bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı33
- evde pide yapmak3
- giysi fiyatlarının uçması12
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem4
- osuruktan şiirler42
- arkadaşlar hoşçakalın3
- vedat muriqi5
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek6
- yenilgisiz tek şampiyon5
- fenerbahçe17
- şoförün yan koltuğu4
- archie brown2
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- ismail kartal ın kovulması3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- yar deyince kalem elden neden düşer3
- anne pizzası10
- dinci ve müslüman kavramları8
- zorunlu eğitim12
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- babülmendep boğazı3
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- game of thrones taki kerhaneci4
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- porno seyrederken kıyametin gerçekleşmesi2
- putin türkmüş11
- porno yıldızlarını alfabetik sırayla sayan kız2
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- temel reis3
- trileçe7
- şakirtlerin özgün müzik dinlemesi2
- sebahattin şirin9
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- melih meriç2
- makyaj yapmadan dışarı çıkan türk kızı2
- cedidacer2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- türk vatandaşları türktür9
- nervio hamferdi12
- atın zenginlik göstergesi olması2
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- motoru olan kaslı çocuk3
- true'nin libidosu neden yüksek7
son derece dürüst bir reklam politikasına sahip bir kurummuş, bunu gördük son reklamıyla.
dürüstlük madalyalarını takdim etmeden önce reklamı hatırlayalım kısaca:
müşterimiz mağazada gezmekte ve kendi çapında mutlu mesut ürünlere bakmakta iken burnunun dibinde biten satış görevlisi tarafından devamlı taciz edilmektedir. sözde teknosanın satış sonrası güvencesinden garanti politikasından falan bahsetmektir amaç aslında. müşterimiz iç ses olarak konuşmakta, "şimdi satarken iyi ama bozulursa sıçtık" demekte, satış görevlisi ise "aa olru mu efenim, biz size her daim yardımcı oluruz" diye arkadaşın iç sesine cefvap vermektedir. afferin çocuklara bak ne güzel düşünmüşler reklam yapmışlar deyip arkadaşlara madalyalarını takmadan önce reklamdan çıkan altmetinlere bi göz atalım isterseniz.
benim bu reklamdan çıkardığım bir numaralı mesaj şu:
teknosada gezmekte olan müşterinin iç sesi devamlı, "şimdi bunlar bi güzel cilalamışlar satıyolar ama satın aldıktan sonra bu ürün kesin elimde patlar" diye kendi kendine tekrarlamakta. yani teknosa da farkında ki, müşterinin kafasında oluşturduğu imaj bu.
bir başka ayrıntı ise diyaloglarda: müşterimiz bir laptop'a bakarken satış temsilcimiz yine müşterinin burnunun dibinde bitiyor ve bomba cümleyi patlatıyor: "çok güzel bir üründür efendim bu". yahu kardeşim pazarda peynir mi satıyosun, bilgisayar çok güzel bir üründür bu diye mi satılır.
yani burda o kadar kişi yazdı etti, teknosadaki satış temsilcileri hiç bi şeyden anlamıyorlar diye, tamam sen de adamlarını doğru dürüst eğitmiyorsun da bari reklamını yapma bunun.
benim satış temsilcilerimin kesmece karpuz satan adamın karpuz satma stratejisini belirlemiş diyebilmek için mi reklam filmi çektin de bangır bangır tüm kanallarda gösteriyorsun. afferin sana.
ha bir başka ayrıntı da, müşteri mağazada gezerken devamlı burnunun dibinde biten, iki dakka rahat yüzü göstermeyen, pişmiş kelle gibi bir suratla anlamsız anlamsız konuşan satış görevlisi modeli var ki, ekran başında dövesim geldi. yahu kardeşim iki dakka rahat bırak adamı, gezsin dolaşsın, mal değil ya, bi sorusu olursa döner sorar sana. sen niye mal yerine koyuyorsun ki müşterini.
bi de belki alıcı değil, öylesine bakacak fikir alacak, ne diye bu taciz.
yani özetle benim bu reklamdan çıkardığım sonuç şudur.
teknosandan ürün alırsanız bu ürün kesin bozulur, daha sonra illaki tekrar teknosaya işiniz düşer.
işiniz düşünce de süründürürüz sizi.
satış görevlilerimizin sattıkları ürünlerle ilgili yok denecek kadar az bilgisi vardır.
müşterilerimizi mal yerine koyuyoruz.
satın almayacaksanız dükkanın önünü kapamayın.
tebrikler teknosa, işte dürüst reklamcılık bu
dürüstlük madalyalarını takdim etmeden önce reklamı hatırlayalım kısaca:
müşterimiz mağazada gezmekte ve kendi çapında mutlu mesut ürünlere bakmakta iken burnunun dibinde biten satış görevlisi tarafından devamlı taciz edilmektedir. sözde teknosanın satış sonrası güvencesinden garanti politikasından falan bahsetmektir amaç aslında. müşterimiz iç ses olarak konuşmakta, "şimdi satarken iyi ama bozulursa sıçtık" demekte, satış görevlisi ise "aa olru mu efenim, biz size her daim yardımcı oluruz" diye arkadaşın iç sesine cefvap vermektedir. afferin çocuklara bak ne güzel düşünmüşler reklam yapmışlar deyip arkadaşlara madalyalarını takmadan önce reklamdan çıkan altmetinlere bi göz atalım isterseniz.
benim bu reklamdan çıkardığım bir numaralı mesaj şu:
teknosada gezmekte olan müşterinin iç sesi devamlı, "şimdi bunlar bi güzel cilalamışlar satıyolar ama satın aldıktan sonra bu ürün kesin elimde patlar" diye kendi kendine tekrarlamakta. yani teknosa da farkında ki, müşterinin kafasında oluşturduğu imaj bu.
bir başka ayrıntı ise diyaloglarda: müşterimiz bir laptop'a bakarken satış temsilcimiz yine müşterinin burnunun dibinde bitiyor ve bomba cümleyi patlatıyor: "çok güzel bir üründür efendim bu". yahu kardeşim pazarda peynir mi satıyosun, bilgisayar çok güzel bir üründür bu diye mi satılır.
yani burda o kadar kişi yazdı etti, teknosadaki satış temsilcileri hiç bi şeyden anlamıyorlar diye, tamam sen de adamlarını doğru dürüst eğitmiyorsun da bari reklamını yapma bunun.
benim satış temsilcilerimin kesmece karpuz satan adamın karpuz satma stratejisini belirlemiş diyebilmek için mi reklam filmi çektin de bangır bangır tüm kanallarda gösteriyorsun. afferin sana.
ha bir başka ayrıntı da, müşteri mağazada gezerken devamlı burnunun dibinde biten, iki dakka rahat yüzü göstermeyen, pişmiş kelle gibi bir suratla anlamsız anlamsız konuşan satış görevlisi modeli var ki, ekran başında dövesim geldi. yahu kardeşim iki dakka rahat bırak adamı, gezsin dolaşsın, mal değil ya, bi sorusu olursa döner sorar sana. sen niye mal yerine koyuyorsun ki müşterini.
bi de belki alıcı değil, öylesine bakacak fikir alacak, ne diye bu taciz.
yani özetle benim bu reklamdan çıkardığım sonuç şudur.
teknosandan ürün alırsanız bu ürün kesin bozulur, daha sonra illaki tekrar teknosaya işiniz düşer.
işiniz düşünce de süründürürüz sizi.
satış görevlilerimizin sattıkları ürünlerle ilgili yok denecek kadar az bilgisi vardır.
müşterilerimizi mal yerine koyuyoruz.
satın almayacaksanız dükkanın önünü kapamayın.
tebrikler teknosa, işte dürüst reklamcılık bu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar