bugün
- terhis oluyorum sözlük25
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- cimbom baba2
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- yazarların işlediği günahlar14
- sabah soğuğu2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- flörtün ilkesel reddi4
- the odyssey2
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- amedspor31
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- ipkis3
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü2
- günlük tutmak7
- korkudan patır patır altına yapmak6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- caminin yolunda öleyim2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu2
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- yazarların fotoğrafları9
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- aleksey batrakov29
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- bu ne hal yahu9
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- akşama ne yemek yapsam10
- şimdi ne yapsam acaba7
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- sözlüğün yeni tasarımı23
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- kadın tır şoförleri6
- yarma şeftali7
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- durduk yere tribe girmek5
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
Tadnıdıklarımdan bir kişi meyveleri, hiç sevmez, çünkü işitmiş ki çoğunluk yaz hastalıkları, özellikle meyveden gelir. Meyvelere karşı nefreti o kadar büyüktür ki onlardan bahsedilmesine bile tahammül edemez. Hatta en hürmet ettiği bir adamı meyve yerken görse, ona karşı hürmetinin büyük ölçüde eksileceğini itiraf eder.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com