bugün
- osuruktan şiirler41
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- adana kebap7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- açılım5
- kanal ayarlama 1500 lira11
- irfan can kahveci3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- devletin temeli adalettir9
- claudian clouds22
- iyi parti17
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- simko315
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- alttaki yazara motto ver16
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- küçük sürprizler yapmak5
- 777 diyen erkolar8
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- çerçeve yasa33
- yeni anayasa4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- akrep burcu kini8
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- mini elbise4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- şeytanın insanlardan ders alması4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- zorunlu eğitim9
- yazarların özel mesaj sayıları5
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlük ırkçıları8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
özlediğim yazardır... duyrulur bir alo yap oğlum.
soğuk kış gecelerini severdim önceleri,
sıcacık yanan sobanın yanında kıvrılıp uyumayı.
yemek hazır olduğunda uyandırılmayı.
akşam babamın eve gelişlerini bekleyip,
yemek sonrası çay faslını beklemeyi..
ailecek oturup sohbet etmeyi..
soğuk günlerin, ilk baharı müjdelemesini severdim sonra..
gündüzlerin uzamasını, bahçede ailelerin birleşip,
koyu muhabbetle gündüzü gece yapmasını..
sokaktaki yaşıtlarımla okul çıkışı oynanan saklambaçları,
mahalleler arası futbol maçlarını..
hele ki yaz gelir de okul tatile girdi mi,
miskinlik basardı, uyumayı severdim öğlene kadar,
ve akşama kadar eve girmemeyi..
çocuklukta kalan birbirinden güzel anılar.
yaş ilerledikçe değerli geliyor göze şimdi.
oysa eskiden arkadaşlarla pikniğe giderdik,
adı piknik elbette herşey evden hazır gelir, biz yerdik..
hükümet meydanı denilen yerde çekirdek çitlerdik,
bisikletlerle kızlara hava atılmazsa olmazdı mesela..
internet yoktu o zamanlar, sabahlara kadar başında değildik bilgisayar denilen illetin.
şimdilerde yüzüne hasret kalıyoruz dostların..
ne çok şeyi geride bırakmışım.
orta okulun sonlarında başladı testlerle kavga,
sınav denilen bir şey olduğunu öğrendim.
ilk defa dersaneye gidişim,
okul ve mahalle arkadaşlarından başka ilk defa arkadaş edinişim.
hayat kaygısının gün ışığına çıktığı anlardı o günler.
sonrasında lise yılları,
dolu dolu yaşamaksa hayatı anlamlı kılan,
fazlasyıyla doldurdum.
en iyi arkadaşlıklarım, dostluklarım bu çağda oldu,
ve en iyi en değerli aşk'ım..
yaptığımız hataların sonradan farkına varacağımızı söylerdi babam,
inandım..
şimdilerde anlıyorum yaptığım hataların bedelini ödediğimi..
belki yine aynı şekilde hayata sıfırdan başlasam,
yine aynı hataları yapardım.
hatalarımla sevindim bazen,
hatalarımla üzüldüm..
ve hatalarımla olgunlaştım biliyorum..
sonra hayatın en çetrefilli olduğu,
şimdikilerin sadece adını ortam koydukları,
aslında ortam değil, hayatın ta kendisini gösteren
üniversite yıllarım..
hiç bilmediğiniz bir yer,
hiç tanımadığınız kişiler,
yolda selam verecek bir tek tanıdık kişinin bile olmadığı,
ilk başlarda çok zorlandığım,
sonraları ayak uydurmak zorunda olduğum,
şimdikilerin deyimi ile ortamlar..
zaman ne kadar da çabuk akıp gidiyor farketmeden.
hiç bir şey durmuyor eski yerinde.
çocukluğumun geçtiği sokaklar değişmiş,
çocukluğumu geçirdiğim insanlar değişmiş,
ve ben değişmişim bilmeden..
değişmenin zor olduğunu söyleyenler,
zamanın değiştirdiği insanlardan bihaberler.
23'den gün aldım biraz önce..
yeni yaş, yeni arkadaşlık, yeni dostluk,
ve yep yeni bir sayfa demek.
oysa geleceği bilmeden yaşamak ne zor.
bembeyaz sayfayı nelerle dolduracağımızı,
kimlerin üzerini çizip de,
hangi yeni isimler yazacağımızı,
ya da neye üzülüp, neye sevineceğimizi.
kimleri kaybedeceğimizi bilmeden yaşamak..
hayat denilen oyunda, yeni roller beni beklemekte..
umarım senaryo kişiliğimi, beni ben yapan değerleri değiştirmez.
yolum açık olsun..
sıcacık yanan sobanın yanında kıvrılıp uyumayı.
yemek hazır olduğunda uyandırılmayı.
akşam babamın eve gelişlerini bekleyip,
yemek sonrası çay faslını beklemeyi..
ailecek oturup sohbet etmeyi..
soğuk günlerin, ilk baharı müjdelemesini severdim sonra..
gündüzlerin uzamasını, bahçede ailelerin birleşip,
koyu muhabbetle gündüzü gece yapmasını..
sokaktaki yaşıtlarımla okul çıkışı oynanan saklambaçları,
mahalleler arası futbol maçlarını..
hele ki yaz gelir de okul tatile girdi mi,
miskinlik basardı, uyumayı severdim öğlene kadar,
ve akşama kadar eve girmemeyi..
çocuklukta kalan birbirinden güzel anılar.
yaş ilerledikçe değerli geliyor göze şimdi.
oysa eskiden arkadaşlarla pikniğe giderdik,
adı piknik elbette herşey evden hazır gelir, biz yerdik..
hükümet meydanı denilen yerde çekirdek çitlerdik,
bisikletlerle kızlara hava atılmazsa olmazdı mesela..
internet yoktu o zamanlar, sabahlara kadar başında değildik bilgisayar denilen illetin.
şimdilerde yüzüne hasret kalıyoruz dostların..
ne çok şeyi geride bırakmışım.
orta okulun sonlarında başladı testlerle kavga,
sınav denilen bir şey olduğunu öğrendim.
ilk defa dersaneye gidişim,
okul ve mahalle arkadaşlarından başka ilk defa arkadaş edinişim.
hayat kaygısının gün ışığına çıktığı anlardı o günler.
sonrasında lise yılları,
dolu dolu yaşamaksa hayatı anlamlı kılan,
fazlasyıyla doldurdum.
en iyi arkadaşlıklarım, dostluklarım bu çağda oldu,
ve en iyi en değerli aşk'ım..
yaptığımız hataların sonradan farkına varacağımızı söylerdi babam,
inandım..
şimdilerde anlıyorum yaptığım hataların bedelini ödediğimi..
belki yine aynı şekilde hayata sıfırdan başlasam,
yine aynı hataları yapardım.
hatalarımla sevindim bazen,
hatalarımla üzüldüm..
ve hatalarımla olgunlaştım biliyorum..
sonra hayatın en çetrefilli olduğu,
şimdikilerin sadece adını ortam koydukları,
aslında ortam değil, hayatın ta kendisini gösteren
üniversite yıllarım..
hiç bilmediğiniz bir yer,
hiç tanımadığınız kişiler,
yolda selam verecek bir tek tanıdık kişinin bile olmadığı,
ilk başlarda çok zorlandığım,
sonraları ayak uydurmak zorunda olduğum,
şimdikilerin deyimi ile ortamlar..
zaman ne kadar da çabuk akıp gidiyor farketmeden.
hiç bir şey durmuyor eski yerinde.
çocukluğumun geçtiği sokaklar değişmiş,
çocukluğumu geçirdiğim insanlar değişmiş,
ve ben değişmişim bilmeden..
değişmenin zor olduğunu söyleyenler,
zamanın değiştirdiği insanlardan bihaberler.
23'den gün aldım biraz önce..
yeni yaş, yeni arkadaşlık, yeni dostluk,
ve yep yeni bir sayfa demek.
oysa geleceği bilmeden yaşamak ne zor.
bembeyaz sayfayı nelerle dolduracağımızı,
kimlerin üzerini çizip de,
hangi yeni isimler yazacağımızı,
ya da neye üzülüp, neye sevineceğimizi.
kimleri kaybedeceğimizi bilmeden yaşamak..
hayat denilen oyunda, yeni roller beni beklemekte..
umarım senaryo kişiliğimi, beni ben yapan değerleri değiştirmez.
yolum açık olsun..
bugün bu adamın doğum günü.
seviyorum seni topik.
canımsın, kardeşimsin.
nice senelere.
seviyorum seni topik.
canımsın, kardeşimsin.
nice senelere.
mevtai aracılığıyla tanıştığım, kral insan olan bu arkadaşın doğum gününde bu entrymin armağan olmasını dileyerek yazmaya başladığım niyetimin her daim süreceğini belirtmek istediğim, gerçek dost, kanka, kardeş ve bilimum türevleri olan sevgili kozalak doğum günün kutlu olsun demeyi borç bildiğim ve günün senle olduğunu söyleyebileceğim gündür. *
sözlüğün romantik yazarı. bir yıl daha devirdin belki acılarla dolu ya da mutluluklarla. yeni yaşında belki yeni mutluluklara yol alacaksın veya yeni acılara. yaşamda bu değil miydi zaten, forestın annesi dememiş miydi, bir çikolata kutu gibidir içinden ne çıkacağı belli olmayan. yeni süprizlerde buluşmak üzere...
iyi ki doğdun.
iyi ki doğdun.
23 yaşından aldığı ilk günü kutlarım yazarı. önlenemez bir biçimde büyüyüp duran minik pıtırcık. hey gidinin minik kuşu büyüdünde yuvalardan mı uçtun? saç, sakala uzatıp adam mı oldun ?
sen büyüdükçe ben yaşlanıyorum pislik!
sen büyüdükçe ben yaşlanıyorum pislik!
iyi ki doğmuşsun lan demek istediğim yazar. *
iyi ki doğmuş benim canım arkadaşım...
doğum günü cümleleri yazmalıyım şu anda iyi ki doğdunlar falan filan. ama yok sende sıkılırsın bu resmiyetten bende hacı. bir birbirimizin küçüklüğünü biliriz. ortaokulda birlikte şarkı söylediğimiz zamanları...
daha yanına geleceğim ben gelmeden mezun olmak yok. (senin de olacağın yok gibi zaten)
yemek sözüm de aklımda bir türlü görüşemedik aynı şehirde. neyse
seni çoook seviyorum iyi ki varsın...
doğum günü cümleleri yazmalıyım şu anda iyi ki doğdunlar falan filan. ama yok sende sıkılırsın bu resmiyetten bende hacı. bir birbirimizin küçüklüğünü biliriz. ortaokulda birlikte şarkı söylediğimiz zamanları...
daha yanına geleceğim ben gelmeden mezun olmak yok. (senin de olacağın yok gibi zaten)
yemek sözüm de aklımda bir türlü görüşemedik aynı şehirde. neyse
seni çoook seviyorum iyi ki varsın...
bir yerlerde bir şekilde illaki yolumun kesiştiği yazar. dünyaya teşrif etmeni canı yürekten kutluyorum. dolu dolu bir yaş geçirmen dileklerimle. *
şu saatte bile hiçbir isteğimize hayır demeyen güzel dicey.*
gecenin bir saati can sıkıntısı haliyle pozitif enerjisini sözlüğe aktarırken hunharca çaylak edilmiş yazardır.
çaylak yırtıcı kuştur. havada kapar...
http://galeri.uludagsozluk.com/r/%C3%A7aylak-4147/
çaylak yırtıcı kuştur. havada kapar...
http://galeri.uludagsozluk.com/r/%C3%A7aylak-4147/
Varan birdir. Umarım bir an önce döner sözlüğe. Tedirgin bekleyiş hala sürüyor.
referandumdan % 52 evet çıktığını düşünen aklı karışık şaşkın yazar.
sakin bir kafayla gelip yazsa daha güzel olacak.
(bkz: #9530065)
sakin bir kafayla gelip yazsa daha güzel olacak.
(bkz: #9530065)
kanımca şu an sözlükte sadece o ve ben varız. aile ortamı oldu lan buralarda. sıcacık valla. *
aç yazar keşke şuan yanımda olsada benle beraber sucuk ekmek yiyebilse dediğim. senin yerinede yiyorum kardeşim afiyet olsun dediğini duyar gibiyim. *
hadi sol framedeki yemek içerikli başlıkları kapatıyorum, görmüyorum da nick altımdan da illa hatırlatmak zorunda mısınız hacılar.
açım aç, anlıyor musunuz?
neyse lan bakkal açıldı şimdi, bi ekmek bi kangal da sucuk alacağım, sabah sabah vurucam gözüne.
ps: ya tutarsa bu da sana gelsin; ya elime düşersen?
açım aç, anlıyor musunuz?
neyse lan bakkal açıldı şimdi, bi ekmek bi kangal da sucuk alacağım, sabah sabah vurucam gözüne.
ps: ya tutarsa bu da sana gelsin; ya elime düşersen?
ulu insan.
içtenlikli yazar.
o kadar kötüyüm ki, hayatımda ilk defa bu kadar yalnızım, bu kadar yanılmışım, bu kadar sevmişim, bu kadar hissetmişim, ilk defa bu kadar yanmışım..
o kadar kötüyüm ki, seninle olan anılarımı düşünmekten uyuyamıyorum..
o kadar kötüyüm ki, yastıkta halen senin kokun var..
o kadar kötüyüm ki, banyo da aynaya baktığımda saçlarını yapışın geliyor aklıma..
o kadar kötüyüm ki, mutfak da masanın anlamı beraber yemek yememizmiş..
o kadar kötüyüm ki, sabah evden çıkarken senin aldığın parfüme elim gitti sıkamadım, evden çıktım, asansör de 4 kat aşağıya inene kadar beline sarılışımızı hatırladım.
o kadar kötüyüm ki, o sokaklar sadece seninle yürüdüğüm anları hatırlattı, duramadım dışarda..
o kadar kötüyüm ki, oturduğum cafe de seninle oturduğumuz yere baktım, yine duramadım..
o kadar kötüyüm ki, evinizin önünden geçerken başımı eğdim, bir daha o apartman bir şey ifade etmeyecek miydi bana?..
o kadar kötüyüm ki, nargile içtim ama sipsileri alıp hatıra olsun diye çantana koyuşun geldi aklıma, ve sadece başını döndürsün diye dumanı içine çekişin..
o kadar kötüyüm ki, çay içtim, ama çaydan bir kaşık alıp tadına bakışın aklıma geldi..
o kadar kötüyüm ki, herşeyim sen olmuşsun..
o kadar kötüyüm ki, herşeyim sen olmuşken elimde bana ait hiçbir şey kalmamış, ben kalmamışım..
o kadar kötüyüm ki..
anlatamam işte.. kimseye anlatamam, anlatsam da eksik kalır bir şeyler.. anlatsam da benim anlattığım sen olmaz ki..
eskilerde kalan, çocukluk ideallerim vardı, olmadı.
sakin bir yaşantı istedim, olmadı.
okumak istediğim bölümler vardı, olmadı.
aile istedim, o da eksikti hep.
kalpten seni istedim, sen de olmayacaksan, artık kaybedecek hiçbir şeyim yok demektir.
o kadar kötüyüm ki, seninle olan anılarımı düşünmekten uyuyamıyorum..
o kadar kötüyüm ki, yastıkta halen senin kokun var..
o kadar kötüyüm ki, banyo da aynaya baktığımda saçlarını yapışın geliyor aklıma..
o kadar kötüyüm ki, mutfak da masanın anlamı beraber yemek yememizmiş..
o kadar kötüyüm ki, sabah evden çıkarken senin aldığın parfüme elim gitti sıkamadım, evden çıktım, asansör de 4 kat aşağıya inene kadar beline sarılışımızı hatırladım.
o kadar kötüyüm ki, o sokaklar sadece seninle yürüdüğüm anları hatırlattı, duramadım dışarda..
o kadar kötüyüm ki, oturduğum cafe de seninle oturduğumuz yere baktım, yine duramadım..
o kadar kötüyüm ki, evinizin önünden geçerken başımı eğdim, bir daha o apartman bir şey ifade etmeyecek miydi bana?..
o kadar kötüyüm ki, nargile içtim ama sipsileri alıp hatıra olsun diye çantana koyuşun geldi aklıma, ve sadece başını döndürsün diye dumanı içine çekişin..
o kadar kötüyüm ki, çay içtim, ama çaydan bir kaşık alıp tadına bakışın aklıma geldi..
o kadar kötüyüm ki, herşeyim sen olmuşsun..
o kadar kötüyüm ki, herşeyim sen olmuşken elimde bana ait hiçbir şey kalmamış, ben kalmamışım..
o kadar kötüyüm ki..
anlatamam işte.. kimseye anlatamam, anlatsam da eksik kalır bir şeyler.. anlatsam da benim anlattığım sen olmaz ki..
eskilerde kalan, çocukluk ideallerim vardı, olmadı.
sakin bir yaşantı istedim, olmadı.
okumak istediğim bölümler vardı, olmadı.
aile istedim, o da eksikti hep.
kalpten seni istedim, sen de olmayacaksan, artık kaybedecek hiçbir şeyim yok demektir.
Seviyesizliğini, aile terbiyesini yazılarıyla gösteren yazardır.
çam ağaçlarında bulunan odunsu parça.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar