bugün
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri6
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- kolye142
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- fransa11
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hayrına karpuz dağıtmak3
- doğu türkistan4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- erkek aslan3
- usualsuspects'in ayağı6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- misafir gelince odaya kacmak4
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- türk esnafı3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- columbia3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 1 yıl sonraki kendine not2
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- usualsuspects aslan parçası4
- cep telefonu22
- akdeniz akşamları gitaristi2
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- futbol20
- peynir dolgulu jalapeno5
- hacker saldırısı gazileri8
- nokia20
- arkadaşınızın sizi övmesi4
- hoşlanılan kızın annesi ile muhabbet etmek2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- süper lig9
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- samsunspor4
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
bir rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapıyorum. birsürü öğrencim var. geçenlerde aralarına bir tanesi daha katıldı. elif. önce sınıfa gidip elif i çağırdım. sonra birebir ders yapacağımız sınıfa geçtik. ardından tanıştık. türkçe dersi yapmamız gerekiyordu. kitaplığıma yöneldim ve kitabı bulamadım. elif e dönüp:
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar