bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması12
- arkadaşlar nasılsınız5
- mekke anlaşması10
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- kendine bir soru sor3
- sözlüğün kırbacı5
- gratisin içini merak etmek2
- insan sevmemek5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- tavuk pilav4
- kafamın içindeki sesler5
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- simko317
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- pkklı anaları2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları13
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- kek yiyen erkek3
- hewal ebo9
- victor osimhen9
- sarapci koala7
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- gemini2
- bir bela geliyor2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- cansever16
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- ipek erdem2
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- günde iki paket sigara içmek3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- ismeti kandırmaları2
- 36 yaş3
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
sınıf temsilcileri arasından seçilen, aslında hiçbir halta yaramayan, güya okulu temsil eden kişilerdir.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar