bugün
- simko317
- hewal ebo9
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kamos5
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- sarapci koala5
- kemalizmin yıkılması4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü3
- türkiye halkı4
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- en güzel ciğer kebap2
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- okan buruk6
- ümit özdağ3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- kürt kadınları pis kokar soğuk ve biçimsizdirler2
- hakan altun3
- tom barrack4
- kürtçülük3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- futbol24
- özgür özel5
- mauro icardi4
- cedidacer3
- cansever16
- ikinci abdülhamid4
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- dinsiz milliyetçilik4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- kadınlar denizi2
- düşün ki o bunu okuyor6
- sözlükte kavga oluyor hissi4
- gocunun freddy travması6
- internet kafede porno izleyen tip2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- victor osimhen8
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- durmazlar çetesi3
- türk islam sentezi zırvaları2
- ayşen gruda4
- sadece akçomarların gördüğü büyük oyun2
- kışlık domates konservesi yapmak5
- galatasaray ın yine başını alması3
- dem parti3
- nihal yalçın3
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar3
sınıf temsilcileri arasından seçilen, aslında hiçbir halta yaramayan, güya okulu temsil eden kişilerdir.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar