bugün
- dinlerin yalan olması11
- sarapci koala76
- türkiye savaşa girecek5
- kavga eden yazarlar4
- sözlükteki linç kültürü4
- anayasa değişikliği4
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- 30 ağustos zafer bayramı18
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- akşam akşam canın çupra çekmesi2
- ilkay gündoğan5
- birader yazarlar2
- hem okuyup hem yönetmek2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası6
- katatespizartmasi7
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- muslettin amca3
- sözlük influencerı2
- soğan yiyen kız6
- dinsizlik modası3
- motor yağı6
- çiğ köfte2
- nervio5
- zengin olsanız ne yaparsınız3
- incil vahiy9
- pazar akşamları2
- futbol10
- türklerin türkiye de asimile olması8
- tüm gün sözlükte ırkçılık yapan yazarlar3
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- üç nokta yerine dört nokta kullanan insan4
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı9
- süper lig6
- 30 ağustos 2026 eyüpspor alanyaspor maçı2
- üç harflilerin size gösterdiği vizyonlar6
- pekmez bey birader dönsün kampanyası2
- tai lung44
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- chp değişecek mi3
- çanta6
- rafael leao34
- nervio hamferdi11
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- ismet gurbuz 2024 mübarek bir zattır3
- 0 0 713
- seri eksici ezik3
- seri eksiciyi tenhada yakalamak2
- erecto bay birader bey yazar2
barcelona yönetiminin ve teknik heyetinin, çok vefasız olduğu pes bölümü.
kariyerime deportivo forması altında başlamıştım. sağ açık ve bazen forvet olarak oynadığım ilk sezonumda, guardado adlı futbolcuya kıl oldum. adam sol açık. insan bir kez bile mi pas vermez a dostlar. adam, bu genç yaşta oyunda olmamı çekemiyor adeta. beni ceza sahası içinde gördümü, rakip takımın bir oyuncusunu yerde görmüş gibi topa fütursuzca vurup dışarı atıyordu. fenerbahçe, nerde gıcık olduğum futbolcu varsa transfer teklifi götürdü. bunun en yakın örneği 'poulsen'di. umarım guardado akıllarına gelmezde beni yine çileden çıkarmazlar. neyse konumuza dönelim. çarpık ispanyolcayla, guardado ile soyunma odasında yaşadığım tartışmadan sonra, takımda daha fazla kalmamayı kafama koydum. sezon sonunda barcelona'dan gelen teklifi, hiç düşünmeden kabul ettim. başarılı bir sezondan sonra* sözleşme uzatma teklifi beklerken roma'ya gönderildim. yine başarılı bir sezon ve avrupada en iyi futbolcu ödülünden sonra liverpool macerasına atıldım. avrupanın en iyi oyuncusunun yanına, dünyada yılın en iyisi ödülümü de koyduktan sonra, aradan geçen iki sezonun küskünlüğümü unutturmasıyla ve barça yönetiminin, hatalarını anlamış olabilecekleri düşüncesiyle, tekrar nou camp'ta buldum kendimi. ah bulmaz olaydım. bir sezon çita* gibi koştum, mücadele ettim. ligde, avrupa kupalarında ve kral kupasında asist kralı, gol kralı; avrupa ve dünyada yılın en iyisi... tüm ödüller benimdi. en verimli çağımdaydım. sezon sonu geldi ve o da ne! yine kovuldum. bunca emek, yine yönetim tarafından karşılıksız bırakılmıştı. takımdaki dengeleri bozduğum, oyuncuların bana karşı tavır alması gibi nedenler öne sürülerek takımdan gönderilmiştim.* tek başıma bir takım olmamı, barcelona isminin üstüne çıkmamı çekememişti kimse. kariyerime ingilterede, chelsea forması altında devam ettim ve ilerleyen yıllarda da dünyanın en iyisiydim. ama bunların bir önemi kalmamıştı benim için. barça'nın vefasızlığı aklımdaydı hep.
kariyerime deportivo forması altında başlamıştım. sağ açık ve bazen forvet olarak oynadığım ilk sezonumda, guardado adlı futbolcuya kıl oldum. adam sol açık. insan bir kez bile mi pas vermez a dostlar. adam, bu genç yaşta oyunda olmamı çekemiyor adeta. beni ceza sahası içinde gördümü, rakip takımın bir oyuncusunu yerde görmüş gibi topa fütursuzca vurup dışarı atıyordu. fenerbahçe, nerde gıcık olduğum futbolcu varsa transfer teklifi götürdü. bunun en yakın örneği 'poulsen'di. umarım guardado akıllarına gelmezde beni yine çileden çıkarmazlar. neyse konumuza dönelim. çarpık ispanyolcayla, guardado ile soyunma odasında yaşadığım tartışmadan sonra, takımda daha fazla kalmamayı kafama koydum. sezon sonunda barcelona'dan gelen teklifi, hiç düşünmeden kabul ettim. başarılı bir sezondan sonra* sözleşme uzatma teklifi beklerken roma'ya gönderildim. yine başarılı bir sezon ve avrupada en iyi futbolcu ödülünden sonra liverpool macerasına atıldım. avrupanın en iyi oyuncusunun yanına, dünyada yılın en iyisi ödülümü de koyduktan sonra, aradan geçen iki sezonun küskünlüğümü unutturmasıyla ve barça yönetiminin, hatalarını anlamış olabilecekleri düşüncesiyle, tekrar nou camp'ta buldum kendimi. ah bulmaz olaydım. bir sezon çita* gibi koştum, mücadele ettim. ligde, avrupa kupalarında ve kral kupasında asist kralı, gol kralı; avrupa ve dünyada yılın en iyisi... tüm ödüller benimdi. en verimli çağımdaydım. sezon sonu geldi ve o da ne! yine kovuldum. bunca emek, yine yönetim tarafından karşılıksız bırakılmıştı. takımdaki dengeleri bozduğum, oyuncuların bana karşı tavır alması gibi nedenler öne sürülerek takımdan gönderilmiştim.* tek başıma bir takım olmamı, barcelona isminin üstüne çıkmamı çekememişti kimse. kariyerime ingilterede, chelsea forması altında devam ettim ve ilerleyen yıllarda da dünyanın en iyisiydim. ama bunların bir önemi kalmamıştı benim için. barça'nın vefasızlığı aklımdaydı hep.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar