bugün
- sözlük kızlarının kekleri18
- dantelli sütyen takan erkek6
- yesene beni diyen kız8
- dindarların çoğunun fakir olması4
- 2026 sonbaharında izmir3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- mazotun yarım litresi 50 tl26
- palamut6
- sözlük kızları dertleşiyor3
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- joseph weber2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- ghost rider5
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- artı oy alamama krizine girmek3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- anın görüntüsü21
- zalbert ramstein8
- sözlükte ne değişti6
- sabahları sevilen şeyler10
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- intihar düşüncesi6
- uludağ itiraf18
- ben basit bir insanım5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- cumartesi kahvaltısı5
- yahudi düşmanlığı4
- akçe2
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- queen feristah15
- sudekiray2
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- aşk6
- amerikan küfürleri3
- ekşi sözlük8
- evliliği zorlaştırmak3
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- keki haddinden fazla kabaran kadın2
- gocu34
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- hava su ateş toprak3
Tadnıdıklarımdan bir kişi meyveleri, hiç sevmez, çünkü işitmiş ki çoğunluk yaz hastalıkları, özellikle meyveden gelir. Meyvelere karşı nefreti o kadar büyüktür ki onlardan bahsedilmesine bile tahammül edemez. Hatta en hürmet ettiği bir adamı meyve yerken görse, ona karşı hürmetinin büyük ölçüde eksileceğini itiraf eder.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Ben, onun aksine olarak meyveleri sırf hastalık verdikleri için severim. Bu satırları hafif bir meyve rahatsızlığının tatlı iyileşme dönemi sonunda yazıyorum. iki üç fazla armut ve şeftali yemek yüzünden kanımı tutuşturan kırk derecelik bir ateş sayesinde görülmemiş bir alemde efsanevi bir seyahat yapmış gibi, sinirlerim şimdi şaşılacak birtakım hatıraların izlenimleriyle doludur.
Kırk derece ateş!.. Bu Çin, Japon, Amerika ve Afrika'dan ziyade bir insan için görülmesi zorunlu, meraklı bir dünyadır. Yalnız nabzınızı saymak için bileğinizi tutan elin büyümüş kıllarını seyretmek, göğsünüzü dinlemek üzere üzerinize eğilen başın tayfun gürültülerini andıranı nefesini işitmek, kırk derece ateşin korkunç zevklerini tattırmaya kafidir. Dalga geçiren esrarkeşin gözü ne görürse, kırk derece ateşle yanan adamın dışarı fırlamış gözü de onu görür: Doktorun başı yüzüme yaklaştıkça, kıpkızıl bir çehreye takılmış hortum şeklinde iri, müthiş bir burnun süngüler gibi dimdik duran kıllarla dolu delikleri, başıma birer siyah külah gibi geçmek tehlikesini gösteriyordu. Bir kuruntu eseri olduu bilinen, fakat gerçek imiş gibi insana ürperti ve korku veren sıtmanın heyecan veren tehlikeleri!..
Fakat kırk derecelik ateşin en büyük fazileti, hastanın gözüne, etrafındaki insanları asıl ruhlarının çehreleriyle göstermesidir. Sanki derisi soyulmuş ve kıpkızıl etleri kanayan, fakat buna rağmen yine kıs kıs gülen dost ve akraba çehreleri!..
Ahmet Haşim- Bize Göre.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar