bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı13
- tekne turu6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- bir erkeğin aşko demesi5
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek4
- instagram'da herkesin çok mutlu olması3
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- kova dolunayı2
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- biraz şımardım6
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- çağımızın hastalığı8
- nickten isim tahmini yapmak72
- aykirikadin3
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- nervio hamferdi8
- diamond bosphorus26
- göbeklitepe ve insanlık tarihinin yeniden yazılışı2
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- acıyo diyen kız4
- sözlükteki linç kültürü2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- cajun corner2
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- ioçk'nın müziği6
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- hayattan zevk alamamak17
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- seri gizli artı oy veren melek15
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- cem dizdar2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- ilah6
- yan ma leley yan ma leyyo3
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj10
- hikayeyi devam ettir25
- sersem herif3
- ferrasini satan yazar2
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- arkadaşlar hoşçakalın4
Tadnıdıklarımdan bir kişi meyveleri, hiç sevmez, çünkü işitmiş ki çoğunluk yaz hastalıkları, özellikle meyveden gelir. Meyvelere karşı nefreti o kadar büyüktür ki onlardan bahsedilmesine bile tahammül edemez. Hatta en hürmet ettiği bir adamı meyve yerken görse, ona karşı hürmetinin büyük ölçüde eksileceğini itiraf eder.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar