bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kolye142
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- bilim3
- uzay3
- ay3
- ıpkis'in bir işe yaramaması6
- jagermeister3
- mars2
- usualsuspects'in ayağı2
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker saldırısı gazileri4
- fon vurgunu24
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- asansörde susma zorunluluğu3
- son parti4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- esaretin bedeli5
- tiyatroya gitmek3
- istersem sozlugu hacklerim5
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- vadistanbul2
- 20013
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- hacker ımız bile mal amk2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- samsunspor3
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- anın görüntüsü19
- amerika birleşik devletleri6
- şeref taşlıova2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- ismailağa cemaati3
- recep tayyip erdoğan8
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- azerbaycan4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- ardahan2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
entry'ler (168)
Hakkında yapılan en yoğun eleştiri "ayrımcılık" merkezli oluyor.
"zengin para verip yapmasın, yoksul gariban gidip şehit olsun, gazi olsun."
Bedelli askerlik çıksa da çıkmasa da, bu askerlik sistemi böyle sürdükçe yoksul, gariban şehit olacak.
15 gün eğitim almış, silah tutmayı bilmeyen askeri dağlarda yaşayan teröristin karşısına çıkarırsan, ölür.
--spoiler--
Eline pimi çekilmiş el bombası verirsen, ölür.
Mayın döşediğin yere gönderirsen, ölür.
Aldığın isthbaratı takmazsan karakol basılır, ölür.
--spoiler--
bu kadar basit.
bedelli askerlik çıksa da ölür, çıkmasa da ölür.
Bir taraftan böyle bir dram yaşanıyor her an; öte taraftan birileri terör tehlikesi olmayan yerlerde çukur kazarak, bir ağacın yanında nöbet tutarak, izmarit toplayarak askerlik yapıyor.
Sonra da gelip, bu drama itiraz edenleri vatan haini ilan ediyor, "aslanlar gibi 18 ay yaptım" diyor.
Önce bu eşitsizlik hallolsun. herkes eşit sürede askerlik yapsın; yurtdışında çalışan da, üniversite bitiren de, bitirmeyen de. ama makul bir süre olsun bu. hayatı altüst etmeyecek bir süre. 2-3 ay gibi en fazla.
ya da hepsinden iyisi -ki er geç olacak- profesyonelleşsin ordu, işi askerlik olanlar askerlik yapsın. bu işin en üstün eğitimini alsın, öyle çıksın teröristin karşısına.
ondan sonra, bedelli askerlik falan istemez kimse.
tüm bu eşitsizlikler içinde güç bela kurduğu düzeninin yıkılmaması için mücadele eden adam istiyor bedelli askerliği. zengin çocuğu falan değil.
fakat bugün böylesine büyük çarpıklıkların içinde yaşayıp gıkınızı çıkarmazken, üstüne de kahramanlık yapmış gibi şişinirken özgürlük savaşçısı, adalet savaşçısı ayağına yatmayın lütfen. komik oluyorsunuz.
Bedelli askerlik zaten çatır çatır uygulanan birşey her zaman ve bunu talep edenler, yurtdışındakilere tanınan hakkın kendilerine de tanınmasını istiyorlar.
Bu da adaletsizlik diyorsanız, profesyonel orduyu savunursunuz, herkese eşit ve makul süreli, daha verimli bir zorunlu askerlik biçimini savunursunuz.
"zengin para verip yapmasın, yoksul gariban gidip şehit olsun, gazi olsun."
Bedelli askerlik çıksa da çıkmasa da, bu askerlik sistemi böyle sürdükçe yoksul, gariban şehit olacak.
15 gün eğitim almış, silah tutmayı bilmeyen askeri dağlarda yaşayan teröristin karşısına çıkarırsan, ölür.
--spoiler--
Eline pimi çekilmiş el bombası verirsen, ölür.
Mayın döşediğin yere gönderirsen, ölür.
Aldığın isthbaratı takmazsan karakol basılır, ölür.
--spoiler--
bu kadar basit.
bedelli askerlik çıksa da ölür, çıkmasa da ölür.
Bir taraftan böyle bir dram yaşanıyor her an; öte taraftan birileri terör tehlikesi olmayan yerlerde çukur kazarak, bir ağacın yanında nöbet tutarak, izmarit toplayarak askerlik yapıyor.
Sonra da gelip, bu drama itiraz edenleri vatan haini ilan ediyor, "aslanlar gibi 18 ay yaptım" diyor.
Önce bu eşitsizlik hallolsun. herkes eşit sürede askerlik yapsın; yurtdışında çalışan da, üniversite bitiren de, bitirmeyen de. ama makul bir süre olsun bu. hayatı altüst etmeyecek bir süre. 2-3 ay gibi en fazla.
ya da hepsinden iyisi -ki er geç olacak- profesyonelleşsin ordu, işi askerlik olanlar askerlik yapsın. bu işin en üstün eğitimini alsın, öyle çıksın teröristin karşısına.
ondan sonra, bedelli askerlik falan istemez kimse.
tüm bu eşitsizlikler içinde güç bela kurduğu düzeninin yıkılmaması için mücadele eden adam istiyor bedelli askerliği. zengin çocuğu falan değil.
fakat bugün böylesine büyük çarpıklıkların içinde yaşayıp gıkınızı çıkarmazken, üstüne de kahramanlık yapmış gibi şişinirken özgürlük savaşçısı, adalet savaşçısı ayağına yatmayın lütfen. komik oluyorsunuz.
Bedelli askerlik zaten çatır çatır uygulanan birşey her zaman ve bunu talep edenler, yurtdışındakilere tanınan hakkın kendilerine de tanınmasını istiyorlar.
Bu da adaletsizlik diyorsanız, profesyonel orduyu savunursunuz, herkese eşit ve makul süreli, daha verimli bir zorunlu askerlik biçimini savunursunuz.
senelerdir kullandığım, üstüne kuşların bile sıçmaya tenezzül etmediği külüstür arabamı satarak, borç alarak yapacağım, belki de yapamayacağım satma eylemidir.
kredi falan da çekemem, bankalar bana kredi vermez çünkü. kara listedeyim.
ama nasıl oluyorsa, zengin piçi oluyorum. ilginç.
kredi falan da çekemem, bankalar bana kredi vermez çünkü. kara listedeyim.
ama nasıl oluyorsa, zengin piçi oluyorum. ilginç.
Zengin çocuklarının beklemediği askerlik türü.
onlar zaten bir yolunu buluyor; 3 yıl yurtdışında takılıyor, çürük raporu alıyor, güzel bir yerde paşa gibi askerlik yapıyor falan.
Bedelli bekleyen kişiler, yaşı 30'a dayanmış ya da geçmiş adamlar. iş güç sahibi olmuşlar. "e bu yaşa kadar aklın nerdeydi hıyarağası" diyenler olacak; onlar kendilerine bunu diyorlar zaten.
ama türkiye'de yaşıyoruz. kıçımızı yırta yırta üniversiteyi kazanıyoruz, yırta yırta bitiriyoruz, yırta yırta bir işe girmeye çalışıyoruz. fakat askerlik çıkıyor karşımıza. üniversiteyi bitiremediysek durum daha da vahim. hele ki bakmakla yükümlü olduğumuz birileri varsa, borcumuz harcımız varsa...
hadi tüm bunları bırakıp gittik, vatan borcu dedik.
o da ne? izmarit topluyoruz! çukur kazıp, geri kapatıyoruz! ağacı korumak için nöbet tutuyoruz! bu muymuş kahramanlık?
şu yorumlara bakınca herkes en az 5 terörist yakaladı, ülkeye birer kilometre kare toprak kazandırdı, 25 yunanı denize döktü sanıyoruz.
bizi yemeyin arkadaşlar. cümle alem biliyor durumu.
hayatında ilk defa silah görmüş 20 yaşındaki çocukların, kuduz teröristlerin önüne sürülmesi de bu işin kılıfı oluyor.
"şehit veriyoruz, ne bedellisi, utanın!" diye suratımıza bağırılıyor.
peki tüm bunların çözümü bedelli askerlik midir?
hayır efendim.
ordu profesonelleşecek, askeri işler dışındaki herşeyi siviller yapacak, teröristin karşısına onun ciğerini bilen aslanlar gibi asker çıkacak. o zaman ne bedelliye gerek kalır, ne böyle saçma sapan hamasi nutuklar duyarız.
onlar zaten bir yolunu buluyor; 3 yıl yurtdışında takılıyor, çürük raporu alıyor, güzel bir yerde paşa gibi askerlik yapıyor falan.
Bedelli bekleyen kişiler, yaşı 30'a dayanmış ya da geçmiş adamlar. iş güç sahibi olmuşlar. "e bu yaşa kadar aklın nerdeydi hıyarağası" diyenler olacak; onlar kendilerine bunu diyorlar zaten.
ama türkiye'de yaşıyoruz. kıçımızı yırta yırta üniversiteyi kazanıyoruz, yırta yırta bitiriyoruz, yırta yırta bir işe girmeye çalışıyoruz. fakat askerlik çıkıyor karşımıza. üniversiteyi bitiremediysek durum daha da vahim. hele ki bakmakla yükümlü olduğumuz birileri varsa, borcumuz harcımız varsa...
hadi tüm bunları bırakıp gittik, vatan borcu dedik.
o da ne? izmarit topluyoruz! çukur kazıp, geri kapatıyoruz! ağacı korumak için nöbet tutuyoruz! bu muymuş kahramanlık?
şu yorumlara bakınca herkes en az 5 terörist yakaladı, ülkeye birer kilometre kare toprak kazandırdı, 25 yunanı denize döktü sanıyoruz.
bizi yemeyin arkadaşlar. cümle alem biliyor durumu.
hayatında ilk defa silah görmüş 20 yaşındaki çocukların, kuduz teröristlerin önüne sürülmesi de bu işin kılıfı oluyor.
"şehit veriyoruz, ne bedellisi, utanın!" diye suratımıza bağırılıyor.
peki tüm bunların çözümü bedelli askerlik midir?
hayır efendim.
ordu profesonelleşecek, askeri işler dışındaki herşeyi siviller yapacak, teröristin karşısına onun ciğerini bilen aslanlar gibi asker çıkacak. o zaman ne bedelliye gerek kalır, ne böyle saçma sapan hamasi nutuklar duyarız.
suat kılıç:
http://yenisafak.com.tr/resim/site/anabyan410f561141020979by.jpg
gece bahçesi'ndeki iggle piggle:
http://www.tishtashtoys.com/images/Products/newweblarge/MG001.jpg
http://yenisafak.com.tr/resim/site/anabyan410f561141020979by.jpg
gece bahçesi'ndeki iggle piggle:
http://www.tishtashtoys.com/images/Products/newweblarge/MG001.jpg
pasif eşcinsel erkeğin yaptığı eylemin argodaki karşılıklarından biri. acayip komiktir.
cümle içinde kullanalım; "parasızlıktan bifteği dövdürme noktasına geldim."
cümle içinde kullanalım; "parasızlıktan bifteği dövdürme noktasına geldim."
şafak sezer'in recep ivedik çakması,
binnur kaya'nın burhan altıntop çakması olduğu dizi.
özellikle binnur kaya konusunda iddialıyım. kelimeleri deforme etmeler, vurgular, ifadeler aynı.
binnur kaya'nın burhan altıntop çakması olduğu dizi.
özellikle binnur kaya konusunda iddialıyım. kelimeleri deforme etmeler, vurgular, ifadeler aynı.
--spoiler--
hiç bir karakterin ıslanmaktan korkmadığı dizidir.
--spoiler--
her suyu gören cumburlop diye atıyor kendini. ulan bin türlü aksiyonun içindesiniz, koşturup duruyorsunuz. nasıl kuruyacağınızı düşünmeden öyle atlanır mı suya?
hadi "ulan ada tropik nasılsa hocu, kururuz hemen" diye düşünüyorsunuz diyelim; götünüzün başınızın pişik olmasından da mı korkmuyorsunuz?
bunun dışında güzel dizi.
hiç bir karakterin ıslanmaktan korkmadığı dizidir.
--spoiler--
her suyu gören cumburlop diye atıyor kendini. ulan bin türlü aksiyonun içindesiniz, koşturup duruyorsunuz. nasıl kuruyacağınızı düşünmeden öyle atlanır mı suya?
hadi "ulan ada tropik nasılsa hocu, kururuz hemen" diye düşünüyorsunuz diyelim; götünüzün başınızın pişik olmasından da mı korkmuyorsunuz?
bunun dışında güzel dizi.
işin şakaya gelir yanı olmadığının anlaşılmasıdır.
hani kurnazca fiyat etiketleri vardır; 49.99 tl gibi. 50 lira değil hani.
bu fiyatı 40'lı rakamlarla algılarız, oltaya gelir ve alırız ürünü.
29'a kadar kendimize bu kurnazlığı yapıyoruz. kendimizi 20'lik haneye dahil ediyoruz. fakat 30 oldun mu, kendimizi kıskıvrak yakalıyoruz.
bu yüzden 20'lerin başlarında, hayata dair ne hazırlık varsa yapılmalı a dostlar.
30'a geldiğinizde "ben neler yaptım" diye geri dönüp dönüp bakmaktan, önünüzü göremez olacaksınız. aman diyeyim.
hani kurnazca fiyat etiketleri vardır; 49.99 tl gibi. 50 lira değil hani.
bu fiyatı 40'lı rakamlarla algılarız, oltaya gelir ve alırız ürünü.
29'a kadar kendimize bu kurnazlığı yapıyoruz. kendimizi 20'lik haneye dahil ediyoruz. fakat 30 oldun mu, kendimizi kıskıvrak yakalıyoruz.
bu yüzden 20'lerin başlarında, hayata dair ne hazırlık varsa yapılmalı a dostlar.
30'a geldiğinizde "ben neler yaptım" diye geri dönüp dönüp bakmaktan, önünüzü göremez olacaksınız. aman diyeyim.
her türk genci askerliğini rambo olarak yaptığı, cepheden cepheye koştuğu, askeriyede geçirilen her gün birbirinden verimli olduğu için terbiyesizliktir, şerefsizliktir. ölen şehitler yakanıza yapışır ahirette. te allahım ya.
bal kaymak bir durumdur, dört gözle beklediğimizdir. türkiye şartlarında kimi vatandaş hayatın seline kapılır gider, bir bakmışsın seneler geçmiş. o saatten sonraki 6 aylık, hele hele 1 senelik bir iş hayatından uzaklaşma durumu nelere malolur; hamasetçiler bilemeyebilir bunu.
"en verimli çağımızda alıyorlar" muhabbeti de baydı tabii ama, kimileri için hakikaten çok önemli, kritik bir döneme denk gelebiliyor. böyleleri için hayat kurtarır bedelli askerlik.
tabii en güzeli profesyonel ordu dur. işi askerlik olan, gönüllü, istekli askerler. ama türkiye için mümkün müdür? inşallah...
bal kaymak bir durumdur, dört gözle beklediğimizdir. türkiye şartlarında kimi vatandaş hayatın seline kapılır gider, bir bakmışsın seneler geçmiş. o saatten sonraki 6 aylık, hele hele 1 senelik bir iş hayatından uzaklaşma durumu nelere malolur; hamasetçiler bilemeyebilir bunu.
"en verimli çağımızda alıyorlar" muhabbeti de baydı tabii ama, kimileri için hakikaten çok önemli, kritik bir döneme denk gelebiliyor. böyleleri için hayat kurtarır bedelli askerlik.
tabii en güzeli profesyonel ordu dur. işi askerlik olan, gönüllü, istekli askerler. ama türkiye için mümkün müdür? inşallah...
köşe başında takılan yetişkin abilerin soda içtiklerini görüp; tadını beğenmeye beğenmeye, suratını ekşite ekşite soda içip büyüdüğünü sanmak.
rock konserlerinin ne derece taşaklı, ne derece gümbürdetici, ne derece hayvani olacağını belirlemede kullanılan bir faktördür.
"abi metallica 7 tırla geliyormuş."
"yuh hocu ya. hayvan konser olacak."
"mal mısınız olum. satriani 9 tırla gelmişti o kadar da çılgınlar gibi olmadıydı."
" bi git ya. metalika kim satriani kim."
gibi...
"abi metallica 7 tırla geliyormuş."
"yuh hocu ya. hayvan konser olacak."
"mal mısınız olum. satriani 9 tırla gelmişti o kadar da çılgınlar gibi olmadıydı."
" bi git ya. metalika kim satriani kim."
gibi...
bazı ilişkilere musallat olan insan modelidir.
"o kızı üzersen karşında beni bulursun"
"bak geçen gün merve üzgün görünüyodu, bi yanlış yapmadın kıza di mi?"
"bak siz birbirinizin ruh ikizisiniz, üzmeyin birbirinizi"
gibi yönlendirmelerle ilişkiye müdahele ederler.
hayatta başka bir meşgaleleri yokmuşcasına kendilerini bir ilişkinin selahiyetine adarlar, o ilişkinin sahipleriyle güler, o ilişkinin sahipleriyle ağlarlar.
genelde iri çeneli, casual giyinen, fast food kültürüne mesafeli, burun delikleri iri insanlardır.
bele takılan cep telefonu kılıfı kullanırlar. ayakkabıları ise her zaman temizdir.
"o kızı üzersen karşında beni bulursun"
"bak geçen gün merve üzgün görünüyodu, bi yanlış yapmadın kıza di mi?"
"bak siz birbirinizin ruh ikizisiniz, üzmeyin birbirinizi"
gibi yönlendirmelerle ilişkiye müdahele ederler.
hayatta başka bir meşgaleleri yokmuşcasına kendilerini bir ilişkinin selahiyetine adarlar, o ilişkinin sahipleriyle güler, o ilişkinin sahipleriyle ağlarlar.
genelde iri çeneli, casual giyinen, fast food kültürüne mesafeli, burun delikleri iri insanlardır.
bele takılan cep telefonu kılıfı kullanırlar. ayakkabıları ise her zaman temizdir.
özay gönlüm baba söylediğinde, bu türküye de son nokta konmuştur.
https://www.youtube.com/watch?v=x1xmnh02uuo
https://www.youtube.com/watch?v=x1xmnh02uuo
varsa kendi arabasına, yoksa kankalarından birinin arabasına birkaç kişi doluşurlar.
"giden siktirsin gitsin, bana erkek mi yok. kendi kaybeder!" temalı şarkılar dinleyerek gezerler,
bir ellerini havada ritmik olarak sallarlar, yüksek sesle şarkıya eşlik ederler.
"giden siktirsin gitsin, bana erkek mi yok. kendi kaybeder!" temalı şarkılar dinleyerek gezerler,
bir ellerini havada ritmik olarak sallarlar, yüksek sesle şarkıya eşlik ederler.
kamyon şoförü, trafik polisinin kontrol ettiği kavşakta beklemekte, bir yandan da cep telefonuyla konuşmaktadır.
polis bağırır:
- kapat o telefonu! yasak kardeşim, bilmiyor musun? yazarım cezayı!
şoför:
- ehe ehe! kusura bakma abi, görmedim seni.
polis:
- ben sabah sekizden beri burdayım!
polis bağırır:
- kapat o telefonu! yasak kardeşim, bilmiyor musun? yazarım cezayı!
şoför:
- ehe ehe! kusura bakma abi, görmedim seni.
polis:
- ben sabah sekizden beri burdayım!
kaşlarının arasındaki çizgi var ya, o çizgiden dolayı hayran olduğumdur.
bir insan suratını bu kadar kasar, senelerce mimiksiz durmak için kaşlarının ortasındaki çizgiye abanır ve canı hiç mi acımaz, hiç mi o kaşları hareket ettiren kaslar felç olmaz? sorularıyla cebelleşmemi sağlayan kütük karakter.
bir insan suratını bu kadar kasar, senelerce mimiksiz durmak için kaşlarının ortasındaki çizgiye abanır ve canı hiç mi acımaz, hiç mi o kaşları hareket ettiren kaslar felç olmaz? sorularıyla cebelleşmemi sağlayan kütük karakter.
seneler önce aselsan tarafından gerçekleştirilmiştir.
(bkz: aselsan 1919)
öyle ki, sahibinden.com'da "koleksiyonluk" diye uçuk fiyatlara kakalanmaya çalışılmaktadır.
(bkz: aselsan 1919)
öyle ki, sahibinden.com'da "koleksiyonluk" diye uçuk fiyatlara kakalanmaya çalışılmaktadır.