bugün
- putin türkmüş11
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin libidosu neden yüksek7
- sözlük erkeklerinin şortları2
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- en gıcık olunan şoför tipleri2
- true'nin acile kaldırılması9
- mahalle kültürünün yok olması4
- tek adam4
- türk vatandaşları türktür8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler5
- babülmendep boğazı2
- dinci şairler4
- sonsuza kadar yaşamak2
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- giysi fiyatlarının uçması3
- osuruktan şiirler41
- türkiyeli olmak3
- ilk öpüştüğüm kız6
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- kill bill vol 33
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- vexillarius the slayer3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- adana kebap10
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- mokv öldü mü2
- gut hastalığı2
- aslan gibi adam11
- rus milfi3
- burası instagram değil sözlük4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- dünya asla vazgeçme günü4
- bebek katili4
- amca diyen bokolog2
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- ben geldim kerkenezler18
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ince memed3
- claudian clouds22
- aleksey batrakov13
- sözlükten soğuma nedenleri17
- haftanın gammazları listesi26
- kanal ayarlama 1500 lira11
(bkz: become a legend) moduyla beni benden almış oyundur. drogba tarzı bir forvet yaptım, senegalli, adı da niang.
ilk sezonumda fransız st etienne takımıza transfer oldum. sezon boyunca 34 gol attım, gol kralı oldum, yılın oyuncusu seçildim, aynı zamanda olimpic lyon'un ardından ligi ikinci bitirmemize rağmen yılın takımı seçilmemize büyük katkıda bulundum. milli takıma seçildim, 3 gol attım ama senegalli arkadaşlarım bana çok pas atmayınca milli takımdan soğudum.
st etienne'de de bana çok fazla pas atmadılar. hatta attığım gollerin birçoğunu bireysel yeteneklerim sayesinde attım. buna rağmen 16 tane de assit yaptım. ama kıymetimi bilmedi teknik direktör. sağ veya sol açık oynattı, arkadaşım ben drogba tarz son adam oynamak istiyorum dedim, benden iyi mi bilicen dedi. başkanla konuştum, biz karışmayız o işlere, burası türkiye ligi mi kardeşim dedi. neyse dedim, ilk gelen transfer teklifinde premier lige aston villa'ya transfer oldum (not: premier ligin lisansının alınmaması nedeniyle üzülenler, edit modundan takımın formasını da ismini de revize edebilirler. formadaki reklama kadar)
aston villa'da şu an ligin 5. haftasını bitirmiş bulunmaktayız. bu süreçte lider chelsea'nın 2 puan gerisinde ikinci sırada bulunmaktayız. amacımız da takımımızı şampiyon yaparak manchester united'a tarfnsfer olabilmek.
pes 2010'da başladığım oyunda, ilk iki sezonumu porstmouth'da geçirdim. burada 14 gol attım ve takımım ligi 3. bitirdi. ardından beni manchester city keşfetti ve bu takıma transfer olarak çok başarılı 3 sezon geçirdim. 2 şampiyonluk ve 1 uefa avrupa ligi şampiyonluğu yaşadım. 3 sene üst üste asist kralı oldum, t.direktör maalesef beni defansif midfield oynattı.
neticesinde burada da t.direktörle anlaşamadığım için gelen teklif üzerine everton'a transfer oldum. 2 sezon burada başarılı bir şekilde oynadım, ancak burada da hem asist hem de gol kralı olduğum için götüm kalktı, beni forvet oynatın dedim, boyun kısa, premier lig güçlü olmayı gerektirir, sende bu güç yok, sen çelimsizsin dediler, defansif midfield oynatmaya devam ettiler. ayrıca kontraataklarda bana pas vermemelerine sinir oluyordum. ayrılmayı kafama koymuştum.
derken sezon bitti ve hayallerimin takımı manchester united'e transfer oldum. sanki harbiden transfer olmuştum lan sözlük, çok mutluydum. 29 yaşına kadar oynadım ve 5 lig şampiyonluğu, 5 şampiyonlar ligi şampiyonluğu, milli takımda 2 dünya şampiyonluğu ve 1 avrupa kupası şampiyonluğu yaşadım. bu 5 senede 2 sefer gol kralı, 3 sefer de asist kralı oldum, 165 sefer maçın adamı seçildim. 3 sefer dünyada yılın oyuncusu seçildim.
hatalar zinciri burada başladı işte. bir dönem oyundan sıkıldım. her sene üstün başarılar ve şampiyonluklar beni sıkıyordu artık. dedim biraz da farklı takımlarda şansımı deneyeyim. ajax'da gelen teklifi kabul ettim ve rekor trasfer ücreti aldım.
yarım sezon oynadım, ilk yarı sonunda takımımı 11 puan farkla hollanda liginde açık ara lider yaptım. neyse ilk devre bitti, ara transferde, üstün başarılarıma rağmen ajax benle devam etmek istemedi. inanamadım, yarım sezonda 29 gol atmıştım, beraberliğimiz bile yoktu bırak mağlubiyeti.
bana az alkmaar sahip çıktı. sen iyi bir arkadaşımızsın, gel beraber çalışalım dedi, okey dedim, devre arasında transfer oldum. ajax'a sinir olmam neticesinde deli gibi çalıştım, ajax'a lig maçında 9 tane gol attım, ayrıca bütün maçlarımızı kazandık ve az alkmaar'ı ikinci yarıdaki çıkışıyla şampiyon yaptım.
inanılmazlıklar devam ediyordu. lig bitiminde alkmaar bana transfer teklifi yapmadı. evet yapmadı. kendimi terkedilmiş hissetmiştim. neler oluyordu? yaşım ilerlediği için mi böyle olmuştu. beni isteyen tek takım hollanda ligindeki heerenveen isimli ne idiğü belirsiz takımdı. mecburen kabul ettim. diğer takımlardaki gibi onlar da beni defansif oynattı, hatta bir maçta stoper bile oynadım, neler olduğuna inanamıyordum, bir insan bu kadar düşebilir miydi?
transfer sezonu başladı ama avrupanın hiçbir hatırı sayılır klubü bana transfer teklifi yapmıyordu. dandik takımlarda basit bir orta saha oyuncusu olarak kariyerime devam ettim, jübile bile yapamadan 33 yaşında futbola veda ettim.
bu sene aynı hatalara düşmeden devam edeceğim lan sözlük, geçen yıl pes 2010'da onca güzel kariyeri berbat ettim, bu sene uyandım, başarılı olup real madride transfer olmak tek hedefim ve dünya malını düzüp mutlu bir hayat sürmek.
ilk sezonumda fransız st etienne takımıza transfer oldum. sezon boyunca 34 gol attım, gol kralı oldum, yılın oyuncusu seçildim, aynı zamanda olimpic lyon'un ardından ligi ikinci bitirmemize rağmen yılın takımı seçilmemize büyük katkıda bulundum. milli takıma seçildim, 3 gol attım ama senegalli arkadaşlarım bana çok pas atmayınca milli takımdan soğudum.
st etienne'de de bana çok fazla pas atmadılar. hatta attığım gollerin birçoğunu bireysel yeteneklerim sayesinde attım. buna rağmen 16 tane de assit yaptım. ama kıymetimi bilmedi teknik direktör. sağ veya sol açık oynattı, arkadaşım ben drogba tarz son adam oynamak istiyorum dedim, benden iyi mi bilicen dedi. başkanla konuştum, biz karışmayız o işlere, burası türkiye ligi mi kardeşim dedi. neyse dedim, ilk gelen transfer teklifinde premier lige aston villa'ya transfer oldum (not: premier ligin lisansının alınmaması nedeniyle üzülenler, edit modundan takımın formasını da ismini de revize edebilirler. formadaki reklama kadar)
aston villa'da şu an ligin 5. haftasını bitirmiş bulunmaktayız. bu süreçte lider chelsea'nın 2 puan gerisinde ikinci sırada bulunmaktayız. amacımız da takımımızı şampiyon yaparak manchester united'a tarfnsfer olabilmek.
pes 2010'da başladığım oyunda, ilk iki sezonumu porstmouth'da geçirdim. burada 14 gol attım ve takımım ligi 3. bitirdi. ardından beni manchester city keşfetti ve bu takıma transfer olarak çok başarılı 3 sezon geçirdim. 2 şampiyonluk ve 1 uefa avrupa ligi şampiyonluğu yaşadım. 3 sene üst üste asist kralı oldum, t.direktör maalesef beni defansif midfield oynattı.
neticesinde burada da t.direktörle anlaşamadığım için gelen teklif üzerine everton'a transfer oldum. 2 sezon burada başarılı bir şekilde oynadım, ancak burada da hem asist hem de gol kralı olduğum için götüm kalktı, beni forvet oynatın dedim, boyun kısa, premier lig güçlü olmayı gerektirir, sende bu güç yok, sen çelimsizsin dediler, defansif midfield oynatmaya devam ettiler. ayrıca kontraataklarda bana pas vermemelerine sinir oluyordum. ayrılmayı kafama koymuştum.
derken sezon bitti ve hayallerimin takımı manchester united'e transfer oldum. sanki harbiden transfer olmuştum lan sözlük, çok mutluydum. 29 yaşına kadar oynadım ve 5 lig şampiyonluğu, 5 şampiyonlar ligi şampiyonluğu, milli takımda 2 dünya şampiyonluğu ve 1 avrupa kupası şampiyonluğu yaşadım. bu 5 senede 2 sefer gol kralı, 3 sefer de asist kralı oldum, 165 sefer maçın adamı seçildim. 3 sefer dünyada yılın oyuncusu seçildim.
hatalar zinciri burada başladı işte. bir dönem oyundan sıkıldım. her sene üstün başarılar ve şampiyonluklar beni sıkıyordu artık. dedim biraz da farklı takımlarda şansımı deneyeyim. ajax'da gelen teklifi kabul ettim ve rekor trasfer ücreti aldım.
yarım sezon oynadım, ilk yarı sonunda takımımı 11 puan farkla hollanda liginde açık ara lider yaptım. neyse ilk devre bitti, ara transferde, üstün başarılarıma rağmen ajax benle devam etmek istemedi. inanamadım, yarım sezonda 29 gol atmıştım, beraberliğimiz bile yoktu bırak mağlubiyeti.
bana az alkmaar sahip çıktı. sen iyi bir arkadaşımızsın, gel beraber çalışalım dedi, okey dedim, devre arasında transfer oldum. ajax'a sinir olmam neticesinde deli gibi çalıştım, ajax'a lig maçında 9 tane gol attım, ayrıca bütün maçlarımızı kazandık ve az alkmaar'ı ikinci yarıdaki çıkışıyla şampiyon yaptım.
inanılmazlıklar devam ediyordu. lig bitiminde alkmaar bana transfer teklifi yapmadı. evet yapmadı. kendimi terkedilmiş hissetmiştim. neler oluyordu? yaşım ilerlediği için mi böyle olmuştu. beni isteyen tek takım hollanda ligindeki heerenveen isimli ne idiğü belirsiz takımdı. mecburen kabul ettim. diğer takımlardaki gibi onlar da beni defansif oynattı, hatta bir maçta stoper bile oynadım, neler olduğuna inanamıyordum, bir insan bu kadar düşebilir miydi?
transfer sezonu başladı ama avrupanın hiçbir hatırı sayılır klubü bana transfer teklifi yapmıyordu. dandik takımlarda basit bir orta saha oyuncusu olarak kariyerime devam ettim, jübile bile yapamadan 33 yaşında futbola veda ettim.
bu sene aynı hatalara düşmeden devam edeceğim lan sözlük, geçen yıl pes 2010'da onca güzel kariyeri berbat ettim, bu sene uyandım, başarılı olup real madride transfer olmak tek hedefim ve dünya malını düzüp mutlu bir hayat sürmek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar