bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- kedilerin yedigi ilginc seyler8
- arkadaşlar bakar mısınız13
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması10
- açık oylayamamak6
- galatasaray büyüklüğü12
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler5
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- fenerbahçe nin kurucusu4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi3
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- kıbrısı ingilize veren padişah4
- anın görüntüsü22
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- mobland2
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- emevi dini4
- bardak3
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- prosedür evliliği3
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- türkçeye sistemli saldırı7
- meksika açmazı macerası8
- yapılan ilginç salaklıklar4
- çok sıkılmak2
- ispartalı kızlar9
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- güne acı bir gerçek bırak8
- nasihat heyeti2
- her yerden engelleyen kız6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- pembe kulaklık takan erkek2
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- muhallebi köpürtmek4
- tayt6
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- mehmet akif alakurt2
- kadınların sevgililerine aldığı geyimsi kıyafetler2
- anadol3
- popo liposuction6
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- arkadaşlar bekar mısınız2
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
soğuk kış gecelerini severdim önceleri,
sıcacık yanan sobanın yanında kıvrılıp uyumayı.
yemek hazır olduğunda uyandırılmayı.
akşam babamın eve gelişlerini bekleyip,
yemek sonrası çay faslını beklemeyi..
ailecek oturup sohbet etmeyi..
soğuk günlerin, ilk baharı müjdelemesini severdim sonra..
gündüzlerin uzamasını, bahçede ailelerin birleşip,
koyu muhabbetle gündüzü gece yapmasını..
sokaktaki yaşıtlarımla okul çıkışı oynanan saklambaçları,
mahalleler arası futbol maçlarını..
hele ki yaz gelir de okul tatile girdi mi,
miskinlik basardı, uyumayı severdim öğlene kadar,
ve akşama kadar eve girmemeyi..
çocuklukta kalan birbirinden güzel anılar.
yaş ilerledikçe değerli geliyor göze şimdi.
oysa eskiden arkadaşlarla pikniğe giderdik,
adı piknik elbette herşey evden hazır gelir, biz yerdik..
hükümet meydanı denilen yerde çekirdek çitlerdik,
bisikletlerle kızlara hava atılmazsa olmazdı mesela..
internet yoktu o zamanlar, sabahlara kadar başında değildik bilgisayar denilen illetin.
şimdilerde yüzüne hasret kalıyoruz dostların..
ne çok şeyi geride bırakmışım.
orta okulun sonlarında başladı testlerle kavga,
sınav denilen bir şey olduğunu öğrendim.
ilk defa dersaneye gidişim,
okul ve mahalle arkadaşlarından başka ilk defa arkadaş edinişim.
hayat kaygısının gün ışığına çıktığı anlardı o günler.
sonrasında lise yılları,
dolu dolu yaşamaksa hayatı anlamlı kılan,
fazlasyıyla doldurdum.
en iyi arkadaşlıklarım, dostluklarım bu çağda oldu,
ve en iyi en değerli aşk'ım..
yaptığımız hataların sonradan farkına varacağımızı söylerdi babam,
inandım..
şimdilerde anlıyorum yaptığım hataların bedelini ödediğimi..
belki yine aynı şekilde hayata sıfırdan başlasam,
yine aynı hataları yapardım.
hatalarımla sevindim bazen,
hatalarımla üzüldüm..
ve hatalarımla olgunlaştım biliyorum..
sonra hayatın en çetrefilli olduğu,
şimdikilerin sadece adını ortam koydukları,
aslında ortam değil, hayatın ta kendisini gösteren
üniversite yıllarım..
hiç bilmediğiniz bir yer,
hiç tanımadığınız kişiler,
yolda selam verecek bir tek tanıdık kişinin bile olmadığı,
ilk başlarda çok zorlandığım,
sonraları ayak uydurmak zorunda olduğum,
şimdikilerin deyimi ile ortamlar..
zaman ne kadar da çabuk akıp gidiyor farketmeden.
hiç bir şey durmuyor eski yerinde.
çocukluğumun geçtiği sokaklar değişmiş,
çocukluğumu geçirdiğim insanlar değişmiş,
ve ben değişmişim bilmeden..
değişmenin zor olduğunu söyleyenler,
zamanın değiştirdiği insanlardan bihaberler.
23'den gün aldım biraz önce..
yeni yaş, yeni arkadaşlık, yeni dostluk,
ve yep yeni bir sayfa demek.
oysa geleceği bilmeden yaşamak ne zor.
bembeyaz sayfayı nelerle dolduracağımızı,
kimlerin üzerini çizip de,
hangi yeni isimler yazacağımızı,
ya da neye üzülüp, neye sevineceğimizi.
kimleri kaybedeceğimizi bilmeden yaşamak..
hayat denilen oyunda, yeni roller beni beklemekte..
umarım senaryo kişiliğimi, beni ben yapan değerleri değiştirmez.
yolum açık olsun..
sıcacık yanan sobanın yanında kıvrılıp uyumayı.
yemek hazır olduğunda uyandırılmayı.
akşam babamın eve gelişlerini bekleyip,
yemek sonrası çay faslını beklemeyi..
ailecek oturup sohbet etmeyi..
soğuk günlerin, ilk baharı müjdelemesini severdim sonra..
gündüzlerin uzamasını, bahçede ailelerin birleşip,
koyu muhabbetle gündüzü gece yapmasını..
sokaktaki yaşıtlarımla okul çıkışı oynanan saklambaçları,
mahalleler arası futbol maçlarını..
hele ki yaz gelir de okul tatile girdi mi,
miskinlik basardı, uyumayı severdim öğlene kadar,
ve akşama kadar eve girmemeyi..
çocuklukta kalan birbirinden güzel anılar.
yaş ilerledikçe değerli geliyor göze şimdi.
oysa eskiden arkadaşlarla pikniğe giderdik,
adı piknik elbette herşey evden hazır gelir, biz yerdik..
hükümet meydanı denilen yerde çekirdek çitlerdik,
bisikletlerle kızlara hava atılmazsa olmazdı mesela..
internet yoktu o zamanlar, sabahlara kadar başında değildik bilgisayar denilen illetin.
şimdilerde yüzüne hasret kalıyoruz dostların..
ne çok şeyi geride bırakmışım.
orta okulun sonlarında başladı testlerle kavga,
sınav denilen bir şey olduğunu öğrendim.
ilk defa dersaneye gidişim,
okul ve mahalle arkadaşlarından başka ilk defa arkadaş edinişim.
hayat kaygısının gün ışığına çıktığı anlardı o günler.
sonrasında lise yılları,
dolu dolu yaşamaksa hayatı anlamlı kılan,
fazlasyıyla doldurdum.
en iyi arkadaşlıklarım, dostluklarım bu çağda oldu,
ve en iyi en değerli aşk'ım..
yaptığımız hataların sonradan farkına varacağımızı söylerdi babam,
inandım..
şimdilerde anlıyorum yaptığım hataların bedelini ödediğimi..
belki yine aynı şekilde hayata sıfırdan başlasam,
yine aynı hataları yapardım.
hatalarımla sevindim bazen,
hatalarımla üzüldüm..
ve hatalarımla olgunlaştım biliyorum..
sonra hayatın en çetrefilli olduğu,
şimdikilerin sadece adını ortam koydukları,
aslında ortam değil, hayatın ta kendisini gösteren
üniversite yıllarım..
hiç bilmediğiniz bir yer,
hiç tanımadığınız kişiler,
yolda selam verecek bir tek tanıdık kişinin bile olmadığı,
ilk başlarda çok zorlandığım,
sonraları ayak uydurmak zorunda olduğum,
şimdikilerin deyimi ile ortamlar..
zaman ne kadar da çabuk akıp gidiyor farketmeden.
hiç bir şey durmuyor eski yerinde.
çocukluğumun geçtiği sokaklar değişmiş,
çocukluğumu geçirdiğim insanlar değişmiş,
ve ben değişmişim bilmeden..
değişmenin zor olduğunu söyleyenler,
zamanın değiştirdiği insanlardan bihaberler.
23'den gün aldım biraz önce..
yeni yaş, yeni arkadaşlık, yeni dostluk,
ve yep yeni bir sayfa demek.
oysa geleceği bilmeden yaşamak ne zor.
bembeyaz sayfayı nelerle dolduracağımızı,
kimlerin üzerini çizip de,
hangi yeni isimler yazacağımızı,
ya da neye üzülüp, neye sevineceğimizi.
kimleri kaybedeceğimizi bilmeden yaşamak..
hayat denilen oyunda, yeni roller beni beklemekte..
umarım senaryo kişiliğimi, beni ben yapan değerleri değiştirmez.
yolum açık olsun..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar