bugün
- rujlu erkekle öpüşmek7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi20
- yazarların sabah kahvaltısı6
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler9
- ölüyorum lan ölüyorum5
- 1 ekim 2026 benzin zammı4
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- araba kullanırken uyumak4
- from gold from dust13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak2
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- tbmm'nin yeni yasama yılı açılışı2
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- recep tayyip erdoğan27
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin10
- nervio23
- emekçilerin çalışma yaşamı talepleri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- truesuz sözlük8
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- hastalık havası8
- vajinanın iç sıcaklığı10
- rujlu kadınla öpüşmek6
- silikon memenin patlaması10
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- burna tuzlu su çekmek6
- fatma betül sayan kaya59
- gocu19
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- kopya çekmenin etiği5
- adalet ve kalkınma partisi4
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- ekrem imamoğlu6
- iyi dostlar biriktirdim7
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- seni terkedeceğim4
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
sevdiği entry'ler
sevmiyorum a.k. beyinsiz cahilin teki. küfürbaz, büyüklerine saygısız, oyun bağımlısı embesil. dışarıda kavga çıkartır gelir bana sığınır göt atar. bana gelince köpek gibi saldırır. bütün gün evde oturup ders çalışmamı engeller. kendi annesine kız kardeşine abisine küfür eder. okumayacak adım gibi eminim. hiçbir yararı yok tonla zararı var. emin olun ergen felan değilim ve gerçekten çocuktan nefret ediyorum. bu kadar kimseden nefret etmedim.
bir öncesi için; (#13030934)
''üzülüp üzülmediğimi bilemiyorum'' diye saçma bir cümle kullanmak gerekli aslında hikayenin tam da buralarında. Garip bir ruh haline bürünmüştüm çünkü. Aklımda sadece imalı imalı söylediği o cümle kalmıştı ve o da, flaş haber geçen kanalların alt yazıyı tekrar tekrar yayınlaması gibi geçiyordu beynimin kıvrımlarından;
+ daha bile yakın oluruz bakarsın
Ne demekti lan bu!...
Hayat devam ediyordu ve bekle ve gör taktiği çoktan girmişti devreye. Ben hiçbirşey olmamış gibi davranmaya devam ettikçe o da aynısını yapıyor ve bu da suça ortak iki çocuğun gözgöze geldiğinde birbirlerine bakıp gülüşmesine benzer sahnelerin yaşanmasını sağlıyordu.
+ günaydın
- günaydınlar
+naber?
- iyidir senden naber?
+ *
''Bir gün bir broşürde, osmanlı zamanında kullanılan paraların sergileneceği bir müze haberi bütün hayatımı değiştirdi'' desem, tutup ''ulan hayat değişir tamam anladık da, müzeyle, eski paralarla hayat mı değişir amk! Ne kadar boktan bir aşk hikayesi bu'' dersiniz diye korkuyorum. O yüzden girizgahı öyle yapıp hikayeden sizleri soğutmak yerine başka yollardan sızacağım içeri;
Bir müze ismi söyledi ve ''burayı biliyor musun?'' dedi. Böyle zamanlarda adını dahi duymadığı, uzağından yakınından geçmediği bir şehri bile karış karış anlatabilir insan.
+ Tabi ki biliyorum, kaç kere gitmişimdir hem de
- bir gün beni de götürür müsün çok merak ediyorum da?
Hayır hayır bu bir mucize olmalıydı. O haftasonu için kararlaştırdık ve ben o bir hafta boyunca internetten o müze ile ilgili bütün bilgileri hatim ettim diyebilirim. Nasıl gidilir içeride ne vardır, krokiler, ücret, ordan çıktığımızda nereye gidebiliriz vs...
Hepsini kafama kazıdım ve haftasonu buluştuğumuzda ona müzenin kırk yıllık müdavimiymiş izlenimi verebilmek için çok da çaba sarf etmedim. Ezberim ilkokuldan beri iyiydi ve ilk defa tam anlamıyla işe yarıyordu diyebilirim. içten içe mutluydum.
Üç katlı müzeyi ciddi anlamda dolaştık ve bahsedilen paraları, o zamanlarda kullanılan yazışmaları tek tek büyük bir merakla inceledik. En üst katta büyük bir pencerenin yanında durduk ve yanağıma masum bir öpücük kondurup ''teşekkür ederim, buraya gelmeyi çok istiyordum'' dedi. Kısa süreliğine dil felci geçiren ilk insandım, konuşamadım.
Ne durumda olduğumu anladı sanırım ve lafı büyük bir ustalıkla değiştirdi;
+ tavla oynamayı bilir misin?
- Kız tavlası mı?
+ Tabi ki hayır, erkek tavlası
- Gerçekten biliyor musun?
+ Yenilen hesabı öder diyebilecek kadar
inanamıyordum. Galata köprüsün altındaki cafelerden birindeydik ve masada nescafeler, ellerimizde zarlar, iddialı bir tavla oyununun başında gibi gözüken iki insanın portresini yansıtıyorduk masmavi sulara. Ben sadece onu seyrediyordum.
''üzülüp üzülmediğimi bilemiyorum'' diye saçma bir cümle kullanmak gerekli aslında hikayenin tam da buralarında. Garip bir ruh haline bürünmüştüm çünkü. Aklımda sadece imalı imalı söylediği o cümle kalmıştı ve o da, flaş haber geçen kanalların alt yazıyı tekrar tekrar yayınlaması gibi geçiyordu beynimin kıvrımlarından;
+ daha bile yakın oluruz bakarsın
Ne demekti lan bu!...
Hayat devam ediyordu ve bekle ve gör taktiği çoktan girmişti devreye. Ben hiçbirşey olmamış gibi davranmaya devam ettikçe o da aynısını yapıyor ve bu da suça ortak iki çocuğun gözgöze geldiğinde birbirlerine bakıp gülüşmesine benzer sahnelerin yaşanmasını sağlıyordu.
+ günaydın
- günaydınlar
+naber?
- iyidir senden naber?
+ *
''Bir gün bir broşürde, osmanlı zamanında kullanılan paraların sergileneceği bir müze haberi bütün hayatımı değiştirdi'' desem, tutup ''ulan hayat değişir tamam anladık da, müzeyle, eski paralarla hayat mı değişir amk! Ne kadar boktan bir aşk hikayesi bu'' dersiniz diye korkuyorum. O yüzden girizgahı öyle yapıp hikayeden sizleri soğutmak yerine başka yollardan sızacağım içeri;
Bir müze ismi söyledi ve ''burayı biliyor musun?'' dedi. Böyle zamanlarda adını dahi duymadığı, uzağından yakınından geçmediği bir şehri bile karış karış anlatabilir insan.
+ Tabi ki biliyorum, kaç kere gitmişimdir hem de
- bir gün beni de götürür müsün çok merak ediyorum da?
Hayır hayır bu bir mucize olmalıydı. O haftasonu için kararlaştırdık ve ben o bir hafta boyunca internetten o müze ile ilgili bütün bilgileri hatim ettim diyebilirim. Nasıl gidilir içeride ne vardır, krokiler, ücret, ordan çıktığımızda nereye gidebiliriz vs...
Hepsini kafama kazıdım ve haftasonu buluştuğumuzda ona müzenin kırk yıllık müdavimiymiş izlenimi verebilmek için çok da çaba sarf etmedim. Ezberim ilkokuldan beri iyiydi ve ilk defa tam anlamıyla işe yarıyordu diyebilirim. içten içe mutluydum.
Üç katlı müzeyi ciddi anlamda dolaştık ve bahsedilen paraları, o zamanlarda kullanılan yazışmaları tek tek büyük bir merakla inceledik. En üst katta büyük bir pencerenin yanında durduk ve yanağıma masum bir öpücük kondurup ''teşekkür ederim, buraya gelmeyi çok istiyordum'' dedi. Kısa süreliğine dil felci geçiren ilk insandım, konuşamadım.
Ne durumda olduğumu anladı sanırım ve lafı büyük bir ustalıkla değiştirdi;
+ tavla oynamayı bilir misin?
- Kız tavlası mı?
+ Tabi ki hayır, erkek tavlası
- Gerçekten biliyor musun?
+ Yenilen hesabı öder diyebilecek kadar
inanamıyordum. Galata köprüsün altındaki cafelerden birindeydik ve masada nescafeler, ellerimizde zarlar, iddialı bir tavla oyununun başında gibi gözüken iki insanın portresini yansıtıyorduk masmavi sulara. Ben sadece onu seyrediyordum.
Oyle birini tanidim.hayatta en cok hedefleri icin ugrasiyorlar,gercekten hirslilar.evet dis gorunuse cok onem verirler ,mukemmelliyetcidirler ama kendilerini asla begenmezler,hep cirkin bulurlar.insanlara cabuk guvenirler cunku siginicak yer ararlar ama en kucuk bir yalanda hemen iclerine suphe duser bu da mi beni birakicak,yalan soyleyecek diye.ama hayatta yasadiklari,yalnizliklari onu guclu kilar,yikilmazlar.
çünkü kısıtlanmayı sevmiyorum.
ya çok kıskançsındır ya da çok fazla sıkıyorsundur karşındakini.
Çok sinirli ve uykusuz. Defalarca tekrarladigim uyku denemeleri hep bir şeyler, birileri tarafından özellikle yapar gibi inatla bölünür ve en son saat 6:30'da sabahı uyumadan yaparsa nasıl hisseder insan? Lanet olsun ya. Elime aldığım her cismi sertce etrafa fırlatıp kırıp döküp rahatlamak istiyorum. Lanet olsun. Allah kahretsin.
Evet o benim uçurumun kenarındaki ben. Biraz ilgi gösterildiginde kendini önemli sanan ben.
Bir ufak gülüşe kanarız bazen,
Bazen bi bakış bizi aşık edip oyuncak etmeye yeter. bu seferki o dur dersin. Bazen sahte sevgi sözleri bizi soymaya, dolandirmaya yeter...
Yaşayamadığın karşılıkı aşkın, duyguların öcünü almak istersin hayattan.
En son Allahtan yardım istersin, onu da sorgularsın çıkış yolu ararsın ama aradan seneler geçmesine rağmen çözümü yoktur derdinin, ebedi yalnızlığa hapsedilmişsindir.
Gözlerin dolar aklına geldikçe bu durum,
Sevilmemişsindir hiç bi kız tarafından, yalnızca gecelik kullanılmışsındır...
Aslında eli ayağı düzgun hoş çocuksundur, herkese ve herşeye karşı dürüst olmak için var gücüyle azmeden birisindir, naifsindir, duygusal kırılgan ama onurlusundur.
Ama yinede sevilmemişsindir kimse tarafından sadece bir heves olarak görülmüşsündür...
Sayısız hezimetin yükü vardır omuzlarında, artık cesaret bile edemezsin...
Belki bu satırları okurken yazan gibi ağlıyorsundur...
Varlığını sorgulayıp, gonlun ıssız çölde kalan mecnununki kadar yanıyorsa
Sen de benim gibi intiharı ve çekip gitmeyi düşünmüşsündür,
Ama gerçek şu ki bu sonunda bu başlığa karşılaşmışsındır. ve içini dökersin.
Değerimiz bilinene kadar devam, sevdiğimiz kızları yavşak piçlerin sahte sevgilerine terk etmemeliyiz,
Hayata tutunma gayretimin sonlarındayım doğrusu nedeni ise tam olarak bu duygudur ailenin sevgisi yetmemekte ve mutlu olamamaktayım, şu dünyada sırf durust olmaya çalıştığım için piç olmadigim için bu sıkıntıları cektim
Hayatımın en depresif dönemini geçiriyorum şu siralar ardı arkası kesilmeyen bu gibi gecelerde intihar çok basit ve cozummüş gibi gelio
Baskalari gibi mutlu bir hayat yasayamadım hicbir zaman.
Adaletini siktiğimin dünyasından kurtulmak için sonsuz cehennemi göze alıp çekip gitme planlarım var umarım hiç bi zaman o psikolojiye girmem ama bu gidişle o gün çok yakın gibi
Allaha sövmek geçiyor içimden şu an keşke daha adaletli olsan diye göğsüm sıkıştı bunlar birer işaret Allahim nolur barı şu azcık imanla gelsem yanına onu da çok gorme bana
Kader........
Temiz duygularımı temiz bir giydirmeye beden bulamadım
Böyle olması gerekiyormuş benim hayatımın
Boktan bir hayat yine bir bok çukurunda son bulacak
Bana yakisan bu ya bu siktiminin evreninde
Ahhhhh ulan ahhhh şu gogsumdeki azıcık imanı koruma gayretim
Basarili olabilir miyim bu hayatta ???
Mutlu olabilir miyim yada ??
imkânsız gibi denemek istemiyorum yeter bu kadar hezimet bana yeteer
Şeytan oyunlarını bir bir götüme sokuyor
Çıkar yolum kalmadı hissediyorum
Lanet adaletsizlik
Hanı iyiler kazanırdı ??
Pehh
Bu dunyada ezen olacaksın deil
Gözleri mden umut kalktı artık umut beni heyecanlandırmiyor ahhh lanet olsun ah
Nasılsa yine silinecek gözlerimden yine yalnızca yorulmuş olucam hayat bi hezimet daha yükleyecek sırtıma
Kaldiramiyorum
Kaldiramiyorum başkan
Bana koyuyor inan
Bu zamana kadar doğru yaşamaya çalıştım ama hayatta aldığım yenilgiler arka arkaya peşpeşe
Artık yaşamak istemiyorum
Kimse okumayacak biliyorum ama dedim ya
Boktan bi hayat yine bir bok çukurunda biter.
Siktiret bu da benim manifestom olsun
Yalniz ben bu psikolojiyle çok yasamam simdiden allaha emanet ardimdan duani esirgeme. Sakin benim psikolojime inecek kadar da düşme ben baştan damgalı doğmuşum
Kader iste.
Bir ufak gülüşe kanarız bazen,
Bazen bi bakış bizi aşık edip oyuncak etmeye yeter. bu seferki o dur dersin. Bazen sahte sevgi sözleri bizi soymaya, dolandirmaya yeter...
Yaşayamadığın karşılıkı aşkın, duyguların öcünü almak istersin hayattan.
En son Allahtan yardım istersin, onu da sorgularsın çıkış yolu ararsın ama aradan seneler geçmesine rağmen çözümü yoktur derdinin, ebedi yalnızlığa hapsedilmişsindir.
Gözlerin dolar aklına geldikçe bu durum,
Sevilmemişsindir hiç bi kız tarafından, yalnızca gecelik kullanılmışsındır...
Aslında eli ayağı düzgun hoş çocuksundur, herkese ve herşeye karşı dürüst olmak için var gücüyle azmeden birisindir, naifsindir, duygusal kırılgan ama onurlusundur.
Ama yinede sevilmemişsindir kimse tarafından sadece bir heves olarak görülmüşsündür...
Sayısız hezimetin yükü vardır omuzlarında, artık cesaret bile edemezsin...
Belki bu satırları okurken yazan gibi ağlıyorsundur...
Varlığını sorgulayıp, gonlun ıssız çölde kalan mecnununki kadar yanıyorsa
Sen de benim gibi intiharı ve çekip gitmeyi düşünmüşsündür,
Ama gerçek şu ki bu sonunda bu başlığa karşılaşmışsındır. ve içini dökersin.
Değerimiz bilinene kadar devam, sevdiğimiz kızları yavşak piçlerin sahte sevgilerine terk etmemeliyiz,
Hayata tutunma gayretimin sonlarındayım doğrusu nedeni ise tam olarak bu duygudur ailenin sevgisi yetmemekte ve mutlu olamamaktayım, şu dünyada sırf durust olmaya çalıştığım için piç olmadigim için bu sıkıntıları cektim
Hayatımın en depresif dönemini geçiriyorum şu siralar ardı arkası kesilmeyen bu gibi gecelerde intihar çok basit ve cozummüş gibi gelio
Baskalari gibi mutlu bir hayat yasayamadım hicbir zaman.
Adaletini siktiğimin dünyasından kurtulmak için sonsuz cehennemi göze alıp çekip gitme planlarım var umarım hiç bi zaman o psikolojiye girmem ama bu gidişle o gün çok yakın gibi
Allaha sövmek geçiyor içimden şu an keşke daha adaletli olsan diye göğsüm sıkıştı bunlar birer işaret Allahim nolur barı şu azcık imanla gelsem yanına onu da çok gorme bana
Kader........
Temiz duygularımı temiz bir giydirmeye beden bulamadım
Böyle olması gerekiyormuş benim hayatımın
Boktan bir hayat yine bir bok çukurunda son bulacak
Bana yakisan bu ya bu siktiminin evreninde
Ahhhhh ulan ahhhh şu gogsumdeki azıcık imanı koruma gayretim
Basarili olabilir miyim bu hayatta ???
Mutlu olabilir miyim yada ??
imkânsız gibi denemek istemiyorum yeter bu kadar hezimet bana yeteer
Şeytan oyunlarını bir bir götüme sokuyor
Çıkar yolum kalmadı hissediyorum
Lanet adaletsizlik
Hanı iyiler kazanırdı ??
Pehh
Bu dunyada ezen olacaksın deil
Gözleri mden umut kalktı artık umut beni heyecanlandırmiyor ahhh lanet olsun ah
Nasılsa yine silinecek gözlerimden yine yalnızca yorulmuş olucam hayat bi hezimet daha yükleyecek sırtıma
Kaldiramiyorum
Kaldiramiyorum başkan
Bana koyuyor inan
Bu zamana kadar doğru yaşamaya çalıştım ama hayatta aldığım yenilgiler arka arkaya peşpeşe
Artık yaşamak istemiyorum
Kimse okumayacak biliyorum ama dedim ya
Boktan bi hayat yine bir bok çukurunda biter.
Siktiret bu da benim manifestom olsun
Yalniz ben bu psikolojiyle çok yasamam simdiden allaha emanet ardimdan duani esirgeme. Sakin benim psikolojime inecek kadar da düşme ben baştan damgalı doğmuşum
Kader iste.
çok şey kaçırmış olmaktır. aileniz dışında size gerçekten kendi hayatı kadar değer veren kimseniz olmamıştır o zamana kadar bu durumda. kişi belli bir yaşa gelmiş ve sevilme duygusunu hiç tatmamışsa bir süre sonra "niye yaşıyorum lan ben" sorusunu kendisine yöneltmeye başlar. hele hele sürekli karşılıksız aşk illetine düşen biriyseniz her aşık oluşunuzda elinize almaktan hayat cehenneme dönecektir.