bugün

entry'ler (16)

ben bu yazıyı sana yazdım

bu zamana kadar yaptığım her şeyi affettiğin için teşekkür ederim. ben istedim diye otu bıraktığın için teşekkür ederim. araba sürerken telefonla uğraşma dediğimde uğraşmadığın için teşekkür ederim. beni hep sevdiğin için teşekkür ederim. son olarak, sadece "keşke havuç yerine brokoli olan peluş oyuncağım olsaydı" dediğim için gecenin 9 buçuğunda ikea'ya kadar gidip aldığın için teşekkür ederim.

investigation discovery

kuruntulu bir insana dönüşmemizi sağlayan kanal. çok fazla izlerseniz tanıştığınız insanlara potansiyel suçlu gözüyle bakarsınız.

türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler

sonra bir kalp buldum
benimkini ona koydum
yorulmadım düşünce tutmaktan
ama sarılmadım canıma estikçe

(bkz: eksik şarkı)

yazarların aklını kurcalayan sorular

insanların neden birbirlerinin hayatına saygı duymadığını çok merak ederim.

piercing

sayesinde "çenende çivi mi var ehehe" gibi iğrenç esprilere maruz kaldığım hede. fakat severek kullanıyoruz efendim.

armani black code

koku manyağı biri olarak, harika bulduğum bir parfüm.

yazarların on kere bile izleyebileceği filmler

laurence anyways, les amours imaginaires.

(bkz: xavier dolan)

hayvan gibi yemek yiyip kilo almayan kız

kilolu olmayan fakat kilo takıntısı olan ben için, öldürmek istediğim kız.

onedio com

gayet eğlenceli ve başarılı bir sitedir. girince 1-2 saat çıkamadığım oluyor.

kezban

yurdum erkekleri tarafından bol bol, kadınları aşağılamak için kullanılan söz. bir de insanları ifşa etmekten çekinmezler.

aslında hangi şehrin insanısın

10 yıl tekirdağ'da yaşadığım için, tekirdağ çıkınca hayret ettiğim anket.

eşcinsel

savunanların da geneli kendi tercihleri diye savunuyor. halbuki cinsel yönelimdir. homofobik bir takım kişilere de "sen heteroseksüel olmayı tercih mi ettin?" diye sorduğumda da evet diye cevap verip beni hayrete düşürmüşlerdi.

cafe beyoğlu

ankara'da harika bir kafe. ortam ve çalışanlar çok samimidir ve güzel müzikler çalar. tavsiye edilir.

whatsapp mesajını bildirim çubuğundan okumak

genellikle yaptığım şeydir. eğer uzun bir şey yazılmışsa da mobil veriyi kapatıp okuyorum.

sakız çiğnerken uyuyakalmak

büyük ihtimalle o sakızın boğaza kaçmasıyla sonuçlanacak durum.

ankara

"deniz yok ya nasıl yaşıyorsunuz?!", "memur şehri orası", "gri gri içim bunalır" sözlerine pek çok kez maruz kalan güzel bir şehir.
© copyright 2005 - 2026