bugün
- g i l d e d l i l y25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek17
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- mazotun litresi 101 lira31
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz5
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- claudian clouds13
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması7
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz44
- erkek parfümü kullanan kadın5
- sıkıldım11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- evde tek başına dans etmek4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek6
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi4
- terminator gerçek mi oluyor6
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- öcalan a villa tahsis edecek halimiz yok4
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- turşu2
- 3 boyutlu yazıcı2
- boş otobüste yanına oturan insan3
- mehmet pişkin4
- misafir varken evin babasının donla gezmesi3
- yazarların 2000li yıllarda counter strike nickleri3
- matematiğin çok zevkli bir ders olması3
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- gözlerimi dinlendiriyorum2
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- nervio'ya bir koli mehmet efendi almak2
- iltica8
- tartıştığı insanın entrylerini gammazlayan tip3
- banal kelimesinin çok banal olması4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- bitmeyen kriz5
- lev nikolayeviç tolstoy3
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı12
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- yaşlılığı kabullenemeyen insan2
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- apocu akepeli3
- asansör aynasıyla flört etmek4
- öyle bir şey söylemek ki ortamın buz kesmesi2
entry'ler (47)
Güvenme kendinden başkasına. Kimseye bel bağlama.
Erkekler de kadınlar da doğuştan bir zara sahiptir. Bu zar, bağışıklık sistemi gelişinceye dek üreme ve aynı zamanda boşaltım organlarının korunması amacına hizmet etmektedir. Çocuğun gelişimi ile birlikte ise bu yöndeki ihtiyacın ortadan kalkması ve bahsi geçen bu biyolojik parçanın işlevini yitirmesi söz konusudur. işlevini yitiren bu biyolojik parçanın günümüzde genellikle ergenlik çağına gelen erkeklerde bulunmayıp da kadınlarda bulunmasının sebebi ise bu kadar basit bir beyin fırtınası ile kolaylıkla anlaşılabilecek bir husustur.
Erkeklerde ergenlik dönemine dahi kalmadan bu söz konusu zar; doktorların hekimlerin yardımları ile türlü şölenler, davetler, yemekler eşliğinde gururla göğüsler gerile gerile saf dışı bırakılırken, "erkek oldun artık" denilirken; aynı biyolojik parça farklı bir cinsiyette 'bekaret' adını almakta ve bu biyolojik parçanın yine saf dışı kalmış olması bu kez bir gurur değil, utanç ifade etmektedir.
Yaratıcının aynı amaçla bizlere bahşettiği bir oluşumu bu şekilde lanse etmek de düşünmeyi bilmeyen, düşünmeye düşman kesimlerin algısıdır.
edit: olsa nerede olacaktı diyenlere cevaben ise, zaten vardı ve de evet tam da tahmin ettiğiniz gibi etrafındaydı. Çünkü amacı dediğim gibi korumaktır.
Kafalardaki tüm soruların cevabı 'sünnet'tir.
Evet erkeklerin daha önce ilişkiye girip girmediği sünnetsiz şekilde de bilinemez. Bu da o zarın asıl amacının bekareti belirlemek olmadığını kanıtlar niteliktedir.
Erkeklerde ergenlik dönemine dahi kalmadan bu söz konusu zar; doktorların hekimlerin yardımları ile türlü şölenler, davetler, yemekler eşliğinde gururla göğüsler gerile gerile saf dışı bırakılırken, "erkek oldun artık" denilirken; aynı biyolojik parça farklı bir cinsiyette 'bekaret' adını almakta ve bu biyolojik parçanın yine saf dışı kalmış olması bu kez bir gurur değil, utanç ifade etmektedir.
Yaratıcının aynı amaçla bizlere bahşettiği bir oluşumu bu şekilde lanse etmek de düşünmeyi bilmeyen, düşünmeye düşman kesimlerin algısıdır.
edit: olsa nerede olacaktı diyenlere cevaben ise, zaten vardı ve de evet tam da tahmin ettiğiniz gibi etrafındaydı. Çünkü amacı dediğim gibi korumaktır.
Kafalardaki tüm soruların cevabı 'sünnet'tir.
Evet erkeklerin daha önce ilişkiye girip girmediği sünnetsiz şekilde de bilinemez. Bu da o zarın asıl amacının bekareti belirlemek olmadığını kanıtlar niteliktedir.
Dersini dinlerken çoğu zaman yüzümde istemsizce bir gülümseme uyandıran saygıdeğer hocamız.
78 yaşına gelmesine rağmen 20lik delikanlılara taş çıkartacak çeviklikte olan ve bu nedenle her ders hayretler içerisinde bırakan Ceza Hukuku profesörüdür. Kendisi de bu yönünü sıklıkla "Daha ölmedik yahu daha ölmedik!" diyerek akabinde de gülmesi ile latife yollu belirtmektedir. Allah başımızdan eksik etmesin.
Bu arada içel hocayı bir tek ben mi Yaşar Kemal'e benzetiyorum?
78 yaşına gelmesine rağmen 20lik delikanlılara taş çıkartacak çeviklikte olan ve bu nedenle her ders hayretler içerisinde bırakan Ceza Hukuku profesörüdür. Kendisi de bu yönünü sıklıkla "Daha ölmedik yahu daha ölmedik!" diyerek akabinde de gülmesi ile latife yollu belirtmektedir. Allah başımızdan eksik etmesin.
Bu arada içel hocayı bir tek ben mi Yaşar Kemal'e benzetiyorum?
Ne kadar burada saygınlığını yitirdiğinden, yalancı olduklarından bahsedilse de herkesin bir gün muhtaç kalacağı kişidir. Burada atıp tutanların hepsi işi düştüğünde "aman avukat canım avukat" diye yana yakıla kapısına çok gidecektir.
Türk hukukunda avukatla temsil zorunluluğu yoktur. istemiyorsanız birine vekalet vermek zorunda değilsiniz. Kimse kimseden zorla vekalet almıyor yani.
Ben kendi dava dilekçemi kendim yazarım, kimsenin beni savunmasına gerek yok ben tüm hukuki yolları bilirim diyorsan tamam tüm yazdıklarında haklısın. Ama bir dava açılacağı zaman daha dilekçeyi hangi mahkemeye yazacağını bilmeyen adam avukatlığın saygınlığını sorgulamadan önce durup bir düşünmeli.
Hukuk ve avukatlık zihinlerdeki 'yalancı, sahtekâr' algısından ibaret değildir.
Türk hukukunda avukatla temsil zorunluluğu yoktur. istemiyorsanız birine vekalet vermek zorunda değilsiniz. Kimse kimseden zorla vekalet almıyor yani.
Ben kendi dava dilekçemi kendim yazarım, kimsenin beni savunmasına gerek yok ben tüm hukuki yolları bilirim diyorsan tamam tüm yazdıklarında haklısın. Ama bir dava açılacağı zaman daha dilekçeyi hangi mahkemeye yazacağını bilmeyen adam avukatlığın saygınlığını sorgulamadan önce durup bir düşünmeli.
Hukuk ve avukatlık zihinlerdeki 'yalancı, sahtekâr' algısından ibaret değildir.
Siyah deri ceket giyin ve sakal bırakın ille bir gideriniz olur.
Sevişmek için evlenmeyi beklemekten vazgeçerseniz uçup gidecek hissiyattır.
Şu algı beni hem güldürüp hem de düşündürmektedir. Gerçekten hukuku yukarıdaki bu maddeleri tartışacak kadar basit ve lakayt bir kurum olarak mı görüyorsunuz?
Türk aile hukuku açısından evlenme sırasında yapılabilecek tek şey 'mal rejiminin' belirlenmesidir.
Evlilik sözleşmesinin dört çeşidi bulunmaktadır. Bunlar;
- edinilmiş mallara katılma(yasal rejim)
- mal ayrılığı
- paylaşmalı mal ayrılığı
- mal ortaklığı 'dır.
Bu sözleşme, mal rejimi sözleşmesi olarak da karşımıza çıkabiliyorken noterde düzenlenmemiş veya noter tarafından onaylanmamış sözleşmeler ise geçerli sayılamamaktadır.
Bir bilgi olması açısından ise bu sözleşmenin muhtemel bir boşanma durumu göz önünde tutularak yapılan bir sözleşme olduğunu söylemeliyim.
Bunlara ek olarak halihazırda yürürlükte olan Türk Medeni Kanunumuzun 23. Maddesinin hükümlerine göre 'kişilik' koruma altına alınmış olup 'kimsenin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceği, özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamayacağı' emredici olarak düzenlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında "eteğin boyu, seksin süresi" gibi sözleşmeye eklenecek hukuki olmayan hususların hükümsüz sayılmaktan öteye gidemeyeceğini ve ölü bir sözleşme kurulmuş olacağını göstermiş bulunmaktayız.
Türk aile hukuku açısından evlenme sırasında yapılabilecek tek şey 'mal rejiminin' belirlenmesidir.
Evlilik sözleşmesinin dört çeşidi bulunmaktadır. Bunlar;
- edinilmiş mallara katılma(yasal rejim)
- mal ayrılığı
- paylaşmalı mal ayrılığı
- mal ortaklığı 'dır.
Bu sözleşme, mal rejimi sözleşmesi olarak da karşımıza çıkabiliyorken noterde düzenlenmemiş veya noter tarafından onaylanmamış sözleşmeler ise geçerli sayılamamaktadır.
Bir bilgi olması açısından ise bu sözleşmenin muhtemel bir boşanma durumu göz önünde tutularak yapılan bir sözleşme olduğunu söylemeliyim.
Bunlara ek olarak halihazırda yürürlükte olan Türk Medeni Kanunumuzun 23. Maddesinin hükümlerine göre 'kişilik' koruma altına alınmış olup 'kimsenin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceği, özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamayacağı' emredici olarak düzenlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında "eteğin boyu, seksin süresi" gibi sözleşmeye eklenecek hukuki olmayan hususların hükümsüz sayılmaktan öteye gidemeyeceğini ve ölü bir sözleşme kurulmuş olacağını göstermiş bulunmaktayız.
"Şu an yanımda olsan sana neler söylerdim
Kafam hafif dumanlı her derdimi dökerdim
Biraz ümidim olsa ömür boyu beklerdim..."
Ömür boyu beklerdim...
Kafam hafif dumanlı her derdimi dökerdim
Biraz ümidim olsa ömür boyu beklerdim..."
Ömür boyu beklerdim...
Kardeş payı. Hiç tereddütsüz.
- Neden bir adam, yağmurlu gecede evini üç kez terkedip geri döner?
- Belki karısının onu karşılama tarzını seviyordur.
(1954)
- Belki karısının onu karşılama tarzını seviyordur.
(1954)
Dişlerin çürümesi. Öldürmüyor ama yaşatmıyor da...
Davulcudur. Hala içimi bir fena edendir. Bu yaşımda bile sahur vakitlerinde gerilmeme, huzursuzlanmama ve kalbimde tuhaf kıpraşımlar hissetmeme neden olur.
internet.
Elektrik.
Su.
Yokluklarında elim ayağım karışır, ne yapacağımı bilemez hale gelirim.
Elektrik.
Su.
Yokluklarında elim ayağım karışır, ne yapacağımı bilemez hale gelirim.
Aynadaki halini gördükçe kendisini bu hale düşüren insanı ve ağlamaya sebep olan olayı bir daha unutmamak üzere yeminlerin edileceği, sözlerin verileceği, intikam çanlarının çalmaya başladığı andır. Aynadaki akiste görülen benliğin zayıfladığı duruma neden olan kişi ve olaylar, işitilen sözler bir daha asla unutulmamak üzere hafızaya kazınacaktır.
Ev arkadaşı. Gayet açık ve net. Pişmanlıktır. Uzak durun bunlardan.
Yıldız ablanın aşk laftan anlamaz ki şarkısını söyleyerek uyandım. Uyuyorken de uyanıyorken de sevmek böyle bir şeymiş...
Tüm Türkiye hayır dese de sandıklar evet diyecektir.
Muayne mi? Bunları da yazar diye sözlüğe alıyorlar işte...
Sağlığında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gölgesinde kalmasının acısını çıkarmıştır.