bugün
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir10
- izmirin en güzel semtleri12
- queen ravenna ifşası9
- cinler ve akıl hastalığı4
- am'i ugly3
- kırşehir de gece hayatı4
- wrong turn serisi saçmalığı3
- adana da gece hayatı3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı9
- herkes en sevmediği 3 yazarı açıklamalı3
- bir tırcı sevmek11
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları2
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- akepe dönemi15
- uçanyarrak317
- fırın sütlaç3
- edirne de gece hayatı2
- türkiye23
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı4
- istanbul6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- yaptıklarından pişman olup af dileyememek2
- scream serisi counter strike gibi olsaydı2
- bi insanın kaç yaşında amcaya dönüştüğünün tespiti2
- tanıştığım her mübah kadının seks yüzü2
- arada bir halk tv'yi açıp kontrol etmek2
- anal seks yoksa sevişmeyelim diyen kız2
- hayatın son gününde yapılabilecekler3
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- türkiyenin geleceği5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- ben geldim naneler12
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- uefa şampiyonlar ligi6
- la loba22
- dizel partikül filtresi2
- marmara2
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- insanların eylemleri de allah'tan mı2
- engineer2820
- iran meclis başkanı kalibaf'ın abd'ye seslenmesi2
- anın görüntüsü24
- ismail kartal6
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- lille osc7
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip8
ağlamayı unutan gözlerimden dökülen,
nafile gözyaşları bunlar.
çok gerilerde kalmak değil ki sebebim
arkama her yaslandığımda önümde beliren anılar
izmiri sever gibi,
körfezde boyozun yanına çay içer gibi sevmiştim
kordonda imbatı seyreder gibi,
midye dolmanın yanına bira yudumlar gibi
tarifsizdi hissettiklerim
bir süreliğine dinmişti o karabasanlar,
geceleri çığlıklarını duyduğum küçük kızla barışmış,
ruhumu işgale yeltenen o,
tek dişi kalmış canavarla da savaşmıştım
sıcak kasıp kavururken toprağı,
ben gönlüne aşk tohumları bırakıyordum.
belki hiç tutmayacak,
belki de hasret ateşi kavuracaktı.
ama olsun
hayatımda ilk defa bu kadar seviyordum .
oralarda bi yerdeydin ama göremiyordum
ve bana hayaline sarılmak kalıyordu.
sensiz uyanıp sensiz yatıyordum
yokken yemekler bi hayli tuzsuz,
çaylarım zehir zıkkım tadında oluyordu.
göz kepenklerim hala açık
uykusuzluğumun 7/24 hizmet verdiği
o hüzün ve hasret yüklü geceler ise
bitmek nedir öğrenemiyordu
senli-benli cümleler kuruyorduk hani
kızımız olursa adı gökçe,
evimiz izmir karşıyakada,
akşamları iki kadeh rakı biraz peynir ve kavun,
evinin huzur melaikesi, biraz kıskanç,
biraz mahsun, az huysuz ama tatlı kadın
hayallerime sığmayan sendin hani?
hatırlıyormusun
anlam fukarası bestelerin,
kulak tırmalayan güfteleriyle haşrolmuş
ucube notalarına inat;
bir şarkı vardı bizi anlatan
dinledikçe kıskandıtıyordu gülleri,
tılsımlı sesiyle mustafa ceceli
ve o malum şarkı; ..
ama bak ben,
amatemin kamuya açık alanında
dizlerimin üstüne çökmüş bir haldeyim,
kollarım mosmor, pempe düşlere isyan
ve kulağımda sadist kahkahalardan son esintiler
nerdesin diye soruyordun ya tanrım:
işte burdayım.
senin çoktan unuttuğun ve unutulduğun yerdeyim.
şimdi artık rahat bırakın gülleri
senin gittiğin gün soldu,
içimde ki tüm limon çiçekleri !..
nafile gözyaşları bunlar.
çok gerilerde kalmak değil ki sebebim
arkama her yaslandığımda önümde beliren anılar
izmiri sever gibi,
körfezde boyozun yanına çay içer gibi sevmiştim
kordonda imbatı seyreder gibi,
midye dolmanın yanına bira yudumlar gibi
tarifsizdi hissettiklerim
bir süreliğine dinmişti o karabasanlar,
geceleri çığlıklarını duyduğum küçük kızla barışmış,
ruhumu işgale yeltenen o,
tek dişi kalmış canavarla da savaşmıştım
sıcak kasıp kavururken toprağı,
ben gönlüne aşk tohumları bırakıyordum.
belki hiç tutmayacak,
belki de hasret ateşi kavuracaktı.
ama olsun
hayatımda ilk defa bu kadar seviyordum .
oralarda bi yerdeydin ama göremiyordum
ve bana hayaline sarılmak kalıyordu.
sensiz uyanıp sensiz yatıyordum
yokken yemekler bi hayli tuzsuz,
çaylarım zehir zıkkım tadında oluyordu.
göz kepenklerim hala açık
uykusuzluğumun 7/24 hizmet verdiği
o hüzün ve hasret yüklü geceler ise
bitmek nedir öğrenemiyordu
senli-benli cümleler kuruyorduk hani
kızımız olursa adı gökçe,
evimiz izmir karşıyakada,
akşamları iki kadeh rakı biraz peynir ve kavun,
evinin huzur melaikesi, biraz kıskanç,
biraz mahsun, az huysuz ama tatlı kadın
hayallerime sığmayan sendin hani?
hatırlıyormusun
anlam fukarası bestelerin,
kulak tırmalayan güfteleriyle haşrolmuş
ucube notalarına inat;
bir şarkı vardı bizi anlatan
dinledikçe kıskandıtıyordu gülleri,
tılsımlı sesiyle mustafa ceceli
ve o malum şarkı; ..
ama bak ben,
amatemin kamuya açık alanında
dizlerimin üstüne çökmüş bir haldeyim,
kollarım mosmor, pempe düşlere isyan
ve kulağımda sadist kahkahalardan son esintiler
nerdesin diye soruyordun ya tanrım:
işte burdayım.
senin çoktan unuttuğun ve unutulduğun yerdeyim.
şimdi artık rahat bırakın gülleri
senin gittiğin gün soldu,
içimde ki tüm limon çiçekleri !..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar