bugün
- eski işyerine tekrar başlamak4
- sabaha kadar okunacak kitap4
- eski eşle tekrar evlenmek4
- 1 temmuz kabotaj bayramı3
- abd'yi yenmiş olduk bu da bir başarı3
- gitme diye yalvarmak5
- 30 haziran 2026 hollanda fas maçı3
- uludağ sözlüğün boşalması3
- x in memeleri2
- şarapçı bey koala birader3
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- dünyaya artık gök taşı çarpmaması2
- alkolü bırakmak2
- yalnız değilsiniz esra erol var2
- son bir sigara içelim2
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi2
- genç görünmeye çalışmak5
- 33 yaşında olmak3
- gece ekmek arası kaşar cola'nın üstüne 2000 yakmak2
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- sıcaktan ağlamak4
- uludede3
- genç olmanın en güzel yanı3
- deniz göktaş4
- whynot2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili2
- öldükten sonra bana ne olacak5
- neden herkes aynı anda yürüyor2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı30
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- coca cola2
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek4
- ilgi manyağı2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- içtim şarabı13
- anın görüntüsü22
- hootsuite2
- sözlükteki gizli düşmanım10
- bir şeyin adını koyamamak2
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- kadir inanır22
- türkiye9
- sözlüğün kırbacı3
- amerika birleşik devletleri6
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- erkekler neden erken ölür4
- meksikalı batman2
- her insanın bir cini olması8
entry'ler (16)
antalyadan adana istikametinde yapılan uzun ve sancılı bir otobüs yolculuğu sona ermiş, otobüsün servisiyle elde valiz sırtta çanta atilla altıkata gelinmiştir. cepte para vardır ama özlenmiştir tanıdık mekanlar.. efendim caddeden aşağı doğru yürür bir sağ yaparsınız. kazım 2 çıkar karşınıza uzun bir yürüyüşten sonra. oturur bir tost bir muzlu süt istersiniz. tostu hemen bitirir, buz gibi muzlu sütünüzü sigaranızı tüttürerek diplersiniz. yol yorgunluğu fala kalmaz. oradan bir otobüse atlanır, kimseyi uyandırmadan eve girilir..
çevreci hareket, odamın tavanı için tuvalet kağıdının takıldığı şeye her ne deniyorsa ondan almak istiyorum
her insandaki gibi, kişiden kişiye değişen şeydir. aksini düşünmek salaklıktan öte değildir.
hıhı evet. kabul edildikten sonra, üye olduğumu unuttuğum ve 10 entry ile kaldığım, kansob tarafından üye olduğum hatırlatılan sözlükçüğün çömezi. fresherı. yenisi. çaylağı vs.
1. patti smith
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
bob dylan'ın toplama kitabıdır. söylentiye göre zamanında elden ele dolaşmış müsveddelerden oluşur.
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
punk, blues, grunge, rock.. hepsinin çıkışı toplumsal birer isyan niteliğindedir.
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
(bkz: son otobüs) *
siyasi magazin... *
eller isimli eserinde, deforme ettiği ellerle insanı kendine hayran bırakır.
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
kardeşin ellerinin resmedildiğini eseri praying hands tir.
eğer toplumumuzda sapkınlık çoksa, nedenini edebi eserlerde ve ya genlerde değil, ''sıradan'' bir Türk evinde aramak lazım. (bkz: toplumsal baskı) (bkz: toplum baskısı)
genelleme yaparsak penisinizin olması şart.