Gece mavisinin mora karıştığı, hafif flu anıların içinde kaybolduğun bir his…
Şimdi bazen bir şarkı açılıyor, ya da eski bir görüntü denk geliyor…
Ve bir anda içinden bir şeyler sızlıyor.
Sebebini tam açıklayamıyorsun ama biliyorsun:
O his, o zamanlardan kalma.
Belki de bu yüzden 90’lar unutulmuyor.
Çünkü sadece yaşanmadı… hissedildi.
keşke yaşasaydım o dönemi. ah var ya 90'lar. seni gidi 90'lar.
müzik albümlerinin en güzel olduğu yıllar. ne tür olursa olsun.
bu nesilde doğan çocuklar belki dünyanın en şansız insanlarıdır. ne istedikleri gibi biri olabildiler ne de bu düzene ayaklanabildiler. ne iş bulabildiler ne evlenebildiler. arada, yitik, boş bir nesil.
ilk yarısı şahane olan 97 gibi tadı kaçan peri masalı zaman dilimi. tüketim toplumunu sevemedim.
Bence doksanlı yıllar ve ikibinin başları çok güzeldi. 2005ten sonra internet, cep telefonları sosyalliği bitirdi. Artık sokakta oymayan çocuklar yok, çekirdek kola yapan gençler yok, kitap, gazete okuyan yetişkinler yok. Alışamadım bu düzene.
samimiyetin yoğunlukta olduğu yıllardı. 2000'li yıllar, 2010'lu yıllar derken şimdi 2020'li yıllara geldik. vay be.
90 lara dönsem de beş parasız olsam.. özledim seni 90 lar.
Renkli Kadife pantolonum, üç cırtlı spor ayakkabım,
mahallede Spice Girls dansı yaparken yoncimik olan kızlar,
hakan Peker kabarık saçlı bir efsaneydi efsaneydi
Susurluk bir cinayetti.
mahallede Spice Girls dansı yaparken yoncimik olan kızlar,
hakan Peker kabarık saçlı bir efsaneydi efsaneydi
Susurluk bir cinayetti.
Özlenen yıllar.
Bu sene en çok özlediğim ve dönmek istediğim yıllar oldu.
90 lardan sonra çocuk doğmamalıydı daha.
Bunca yıllık ömrümün en güzel yılları.80 darbesinden sonraki yıllardan 2002 sonuna kadar olan en güzel yıllardan biri.
Çocukluğum. ne olduysa bizim nesilden sonra oldu. değerli yıllardı. arada gideriz arkadaşlarla. müzik dizi film ve sokak oyunları oynar döneriz. şimdide bi wp grubumuz var işte, 2010'larıda böyle hatırlayacağız.
Ülkenin tüketim çağına geçmesinden bir adım öncesi.
Güzel yıllar.
Cep telefonu denilen cihazın hayatımıza girmesi ve bizi esir alması.
dandik zamanlar. hele 80'ler, berbat ötesi iğrenç aşırı kötü.
en iyisi kesinlikle ama kesinlikle 2002-2018 arası.
en iyisi kesinlikle ama kesinlikle 2002-2018 arası.
90,91,92,93,94,95,96,97,98,99 'a genel olarak verilen isim ama birde o 99 un 17 ağustosu vardı ki;
sesimi duyan var mı.
sesimi duyan var mı.
Teknolojinin henüz gelişmediği ezik yıllardır. Erkekleri kaba ve elinde tespihle dolaşır. Osmanlı tokadı atarak kız tavlama ya çalışır.
Güzel zamanlardı tadı başkaydı. Büyüdükçe mi tat bozukluyor anlamadım ama gerçekten güzeldi. Evet.
90'lar son medeni yıllardı.
Sonrası boka sardı.
Sonrası boka sardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar