bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz11
- arkadaşlar nasılsınız9
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kendine bir soru sor4
- insan sevmemek6
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- kitabını sikerim2
- küçük bir ilçede yaşamak2
- mekke anlaşması10
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- sözlüğün kırbacı5
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- tavuk pilav4
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- kafamın içindeki sesler5
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- behzat ç şule2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- bazı boklar yenildi2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- pkklı anaları2
- sarapci koala7
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- futbol24
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- samsunspor4
- cansever16
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- gemini2
- bir bela geliyor2
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- kamos5
- ipek erdem2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- günde iki paket sigara içmek3
- 36 yaş3
sınıf temsilcileri arasından seçilen, aslında hiçbir halta yaramayan, güya okulu temsil eden kişilerdir.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
dediğim gibi bunlar sınıf temsilcileri arasından, oylama ile seçilir. hiç unutmam, bizim sınıfın bir kere temsilciğini devralmıştım. sınıf öğretmenimiz, yönetime el koyarak beni temsilci yapmıştı. öyle demeyin, ciddi ciddi adam yönetime el koydu yahu. neyse, ilk sınıf temsilcisi toplantımızda okul temsilcisi seçileceğini söylediler. gayet ciddi ortam zaten çıt çıkmıyor. müdür başta, yanında müdür yardımcıları, onun yanında rehber öğretmen falan, ortam şahane yani. dediler hadi bakalım, adayları görelim. ulan dedim, adaylığı koysam mı, koymasam mı, kısa süreli bir tereddüt yaşadıktan sonra, vazgeçtim aday olmaktan. çünkü daha sınıf temsilcisi olarak bir icraat yapamamışız, okul temsilciliği ne haddime.
neyse efendim, 1-2 lavuk çıktı aday oldu. 1 hafta bunlara propaganda süresi tanındı. siyasetçi gibi, tek tek sınıfları gezip oy istediler. sandıklar kuruldu, -sandık dediğime bakmayın, kartondan- okul oylamaya katıldı. birisi okul temsilcisi oldu.
iş bundan sonra farklı bir hal aldı. anasını satiyim, sanki başbakan olmuş gibi dolaşmaya başladı bu lavuk okulda. bir gün çektim köşeye bunu, napiyon lan sen? dedim. napiyim sen napiyon? dedi. ulan onu mu soruyorum, okul temsilcisi olarak ne yapıyorsun dedim. yer yer çatallaşan, olmadık zamanlarda kalınlaşıp inceleşen iğrenç ergen sesiyle öncelikle bir "heaaaaaa" çekip anlatmaya başladı. ilçenin okul temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, okulumuz adına söz alıp okulumuzun şikayetlerini dile getiriyormuş. başka okulların sorunlarına çözüm önerisi sunuyormuş falan filan. "heaa adam ol!" şeklinde bir uyarı verip yanından uzaklaştım. üst sınıfım ağırlığımı koydum. zaten sonraları, üst sınıf olmanın verdiği avantajla bu lavuğu "icraatleri beğenmiyorum, ihtilal yaparım bak!" şeklinde defalarca korkutmuştum, eğlenceliydi vesselam.
kısacası; bu sınıf temsilciliği de, okul temsilciliği de bir halta yaramıyor. okul idaresi ve onun üst makamlarının güya, öğrencilerin sorunlarıyla ilgileniyor gibi gözükmesi için oluşturulmuş görevler bunlar.
not düşmek ihtiyacından doğan not: ben liseli değilim, bu başlık bir ukteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar