bugün
- hapşırırken aynı anda osurmak9
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak5
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip9
- falıma bakmak isteyen var mı24
- kuzenin içine boşalmak9
- namaz takkesi3
- kemal kılıçdaroğlu17
- yengeyi götürmek3
- yılmaz güney5
- velvet5
- winona ryder2
- rahmi koç3
- birader yazar olmak4
- birdenbire gelen fake hesap açma isteği3
- sade soda erkeği vs meyveli soda erkeği7
- çorapla uyuyan insanların sosyopat olması7
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi6
- bir scottish fold sahibi olmadan ölüp gitmek8
- eril erkek meslekleri6
- chobani stadyumu2
- soğuk bulgur pilavı yerken ağlayarak 31 çekmek6
- erkekler neden az yaşar4
- 2026 dünya kupası19
- utku gümrükçü6
- futbol12
- aylık 309 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- gulmekicinyaratilmis4
- sırrı süreyya önder2
- ioçk kızmış beyler4
- evde mum bulundurmak5
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi9
- fal baktırmaya ve stalk yapmaya ara vermek2
- sevan nişanyan2
- metrobüs kliması4
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde11
- göğüs dekoltesi olan erkek7
- aylık 307 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- sıkıldım ulan sıkıldım anlıyor musun sıkıldım5
- yaz aşkı bulamamak7
- erkek erkeğe açık oylaşmak11
- aldım kabul ettim9
- ayrılığın 7 aşaması6
- bir çift bacak arasında boğulmak4
- sokak köpekleri sorununun çözümü5
- vurdurmak özgürlüktür2
- sabah kahvesi eşliğinde sohbet etmek4
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek2
- demokratik kongo cumhuriyeti2
- king is back2
- siz hepiniz eşref tek2
entry'ler (16)
antalyadan adana istikametinde yapılan uzun ve sancılı bir otobüs yolculuğu sona ermiş, otobüsün servisiyle elde valiz sırtta çanta atilla altıkata gelinmiştir. cepte para vardır ama özlenmiştir tanıdık mekanlar.. efendim caddeden aşağı doğru yürür bir sağ yaparsınız. kazım 2 çıkar karşınıza uzun bir yürüyüşten sonra. oturur bir tost bir muzlu süt istersiniz. tostu hemen bitirir, buz gibi muzlu sütünüzü sigaranızı tüttürerek diplersiniz. yol yorgunluğu fala kalmaz. oradan bir otobüse atlanır, kimseyi uyandırmadan eve girilir..
çevreci hareket, odamın tavanı için tuvalet kağıdının takıldığı şeye her ne deniyorsa ondan almak istiyorum
her insandaki gibi, kişiden kişiye değişen şeydir. aksini düşünmek salaklıktan öte değildir.
hıhı evet. kabul edildikten sonra, üye olduğumu unuttuğum ve 10 entry ile kaldığım, kansob tarafından üye olduğum hatırlatılan sözlükçüğün çömezi. fresherı. yenisi. çaylağı vs.
1. patti smith
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
2.jim morrison (gothic rock gerçi)
bob dylan'ın toplama kitabıdır. söylentiye göre zamanında elden ele dolaşmış müsveddelerden oluşur.
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
yazının ahengi ''&''lerle sağlanmıştır. noktalama işaretsizliği okumayı zorlaştırır, ama dikkatinizi verdiğinizde dylanın muhteşem dehasını görebilirsiniz. mr tambourine man deki gibi..
punk, blues, grunge, rock.. hepsinin çıkışı toplumsal birer isyan niteliğindedir.
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
emo, geçen gün bir yerde emotional punk tabirine rastladım ve anlam veremedim.
aslında eskiden emo denilen gruplara baktığımızda * bir şekilde * eşitsizliklerden bahsettiğini söyleyebiliriz. ancak şu an piyasadaki emo grupların punk felsefesiyle uzaktan yakından bir bağlantıları olduğunu düşünmüyorum.
ikinci bir konu, ben her şeyi bilirim edasındaki insanların özellikle emolara olan tepkisidir. uzun süredir hiç bir akıma karşı böyle tepki verildiğini görmemiştim, ve bana göre tepki verilmesi gereken insanların emo, tiki, gotik vs olması değil insanların 'çakma'laşmasıdır. bu çakmalaşmanın temelinde de yine popüler kültürün getirdiği yargılar vardır.
karşısındakinin gözünü ağzını burnunu kapatması kimseyi rahatsız etmez. emolara tepki göstermek gereksizdir, aynı onların size gösterdiği tepkinin gereksizliği gibi. elit kafe masalarında oturup ''ayy emoya bakın'' demek sadece vakit öldürmenizi sağlar. bir emoya bakıp ''saçıyla kapatıyor yüzü çok çirkin'' gibi iltifatlarda bulunmak sadece kendi dayanılmaz suratınızı bir anlık unutmanızı sağlar. bir emoya ''cahil ıyy yivrenç(!)'' diyerekse sadece egonuzu tatmin edersiniz.
dinlenmeyecek bir müzik değildir bencehatta bazı şarkılar çok da dinlendiricidir; felsefe melsefe kalmamıştır o ayrı. sırf emolara olan tepki yüzünden emo dinlememek de farklı bir kompleks değil midir? bir kere de bırakın insanlar istediklerini yapsınlar..
(bkz: son otobüs) *
siyasi magazin... *
eller isimli eserinde, deforme ettiği ellerle insanı kendine hayran bırakır.
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
nazım'ın sorusuna yanıtı da yine bu kitabın sonunda yer alır:
''yapamam elbet!
fakat resim çizebilmek ne büyük mutluluk! çizmek; bana ayrılan boyutu çizmek.
son bir söz: dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? parmakdsız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden''
kardeşin ellerinin resmedildiğini eseri praying hands tir.
eğer toplumumuzda sapkınlık çoksa, nedenini edebi eserlerde ve ya genlerde değil, ''sıradan'' bir Türk evinde aramak lazım. (bkz: toplumsal baskı) (bkz: toplum baskısı)
genelleme yaparsak penisinizin olması şart.