bugün
- akepede kliklerin savaşı10
- 0 0 719
- türk düşmanlığı allah'a düşmanlıktır2
- sanal ortamda sevgili arayan evli erkek3
- bik bik'in aşuresi6
- tek başına uzun yol gitmek7
- bugün ne yaptınız5
- para parayı çeker mi3
- ona bir cümle bırak8
- israil7
- gocu4
- türklerin pis olması6
- evli kadınla beraber olmak4
- düşünmek hakkında düşünmek5
- ahmet burak erdoğan3
- aşure vs baklava vs kazandibi vs sütlaç3
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi5
- garsona kötü davranmak3
- yazarların özlü sözleri11
- yazarlara gelen son mesaj8
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- 30 haziran3
- futbol33
- şile3
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik3
- rüyana gelmesi3
- günlerin artık kısalıyor olması6
- paraguay'ın almanya'yı penaltılarla elemesi4
- miroslav klose2
- erkeklerin evlenmekten korkması2
- garsona kötü davranan insan2
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de4
- özgürlük ve disiplin paradoksu3
- gürsel tekin3
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- neden sevgilim yok5
- rüyama gir hasret giderelim2
- 2026 dünya kupası39
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- banana bread2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- velvet45
- atatürk'ün dindar rte'nin laik olması2
- aşure günü2
- anın görüntüsü26
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- kemal kılıçdaroğlu gafları2
entry'ler (16)
antalyadan adana istikametinde yapılan uzun ve sancılı bir otobüs yolculuğu sona ermiş, otobüsün servisiyle elde valiz sırtta çanta atilla altıkata gelinmiştir. cepte para vardır ama özlenmiştir tanıdık mekanlar.. efendim caddeden aşağı doğru yürür bir sağ yaparsınız. kazım 2 çıkar karşınıza uzun bir yürüyüşten sonra. oturur bir tost bir muzlu süt istersiniz. tostu hemen bitirir, buz gibi muzlu sütünüzü sigaranızı tüttürerek diplersiniz. yol yorgunluğu fala kalmaz. oradan bir otobüse atlanır, kimseyi uyandırmadan eve girilir..
çevreci hareket, odamın tavanı için tuvalet kağıdının takıldığı şeye her ne deniyorsa ondan almak istiyorum
her insandaki gibi, kişiden kişiye değişen şeydir. aksini düşünmek salaklıktan öte değildir.
hıhı evet. kabul edildikten sonra, üye olduğumu unuttuğum ve 10 entry ile kaldığım, kansob tarafından üye olduğum hatırlatılan sözlükçüğün çömezi. fresherı. yenisi. çaylağı vs.
1. patti smith
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
bob dylan'ın toplama kitabıdır. söylentiye göre zamanında elden ele dolaşmış müsveddelerden oluşur.
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
punk, blues, grunge, rock.. hepsinin çıkışı toplumsal birer isyan niteliğindedir.
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
(bkz: son otobüs) *
siyasi magazin... *
eller isimli eserinde, deforme ettiği ellerle insanı kendine hayran bırakır.
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
kardeşin ellerinin resmedildiğini eseri praying hands tir.
eğer toplumumuzda sapkınlık çoksa, nedenini edebi eserlerde ve ya genlerde değil, ''sıradan'' bir Türk evinde aramak lazım. (bkz: toplumsal baskı) (bkz: toplum baskısı)
genelleme yaparsak penisinizin olması şart.