bugün
- aç karnına kahve içmek8
- kendinden biz diye bahsetmek5
- sözlükteki botlar4
- bu koyden olsam ne olacak20
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek3
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- dinlerin yalan olması17
- sarapci koala78
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- online listesi3
- gocu23
- ölü denizciler kayıp galaksiler2
- girne'deki gemi faciası3
- 31 ağustos 2026 elektrik kesintisi2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- çaylak yapın beni11
- uyku düzeni2
- şu an hissedilen duygu7
- soğan yiyen kız11
- ama ben bipolarım10
- 30 ağustos zafer bayramı19
- yaşam enerjisi veren şeyler6
- sarı torba6
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- tai lung44
- gecenin şarkısı5
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- rafael leao34
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- s'i l v'e r m'i s t8
- 15 temmuz yalanı5
- ay kavga var galiba6
- incil vahiy9
- safiyenin kocası faik5
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- bkono5
- katatespizartmasi10
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- morkstar4
bir rehabilitasyon merkezinde öğretmenlik yapıyorum. birsürü öğrencim var. geçenlerde aralarına bir tanesi daha katıldı. elif. önce sınıfa gidip elif i çağırdım. sonra birebir ders yapacağımız sınıfa geçtik. ardından tanıştık. türkçe dersi yapmamız gerekiyordu. kitaplığıma yöneldim ve kitabı bulamadım. elif e dönüp:
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
-elifcim sen beni bekle ben geleceğim şimdi. kitabımızı bulmam lazım, dedim.
sınıfa dönmem bir dakika sürdü. döndüğümde elif çantamı açmış cüzdanımı karıştırıyordu. elif le göz göze geldik. gözlerinde beni mutlu edecek birşeyler vardı. korkmuştu ve en önemlisi de utanmıştı. yaptığı şeyin farkındaydı. hemen tepki vermeden önce bir nefes aldım.
-elif napıyorsun?
-öğretmenim valla ben bir şey almayacaktım çantadan. sadece cüzdandan birşeyler düşmüştü yerine koyacaktım, dedi.
ben tabi inanmadım. ikimiz de ayakta kaldık öyle birkaç saniye. neyse ben kitabı masaya koydum. elif de oturdu. onunla bir süre konuştum. artık dersten ziyade bazı şeyleri yapıp yapmaması üzerinde durmam lazımdı. gözlerindeki korkuya yalvarmalara dayanamadım. bir taraftan konuştum bir taraftan da yere düşen kalemi alayım dedim. tam kalemi alacaktım ki elif in ayaklarıyla tanışmış oldum. elif in üşüyen ayaklarıyla...
elif in ayaklarında sadece terlik vardı. ben kalemi yerine koyarken ne nasihat kaldı aklımda ne de konuşma hevesi. sonra dikkatlice bakınca çocuğumun üstünde zaten doğru düzgün bir kıyafet olmadığını gördüm. hepsi kirli gibiydi sanki. direkt derse başladım konuyu kapatıp.
ders boyunca ona para verip vermemek konusunda kendimle savaştım. ya onun olumsuz davranışını pekiştirecektim ya da elif ayakkabısız kalacaktı. belli bir süre geçtikten ve belli başarılar gösterdikten sonra ona ayakkabı almaya karar verdim sözlük. en doğrusu bu olacaktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar