bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    çam devirmek...
    pot kırmak ile eş anlamlı olan deyimsi...
    1 ... ferrole
  2. 2.
    birine söylenmemesi bir şeyi söylemek.
    ... minti
  3. 3.
    (bkz: kamyon devirmek)
    ... sıfırın altında
  4. 4.
    halt yemek.
    ... dusunenadam
  5. 5.
    (bkz: öküzlük)
    1 ... chucklet
  6. 6.
    geniş bir aile sofrası kurulmuştur annemler halamlar ve halamların yan komşusu ermeni agop amcalarla yemek yenmektedir.
    herkes çok yemiştir.fakat buna rağmen eniştem doymadığını söylemiş ve halam agop amcanın yanında yüzyılın potunu kırmıştır.

    -oha hami hala doymadım diyosun agopun kazığı gibi yedin!!!

    agop amcayla birlikte tüm ev halkı dumur !!!
    1 ... benvarsamsengereksizsin
  7. 7.
    ülkemizde gencecik bir kızın yaşam savaşı vermesine yol açabilen eylem.
    3 ... mystic queen
  8. 8.
    evli barkli adamların burcu Esmersoy için canlı yayında aşk şiirleri yazıp okuması.

    Bu işleri bekarlara bırakın amk.
    ... beysar
  9. 9.
    çam devirmek ile pot kırmak hemen hemen aynı anlama gelecek iki deyimimizdir. kaş yaparken göz çıkarmak da bunlara yakın bir anlamdadır.acemi terziler elbise dikerken kumaşta meydana gelen uygunsuz büzülme veya kıvrımlara pot denir. kesim veya dikim hatası sayılan potun giderilmesi, gizlenmesi oldukça zordur. ütülemek veya gereksiz pensler ile potu kaybetmeye çalışmak, orada kumaşın kırılmasına (pot kırmak) yol açar ve daha fazla dikkati çeker.

    şimdi istanbul'un merkezî yerleri sayılan pek çok mekânda eskiden eşraf ve kibar takımının sayfiye köşkleri bulunur, her köşk birkaç dönümlük arazi içerisinde bağlar, bahçeleriyle tanınırmış. zariflerden birinin, erenköy taraflarında böyle geniş bir köşkü varmış. bahçesindeki her çeşit ağaç yanında, özellikle çam fidanlarıyla dikkati çeker ve parmakla gösterilirmiş.
    köşk sahibi bahçenin bir köşesine ilâve bina yaptırmaya karar verince, gereken keresteyi sonbaharda tomruk hâlinde getirip duvar dibine istifletmiş. o vakitlerin binaları ahşaptan yapılır ve çam, gürgen, meşe, ceviz, vs. ağacın hemen her çeşidi kullanılırmış.
    sayfiye mevsimi bitince köşk halkı bayezit'teki konaklarına taşınmışlar. efendi, giderken köşkü bekleyecek uşağa şöyle tembihte bulunmuş:
    — önümüzdeki mevsim hizmetliler için buraya bir ilâve bina yapacağız. biz yokken bir hızarcı bulup bahçedeki ağaçların arasındaki çamları biçtir, tahta ve kalas yaparak sundurmanın altına istifle.
    saf uşak, denileni yapmakta gecikmemiş. ne var ki istiflenmiş çam tomruklarını biçtireceğine, bahçenin güzellik sembolü çam ağaçlarını kestirmiş. iri çamlar diğer ağaçların üzerine devrilirken de hızarcıya, "bizim efendinin cimriliği tuttu. bu çamları tahta edince yazın gölgeyi nerde bulacak?!.." diye dert yanarmış.
    haberi efendiye yetiştirenler,
    — uşak çamları deviriyor, bahçe elden gidiyor, demişler. bizim "çam devirmek" deyimi de buradan dilimize yadigâr kalmış.

    kaynak: (bkz: iki dirhem bir çekirdek)
    2 ... sabahuykusu
kapat