bugün
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kız troller6
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- çöp yanına torbada bırakılan kitaplar2
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- yazarların anlık durumları9
- çocuklar niye sünnet edilir7
- avokado yiyen insan8
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- mafya kızı olma isteği6
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- kız kankanızı banyoda yıkar mısınız3
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- boğaz ağrısı7
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- feminen erkek davranışları6
- eurovision song contest asia4
- tayt vs mini etek5
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- mersin de yolsuzluk soruşturmasında döviz ve altın2
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- özel sektör de çalışmak11
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- uludağ sözlük görükle ofisi3
- feminizm2
- şeker hastalığı9
- galatasaray büyüklüğü14
- gece gece 600 e yakın online insanın yaptıkları3
- kalabalığı seviyor musunuz5
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- pontiac firebird2
- arkadaşlar bakar mısınız14
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- sözlükdaşlarım beni seviyor musunuz4
- venüs retrosu4
son derece dürüst bir reklam politikasına sahip bir kurummuş, bunu gördük son reklamıyla.
dürüstlük madalyalarını takdim etmeden önce reklamı hatırlayalım kısaca:
müşterimiz mağazada gezmekte ve kendi çapında mutlu mesut ürünlere bakmakta iken burnunun dibinde biten satış görevlisi tarafından devamlı taciz edilmektedir. sözde teknosanın satış sonrası güvencesinden garanti politikasından falan bahsetmektir amaç aslında. müşterimiz iç ses olarak konuşmakta, "şimdi satarken iyi ama bozulursa sıçtık" demekte, satış görevlisi ise "aa olru mu efenim, biz size her daim yardımcı oluruz" diye arkadaşın iç sesine cefvap vermektedir. afferin çocuklara bak ne güzel düşünmüşler reklam yapmışlar deyip arkadaşlara madalyalarını takmadan önce reklamdan çıkan altmetinlere bi göz atalım isterseniz.
benim bu reklamdan çıkardığım bir numaralı mesaj şu:
teknosada gezmekte olan müşterinin iç sesi devamlı, "şimdi bunlar bi güzel cilalamışlar satıyolar ama satın aldıktan sonra bu ürün kesin elimde patlar" diye kendi kendine tekrarlamakta. yani teknosa da farkında ki, müşterinin kafasında oluşturduğu imaj bu.
bir başka ayrıntı ise diyaloglarda: müşterimiz bir laptop'a bakarken satış temsilcimiz yine müşterinin burnunun dibinde bitiyor ve bomba cümleyi patlatıyor: "çok güzel bir üründür efendim bu". yahu kardeşim pazarda peynir mi satıyosun, bilgisayar çok güzel bir üründür bu diye mi satılır.
yani burda o kadar kişi yazdı etti, teknosadaki satış temsilcileri hiç bi şeyden anlamıyorlar diye, tamam sen de adamlarını doğru dürüst eğitmiyorsun da bari reklamını yapma bunun.
benim satış temsilcilerimin kesmece karpuz satan adamın karpuz satma stratejisini belirlemiş diyebilmek için mi reklam filmi çektin de bangır bangır tüm kanallarda gösteriyorsun. afferin sana.
ha bir başka ayrıntı da, müşteri mağazada gezerken devamlı burnunun dibinde biten, iki dakka rahat yüzü göstermeyen, pişmiş kelle gibi bir suratla anlamsız anlamsız konuşan satış görevlisi modeli var ki, ekran başında dövesim geldi. yahu kardeşim iki dakka rahat bırak adamı, gezsin dolaşsın, mal değil ya, bi sorusu olursa döner sorar sana. sen niye mal yerine koyuyorsun ki müşterini.
bi de belki alıcı değil, öylesine bakacak fikir alacak, ne diye bu taciz.
yani özetle benim bu reklamdan çıkardığım sonuç şudur.
teknosandan ürün alırsanız bu ürün kesin bozulur, daha sonra illaki tekrar teknosaya işiniz düşer.
işiniz düşünce de süründürürüz sizi.
satış görevlilerimizin sattıkları ürünlerle ilgili yok denecek kadar az bilgisi vardır.
müşterilerimizi mal yerine koyuyoruz.
satın almayacaksanız dükkanın önünü kapamayın.
tebrikler teknosa, işte dürüst reklamcılık bu
dürüstlük madalyalarını takdim etmeden önce reklamı hatırlayalım kısaca:
müşterimiz mağazada gezmekte ve kendi çapında mutlu mesut ürünlere bakmakta iken burnunun dibinde biten satış görevlisi tarafından devamlı taciz edilmektedir. sözde teknosanın satış sonrası güvencesinden garanti politikasından falan bahsetmektir amaç aslında. müşterimiz iç ses olarak konuşmakta, "şimdi satarken iyi ama bozulursa sıçtık" demekte, satış görevlisi ise "aa olru mu efenim, biz size her daim yardımcı oluruz" diye arkadaşın iç sesine cefvap vermektedir. afferin çocuklara bak ne güzel düşünmüşler reklam yapmışlar deyip arkadaşlara madalyalarını takmadan önce reklamdan çıkan altmetinlere bi göz atalım isterseniz.
benim bu reklamdan çıkardığım bir numaralı mesaj şu:
teknosada gezmekte olan müşterinin iç sesi devamlı, "şimdi bunlar bi güzel cilalamışlar satıyolar ama satın aldıktan sonra bu ürün kesin elimde patlar" diye kendi kendine tekrarlamakta. yani teknosa da farkında ki, müşterinin kafasında oluşturduğu imaj bu.
bir başka ayrıntı ise diyaloglarda: müşterimiz bir laptop'a bakarken satış temsilcimiz yine müşterinin burnunun dibinde bitiyor ve bomba cümleyi patlatıyor: "çok güzel bir üründür efendim bu". yahu kardeşim pazarda peynir mi satıyosun, bilgisayar çok güzel bir üründür bu diye mi satılır.
yani burda o kadar kişi yazdı etti, teknosadaki satış temsilcileri hiç bi şeyden anlamıyorlar diye, tamam sen de adamlarını doğru dürüst eğitmiyorsun da bari reklamını yapma bunun.
benim satış temsilcilerimin kesmece karpuz satan adamın karpuz satma stratejisini belirlemiş diyebilmek için mi reklam filmi çektin de bangır bangır tüm kanallarda gösteriyorsun. afferin sana.
ha bir başka ayrıntı da, müşteri mağazada gezerken devamlı burnunun dibinde biten, iki dakka rahat yüzü göstermeyen, pişmiş kelle gibi bir suratla anlamsız anlamsız konuşan satış görevlisi modeli var ki, ekran başında dövesim geldi. yahu kardeşim iki dakka rahat bırak adamı, gezsin dolaşsın, mal değil ya, bi sorusu olursa döner sorar sana. sen niye mal yerine koyuyorsun ki müşterini.
bi de belki alıcı değil, öylesine bakacak fikir alacak, ne diye bu taciz.
yani özetle benim bu reklamdan çıkardığım sonuç şudur.
teknosandan ürün alırsanız bu ürün kesin bozulur, daha sonra illaki tekrar teknosaya işiniz düşer.
işiniz düşünce de süründürürüz sizi.
satış görevlilerimizin sattıkları ürünlerle ilgili yok denecek kadar az bilgisi vardır.
müşterilerimizi mal yerine koyuyoruz.
satın almayacaksanız dükkanın önünü kapamayın.
tebrikler teknosa, işte dürüst reklamcılık bu
Gündemdeki Haberler