bugün
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- kız sanılan yazarlar11
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- hilafetin türklere faydası18
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği3
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- çerkezköy kapıkule tren hattı3
- kibarhergele14
- iki elin doluyken burnun kaşınması2
- nervioya talip olmak3
- elektrik süpürgesinin kafasının güzel olması2
- gocu8
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- masum sözlük kızları3
- sorusormayin7
- sözlüğün kırbacı10
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- pforzheim2
- alman mezarlığı2
- fenerbahçe adası4
- laptop a notebook ya da dizustu demek2
- pavyonları dönüştürmek5
- ucan tekme atan hipopotam45
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- hangi yazarla çift olursunuz28
- cehennemde sigara içme yasağı5
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
- unutulmayan anılar2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- yogartiksen11
- yazarların sağlık sorunları7
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- lahana sarma turşusu3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- total war3
- kuzum2
- erecto bey bey2
- her kararın başka bir ihtimali öldürmesi2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- özgür özel3
- karıncaların trafik sıkışıklığı yaşaması2
ingilizlerin atmış oldukları iddaadır. bu haberi alan medya kuruluşlarının anında panamasından yeni zellandasına kadar kopyala yapıştır yapmasıyla bütün dünya da şok haber olarak yayılmıştır.
ama bunu yayan türk medyası hiç düşünmemiştir. bu ülkede yirmiyi aşkın su ürünleri fakülteleri ve araştırma enstitüleri vardır. biz bi soralım. nedir ne değildir. yıllardır boğaz bizim bizimkilerden giren olmamışmıdır. hani bunun deprem araştırma olaylarında deniz dipleride taranır. bi bilen türk bilim adamına soralım dememişler.
facebook benzeri kim ne paylaşmış ise onlar da aynen paylaş düğmesine basmışlardır.
burdan mehmet ali birand'a selamlar.
--spoiler--
"Boğaz'da nehir var" iddiasına yanıt
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbu...l Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti.
Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı.
Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi.
Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi.
ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu.
Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti.
Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti:
''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır.
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.''
KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR''
Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti.
ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti:
''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''Devamını Gör
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbul Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti. Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı... altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı. Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi. Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi. ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu. Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti. Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti: ''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.'' KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR'' Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti. ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti: ''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''
--spoiler--
ama bunu yayan türk medyası hiç düşünmemiştir. bu ülkede yirmiyi aşkın su ürünleri fakülteleri ve araştırma enstitüleri vardır. biz bi soralım. nedir ne değildir. yıllardır boğaz bizim bizimkilerden giren olmamışmıdır. hani bunun deprem araştırma olaylarında deniz dipleride taranır. bi bilen türk bilim adamına soralım dememişler.
facebook benzeri kim ne paylaşmış ise onlar da aynen paylaş düğmesine basmışlardır.
burdan mehmet ali birand'a selamlar.
--spoiler--
"Boğaz'da nehir var" iddiasına yanıt
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbu...l Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti.
Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı.
Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi.
Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi.
ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu.
Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti.
Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti:
''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır.
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.''
KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR''
Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti.
ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti:
''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''Devamını Gör
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, istanbul Boğazı'ndaki alt akıntıya ilişkin haberlerin yeni olmadığını belirtti. Özsoy, yaptığı açıklamada, birçok ulusal ve uluslararası yayında ''ingiliz bilimcilerin istanbul Boğazı... altında ve Karadeniz uzantısında dünyanın en büyük nehirlerinden birinin aktığını keşfettikleri'' yönündeki yazılarının yer aldığını hatırlattı. Gerçek dışı bu haberin, tüm dünyaya medya tekelleriyle etkili şekilde yayıldığını ifade eden Özsoy, ''Bu haber, ABD'den Pasifik adalarına kadar her yerde yankılanmıştır. Özellikle Telegraph yayınını kopyalayan bazı yabancı kaynaklı medya kuruluşlarının 'En büyük 6. nehir boğazın altından akıyor' şeklinde başlıklarla haberin gerçekliğini hiç sorgulamadan 'müthiş bir keşif' gibi duyurdu'' dedi. Bahsedilen konunun yeni olmadığını, konunun ulusal kurumlarca ve öncelikle ODTÜ-DBE tarafından on yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda bütün ayrıntısıyla ortaya konulduğunu vurgulayan Özsoy, isteyen herkesin bu bilgilere ulusal kurumlar aracılığıyla ve uluslararası literatürde ulaşabileceğini bildirdi. ingiliz bilimcilerin yayımlanmadan önce medyaya iletmeyi tercih ettikleri çalışmalarının bilinenlere herhangi bir yeni katkısının olup olmadığının var olan koşullarda bilinemediğini belirten Özsoy, ''Bilimsel veri olmadan bu konunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tüm dünyaya hızla yayılması amaçlanan bu haber asparagastan ibarettir. Elbette ki istanbul Boğazı, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz'de araştırma faaliyetleri sürdüren veya konu ile ilgilenen pek çok ulusal kurum ve kuruluş bu asparagas haberi düzeltmeye veya gerçeği yansıtmaya çalışmaktadırlar'' diye konuştu. Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında iSKi kapsamında yapılan çalışmalara değinerek, istanbul Teknik Üniversitesi ve istanbul Üniversitesi tarafından 1990'lı yıllarda yapılan çalışmaları kaynak gösterdiğini ifade eden Özsoy, açıklamada 1980'lerde başlayan, yıllardır devam eden ve ilk döneminde iSKi kapsamında sürdürülen ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünce yapılan çalışmalara değinilmediğini belirtti. Özsoy, ODTÜ'nün yer aldığı bu çalışmalarla, iSKi'nin atık su tasarımının bu dönemde en duyarlı ölçümlere dayanılarak değerlendirilmesini sağladığını belirterek, şöyle devam etti: ''Bu çalışmalarımız, istanbul Boğazı'nda modern bilim kapsamında yapılan ilk araştırmalar olarak temel kuramsal-deneysel bilgilerin elde edilmesini, çok özel bir rejime sahip olan Boğazlar dinamiğinin yeterince anlaşılmasını sağlamıştır. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Karadeniz ve Türk Boğazlar Sistemi'nin oşinografisi ile ilgili bilimsel araştırmalarını yaklaşık 35 yıldır sürdürmektedir ve bugüne kadar pek çok bilimsel soruya ve çevresel risklere yanıt aramış, ülkemizin doğal çevresinde önemli yeri olan denizlerimizde ulaştığı sonuçlarla topluma ve bilime önemli katkılarda bulunmuştur.'' KARADENiZ'iN DiP AKINTILARI 6. YÜZYILDAN BERi BiLiNiYOR'' Karadeniz'e doğru yoğun suları taşıyan istanbul Boğazı dip akıntılarının, ilk çağlardan beri burada avlanan balıkçıların gözlemlerinden yararlanan Procopius tarafından MS 6. yüzyılda kayda geçirildiğini bildiren Özsoy, akıntıların 1681'de Marsili tarafından yeni gelişen ve temeli Galile'ye dayanan bilimsel yöntemler ve ölçümlerle ortaya çıkarıldığını belirtti. ODTÜ-DBE'nin en üst düzeyde yürütmüş ve halen yürüttüğü bir dizi çalışmayla konuya ilişkin bütün ayrıntıların ve değişkenliğin saptandığını dile getiren Özsoy, şunları kaydetti: ''ODTÜ-DBE dışında, ülkemizde deniz bilimlerinin gelişimine, ulusal pek çok kurum (iTÜ, iÜ, DEÜ, SHOD Başkanlığı) önemli katkılar sağlamıştır. Karadeniz kıta sahanlığı üzerindeki nehir kanyon ve delta yapılarına benzeyen taban yapısı üzerinde yayılımının ayrıntıları da 1980'lere kadar yetersiz kalmış, ancak sonrasında ODTÜ-DBE araştırma personeli ve R/V BiLiM araştırma gemisinin seferleri sonucunda yerinde yapılan ayrıntılı ölçümler ve modelleme çalışmaları ile ince ayrıntıları ile ortaya konmuştur. Tüm ayrıntılara yayınlarımızdan ulaşılabilir.''
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar