bugün
- sözlüğün aptal kaynaması9
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme3
- futbol33
- 2026 dünya kupası40
- sözlüte karı var mı3
- velvet43
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle28
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- hamas3
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez15
- herkesle iyi anlaşan insan18
- her insanın birbiriyle yardımlaşması2
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı5
- izmir2
- uludağ sözlüğün sıkıcı olmaya başlaması4
- hayatını kaybetmek4
- vatandaş halinden memnun3
- penis yalayan kızla öpüşülür mü sorunsalı2
- yalamcı yarim dizisi2
- 19 yaşında kızla yatmak15
- almanya7
- paraguay4
- makarnaya sarımsak girer mi4
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı4
- king is back5
- mehir olarak ağırlığınca altın isteyen kezo3
- güney afrika5
- kanada3
- aylık 323 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- aselsan3
- yugoslavya kızları4
- pandela3
- mor semsiyeli yabanci5
- otobüslerle karaağaç'a gelen grekler2
- çok güzel bir mercedes mi yoksa sıfır kız mı5
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- breko brek kara kuş2
- volkswagen2
- yiyeni yarım ekmek doyurur3
- deniz baykal7
- alevilik uydurulmuş bir dindir2
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- onur yürüyüşüne birlikte gitmelik yazarlar2
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız12
- mikrodalgası olan erkek yazarlar2
- sencer solakoğlu çiftliğine baskın2
- ara sıra gelen penis yalama isteği3
- göte giren şemsiye4
- durduk yere ağlamak3
- iş hayatı3
entry'ler (16)
antalyadan adana istikametinde yapılan uzun ve sancılı bir otobüs yolculuğu sona ermiş, otobüsün servisiyle elde valiz sırtta çanta atilla altıkata gelinmiştir. cepte para vardır ama özlenmiştir tanıdık mekanlar.. efendim caddeden aşağı doğru yürür bir sağ yaparsınız. kazım 2 çıkar karşınıza uzun bir yürüyüşten sonra. oturur bir tost bir muzlu süt istersiniz. tostu hemen bitirir, buz gibi muzlu sütünüzü sigaranızı tüttürerek diplersiniz. yol yorgunluğu fala kalmaz. oradan bir otobüse atlanır, kimseyi uyandırmadan eve girilir..
çevreci hareket, odamın tavanı için tuvalet kağıdının takıldığı şeye her ne deniyorsa ondan almak istiyorum
her insandaki gibi, kişiden kişiye değişen şeydir. aksini düşünmek salaklıktan öte değildir.
hıhı evet. kabul edildikten sonra, üye olduğumu unuttuğum ve 10 entry ile kaldığım, kansob tarafından üye olduğum hatırlatılan sözlükçüğün çömezi. fresherı. yenisi. çaylağı vs.
1. patti smith
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
bob dylan'ın toplama kitabıdır. söylentiye göre zamanında elden ele dolaşmış müsveddelerden oluşur.
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
punk, blues, grunge, rock.. hepsinin çıkışı toplumsal birer isyan niteliğindedir.
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
(bkz: son otobüs) *
siyasi magazin... *
eller isimli eserinde, deforme ettiği ellerle insanı kendine hayran bırakır.
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
kardeşin ellerinin resmedildiğini eseri praying hands tir.
eğer toplumumuzda sapkınlık çoksa, nedenini edebi eserlerde ve ya genlerde değil, ''sıradan'' bir Türk evinde aramak lazım. (bkz: toplumsal baskı) (bkz: toplum baskısı)
genelleme yaparsak penisinizin olması şart.