bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- yeni parti39
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- gece yatağın altından uzanan el5
- soğan salatası6
- cinleri olan sözlük kızı5
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- en güzel sevişme13
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- iştahın kapanması7
- türkler barbar ve köpektir7
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- güne bir şarkı bırak14
- nervio35
- cin mısır kabilesi5
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- bu koyden olsam ne olacak18
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- mercimek çorbası4
- enayimiknatisii10
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
pek tavsiye edemeyeceğim bir kitaptır.
ahmet haşim in başarılı kitaplarından biridir.ahmet haşim'in ağdalı dili ve karamsarlığı okuyucuda beğeni uyandırmayabilir.
ahmet haşim şöyle der bu kitabının sebze yiyiciler bölümününde;
içinde bir ibadet yerinin sakinliği ve terbiyesinin hüküm sürdüğü bu lokantaya üç gün devam ettikten sonra, bedenimin yavaş yavaş masum bir çocuk vücuduna döndüğünü ve ruhumun artık zehirli ekşimelere sahne olmamaya başladığını zevkle hissettim. dünyanın manzarası gözümde değişmeye başladı: bütün işgalci avrupa halkı bana masum sebze yiyici milletlerle uğraşan, kanlı ve uzun dişli canavar sürüsü şeklinde görünmeye başladı. sömürge siyasetini et aramak hırsıyla açıklamaya başlıyordum. fakat şunu da itiraf ediyorum ki, bütün faydalı hayat hırslarını körükleyen ettir ve hareketi ağır sebze yiyiciler, etle beslenmeye alışıncaya kadar pençeli hayvanların zavallı bir avı olmaya mahkumdur.
burada ahmet haşim pariste kaldığı süre zarfında paris halkının sadece durmadan et yediğinden ve pariste başka yemek bulamadığından yakınıyordu. birgün arkadaşıyla gezerken böyle bir lokantaya rastlar ve bunu anlatır.
gerçektende muazzam bir dil ve örnekleme. avrupa devletlerinin sömürge politikalarını etkileyici bir dille anlatmış dönemde.
bu kitabı herkese öneririm. fazla zamanınızı almaz meraklanmayın. 120 sayfa falan.
içinde bir ibadet yerinin sakinliği ve terbiyesinin hüküm sürdüğü bu lokantaya üç gün devam ettikten sonra, bedenimin yavaş yavaş masum bir çocuk vücuduna döndüğünü ve ruhumun artık zehirli ekşimelere sahne olmamaya başladığını zevkle hissettim. dünyanın manzarası gözümde değişmeye başladı: bütün işgalci avrupa halkı bana masum sebze yiyici milletlerle uğraşan, kanlı ve uzun dişli canavar sürüsü şeklinde görünmeye başladı. sömürge siyasetini et aramak hırsıyla açıklamaya başlıyordum. fakat şunu da itiraf ediyorum ki, bütün faydalı hayat hırslarını körükleyen ettir ve hareketi ağır sebze yiyiciler, etle beslenmeye alışıncaya kadar pençeli hayvanların zavallı bir avı olmaya mahkumdur.
burada ahmet haşim pariste kaldığı süre zarfında paris halkının sadece durmadan et yediğinden ve pariste başka yemek bulamadığından yakınıyordu. birgün arkadaşıyla gezerken böyle bir lokantaya rastlar ve bunu anlatır.
gerçektende muazzam bir dil ve örnekleme. avrupa devletlerinin sömürge politikalarını etkileyici bir dille anlatmış dönemde.
bu kitabı herkese öneririm. fazla zamanınızı almaz meraklanmayın. 120 sayfa falan.
Ahmet Haşim’in ikdam gazetesinde yayınlamış
olduğu köşe yazılarından oluşan eseridir.
Eserde, batı medeniyetinin; türk insanın, türk toplumunun üzerinde bıraktığı etki günlük hayatın işleyişine dikkat çekilerek yer yer mizaha yakın bir anlatımla gösterilmeye çalışılır.
Eserin dili, haşim’in sembolist bir şair olduğu göz önünde bulundurulduğunda görece açık ve sadedir.
Ayrıca haşim’in zekasını açığa seren Analizleri ve gayet etkileyici tasvirleri; esere, edebiyatımız adına bir değer atfeder.
Okunması gerekir...
olduğu köşe yazılarından oluşan eseridir.
Eserde, batı medeniyetinin; türk insanın, türk toplumunun üzerinde bıraktığı etki günlük hayatın işleyişine dikkat çekilerek yer yer mizaha yakın bir anlatımla gösterilmeye çalışılır.
Eserin dili, haşim’in sembolist bir şair olduğu göz önünde bulundurulduğunda görece açık ve sadedir.
Ayrıca haşim’in zekasını açığa seren Analizleri ve gayet etkileyici tasvirleri; esere, edebiyatımız adına bir değer atfeder.
Okunması gerekir...
ahmet haşim'in ikdam gazetesindeki yazılarının, denemelerinin derlemesi. başucu kitabı yapılabilir, yazılarından alıntılarımı zamanla ekleyeceğim:
"aşk yabani bir hayvandır. yasalar dışında, isyan ve ayaklanma dağlarında yaşar. ancak, gece karanlıklar basınca gizli yollardan şehre girer ve bahçelerin tarhını, ağaçlı caddelerin kanapelerini altüst eder. ibadethanelerde her gün kınanan aşktır. hükümetler, polis ve jandarmayı ona karşı silahlandırır."
"aç ölenlerin çürümüş kemiklerine mermerden bir köşk yapmaya kalkışmaktan ne çıkar! sadaka ile dikeceğimiz iki taş, o tunç dilin, kendi sahibine yaptığı ses veren mezardan daha güzel ve daha sağlam mı olacak?"
"aşk yabani bir hayvandır. yasalar dışında, isyan ve ayaklanma dağlarında yaşar. ancak, gece karanlıklar basınca gizli yollardan şehre girer ve bahçelerin tarhını, ağaçlı caddelerin kanapelerini altüst eder. ibadethanelerde her gün kınanan aşktır. hükümetler, polis ve jandarmayı ona karşı silahlandırır."
"aç ölenlerin çürümüş kemiklerine mermerden bir köşk yapmaya kalkışmaktan ne çıkar! sadaka ile dikeceğimiz iki taş, o tunç dilin, kendi sahibine yaptığı ses veren mezardan daha güzel ve daha sağlam mı olacak?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar