bugün
- gocu22
- bu koyden olsam ne olacak18
- sarı torba4
- s'i l v'e r m'i s t8
- gecenin şarkısı5
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- şu an hissedilen duygu6
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- çaylak yapın beni11
- 15 temmuz yalanı5
- versace red jeans2
- sarapci koala77
- soğan yiyen kız11
- dinlerin yalan olması13
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- ama ben bipolarım10
- dile dolanan şarkılar2
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- çocukluğunuz nasıl geçti3
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- 30 ağustos zafer bayramı19
- geceye bir şiir bırak4
- safiyenin kocası faik5
- ay kavga var galiba6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- bkono5
- damdan düşer gibi3
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi3
- yalnızlık4
- dünyanın en kötü hissi2
- enayimiknatisii4
- anayasanın ilk 3 maddesi ile kavgalı kitle3
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- asmacayı seven kızlar dernegi3
- katatespizartmasi10
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- sözlük kızları adam mıdır5
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak2
- kavga eden yazarlar5
- sihirli annem izleyen erkek4
- trafikte sinirlenip bağırmak6
- anderson talisca nın beşiktaşa transferi3
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- türkiye savaşa girecek5
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
entry'ler (35)
bir rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapıyorum. birsürü öğrencim var. geçenlerde aralarına bir tanesi daha katıldı. elif. önce sınıfa gidip elif i çağırdım. sonra birebir ders yapacağımız sınıfa geçtik. ardından tanıştık. türkçe dersi yapmamız gerekiyordu. kitaplığıma yöneldim ve kitabı bulamadım. elif e dönüp:
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
kendi alanında çalışmıyor olsa da geminis in ta kendisidir.
(bkz: sınıf öğretmenliği)
(bkz: özel eğitim)
(bkz: sınıf öğretmenliği)
(bkz: özel eğitim)
bir adam çıkıp karşıma bana değer vermeye başlıyor sözlük ve ben her seferinde aynı şeyi yapıyorum, kaçıyorum. korkuyorum.
iş yerinde herkes çok iyi. patronum şahane konuşma becerisine sahip güçlü bir kadın. sorun yok yani. ama sanki içlerinden bir hocamız onu işinden edeceğimi ,edebileceğimi, düşünüyor ki geçenlerde "benim ayağımı kaydırma da ne yaparsan yap!"dedi ve çok gergin bir şekilde kahkaha attı ardından. ben de sadece gülebildim ona. sözlük o gitsin ya ordan. o zaman gerçekten benim gerginliğim de onun gerginliği de son bulacak. *
tedavisi yoktur. herhangi psikolojik bir sebepten görülebilir. bebeklerin çok güldüklerinde nefeslerinin kesilmesi durumuna benzer diyebiliriz. belirtileri ise;
yürürken diz kapaklarının sizi taşıyamaması,
gülmekte zorluk çekmeniz,
beyinde yanma hissi.
yürürken diz kapaklarının sizi taşıyamaması,
gülmekte zorluk çekmeniz,
beyinde yanma hissi.
özlediğim şehir. tatilde ne yapsam diye düşünenler mutlaka gitsin. insanları da iyidir ayrıca.
havlu. neden bilmiyorum evimde mutlaka onlarca temiz havlu olmalı.
ahmet ve kuzey.
özlenen dizi.
biraralar gülemiyordum. basbaya gülemiyordum. ama sonra bunu aşmayı öğrendim sözlük. zor günlerdi.
bal rengidir.
sınıfımızda diyarbakırlı kürt bir arkadaşımız vardı. kimse onunla konuşmazdı. sebebi de sadece kürt olmasıydı. birgün dikkatimi çekti sürekli kitap okuyordu. yanına gidip konuştum öyle havadan sudan. sonra en yakın arkadaşım oldu. sürekli kitaplardan bahsederdik. hem de hayat görüşlerimiz ve okuduklarımız birbirine hiç ama hiç uymazken. ardından sınıftakiler benle de konuşamamaya başladı. sadece onları anlamaya çalıştım. onlara hiç kızmadım. lise bitti ben üniversiteye gittim ve duydum ki arkadaşım hapse girmiş. o, ya bu yolu kendisi seçmişti ya da sınıftaki o küçük beyinliler gibi çok insanla karşılaşmıştı sözlük. *
diesel only the brave wild. *
o son hediyeyi almayacaktım sözlük.
mesele para değil.
mesele geçen zaman da değil.
ilk defa içimde güçlü ve bir o kadar da hafif hissettiren bir duygu vardı.
hepsini aldı ve gitti sözlük.
mesele para değil.
mesele geçen zaman da değil.
ilk defa içimde güçlü ve bir o kadar da hafif hissettiren bir duygu vardı.
hepsini aldı ve gitti sözlük.
seni kaybetmek istemiyorum.
babam işten gelmişti. ben daha altı yaşındaydım. erkek kardeşimle bana sakız almıştı. bu şekerli olanlardan... tatlı tatlı gülüyordu bize sakızları verirken. önce ben atıldım ve sakızlardan birini aldım. sonra kardeşimin elindeki sakıza baktım. hemen onun elindekine de saldırdım. yazık yavrum canım kardeşim hiçbir şey demedi. ardından değiştirdim sakızları. halbuki sakızlar aynıydı! Allah' ım! neyse çocukluk işte. sakızlarımızı çiğnedik şekerli tadı gidene kadar. büyük ihtimalle de yuttuk şekeri gidince *
(bkz: işte öyle bir şey)
(bkz: işte öyle bir şey)
Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
sadece bir kısmı.
bu şiir bana ömer' i hatırlatıyor. neden diye sormayın. ağlamak istemiyorum. *
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
sadece bir kısmı.
bu şiir bana ömer' i hatırlatıyor. neden diye sormayın. ağlamak istemiyorum. *
cemre ya da asya.