bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- arkadaşlar bdsm bitti ise ben gidiyorum8
- sabahları sevilen şeyler11
- fake yazar anlama kılavuzu5
- g i l d e d l i l y3
- kızla buluşmaya yanında erkek getiren erkek3
- bir bela geliyor9
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar7
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı6
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- hiç uykum yok amk3
- the odyssey4
- iyi geceler6
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- alfa romeo4
- fransa6
- yüksek enflasyon4
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın5
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- salat namaz değildir12
- fall 23
- trump'ın iran savaşına dair açıklaması2
- arkadaşlar çüş6
- meksika açmazı macerası15
- bir gün herkes ak partili olacak14
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur4
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- okul saldırısı7
- yuki hammer 50 cc2
- akp nin izmir i ele gecirme politikasi2
- cemil tugay7
- mezut barzani nin yahudi olması18
- enayimiknatisi9
- bu durumda ne yapardınız9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- anın görüntüsü31
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- fakirlere yardım etmek2
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- antalya2
- tekrar izlenebilecek diziler4
- çocuğa israil diye isim koymak17
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- izmir in fethi3
hagop vahram çerçiyan
suriye'de osmanlı ordusunda yedeksubay olarak görev yapan martayan, osmanlı türkleri'nin esirlere iyi davranmadığını iddia ediyor. atatürk ile nasıl karşılaştığını ise şöyle anlatıyor; "1. dünya savaşı başladığında 19 yaşındaydım ve askere çağrıldım. önce kafkas cephesine gönderdiler, ancak biz ermeni askerlere güvensizlikten beni suriye cephesine gönderdiler. kısa süre sonra, 1915 nisan'ında 'büyük tehcir' başladığında bu yer değiştirmelerin nedeni anlaşılır oldu. hepimiz şaşkındık ve sarsılmıştık. orada esir ingiliz subayların karşılaştığı zorluk ve eziyetlere tanık oldum. bu subaylar ingilizce bildiğimi öğrendiklerinde esirlere böyle davranılmaması için aracılık etmemi rica ettiler. bu ricalarını yerine getirmek isterken türkler beni vatan haini ilan edip zincire vurdular ve komutana götürdüler. bu koşullar içinde artık kurtuluşum olmadığına kanaat getirmiştim. bu nedenle de beni bekleyen tehlikeyi cesurca karşılamaya karar verdim. beni baştan aşağı süzen komutan kararını vermek üzere iken tüm cesaretimi toplayıp böyle barbarlıkla, eziyet ve işkence yoluyla türkiye'nin medeni bir ülke olamayacağını, gerçek, ileri ülkelerde hiçte böyle davranılmadığını, bunun sultanlık yönetimini amaçlayan yöneticilere has bir davranış olduğunu söyledim. herkes şaşkınlıkla ne yapacağını beklerken, kumandan sözlerimi dikkatle dinledikten sonra beni getirenlere ellerimi çözüp odadan gitmelerini emredip, oturmamı söyledi. merakla sonucu bekliyordum. komutan çay ikram ederek demokratik sistem konusunda konuşmamı istedi. beni merakla dinlemesi şaşırmama neden olmuştu, zira o dönemde türk ordusunda onun benzerleri nadirdi. uzun süren sohbetimiz sonunda sık sık kendisini ziyaret etmem için gereken emri verdi ve elimi sıkarken dost olmamızı istediğini söyledi. bana bir oyun oynandığından kuşkuluydum, ancak böyle olmadı. daha sonra bu meraklı ve sorgulayan komutanın mustafa kemal paşa olduğunu öğrendim."
türkiye'de dil devrimi yapılınca, sofya'da bulunan martayan, atatürk tarafından yurda davet edilir. ancak, agop'un yurda girmesini önleyecek pek çok pürüz vardır. çünkü, agop daha önce türkiye'de yaşamaktadır ve vatandaşlıktan çıkarılmıştır. atatürk, bütün bu pürüzlere rağmen agop'u yurda getirtmekte ısrar eder. vatandaşlıktan çıkarıldığı için gittiği ülkeden de pasaport alamamıştır. sonunda sofya konsolosluğu, agop'un elindeki 'vatansız' belgesine vize damgası atar ve her ihtimale karşı da eline, "gerekli kolaylık gösterilsin. atatürk'ün özel davetlisidir"; diye bir mektup verir.bu şekilde yurda gelen agop'un soy ismi de atatürk tarafından değiştirilerek "dilaçar" soyadı verilir. agop martayan dilaçar, 1979'da ölene kadar tdk'nın "genel yazmanı"olarak vazife yapar.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=1754
suriye'de osmanlı ordusunda yedeksubay olarak görev yapan martayan, osmanlı türkleri'nin esirlere iyi davranmadığını iddia ediyor. atatürk ile nasıl karşılaştığını ise şöyle anlatıyor; "1. dünya savaşı başladığında 19 yaşındaydım ve askere çağrıldım. önce kafkas cephesine gönderdiler, ancak biz ermeni askerlere güvensizlikten beni suriye cephesine gönderdiler. kısa süre sonra, 1915 nisan'ında 'büyük tehcir' başladığında bu yer değiştirmelerin nedeni anlaşılır oldu. hepimiz şaşkındık ve sarsılmıştık. orada esir ingiliz subayların karşılaştığı zorluk ve eziyetlere tanık oldum. bu subaylar ingilizce bildiğimi öğrendiklerinde esirlere böyle davranılmaması için aracılık etmemi rica ettiler. bu ricalarını yerine getirmek isterken türkler beni vatan haini ilan edip zincire vurdular ve komutana götürdüler. bu koşullar içinde artık kurtuluşum olmadığına kanaat getirmiştim. bu nedenle de beni bekleyen tehlikeyi cesurca karşılamaya karar verdim. beni baştan aşağı süzen komutan kararını vermek üzere iken tüm cesaretimi toplayıp böyle barbarlıkla, eziyet ve işkence yoluyla türkiye'nin medeni bir ülke olamayacağını, gerçek, ileri ülkelerde hiçte böyle davranılmadığını, bunun sultanlık yönetimini amaçlayan yöneticilere has bir davranış olduğunu söyledim. herkes şaşkınlıkla ne yapacağını beklerken, kumandan sözlerimi dikkatle dinledikten sonra beni getirenlere ellerimi çözüp odadan gitmelerini emredip, oturmamı söyledi. merakla sonucu bekliyordum. komutan çay ikram ederek demokratik sistem konusunda konuşmamı istedi. beni merakla dinlemesi şaşırmama neden olmuştu, zira o dönemde türk ordusunda onun benzerleri nadirdi. uzun süren sohbetimiz sonunda sık sık kendisini ziyaret etmem için gereken emri verdi ve elimi sıkarken dost olmamızı istediğini söyledi. bana bir oyun oynandığından kuşkuluydum, ancak böyle olmadı. daha sonra bu meraklı ve sorgulayan komutanın mustafa kemal paşa olduğunu öğrendim."
türkiye'de dil devrimi yapılınca, sofya'da bulunan martayan, atatürk tarafından yurda davet edilir. ancak, agop'un yurda girmesini önleyecek pek çok pürüz vardır. çünkü, agop daha önce türkiye'de yaşamaktadır ve vatandaşlıktan çıkarılmıştır. atatürk, bütün bu pürüzlere rağmen agop'u yurda getirtmekte ısrar eder. vatandaşlıktan çıkarıldığı için gittiği ülkeden de pasaport alamamıştır. sonunda sofya konsolosluğu, agop'un elindeki 'vatansız' belgesine vize damgası atar ve her ihtimale karşı da eline, "gerekli kolaylık gösterilsin. atatürk'ün özel davetlisidir"; diye bir mektup verir.bu şekilde yurda gelen agop'un soy ismi de atatürk tarafından değiştirilerek "dilaçar" soyadı verilir. agop martayan dilaçar, 1979'da ölene kadar tdk'nın "genel yazmanı"olarak vazife yapar.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=1754
Gündemdeki Haberler